NBA’de Tanking Krizini Çözmenin En İyi Yolu

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Bu yazı ilk olarak BleacherReport’ta yayınlanmıştır ve uyarlanarak çevirilmiştir.

“Tanking” (bilerek kaybetme), NBA’de oldukça hassas bir konu. Öyle ki NBA Komiseri Adam Silver, The Athletic’ten Mike Vorkunov’a verdiği demeçte, “Gelecek yıl için önemli değişiklikler yapacağız,” dedi.

Ligin karşı karşıya olduğu en büyük risklerden biri, Silver’ın görev süresi boyunca sıkça dile getirdiği “istenmeyen sonuçlar” meselesi. GM’lerle yaptığı konferans görüşmesinden sızan bilgilere göre—takımları kazanmak yerine draft sıralamasını önceliklendirdikleri için eleştirdiği bu görüşmede—önerilen değişiklikler aslında en çok ihtiyaç duyan takımların yıldız oyunculara ulaşma yolunu zorlaştırabilir.

Lig açısından temel mesele oldukça basit: NBA, takımların kaybetmek yerine kazanmak için teşvik edilmesini istiyor. Bu da üç farklı “kasıtlı kaybetme” yolunu engellemeyi hedefliyor:

  • Sezona baştan kaybetmek için kadro kurmak (tam anlamıyla tanking)

  • Play-in/playoff yarışından sezon ortasında vazgeçmek (orta sezon tanking)

  • Belirli draft haklarını hedeflemek (stratejik tanking)

Son iki durumu düzeltmek, All-Star sonrası rekabeti ciddi şekilde artırabilir. Ancak ilk durumu dikkatli düzenlemezseniz, doğal olarak ligin alt sıralarında yer alan takımlar için umutsuzluk süresi uzayabilir—her ne kadar bazıları bu sistemi suistimal etmeye çalışsa da.


Temel Sorular

  • NBA, en iyi draft yeteneklerini en çok ihtiyaç duyan takımlara verirken, takımların bilerek kötü olmasını nasıl engeller?

  • Doğal olarak kötü olan bir takımla bilerek kötü olanı ayırt edebilir miyiz?

  • Takımlar, tanking izlenimi vermemek için düşük potansiyelli kadrolar kurmak zorunda mı kalmalı?

Shams Charania’ya göre, önerilen bazı çözümler şunlar:

  • Tüm draft lotaryası takımları için şansları eşitlemek

  • Lotarya şanslarını takas döneminde veya hemen sonrasında sabitlemek

  • Lotarya şanslarını son iki sezon performansına göre belirlemek

  • Lotaryayı 18 takıma çıkarmak (play-in takımları dahil)

  • Üst üste yıllarda ilk 4 seçim hakkını yasaklamak

  • Konferans finali oynayan takımlara ertesi yıl ilk 4 seçim yasağı

  • Takaslarda draft korumalarını ilk 4 veya ilk 14 ile sınırlamak

Aşağıda draft sistemi, tanking ve bu önerilerin neden sorunlu olabileceği inceleniyor.


“The Process” ile Mücadele

Philadelphia Süreci (2014–2016): Ortalama 2.3 takım 20 galibiyetin altında
Düzleştirilmiş Dönem (2019–2025): Ortalama 1.7 takım
Son Artış (2024–2026): Ortalama 2.5 takım

Philadelphia 76ers, o dönem genel menajer Sam Hinkie liderliğinde çok yıllı bir yeniden yapılanma sürecine “The Process” adını verdi. Takım, ortada kalmak yerine dibe vurmanın zirveye ulaşmanın tek yolu olduğunu benimsedi.

NBA bu yaklaşımdan hoşlanmadı. Bilinçli olarak rekabetçi olmayan basketbol fikri tepki çekti ve 2019’da yapılan kural değişikliğiyle lotaryadan belirlenen seçim sayısı üçten dörde çıkarıldı. Ayrıca en kötü iki takımın şansı düşürülerek 3–14 sıralarındaki takımlar lehine düzenleme yapıldı.

“Bilerek kötü değildik. İnanın. Sadece berbattık,” diyen bir takım yöneticisi bu durumu özetliyor.

Sixers üç yıl boyunca ligin dibine demir attı. Bu değişiklikler onların yöntemine karşı alınmış önlemlerdi. Ancak Detroit Pistons, yakın zamandaki yükselişine kadar beş yıl süren zorlu bir süreç yaşadı. 2021’de 1 numaradan Cade Cunningham’ı seçtiler, ancak oyuncu kariyerinin başında sakatlıklarla boğuştu.

2019’daki değişiklikler, Detroit’in 2023 ve 2024’te üst üste 1. sıradan 5. sıraya düşmesine yol açtı. Bu, 2023’te Victor Wembanyama gibi bir yıldızı kaçırmalarına neden oldu—gerçi eski sistemde bile şans sadece %25’ti ama yine de %14’ten çok daha yüksekti.

Benzer şekilde dibe vuran diğer takımlar arasında Houston Rockets, Washington Wizards, Charlotte Hornets ve Cleveland Cavaliers yer alıyor. Daha uzun bir liste ise birkaç sezon boyunca 31 galibiyetin altında kaldı. San Antonio Spurs ise bu süreci aşarak Wembanyama etrafında güçlü bir yapı kurmayı başardı.

Gerçek şu ki, çoğu takımın yeniden ayağa kalkması için birkaç kez lotaryaya girmesi gerekiyor. Ancak önerilen değişiklikler bu gerçeği göz ardı ediyor gibi görünüyor.


Play-In Yeterli Değil

Resmi Turnuvalar (2021–2025): 5
Toplam Katılımcı: 40
Playoff’a Yükselen: 20 (%50)
İlk Turu Geçen: 3 (%15)

Playoff sayısının 16’dan 20’ye çıkarılması, takımları sezon sonuna kadar rekabetçi kalmaya teşvik etmek içindi. Ancak bu hedef tam anlamıyla gerçekleşmedi.

Sorun şu: Play-in’den çıkan takımların çoğu ilk turda eleniyor. Birkaç iç saha maçından elde edilen gelir, basketbol operasyonları için yeterince cazip olmayabiliyor. Bunun yerine, daha iyi draft hakkı ve düşük de olsa “büyük ödülü kazanma” ihtimali daha cazip geliyor. Örneğin Dallas Mavericks, sadece %1.8 ihtimalle 11. sıradan 1. sıraya yükselip Cooper Flagg’i seçebildi.

“Çoğu takım sezon başında iyi iş çıkardığını düşünür. 20 maç sonra hata yaptığını anlar. Aralık ortasında ise daha iyi mi olacaklarına yoksa kötüleşeceklerine karar verirler,” diyor bir yönetici.

2019–2025 arasında, 31–40 galibiyet aralığındaki takımlar All-Star sonrası genellikle %3.6 daha az kazanırken, 21–30 galibiyetli takımlar %1.8 daha fazla galibiyet elde etti. Yani en kötü takımlar zaten yerlerini garantiye alırken, orta seviyedekiler daha rahat oynayabiliyor.

Bu nedenle, takas döneminde veya All-Star civarında lotarya şanslarının sabitlenmesi önemli bir çözüm olabilir. Bu, oyuncuları dinlendirerek sistemi manipüle etmeye çalışan takımları engelleyebilir.

Bu değişiklik yapılırsa, lotaryayı 18 takıma çıkarmaya gerek kalmaz. Aksi halde Golden State Warriors, Los Angeles Lakers ve Miami Heat gibi başarılı takımlar bile geçmişte derin playoff koşularına rağmen lotarya hakkı elde edebilirdi.

Bunu önlemek için konferans finali oynayan takımların ertesi yıl ilk 4’ten seçim yapamaması (örneğin “Haliburton Kuralı”) düşünülebilir. Ayrıca iki yıllık performans ortalaması da bir çözüm olabilir—ancak bu, Cleveland Cavaliers gibi takımların yeniden yapılanmasını geciktirebilir.

Amaç açık: Tyrese Haliburton ve Indiana Pacers örneğinde olduğu gibi, neredeyse şampiyonluk seviyesindeki bir takımın sakatlık nedeniyle kötü bir sezon geçirip yüksek draft hakkı kazanmasını engellemek.

Bu yaklaşım, gerçekten zor durumda olan takımların daha hızlı toparlanmasına yardımcı olabilir—ancak diğer bazı öneriler bu hedefle çelişiyor gibi görünüyor.

Cliff Tanking (Suni Eşiklere Oynama)

2027 için gerçekçi çözüm: Takımlar, takaslarda ilk tur draft haklarını yalnızca ilk 4 veya ilk 14 için koruyabilmeli.

Lotarya sistemi doğal sınırları belirler, ancak bazı sınırlar takaslar yoluyla yapay şekilde oluşturulur (Adam Silver bu durumu yakın zamanda “uçurumlar” olarak tanımladı).

Utah Jazz, Silver’ın eleştirilerinin merkezinde yer alıyor. Takım, art arda oynanan maçların son çeyreklerinde en iyi oyuncularından ikisini—Lauri Markkanen ve Jaren Jackson Jr.—oynatmadı. All-Star öncesindeki bu zamanlama oldukça tartışmalıydı. Lig yetkililerine göre bu durum açık bir saygısızlık olarak görüldü ve Jazz’a 500.000 dolar ceza kesildi.

Jazz’ın draft hakkını korumak için bilinçli olarak kaybettiği kesin olmasa da, genel algı takımın bu hakkı ilk 8 içinde tutmak için elinden geleni yaptığı yönünde. Aksi hâlde bu hak, geçmişte Derrick Favors kontratıyla bağlantılı bir takas nedeniyle Oklahoma City Thunder’a gidebilir.

Bu sorunun çözümü aslında oldukça basit olabilir: Takaslarda draft korumalarını, lotarya sistemindeki doğal sınırlarla uyumlu hâle getirmek. Mevcut anlaşmalar korunabilir, ancak gelecekte takımlar sadece ilk 1 veya ilk 20 gibi geniş aralıklarda koruma koyabilir—5 ile 13 arası gibi spesifik aralıklarda değil.


“The Process”i Kabul Etme

2023 toplu iş sözleşmesiyle birlikte NBA’de serbest oyuncu piyasasının etkisi azaldı. Sözleşme uzatma ve takas kuralları daha esnek hâle geldi. Peki draft olmadan bir takım nasıl yıldız bir oyuncu bulabilir?

“Başka neyin etrafında takım kuracağız?” diye soruyor bir yönetici. “Asıl ceza zaten birkaç kötü sezon geçirmek; ligin bunu daha da zorlaştırmasına gerek yok.”

Eğer Detroit Pistons bilinçli olarak tank yaptıysa bile, o dönemin genel menajeri Troy Weaver işini kaybetti. Bir NBA sezonunda sadece 20 galibiyet almak hem zor hem de maliyetli bir süreçtir—kimse için eğlenceli değildir.

Silver kendisini “kademeli değişimci” olarak tanımlıyor. Draftı tamamen kaldırmak gibi radikal fikirler ciddi şekilde düşünülmüyor. Ayrıca Boston Celtics yöneticisi Mike Zarren’ın “The Wheel” sistemi (30 yıl boyunca tüm takımların draft sıralarında sırayla döndüğü sistem) de yeniden gündeme gelmiş değil.

Burada odak, All-Star sonrası oyun kalitesini artıracak sınırlı ama etkili değişiklikler olmalı:

  • Lotarya ihtimallerini Şubat ayında sabitlemek

  • Takas korumalarının yarattığı yapay “uçurumları” ortadan kaldırmak (örneğin Jazz’ın top-8 koruması gibi)

Bu değişikliklerle, takımların kaybetme motivasyonu büyük ölçüde ortadan kalkar. İki sezon ortalaması gibi çözümler gereksiz hâle gelir (ancak “Haliburton Kuralı” bir güvenlik önlemi olarak eklenebilir).

Peki takımlar sezon başından itibaren kötü olmayı mı tercih eder? Örneğin Sacramento Kings sezon başında Mart ayında 17 galibiyette olacağını tahmin etmiş miydi? Çoğu durumda tanking penceresi Aralık-Ocak arasıyla sınırlı kalır ve bu da daha fazla düzenlemeyle daraltılabilir.

Bu, alınmaya değer bir risk. Hatta 2019’daki değişiklikler geri alınarak en kötü takımların (1–4) lotarya şansları artırılabilir. Böylece Detroit Pistons örneğinde olduğu gibi 5 yıllık gecikmeler yerine 3 yıl içinde toparlanma mümkün olabilir.

Çoğu takım için dipten çıkış süreci yaklaşık 3 yıl sürer—tıpkı Philadelphia 76ers’ın “Process” döneminde olduğu gibi. Ancak şansları eşitlemek veya üst üste ilk 4 seçimi yasaklamak gibi öneriler bu sürece zarar verebilir.

NBA’de takım döngüsü kaçınılmazdır. Örneğin Boston Celtics, 2013’te Kevin Garnett ve Paul Pierce döneminden, Jayson Tatum ve Jaylen Brown dönemine hızlı geçiş yaptı—ama yine de 2013-14 sezonunda sadece 25 galibiyet alabildi.

Cleveland Cavaliers, LeBron James’in 2018’de Los Angeles Lakers’a gitmesinden sonra yeniden yapılanmak zorunda kaldı. Üç yıl boyunca düşük galibiyet yüzdeleriyle oynadılar ve yeni sistemde iki kez 2. sıradan 5. sıraya düştüler. Sonunda şansları yaver gitti ve Darius Garland, Isaac Okoro ve Evan Mobley gibi oyuncuları kadrolarına kattılar.

Üst sıra draft seçimi başarı garantisi değildir. Nikola Jokić 2014’te 41. sıradan seçildi. Her draft sınıfı aynı değildir. 2024 1 numarası Zaccharie Risacher, 2023’ün yıldızı Victor Wembanyama seviyesinde değildir. Golden State Warriors 2020’de 2. sıradan James Wiseman’ı seçti ama beklentiler karşılanmadı. 2019’da 1 numara olan Zion Williamson bile sakatlıklar nedeniyle New Orleans Pelicans’ı beklenen seviyeye taşıyamadı.

Sonuç olarak:

  • En kötü takımların lotarya şansı artırılmalı

  • 5–14 arası takımların avantajı azaltılmalı

  • Play-in yarışından kaçış teşvik edilmemeli

NBA, orta seviye tanking’i engelleyecek araçlara sahip. Ancak belirli bir ölçüde “Process” yaklaşımını kabul etmek kaçınılmaz görünüyor.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Related Post