Eurocup Panorama: “Sürprizler Şöleni”

2016-02-03T23:56:39+00:00 2016-02-04T00:26:10+00:00.

Semih Tuna

03/Şub/16 23:56

Eurohoops.net

Eurocup’ta favoriler için iyi bir gece değil. Son 32’nin son haftasından önce 5 takımın turu geçtiğini gördük, aynı zamanda bazı büyük sürprizlere de tanık olduk. Bazı underdoglar rakiplerini şaşırttı ve fark yaratan kahramanları listemizde yerlerini aldı.

By Antonis Stroggylakis/ info@eurohoops.net

Eurocup’ta favoriler için iyi bir gece değil. Son 32’nin son haftasından önce 5 takımın turu geçtiğini gördük, aynı zamanda bazı büyük sürprizlere de tanık olduk. Bazı underdoglar rakiplerini şaşırttı ve fark yaratan kahramanları listemizde yerlerini aldı.

En Büyük Galibiyet: Aquila Trento

Küçük bir peri masalı. Trento 2 yıl önce İtalyan 2. liginde oynuyordu. Geçen sezon ilk kez Serie A’ya yükseldiler ve play-off yapıp Eurocup bileti aldılar. Şimdi de ilk kez Avrupa’da oynuyorlar ve son 32 turunun bitmesine bir hafta kala Eurocup’taki en iyi 16 takım arasına kaldılar. Koç Buscaglia ve oyuncuları deplasmanda Reggio Emilia’ya karşı rahat bir galibiyet aldı ve bir sonraki aşamaya isimlerini yazdırdı. Şapkalar onların için çıksın.

MVP: Davide Pascolo

Güçlü bir performans galibiyet alınınca daha da güzel bir  hale geliyor. Davide Pascolo’nun 25 sayı 6 ribaundu, Trento’nun Reggio Emilia galibiyetinde önemli rol oynadı ve takımın ilk Eurocup serüveninde sonraki tura geçmesine yardımcı oldu. Eğer bu onu MVP yapamıyorsa  ne yapar bilemiyoruz. Bravo ragazzi!

En iyi 5:

  • David Logan – Dinamo Sassari

Haynes’in ayrılışının ardından daha da zor hale geldi ve sorumluluğu arttı. David Logan bir kez daha Sassari için ne kadar önemli olduğunu gösterdi ve 21 sayıyla takımını sonraki tura yaklaştırırken Macar takımını turnuvanın dışına attı.

  • Nihad Djedovic – Bayern Munich:

As it usually happens with his case, you realize that he is on fire from the very instant. The Bosnian player scored 18 points in the first half out of his total 28. He was almost flawless in his shooting (10/13 shots) and he also grabbed 6 rebounds to help Bayern advance to the EightthFinals.

  • Anton Ponkrashov – Unics Kazan:

Takımın en skorer ismi Keith Langford kenarda olmasına rağmen Rus forvetin katkıları onu aratmadı. Ponkrashov takımının hücum makinesi oldu, Nizhny Novgorod’a karşı ilk 7 dakikada 15 sayı buldu. 26 sayısını (Kişisel Eurocup rekoru) 6’da 6 üç sayı isabetiyle üretti.

  • Jon Brockman – Ludwigsburg

Takımı, tehlikeli Zielona Gora’ya karşı galibiyete ihtiyaç duyuyordu. Jon Brockman’ın muhteşem performansıyla Alman takımı için her şey daha kolay hale geldi. 28 yaşındaki uzun boyalı bölgede çok güçlü kalıp 19 sayı üretti ama daha da önemlisi aldığı 17 ribauntla (9 hücum ribaundu-Eurocup tarihinde 3. sırada) kaçan şutlar sonunda rakiplerinin topa dokunmasını dahi engelledi!

  • Viacheslav Kravtsov – Zaragoza

Ukraynalı pivottan gaddar bir performans! Sıklıkla hem Lasme’yi hem de Dorsey’i akşam yemeği için yiyebileceğini gösterdi ve halen de aç gözüküyor. 16 sayı 10 ribaunt ve 3 bloğu Zaragoza’ya ihtiyacı olan galibiyeti vermekle kalmadı, onları perişan etti.

Haftanın Koçu: Soulis Markopoulos

“Otur evlat, sana öğreteceğim şeyler var.” Veteran koçun Valencia baş antrenörü Pedro Martinez’e dolaylı olarak söylediği şeyler olabilir. Koç Markopoulos’un planı İspanyol takımının hücum mekanizmasının nasıl yıkılabileceğine dair bir ders gibiydi. Kendisinin ve PAOK’un zaferini daha büyük hale getiren ise bu galibiyeti takımın lideri Kostas Vasiliadis’in yokluğuna rağmen yapmasıydı.

En İyi Kaybeden Performansı: Semen Antonov

Kariyerindeki muhtemelen en iyi maçı çıkarmasına rağmen Nizhny Novgorod’a galibiyeti getirememesi üzücü. Antonov takımı için 27 sayı 7 ribauntla her şeyi yaptı. Kritik dakikalarda ortaya çıktı ancak maçın sonunda bu performansı yeterli değildi.

Hayal Kırıklıkları: Valencia & Maccabi

Üst üste aldıkları 3 mağlubiyetten sonra Valencia, kupanın favorisi olmak ile elenmenin sınırında olmanın ne kadar ince bir çizgi olduğunu gösterdi. Limoges’tan çıkarması gereken dersleri almayan İspanyollar, savunmadaki adam değişmelerine karşı reaksiyon veremedi. Önümüzdeki hafta onlar adına sezonun en önemli maçı haline geldi.

Maccabi adına, en düşük bütçeli, en az tecrübeli ve zaten elenmiş bir takıma karşı sıkıntı yaşamayacaklarını düşünebilirdiniz. Ancak Olimpija Ljubljana gururu için savaştı ve İsrail takımını berbat hale soktu. 9/15’lik asist-top kaybı oranı ve 3 sayının dışından (6/26) kötü yüzdeleri Maccabi’nin kötü hücumu hakkında yalan söylemiyor.