by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
Fenerbahçe Tarfin’in yeni transferlerinden Braxton Key, konuk olduğu Fenerbahçe TV’de hem kariyeri hem de Fenerbahçe basketbol organizasyonuna dair değerlendirmelerde bulundu. Braxton Key’in açıklamaları şu şekilde
“Kulübün tüm branşlarında inanılmaz bir atmosfer var. Voleybolun da burada çok büyük ilgi gördüğünü fark ettim; bu yüzden birkaç voleybol maçına gitmek istiyorum. Futbol takımının da Şampiyonlar Ligi’ne kaldığını gördüm, bu gerçekten müthiş. Kesinlikle futbol maçlarına da gitmeliyim. Basketbol takımı ise son birkaç yılda birçok başarı elde etti ve üst üste iki ya da üç kez Final Four’a kaldı. Umarım bu sezon bir adım daha ileri giderek şampiyonluğu kazanabiliriz.”
Transfer sürecini değerlendiren Key, “Güzel bir süreçti. Geçen sezon İspanya’da Valencia forması giyiyordum. Sezonun sonlarına doğru menajerim kulüple görüşmeye başlamış ancak bunun tam olarak ne zaman olduğunu bilmiyorum. Barcelona’yla oynayacağımız şampiyonluk serisinden hemen önce menajerim, Fenerbahçe’nin benimle ilgilendiğini söyledi. Ben de önce şampiyonluğu kazanmaya odaklanmak istediğimi; gelecek sezonu, kontratları ve diğer konuları daha sonra düşüneceğimi belirttim. Valencia’daki sezonum sona erdikten bir gün sonra Fenerbahçe’yle sözleşme imzaladım. Gerisi zaten malum.” diye konuştu.
Basketbolcu aileden geliyor oluşuna ve bunun genlerinin bir parçası haline geldiğini aktaran Amerikalı basketbolcu, “Basketbol, söylediğin gibi, her zaman ailemin bir parçasıydı. Amcam Ralph Sampson da basketbolda inanılmaz başarılıydı; NBA Draftı’nda birinci sıradan seçilmişti. Böyle bir amcaya sahip olunca aile buluşmalarında veya bir araya geldiğimiz herhangi bir zamanda topu alıp basketbol oynamamız çok doğaldı. Çocukluğumuz boyunca sürekli basketbol oynadık. Hepimiz bir gün ondan daha iyi olabileceğimizi düşünüyorduk. Elbette onun seviyesine ulaşmak çok büyük bir hedefti ama hepimiz bunu denedik. Kısacası basketbol kesinlikle her zaman ailemin hayatında vardı.” açıklamasında bulundu.
Dört kez NBA All-Star seçilen ve All-Star Maçı MVP’si olan amcası Ralph Sampson’ın kariyerindeki etkisine dair konuşan yeni transferimiz, “Çok fazla etkisi olduğunu söyleyemem; sanırım bu kurallara aykırı olurdu. Ama elbette bana yardımcı oldu. Bugün hâlâ kendisiyle görüşüyorum; hatta daha dün konuştuk. Saha içinde ve dışında, basketbolla ilgili düşündüğüm konularda ona danışıp fikirlerini alabiliyorum. Virginia’ya transfer olurken de bana destek oldu ve sürecin çok daha kolay ilerlemesini sağladı. Kendisi hâlâ o bölgeye yakın yaşıyor. Ailemizin geri kalanı da Charlottesville’e yaklaşık 50 dakika uzaklıktaki Harrisonburg’da yaşıyor. Bu yüzden ailemi görebilmek çok güzeldi. Charlottesville’de geçirdiğim dönemden kesinlikle büyük keyif aldım.” ifadelerini kullandı.
Braxton Key, amcası Ralph Sampson’ın basketbola bakış açısında ne kadar belirleyici olduğuna yönelik soruya şu cevabı verdi:
“Bana en çok, her zaman elimden gelenin tamamını ortaya koymam gerektiğini öğretti. Her gün yüzde yüzünüzü vermelisiniz. Bazı günler şutlarınız girer, bazı günler girmez; ancak tutumunuzun, mücadelenizin ve enerjinizin her gün aynı seviyede olması gerekir. Bunu yaptığınızda sonuçlar da zamanla ortaya çıkmaya başlar. Ben de her gün bu anlayışla hareket etmeye çalışıyorum: Elimden gelenin tamamını ve yüzde yüzümü vermek. Şutlarım girse de girmese de sahada yapabileceğimin en iyisini ortaya koyduğum sürece gelişmeye devam ederim.”
Alabama’dan Virginia’ya geçtikten sonraki rolüne dair de konuşan Key, “Gerçekten çok kaliteli bir takıma sahiptik. Sanırım o kadrodan altı oyuncu kariyerinin bir döneminde NBA’de oynadı ve yalnızca o yıl üç oyuncumuz draft edildi. Ben de sahada etki yaratmanın en iyi yolunun savunma yapmak, ribaund almak ve başkalarının yapmak istemediği işleri üstlenmek olduğunu düşündüm. Böylece sahada daha fazla kalabilirdim. Koç Bennett’ın sisteminde son derece sabırlı, düşük tempolu bir hücum oynuyorduk. Hücum süresinin neredeyse tamamını kullanıp tek şut atarak rakipleri yıpratmaya çalışıyorduk. Bu yüzden hücumda sabırlı olmam; sisteme, teknik ekibe ve tüm sürece güvenmem gerekiyordu. Zordu ama benim için çok değerli bir ders oldu.” dedi.
Braxton Key, Virginia’daki antrenörün Tony Bennett hakkındaysa şunları söyledi:
“Benim söyleyeceğim şey şu: Savunma her yerde karşılığını verir. Söylediğim gibi, bazı günler şutlar girer, bazı günler girmez; hücum performansı değişken olabilir ancak savunmanızı her maça taşıyabilirsiniz. Bu yüzden savunmada sürekli konsantre olmanız gerekir. Savunmamla büyük gurur duyuyorum. Eşleştiğim oyuncuyu durdurup ardından hücumda sayı üretebilmekten keyif alıyorum. Önceliğim, savunduğum oyuncunun sayı atmasını engellemek ve rakip takımın skor üretmesini zorlaştırmak için elimden geleni yapmak. Bu konuya gerçekten büyük önem veriyorum.”
2024-25 sezonunda NBA G League’de ‘Yılın Savunmacısı’ seçilmesiyle birlikte esas değişimi özgüven noktasında yaşadığını söyleyen Key, “Dürüst olmak gerekirse en büyük değişim özgüvenimdi. Oyunu zorlamak yerine akışına bırakıyordum. Sayı atmaya veya NBA’e yükselmeye odaklanmıyordum. Yalnızca her gün yüzde yüzümü vererek sahada yapabileceğimin en iyisini ortaya koymaya çalışıyordum. Ardından olumlu sonuçlar üst üste gelmeye başladı ve büyük bir ivme yakaladım. İvmenin gücüne inanıyorum. Bir kez ritminizi bulduğunuzda bunu devam ettirebilirsiniz. Ben de ne yapmam gerektiğini anlayıp iyi bir ritim ve akış yakalayınca bu ivmeyi korumayı başardım. Bunun sonucunda da olumlu gelişmeler yaşandı.” şeklinde konuştu.
G League ve Avrupa tercihi hakkında konuşan yeni transferimiz, “G League’de bireysel ödüller ve önemli başarılar elde ettim. NBA’e yükselip bazı maçlarda oynama ve adımı duyurma fırsatı da buldum. Ancak G League’de oynamak son derece zorlu ve çok büyük bir bağlılık gerektiriyor. Ben artık gerçekten anlam taşıyan maçlar oynamak istiyordum. Sürekli, ‘NBA’e yükselmem gerekiyor,’ düşüncesine odaklanmak istemedim çünkü G League’de neredeyse herkesin temel hedefi bu. Tutkulu taraftarların önünde, sonucu gerçekten önem taşıyan maçlarda oynamayı arzuluyordum. Oyuncuların yalnızca kendi istatistiklerine ve bireysel başarılarına değil, ‘Takım olarak nasıl kazanabiliriz?’ sorusuna odaklandığı bir ortamda bulunmak istedim. Basketbol anlayışımın bu yönünü daha fazla keşfetmeye ve işlerin nasıl ilerleyeceğini görmeye karar verdim. Geçen sezon Valencia’da çok iyi bir yıl geçirerek Final Four’a yükseldik. Dolayısıyla her şey benim için gerçekten istediğim gibi sonuçlandı.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa basketboluna uyum sağlama noktasında ilk etapta zorluk yaşadığına değinen forvet, “Aslında çok hızlı uyum sağladığımı söyleyemem. Sezonun başında Pedro’yla sık sık ters düşüyorduk. Ancak sezon ilerledikçe Avrupalı antrenörlerin oyuncularından neler beklediğini anlamaya başladım. Burada antrenmanlarda çok yoğun çalışmanız bekleniyor. NBA’de ise antrenmanlar bu kadar sert geçmiyor; daha çok bireysel çalışmalar yapıp rutinleri uyguluyorsunuz. Avrupa’da antrenmanlarda da maçlarda da çok yüksek efor göstermeniz gerekiyor. EuroLeague veya yerel lig fark etmeksizin her maçın ve her pozisyonun büyük önemi var. Zihniyetimi tamamen değiştirip bunu kabullenmek benim için oldukça zordu. Fakat sistemi anladıktan sonra Pedro’yla ilişkimiz çok gelişti. Şimdi kendisini gerçekten çok seviyorum ve aramız gayet iyi. Sezonun başına kıyasla çok daha yakınız. Hâlâ görüşüyor ve iletişimimizi sürdürüyoruz.” dedi.
Başantrenörümüz Saras Jasikevicius ile arasında geçen konuşmayı kısaca “Beni takıma kazandırmak istediği dönemde Saras’la, EuroLeague’de dört numara pozisyonunun günümüzde ne kadar önemli olduğu üzerine konuştuk. Eski Fenerbahçeli Nigel Hayes-Davis gibi çok kaliteli oyuncular var. Valencia’daki serimizde ona karşı oynamak zorunda kaldım. Olympiakos’tan Sasha Vezenkov ve Chima Moneke de bu pozisyondaki önemli isimlerden. EuroLeague’de çok sayıda kaliteli dört numara bulunuyor. Bu oyuncuları savunmanız ve aynı zamanda hücumda da yorulmalarını sağlayarak sahanın iki tarafında zorlamanız gerekiyor. Benim görevim de rakipleri hem hücumda hem savunmada zorlamak; atletizmim, koşu gücüm ve savunmamla takımın ihtiyaç duyduğu katkıyı vermek. Bu sezon tempoyu biraz daha artırmamız da bekleniyor. Kanatlardan koşarak Valencia’daki oyunumdan bazı özellikleri buraya taşıyabilirim. Aynı zamanda daha önce oyunumda bulunmayan bazı özellikleri de kazanmak benim için çok faydalı olacak.” şeklinde değerlendiren Amerikalı basketbolcu, başanrenörümüz Jasikevicius ile çalışmaktan keyif aldığını şöyle aktardı:
“Şu ana kadar çok hoşuma gitti; her şey gayet iyi ilerliyor. Henüz bana çıkışmadı, bu yüzden bu soruyu bir-iki hafta sonra tekrar sorarsanız belki düşüncelerim değişebilir! Şaka bir yana, onunla çalışmaktan gerçekten büyük keyif alıyorum. Valencia’daki Koç Pedro Martínez’e benziyor. Söylediğiniz gibi son derece talepkâr ve detaycı. Küçük ayrıntıları fark etmesi benim için en dikkat çekici özelliği. Yalnızca isabetli şuta odaklanmıyor; o şut için alan yaratan perdeyi veya pozisyonu hazırlayan pası görüyor. Bazen şutu hazırlayan üçüncü pası bile önemsiyor. Detaylara böylesine odaklanması gerçekten çok hoşuma gidiyor.”
Braxton, Fenerbahçe Tarfin ile Valencia arasındaki farklı oyun sistemlerinin kendi rolüne nasıl etki edeceğine dair soruya şu cevabı verdi:
“Evet; Saras hücumda ve savunmada hızlı olmamı, çabuk karar vermemi ve her gün aynı yüksek enerjiyi ortaya koymamı istiyor. Ancak burada karar verme ve topu yönlendirme açısından çok daha fazla özgürlük bulunduğunu düşünüyorum. Oyuncuların yalnızca tek bir pozisyona bağlı kalmasını istemiyor; herkesin pozisyonsuz basketbola uyum sağlamasını bekliyor. Bazen bir pivot topu ön sahaya taşıyabilir, bazen de bir oyun kurucu toplu perde yapabilir. Hücumdaki bu akışkanlık, Golden State’in pozisyonsuz basketbolla başarılı olduğu dönemlere benziyor. Bu sistemin birçok yeni olasılık yaratacağını ve oyuncuların hücumdaki yeteneklerini daha fazla sergilemelerini sağlayacağını düşünüyorum. Savunmada ise hepimizin tamamen konsantre olup çok sert mücadele etmesi gerekiyor. Şampiyonluk kazanmak istiyorsanız rakibi durdurmalı ve iyi savunma yapmalısınız. Takımın savunmadaki temel direklerinden biri olabilmek benim için çok önemli olacak.”
Sahadaki en güçlü yönlerini, “Savunma yapmak ve bir numaradan beş numaraya kadar tüm pozisyonlardaki oyuncuları savunabilmek. Hem toplu oyuncuya karşı hem de topsuz alanda etkili olabiliyor, gerektiğinde yardım savunmasına gidebiliyorum. Ayrıca pozisyonları önceden sezerek olacakları gerçekleşmeden görebildiğimi düşünüyorum. Çok sayıda top çalabilmemin nedenlerinden biri de bu. Hücumda ise closeout’lara hücum etmek, potaya gitmek, ribaund almak ve doğru kararı vermek güçlü yönlerim arasında. Boyalı alana girdiğimde genellikle başka bir savunmacı yardıma geliyor; ben de boşta kalan takım arkadaşımı üç sayı çizgisinin gerisinde bulabiliyorum. En güçlü özelliklerimin bunlar olduğunu söyleyebilirim.” şeklinde sıralayan yeni transferimiz, uyum sürecine dair şunları söyledi:
“Uyum sürecinin iyi geçeceğini düşünüyorum. Evet, kadromuzda çok sayıda Amerikalı oyuncu var ve takımdan ayrılan birçok isim oldu. Ancak aynı zamanda oyuncuların çoğu daha önce Avrupa’da forma giydi. EuroLeague’de veya başka bir ligde Avrupa’da bir-iki sezon oynadığınızda buradaki düzeni ve sizden her gün neler beklendiğini anlıyorsunuz. Talen şu ana kadar harika bir iş çıkarıyor; bundan hiç şüphem yok. Liderlik yapıyor ve oyunculara nerede durmaları, nereye hareket etmeleri gerektiğini anlatıyor. Wade de aynı şeyi yapıyor. Kaptanımız Melih de bize aynı şekilde yardımcı oluyor. Takımda kalan tecrübeli isimler, ‘Hücumda aradığımız şey bu, koç antrenmanda bunu istiyor, bunlar kötü şutlar, bunlar ise doğru şutlar,’ diyerek bizi yönlendiriyor. Bunları ilk antrenmanlardan itibaren öğrenmek çok değerli. Böylece kötü alışkanlıklar edinmeden, ilerleyen süreçte yalnızca doğru alışkanlıklar geliştirebiliriz.”
Takım kimyasının oluşmasında hazırlık döneminin önemine vurgu yapan başarılı oyuncu, “Bence bunun için hazırlık dönemi çok önemli. Yanlış hatırlamıyorsam sekiz veya dokuz hazırlık maçı oynayacağız. Antrenmanların yanı sıra sahada birlikte vakit geçirmek için de birçok fırsatımız olacak. Maçlar, oyuncuların neler yapabildiğini görmek ve takım içindeki rolleri anlayıp belirlemek açısından çok faydalı. Önümüzde ciddi sınavlar var. EuroLeague takımlarının yer aldığı Süper Kupa’da da mücadele edeceğiz. Sanırım ilk olarak Olympiakos’la oynayacağız. EuroLeague’i yeni kazanmış bir takıma karşı hangi seviyede olduğumuzu görme fırsatı bulacağız. Bu dönem, rollerimizi öğrenmek ve takım olarak nerede olduğumuzu anlamak için çok uygun. Böylece ilk resmî maç geldiğinde kimsenin kafasında soru işareti kalmaz ve herhangi bir uyum sorunu yaşamayız.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Key, Fenerbahçe Basketbol organizasyonu hakkındaki görüşlerini şu şekilde paylaştı:
Geçmişte Fenerbahçe forması giyen oyuncular, kulüpten ayrıldıktan sonra bile Fenerbahçe’yi takip etmeye ve kulüple bağlarını korumaya devam ediyor. Eski oyuncularla kulüp arasında çok güçlü bir bağ var; Fenerbahçe’ye duydukları sevgi hâlâ sürüyor. Fenerbahçe markasının gerçekten çok büyük olduğunu düşünüyorum. Bu yaz Amerika’da, New York’ta antrenman yaparken insanlara Fenerbahçe’ye transfer olduğumu söylüyordum. Bana, ‘Gelecek sezon nerede oynayacaksın?’ diye sorduklarında ‘Fenerbahçe’de,’ diyordum. Onlar da, ‘Evet, İstanbul’daki o takımı biliyoruz,’ diye karşılık veriyordu. Bu da Fenerbahçe’nin ne kadar büyük bir marka olduğunu gösteriyor. Avrupa’da ne kadar güçlü bir kulüp olduğunu da biliyorum. Daha önce Fenerbahçe’ye karşı oynadım; taraftarları inanılmaz ve gerçekten harika. Kulübün büyüklüğünü tam anlamıyla ise maçlar başladığında daha fazla hissedeceğimi düşünüyorum. Şimdiden antrenmanlarımızı takip eden çok sayıda kişi var. Kulüp yöneticileri ve genel menajerler sürekli bizimle birlikte. Şu ana kadar kulübün içindeki bu güçlü birlikteliği görmek çok güzel.”
Fenerbahçe taraftarından gelen tepkileri, “Şu ana kadar tepkiler inanılmaz; umarım sezon boyunca böyle devam eder! Taraftarlar bana büyük destek verdi, kendimi hoş karşılanmış ve evimde gibi hissetmemi sağladı. İstanbul’u ve burada geçirdiğim her dakikayı çok seviyorum. Gördüğünüz gibi Türk çayını da oldukça sevdim. İstanbul’la ilgili şimdiye kadar yaşadığım her şey harikaydı. Taraftarlar da bana karşı çok iyi ve nazik davrandı. Hiçbir şikâyetim yok; umarım söylediğim gibi sezon boyunca her şey böyle devam eder.” şeklinde özetleyen başarılı basketbolcu,
“Hatırladığım kadarıyla Fenerbahçe taraftarı gerçekten çok iyiydi. Maça Fenerbahçe’den biraz daha iyi başlamıştık ancak taraftarlar desteklerini bir an bile azaltmadı. Takıma kızmadılar; tribünlerden herhangi bir homurdanma veya memnuniyetsizlik sesi de duyulmadı. Valencia olarak genellikle çok hızlı oynuyor, rakip takımları kendi tempomuza çekiyor ve taraftarlarını huzursuz ediyorduk. Ancak Fenerbahçe taraftarı sakinliğini ve desteğini korudu, oyuncular da aynı şekilde oyun disiplininden kopmadı. Sonunda da maçı Fenerbahçe kazandı. Hatırladığım kadarıyla taraftarlar son derece coşkulu ve yüksek sesliydi. Maçın tamamında oyunun içindelerdi. Tezahüratları gerçekten inanılmazdı. Umarım bazılarını öğrenirim ve ben de onlarla birlikte söyleyebilirim. Gerçekten harika bir taraftar topluluğu.” diyerek taraftarımızdan ve oluşturdukları atmosferden övgüyle söz etti.
İstanbul ile ilgili düşüncelerini de paylaşan genç oyuncu, “Söylediğim gibi, şu ana kadar her şey son derece olumlu. İstanbul gerçekten çok güzel. Binaların bu kadar modern olmasına şaşırdım; açıkçası bunu beklemiyordum. Şehir ayrıca oldukça temiz ve yaşadığım New York’tan çok farklı. Tabii aynı zamanda çok büyük bir şehir. Sanırım 15 milyon kişinin yaşadığını söylediler; bu yüzden dışarı çıktığım her an çok sayıda insan görüyorum. Gerçekten çok etkileyici. Kadıköy’ü çok sevdim, çok güzel bir bölge. Boğaz çevresindeki her yeri de beğendim. İlk izin günümde ailemle tekneye bindik ve Adalar’a gittik. Gerçekten çok güzeldi. Adalar, sanırım şimdiye kadar gördüğüm en sevdiğim yerlerden biri. Oraya gitmek, tekneden suya atlamak ve güzel vakit geçirmek harikaydı.” ifadelerini kullandı.
Basketbolla şekillenen bir kariyerin ötesinde farklı bir alana yönelecek olsa bunun ‘finans’ olacağını belirten Key, “Finans alanında çalışmak isterdim. Muhtemelen bir finans şirketinde çalışırdım. Amerika’da bu sektörde çalışan birçok arkadaşım var. Paranın nasıl işlediği, bir noktadan başka bir noktaya nasıl aktarıldığı ve parayla nasıl daha fazla para kazanılabildiği bana çok ilginç geliyor. Bu yüzden finansın benim için iyi bir başlangıç noktası olacağını düşünüyorum. Sayılarla aram çok iyidir; rakamlar sürekli zihnimdedir. Örneğin rakip analizlerinde oyuncuların istatistiklerini, şut yüzdelerini ve sahanın hangi bölgelerinden şut kullandıklarını düşünürüm. Sayılar, oyunu anlamamı kolaylaştırıyor.” dedi.
Yeni sezon ile ilgili hedeflere de değinen Braxton Key, şunları söyledi:
“Evet, söylediğin gibi tam olarak hedefimiz bu. Kazanabileceğimiz bütün kupaları ve mümkün olan her maçı kazanmak istiyoruz. Elbette bunu başarmak çok zor olacak ancak mümkün olduğuna inanıyorum. Son derece yetenekli bir kadromuz, iyi liderlerimiz, harika antrenörlerimiz ve yönetimde de çok güçlü isimler var. Baştan sona çok sağlam bir organizasyona sahibiz. Kişisel hedefim ise takımın kazanmasına yardımcı olmak için elimden gelen her şeyi yapmak. Hem EuroLeague’de hem de Türkiye Ligi’nde Yılın Savunmacısı seçilmeyi çok isterim. Daha önce de söylediğim gibi, savunmamla büyük gurur duyuyorum. Çok iyi savunma yaptığımda takımımın kazanma ihtimalini en üst seviyeye çıkardığımı düşünüyorum. Bu sezonki tek bireysel hedefim bu. Onun dışında yalnızca şampiyonluklar kazanmak istiyorum.”
Son olarak taraftarımızla ilgili konuşan Braxton Key, “Söyleyecek çok şey var. Bu sezon boyunca yanımızda olun. Harika bir yıl olacak ve hepimiz çok heyecanlıyız. Elbette yeni kurulan bir takımız ancak çok iyi çalışıyoruz. Antrenmanlarda yoğun biçimde çalışıyor ve yapmamız gerekenleri yerine getiriyoruz. Siz de her maçımıza gelerek sevginizi ve desteğinizi gösterin. Ayrıca İstanbul’daki güzel kahvecileri, Türk çayı içebileceğim mekânları ve burada mutlaka yapmam gereken şeyleri bana söyleyin; hepsini deneyeceğim.” diyerek sözlerini noktaladı.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!