Alperen Şengün: “Şu An En İyi Halimde Hissediyorum”

2026-10-27T07:08:52+00:00 2026-10-27T07:08:52+00:00.

Berkay Terzi

27/Eki/26 07:08

Eurohoops.net
(Photo by Logan Riely/NBAE via Getty Images)

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Alperen Şengün, Atlanta Hawks maçının ardından konuştu.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

NBA’de normal sezon mücadelesinde Houston Rockets, Atlanta Hawks‘ı 120-110 mağlup etti.

Milli temsilcimiz Alperen Şengün geceye damgasını vurdu. Karşılaşmayı 11/15 isabetle tamamlayan yıldız oyuncu; 29 sayı, 9 ribaund ve 9 asistle triple-double’ın kıyısından dönerken, yaptığı 6 top çalma ile kendi kariyer rekorunu kırdı.

Alperen Şengün, maçın ardından basın toplantısında soruları yanıtladı.

Muhabir: Fred ve Koç, sezon başından beri karşılaştığın bire bir savunmalarla ilgili biraz şakalaşıyordu. Bu durum sana ne hissettiriyor? Sahanın senin için bu kadar açıldığını görmek, oyun planını uygulamanı nasıl kolaylaştırdı?

Alperen Şengün: Antrenmanların sonunda bire bir hücumda ‘kazanan sahada kalır’ oynuyoruz ve ben kazandım. Sonra bana “Senin üzerine daha çok oyun çizeceğim” dedi. Bu yüzden o oyunları oynamaya devam ediyoruz. Bana güveniyorlar, ben de tamamen o moda girdim. Her seferinde direkt potaya gideceğim. Zihniyetimi bu şekilde tutmaya çalışıyorum. Potaya gitmek, boştaki arkadaşımı bulmak, oyunu doğru okumak… İkili sıkıştırma geldiğinde boştaki takım arkadaşlarıma pası veriyorum. Sahada tam bir uzun gibi oynamaya çalışıyorum.

Muhabir: Geçen sezon bazı sakatlıklarla oynadığından ve tabii yaz döneminin de büyük bir kısmında sahada olduğundan bahsetmiştin. Bu sezon ne kadar sağlıklısın ve bu durumun sezona harika bir başlangıç yapmanda ne kadar rolü oldu?

Alperen Şengün: Gayet sağlıklı hissediyorum. Sakin bir yaz geçirdim. Temmuz’da milli takımla sadece iki maça çıktım. O zamandan beri sürekli antrenörlerim Walker ve OG ile çalışıyorum. Kampa da çok taze ve hazır geldim. Yazın iyi bir diyet programı uyguladım. Yani şu an kendimi en iyi halimde hissediyorum, sahada elimden gelenin en iyisini yapıp o ritimde kalmaya çalışıyorum.

Muhabir: Takım olarak çok daha yüksek tempoda, çok daha hızlı oynuyorsunuz gibi görünüyor. Bu tarz ne kadar hoşuna gidiyor?

Alperen Şengün: Bence takıma çok faydası oluyor. Geçen sezon bittikten sonra en çok konuştuğumuz konulardan biri de buydu zaten. Yani takıma çok yardımcı oluyor. Oyunculara da aynı şekilde, ki bu sadece benimle alakalı değil, genel olarak topla aksiyonlarımız çok arttı. Gördüğünüz gibi bugün Jabari, Reed ve diğerleriyle topsuz alanda da sürekli hareket halindeydik. Bu bana da yarıyor çünkü onlara pası çıkarabiliyorum, savunmanın da kafası karışıyor. Çok işimize yarıyor; ribaundu alır almaz koşabiliyor, arkadaşlarımı bulabiliyor veya handoff pası verebiliyorum. Bu tarz şeylere çok çalıştım ve şu ana kadar işe yarıyor.

Muhabir: Topsuz alan hareketliliğinden bahsettin. Ime Udoka tarafından mola dönüşü özel olarak çizilmese bile, hücumda bu tarz aksiyonları daha fazla çıkarabilmenizi sağlayan şey nedir?

Alperen Şengün: Artık uzun zamandır birlikte oynadığımız için birbirimizi daha iyi çözdük diyebilirim. Jabari bunu anlıyor, Tari anlıyor. Amen de hep oralarda. Uzun kanatlarımız var, sadece şut atmakla kalmayıp potaya da gidebiliyorlar. Bu takıma büyük avantaj sağlıyor çünkü aynı zamanda Reed ve Fred gibi şutörlerimiz de var. Yani öylece durup izlemiyoruz; sürekli hareket halindeyiz, savunmanın dengesini bozup potaya saldırıyoruz. Oyunu iyi okuyoruz, harika bir hazırlık kampı geçirdik ve hep bu detayların üzerine düştük. Sadece sürece ve çalışmaya güveniyoruz, bunu maça yansıtmaya çalışıyoruz ve şu ana kadar tıkırında gidiyor.

Muhabir: Fred’e boyalı alanda senin için hayatı kolaylaştırıp kolaylaştırmadığını sorduğumuzda “Çünkü ben döndüm” dedi. Gerçekten böyle mi? Çembere daha yakın ve rahat şutlar bulmanda onun rolü ne?

Alperen Şengün: Kesinlikle öyle. Bunu geçen yıl da söylüyordum. Onun dönmesine en çok sevinen kişi benimdir herhalde. Kafa yapımızın aynı olduğunu, oyunu aynı şekilde gördüğümüzü hissediyorum. O bir oyun kurucu, ben bir uzunum ama ben de sahayı iyi görebiliyorum. Böyle bir basketbolla büyüdüm. Bu yüzden onunla nasıl oynanır, nasıl uyum sağlanır iyi biliyorum. Ben ona güveniyorum, o da bana. Geçen sene benimle oynamadı ama dışarıdan izledi, aslında ilk günden beri Fred ile hep iletişim halindeyiz. Hep söylerim, sayı atmasa bile sadece oyunu okuması, takıma yön vermesi ve takımı bir arada tutmasıyla bu ligde Fred gibi çok fazla oyun kurucu yok. Bizim için çok ama çok önemli. Geri döndüğü için kesinlikle çok mutluyum.

Muhabir: Jabari bu gece 12 ribaund ve 5 asistle oynadı. Onun oyununda gördüğün en büyük gelişim ve fark nedir?

Alperen Şengün: Onunla sürekli konuşuyoruz. Bence Jabari harika bir oyuncu. Her maçı domine etmeye devam etmesi lazım. Ona artık maç içinde bir görünüp bir kaybolmaması gerektiğini söylüyorum. Oyuna mutlaka bir şekilde etki etmeli çünkü bunu yapabilecek her türlü silaha sahip. Şut atabiliyor, ribaund alabiliyor, potaya hızlı gidebiliyor. Elinde hepsi var. Sadece potansiyelinin farkına varması gerektiğini söylüyorum. İstediği her şeyi yapabilir. Bu sezon da harika iş çıkarıyor. Geçen gün Atlanta maçında da ona, ‘Eğer şu an sayı atamıyorsan oyuna başka bir şekilde etki et; ribaundla, savunmayla’ dedim. Sonrasında her pozisyonda ribaund kovaladı. Bugün muazzamdı. Top bir yerde sıkıştığında sürekli hareket ettiğini, birilerine perde yaptığını gördünüz. Bu gerçekten büyük bir fedakarlık. Hem takıma yardımcı oluyor hem de kendisinin ritim bulmasını sağlıyor. Onunla gerçekten gurur duyuyorum, aynen böyle devam etmesi lazım. Harika bir oyuncu ve ona sonuna kadar güveniyoruz.

Muhabir: Potaya daha fazla gitmekten ve kafanda tamamen ‘potaya gideceğim’ şeklindeki bir zihniyetten bahsettin. Her pozisyonda, arka arkaya bunu yapmak nasıl bir fiziksel ve zihinsel dayanıklılık gerektiriyor?

Alperen Şengün: Açıkçası kolay değil ama işte yazın o kadar çalışmanın sebebi de bu zaten. Buraya zinde ve o ‘katil’ zihniyetle, her maçı domine etmek için geliyorsunuz. Harika bir antrenör ekibimiz var, beni de hep bu havaya sokuyorlar. Bütün yaz Cam Walker ve OG ile tek çalıştığımız şey buydu; asla pes etmemek, savaşmak ve her seferinde domine etmek. Sürekli bunu tüm sezona yaymamız gerektiğini konuşuyoruz ve bugün sahadayken aklımda sadece bu vardı. Canım yandı ama maç içindeyken bunu hiç düşünmüyorum bile. Sakatlandım demiyorum ama maçta ufak tefek ağrılar hissediyorsunuz, yine de buna hiç takılmıyorum. Sadece savaşmaya devam edip sürece güveniyorum. Dediğim gibi, yazın o kadar ter döktüğünüzde, sahaya çıkınca da meyvesini alıyorsunuz.

Muhabir: Geçen yıl topu çok fazla yukarı taşıman gerekiyordu. Hücumu çoğunlukla senin başlatman gerekiyordu. Fred’in dönmesi, senin kendi noktalarına gitmeye odaklanmanı ve topu sana orada ulaştırabileceği konusunda ona güvenmeni sağlıyor mu?

Alperen Şengün: Kesinlikle. Bu sayede ben de enerjimi idareli kullanabiliyorum. Geçen yıl bütün o işleri tek başıma yapmam gerekiyordu. Koçlarla da hep konuşuyoruz: Ribaundu alıp topu hemen Fred’e verebilirim, sonra da kendi noktama koşabilirim. Artık daha hızlı da oynuyoruz. Sürekli ileri geri depar atmak zorunda kalmıyorum. Ribaundu alıyoruz ve topu hemen ileriye taşıyoruz. Ribaund bende kalınca direkt Fred’e bakıyorum, ribaundu kim alırsa alsın Fred o pası almak için orada oluyor. Geçen yıl biraz sıkıntısını çektiğimiz nokta buydu, topu yeterince iyi itemiyorduk ama şu ana kadar oynadığımız dört maçta harika iş çıkardık. Fred bu konuda çok daha iyi durumda. Amen de aynı şekilde. Bu da bize çok büyük enerji tasarrufu sağlıyor. Zaten geniş bir kadroyuz, topu doğru yerlerde almak da hem bana hem de takım arkadaşlarıma çok yarıyor.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin