Obradovic: “Oyuncularıma ‘Kimin İçin Oynadığınızı Unutmayın’ Dedim”

21/Ağu/17 20:52 Ağustos 22, 2017

Mehmet Bahadır Akgün

21/Ağu/17 20:52

Eurohoops.net

Zeljko Obradovic, Türkiye kariyeri başladığından beri en kapsamlı röportajlarından birini verdi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Kızılyıldız karşısında yaşananlara kadar merak edilen her şeyi cevapladı!

Çeviri: Mehmet Bahadır Akgün (@mbakgun) / info@eurohoops.net

Bu çevirinin tüm hakları Eurohoops Ltd. Şti.’ye aittir ve izinsiz kopyalanması, alınması kesinlikle yasaktır.

Fenerbahçe Doğuş‘un başarılı çalıştırıcısı Zeljko Obradovic, Sırp basınına verdiği röportajda Fenerbahçe‘den Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, İstanbul’daki yaşamından Sırp milli takımının durumuna kadar birçok farklı konuda açıklamalar yaptı.

Telegraf, Zeljko Obradovic röportajını verirken dört yıl önce deneyimli başantrenöre yaptıkları ziyarette Avrupa’nın en başarılı koçunun o dönemde Fenerbahçe ile Avrupa’nın en büyük kupasını kazanmak istediğini hatırlatıyor.

“Zeljko Obradovic gibisi kolay gelmez, 25 yılda Avrupa’yı fethetti!” şeklinde bahsediliyor Sırp basınında Obradovic’ten. “Partizan ile 1992’de kupayı kazandığında 32 yaşındaydı, aradan geçen 25 yıl ve 2017’de Fenerbahçe ile kazanılan kupa… Toplamda 9 kez Avrupa’nın kralı oldu Obradovic.”

Obradovic röportaja başlamadan önce Do You Remember Dolly Bell isimli filmde geçen bir repliği hatırlatıyor: “Her gün, her şekilde, kendimi geliştiriyorum.” Zira deneyimli koç bu röportajı verdiğinde tatil dönemi olmasına rağmen Belgrad’da bir antrenmandan çıkmış.

“Benim işimde öğrenilecek çok şey var, bugün tatildeyken bile öyle. Düzeni başka bir bakış açısından görmeye çalışıyorum,” diyor Obradovic ve ekliyor: “İlk an gördüklerinizden fazlasını görüyorsunuz. Ben böyle davranıyorum ve galiba Partizan ile Fenerbahçe arasındaki 25 yıllık dönemde gelen sonuçların sebebi de bu.”

Obradovic artık geçmişe göre karşılaştırılmayacak derecede daha iyi olduğunu iddia ediyor ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile soyunma odasında yaptığı telefon konuşmasından da bahsediyor:

“Biri bana telefonu getirip cumhurbaşkanıyla konuşma fırsatım olduğunu söyledi. Fenerbahçe taraftarı zaten kendisi de, salonda bize katılmasını teklif ettim.

Finalden sonra bana bazı şehirlerden fotoğraflar gösterdiler. Her yere dev ekranlar kurulmuştu. Genci yaşlısıyla herkesin o meydanlarda şampiyonluğa nasıl sevindiklerini izledim. Harika duygulardı. Daha sonra bir resepsiyon düzenlendi, uçağa atlayıp Cumhurbaşkanı’nın makamına, Ankara’ya gittik. Oyuncular, koçlar, yönetim, toplamda 50 kişilik bir heyet halinde gittik. Herkesle konuştu. Harika bir adam!”

Avrupa’nın en iyi koçunun Fenerbahçe’deki ilk günlerine dair hatıralarını dinlemek hayli ilginç fakat bu tarihi sezonun ardından, o günlerde yaptığı bir konuşmayı da şöyle hatırlıyor Obradovic:

“Buraya neden getirildiğim ile alakalı kafamda net bir resim vardı. Onların hedefleriyle benim hedeflerim uyuşuyordu, neticede de kupayı kaldırdık. Zaman aldı, ben Temmuz başında imzayı atmıştım ve bir şeyleri değiştirmek imkansızdı. Ben de gidip yaz ligini izlemeye karar verdim. Takaslardan sorumlu kişiye listeyi bıraktım. O dönem kulüpte görev yapan Mirsad Türkcan beni bir gün aradı ve adamın ayrıldığını, telefonlara çıkmadığını söyledi. Adam kulüpten ayrılmış, her şeye baştan başlamak zorunda kaldım.

Bu sezon sonunda her şey yerli yerine oturdu. EuroLeague’in yeni sistemi nedeniyle birçok değişiklik yaptık. Panathinaikos serisinden sonra iki ay boyunca maç kaybetmedik. Bunlar güzeldi. Fakat sezon bittiği zaman etrafımdakilere sezon boyunca neler olup bittiğine bir bakmamız gerektiğini söyledim. Son iki ayı hatırlamak kolay ama gelin sezon içindeki sorunların nerede olduğuna bakalım dedim. Bu yıl sorunlara sezon daha bitmeden eğildik. Bogdan Bogdanovic ve Ekpe Udoh gibi iki çok önemli oyuncunun takımdan ayrılmaları üzerine yeni takım kurmamız gerektiği için, bu konuya sezon bitmeden önem gösterdik. Yeni oyuncuları kadromuza katmayı başardık.”

Zeljko Obradovic, sezon içinde yaşanan en önemli olaylardan birinin de Fenerbahçe’nin Gaziantep karşısında ilk yarıda yediği 24 sayılık fark olduğunu söylüyor:

“24 sayılık farkın ardından ikinci yarıda oyuncular sahaya çıkarken taraftarlar bizi sanki öndeymişiz gibi karşıladı. Maçı çevirdik ve ikinci yarıda kolayca galip geldik. Bu bütün takıma moral ve bana da oyuncularımla Panathinaikos serisi hakkında rahatça konuşabilme fırsatı verdi. ‘Şu anı unutmayın, kimin için oynadığınızı unutmayın, kaç insanın size inandığını unutmayın. Oynadığınız zaman bunu aklınızdan çıkarmamalısınız. Sizlerin bir farkı olmalı, savaşmak zorundasınız,’ dedim onlara.”