Mehmet Okur: “İleride Fenerbahçe’ye Hizmet Etmeyi İsterim”

TOFAS SPOR KULUBU

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net

Ülke basketbolumuzun en büyük efsanelerinden Mehmet Okur, bu yaz tam 23 yıllık bir aranın ardından TOFAŞ’a geri döndü. Okur, yeni sezonun hazırlık dönemi boyunca A Takım teknik ekibinin bir parçası olarak eski kulübünde görev aldı.

TOFAŞ ile yalnızca hazırlık dönemi için anlaşmaya varan efsanevi pivot, yeni sezon öncesinde beIn Sports’tan Pınar İlik Üçer’in sorularını yanıtladı.

TOFAŞ’ın kendisi için öneminden bahseden Okur, genç oyuncuları en iyi şekilde yeni sezona hazırlamaya çalıştıklarını söyledi:

“Ben TOFAŞ’ta büyüyüp yetiştim, burada yedi senem geçti. TOFAŞ, NBA’e gitmemdeki en büyük basamaklardan biriydi. Bana güvenerek beni Oyak Renault’tan alıp TOFAŞ’a getirmeleri ve yatırım yapmaları çok değerliydi. Arkanızda böyle bir gücü hissettiğiniz zaman yapamayacağınız hiçbir şey yok gibi hissediyorsunuz. TOFAŞ ailesi benim için çok değerli. Burada olmamın başlıca sebebi, Orhun Ene’nin kulüpteki varlığı. Bana ‘Mehmet burada güzel bir programımız var, katılmak ister misin?’ dedi. Genç oyuncuların hazırlık döneminde burada olmaları ve iyi bir jenerasyonun olması beni heyecanlandırdı, yuvaya dönmek ayrı bir keyif. Yine de ben yalnızca 1 ay burada kalacağım, bu süreçte genç arkadaşlarımızı en iyi şekilde sezona hazırlamaya çalışıyoruz. Çok keyifli geçiyor, genç oyuncuların sürekli gözümün içine baktıklarını net şekilde hissedebiliyorum. Başlayalı bir hafta oldu, bu bir haftayı dolu dolu geçirdik. Erken gelen oyuncuları idmandan 1.5 saat önce alıyorum, beraber ‘fundamental’ çalışıyoruz. Çalışmalarımıza sadece uzunlar değil, kısalar ve forvetler de katılabiliyor. Elbette uzunların ve kısaların idman programları farklı oluyor. Onun dışında takım idmanının sonunda kalmak isteyenlerle tekrar bir araya gelip eksik yönlerini gidermelerine yardımcı oluyorum. Şu anda her şey iyi gidiyor.”

Bazı Amerikalı oyuncuların ilk başta kendisini tanımadıklarını söyleyen Okur, şu ifadeleri kullandı:

“Elbette herkes beni hatırlayacak diye bir şey yok, ben basketbolu 10 sene önce bıraktım. Benim en iyi zamanlarımda şu anki yabancı oyuncular çocukluk dönemindelerdi, yine de gidip araştırdıkları zaman neler başardığımı görüp benimle çalışmak istiyorlar. Ben de elimden geldiğince onlara yardımcı olmaya çalışıyorum ama elbette önceliğim genç oyuncular.”

Aynı zamanda A Milli Basketbol Takımımızın da teknik ekibinde yer alan Mehmet Okur, bu yaz düzenlenen FIBA Olimpiyat Ön Elemeleri’ne dair şunları söyledi:

“Hırvatistan’a karşı kötü bir akşam geçirdik, bildiğiniz üzere Hırvatistan basketbolda bir ekol ve fizikli oyunculara sahipler. O maç maalesef bizim şut sokamadığımız bir akşama denk geldi, rakibimiz ise bizden farklı olarak ekstra şutları soktu. Ayrıca savunmada istediğimiz oyunu sergileyemedik. Alperen’in (Şengün) erkenden faul problemine girerek ritim bulamaması, uzun süre oyuna girememesi gibi faktörler bizi kötü etkiledi. Çok şut kaçırmamız ve Hırvatistan’ın fiziksel olarak bizden daha dirençli olması, bu sonucu almamızın en büyük sebepleriydi. Keşke böyle bir akşam Hırvatistan’a karşı değil de İsveç, Ukrayna gibi rakiplere denk gelseydi. Yine de basketbolda bunlar var, Hırvatistan daha akıllı oynadı ve maalesef elemelere kalamadık.”

Oyuncuyken basketbolu Fenerbahçe’de bırakmayı istediğini ama mümkün olmadığını söyleyen Okur, ileride Fenerbahçe organizasyonunun bir parçası olmak istediğini ifade etti:

“NBA’de çılgın bir tempo var, ileriye dönük olarak oraya dair bir hedefim yok. İnşallah ilerleyen dönemlerde Avrupa’da başantrenörlük hayalimi gerçekleştireceğim. Fenerbahçe’de çalışmayı istedim ama olmadı, oyuncuyken de basketbolu Fenerbahçe’de bırakmak istiyordum ama maalesef sakatlıklardan dolayı basketbolu erken bırakmak zorunda kaldım. İleride Fenerbahçe organizasyonunun bir parçası olup kulübe hizmet etmeyi isterim.”

Mehmet Okur, ABD’de yaşamasına rağmen ailesine vakit ayırabilmek için NBA’de görev almadığını söyledi:

“Eşim ve üç çocuğumla birlikte California’da yaşıyoruz, NBA’de görev almayı pek istememiş olmamın sebeplerinden biri takvimin çok yoğun olması. Ailemle vakit geçirmeyi çok seviyorum. Zaman çok çabuk geçiyor, onlarım gelişimini görmek benim için önemli. Ben ve eşim sürekli çocukları turnuvalara, idmanlara götürüyoruz. Çocuklarla birlikte o duyguları yaşamak bence çok keyifli, bu yüzden NBA’in yoğun temposuna girmek yerine sakin bir hayatı seçtim.”

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!

Related Post