Vladimir Micov: “Umarım Galatasaray, NBA Europe’un Bir Parçası Olur”

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Galatasaray basketbolu tarihinin en özel oyuncularından biri olan Vladimir Micov, bu sezon uzun bir aradan sonra geri döndü. Micov, artık Galatasaray MCT Technic bünyesinde Sportif Direktör olarak görev yapıyor.

Galatasaray’daki bu yeni görevine çok başarılı bir başlangıç yapan Sırp yönetici, Sırbistan kaynaklı Mozzart Sport’a özel açıklamalarda bulundu.

Vladimir Micov, Galatasaray’a geliş sürecini anlattı:

“Galatasaray beni Aralık ayının başında aradı, açıkçası buna şaşırdım. Hatta olumlu anlamda şok oldum. Gerçi kulüpte on yıl önceki dönemimden beri halen orada bulunan birkaç kişi var. Anladığım kadarıyla tek aday ben değildim, bir de Galatasaray Üniversitesi’nden mezun olmuş, yorumculuk ve gazetecilik yapan başka bir aday vardı. Galatasaray Üniversitesi, kulüp için fazlasıyla önemli.

Her şey beni heyecanlandırsa da aslında biraz sakin bir hayata alışmıştım. Basketboldan sonra yeniden Belgrad’da huzurlu bir yaşam seçmiştim. Bu yüzden tekrar evden ayrılacak olmak bir sorundu. Ancak ailemle her şeyi tarttım, onların desteğini aldım ve şu ana kadar her şey iyi gitti. Bu işi yıllarca yapmak istiyorsam, bunu büyük bir fırsat olarak görüyorum. Galatasaray çok büyük bir kulüp, muazzam bir taraftar kitlesi ve büyük bir tarihi var. Dolayısıyla ben de bunun bir parçası olmak istedim.”

Micov, şu ana kadarki Galatasaray serüvenine dair konuştu:

“İş görüşmesine geldiğimde birçok şey bana tanıdık geldi. Burada üç yıl geçirmiştim. Gerçi çalışma koşulları açısından, özellikle salon konusunda artık çok daha modern bir yapı var. Takımı gördüğümde ise kuruluş şeklini beğenmedim. Bunu direkt söyledim, dürüst davrandım ve onlar da bunu beğendi. Hiçbir şeyi saklamadım. Bu iş zaten böyle bir şey. Tüm görüşmeler için epey iyi hazırlanmıştım. Şu an benim önceliğim finans değil, bu işi uzun vadede yapmak. Bu sadece bir başlangıç ama görünen o ki yaptığımız ‘şok terapisi’ işe yaramış.”

Sırp yönetici, Gianmarco Pozzecco’nun gelişi ve koç değişikliği sürecine dair şunları söyledi:

“Önceki koçu (Yakup Sekizkök) ben değiştirmedim. Trabzonspor’a karşı alınan yenilgi, yönetimin koçu değiştirme kararı almasında belirleyici oldu. Ardından yeni bir koçun getirilmesi sürecine ben dahil oldum. Benim tercihim Pozzecco’ydu, bence en iyi seçenek oydu. Onu İtalya’da oynadığım dönemden tanıyorum. Hepimiz nasıl biri olduğunu ve ne tür bir enerjiye sahip olduğunu biliyoruz. Her gün konuşuyoruz ve bana artık bazı şeyleri farklı yaptığını, kendini geliştirdiğini söylüyor. Bu beni çok mutlu ediyor. 50 yaşında birinin Türkiye’de hiç çalışmamış olmasına rağmen bunları yapması, aslında birey olarak ne kadar iyi uyum sağlayabildiğini gösteriyor. Bir bireyin uyum sağlaması daha kolaydır, ardından takıma uyum gelir. Zaten biz takımı tamamen değiştirmedik. Rotasyonu daraltarak ilerledik ve bunun karşılığını aldık.

Aklımda bazı isimler vardı. Doğal olarak önce EuroLeague seviyesinden isimler akla geliyor. Oyuncularda da aynı durum var, onları BCL’e getirmek zor ama bu konuda bazı şeyleri başardık. Sportif Direktör olur olmaz telefonum çalmaya başladı. Menajerler arıyor, koçlar öneriliyor, oyuncular öneriliyor… Çeşitli isimler vardı, hatta büyük EuroLeague koçları bile vardı. Ancak dürüst olmak gerekirse onları hiç ciddi şekilde düşünmedim çünkü Pozzecco’nun doğru isim olduğunu düşünüyordum.

Daha önce birlikte çalışmadık ama uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz, hatta bir düğüne bile birlikte gitmiştik. Yani aramızda yabancılık yok. Onu takip ediyordum ve gerçekten doğru bir tercih olduğunu düşünüyordum. Sonuçlar da bunu gösteriyor. Uzun vadede her şeyin nasıl olacağını göreceğiz çünkü kadroda büyük değişiklikler yapmadık.”

Vladimir Micov, Basketbol Şampiyonlar Ligi hakkında konuştu:

“İlk dikkatimi çeken şey hakemler oldu. Kriterler farklı, çok daha fazla temasa izin veriliyor. Açıkçası Türkiye Ligi ile karşılaştırırsak benzer diyebilirim. Oyuncular da buna alışık. Seyahat açısından bir sorun yok ve zaten İstanbul’dayız, her yere bağlantı var. Hedefimiz BCL’i kazanmak. Sadece para değil, rekabet açısından da kazanmak istiyoruz. Organizasyon tarafına çok fazla dikkat etmedim ama oyuncuların seyahat nedeniyle mümkün olduğunca az zorlandığını görüyorum. Ligin seviyesi de genel olarak iyi görünüyor.”

Micov, Galatasaray’ın NBA Europe’a katılma ihtimaline dair ise şunları söyledi:

“Umarım Galatasaray, NBA Europe’un bir parçası olur. Görüşmelerimiz sürüyor ama dürüst olmak gerekirse çok fazla bilinmeyen var ve neredeyse hiç cevap yok. Sanki her şey gizleniyor ve bir gün aniden açıklanacakmış gibi görünüyor. Bana öyle geliyor. EuroLeague’de uzun yıllar bulundum. Herkes oyuncular, milli takımlar ve takvimle ilgili sorunları görüyor. Sonuçta en çok zarar görenler oyuncular oluyor. Yeni şehirler ve basketbol şubesi olmayan kulüpler hakkında konuşulduğunu görüyorum. Doğru takımların bulunması gerekiyor. Belki birkaç EuroLeague takımıyla birlikte BCL’den gelen kulüpler olur, göreceğiz. Ayrıca NBA Europe şampiyonunun NBA Kupası’nda oynayacağı da konuşuluyor. Bu benim için harika bir şey. Eğer NBA ile hiçbir temas olmayacaksa bu lige ‘NBA Europe’ demenin ne anlamı var?”

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!

Related Post