Kostas Sloukas: “Atatürk Pankartını Tutamazdım, Köklerime Saygı Göstermem Gerekiyordu”

2021-03-11T15:52:02+00:00 2021-03-11T18:22:05+00:00.

Mehmet Bahadır Akgün

11/Mar/21 15:52

Eurohoops.net

Fenerbahçe’nin eski oyuncusu Kostas Sloukas önemli açıklamalar yaptı.

By M. Bahadır Akgün / info@eurohoops.net

Turkish Airlines EuroLeague ekiplerinden Olympiacos‘ta forma giyen deneyimli oyun kurucu Kostas Sloukas açıklamalarda bulundu.

Kulübün resmi sitesinde yayınlanan röportajda Sloukas, Fenerbahçe Beko’da geçirdiği beş sezona ve bu süreçte Yunanistan – Türkiye ilişkileri nedeniyle yaşadıklarına da ayrı parantez açtı.

Öncelikle Fenerbahçe formasıyla yaşadığı EuroLeague şampiyonluğunun ardından Yunan bayrağı açarak kutlama yapmaması nedeniyle kendi ülkesinden tepki çekmesiyle ilgili konuşan Sloukas, şunları söyledi:

“Fenerbahçe ile ilgili hiçbir kötü düşüncem yok. Hem yönetim hem de taraftarlar bana çok saygı gösterdi. EuroLeague’i kazandıktan sonra İstanbul’a döndüğümüz zaman diğer takım arkadaşlarım kendi ülkelerinin bayraklarıyla kutlama yapıyorken benim Yunan bayrağı açmamam mesele olmuştu. O dönemde Yunan Sloukas’ın neden 25.000 Türk’ün arasında Yunan bayrağı açmadığını merak ettiler. Bunu sadece saygımdan ötürü yapmadım. Ben, o olayla ilgili yazıp konuşanlardan daha Yunan’ım. 10 yaşından beri milli takımlarda oynuyorum. Birçok turnuvaya gittim, milli takım maçlarında oynadım, milli takım formasını bir ayağım sakatken bile giydim. Fakat Türkler, yaptığım hareket nedeniyle karışıklık çıkarmak isteyen herkesten daha çok farkındaydı durumun ve Türkiye Ligi playofflarındaki ilk maçımızda salonu Yunan bayrakları ile donattılar. Benim için en büyük zafer buydu. İşin aslı o gün çok duygulandım, titreyerek ağladım. Türkler, çabalarımı bazı Yunanlardan daha çok fark etti.”

Öte yandan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat yıl dönümünde kendisini anan bir pankartı tutmaması ile ilgili de konuşan Sloukas, şu ifadeleri kullandı:

“Her halükarda kendi mantığıma göre kararlar alıyorum. O an şunu düşündüm: ‘Evet, Yunan’ım ama içinde yaşayıp ekmeğini yediğim ülkeye saygı göstermeliyim. ‘Bayrağımızı utmamış olmam, Yunan olmadığım anlamına gelmiyor. Öte yandan Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili pankart olayı olduğunda hem köklerime hem de ülkemin tarihine saygı göstermem gerekiyordu. Benim büyükannem İzmirli. Atatürk tarafından sürgün edildi. Atatürk’ün lümünden 85 yıl sonra o bayrağı tutamazdım. Türkiye’nin kendi tarihi var ve buna saygım sonsuz ama benim de bir geçmişim var. Neticede Yunanistan’da da Türkiye’de de tepki gördüm. Ben kendi adıma doğru olan şekilde hareket ettim. Bu olayda da olması gerekenden daha büyük tepki olduğunu düşünüyorum. İşin aslı, hepsi bana çok ilginç geldi ve birden bire oldu. Neticede bir pankart. Sahanın ortasında toplanıp ‘Fenerbahçe’ diye bağırdık ve ısınmaya başladık. Sonra pankart ile çıkmamız söylendi. Ama benim pankartın tam olarak ne olduğundan haberim yoktu. Koridordan çıkarken kaptana pankartın ne olduğunu sordum, sonra içeriğini öğrendim. O an kendimi korumasız hissettim. Takım arkadaşlarımın yanında durmanın ama pankartı tutmamanın doğru olacağını düşündüm. Türkiye’nin kendi tarihi var ve buna saygı duyuyorum ama Yunanistan’ın da kendi tarihi var ve o tarih, Türkiye’nin tarihi ile çelişiyor. Ben Yunan’ım ve kendi geçmişim var. Sonraki ay zor geçti ama takımım bana %100 destek verdi ve bu konuda hiçbir şikayetim olamaz. Fenerbahçe beni iyi günde kötü günde destekledi. Her zaman yanımda oldu.”

Türkiye’deki yaşamı ile ilgili de konuşan Kostas Sloukas, şunları söyledi:

“Türkiye’deki hayatım güzeldi. Bana saygı ve sevgi gösterdiler. Kimseye dair bir şikayetim yok. Yunanistan-Türkiye meselelerine rağmen kimse bana bir gün olsun kötü bir şey söylemedi. Öte yandan insan olarak hoşlarına gitmeyen şeyler olsa da saygı gösterdiklerine inanıyorum. Takımın oyuncusuydum. Kaybettik, kazandık, doğru kararlar aldım, yanlış kararlar aldım ama her zaman elimden geleni yaptım.”

Kostas Sloukas, Zeljko Obradovic‘in ayrılığından bağımsız olarak Olympiakos’a dönüş kararını aldığını söylerken şunları belirtti:

“Garip bir durumdu ve kimse koçun aklında ne olduğunu bilmiyordu. Ama önemli olan Obradovic takımda kalsa da kalmasa da benim Fenerbahçe dönemim tamamlanmıştı. 15-20 dakika süre alan bir oyun kurucu olarak gitmiştim ve üç yıl sonra EuroLeague’de her yıl Final Four oynayan bir takımda EuroLeague’in en iyi beşine seçilmiştim, şampiyonluklar kazandık. Kalsam neler yapabilirdim? Yeniden ilk beşe mi seçilirdim? İkinci en iyi beşte mi olurdum? Yine Final Four mu oynardık? Başka bir şey istiyordum. Motivasyon kaynağı istiyordum. Bu benim için çok önemli. Sıradaki adım açık bir şekilde Olympiakos’tu. Olympiakos yönetimi de bunu biliyordu çünkü görüşmüştük. Yönetime saygım sonsuz, karşılıklı saygımız var. Bence en başta neden takımdan ayrıldığımı anlamışlardı, bence tüm Yunanistan anlamıştı. Başka hiçbir sebebi yoktu. Bazı dedikodular çıktığı için söylüyorum bunu. Sanki ben Vassilis ile anlaşamadığım için ayrılmışım. Çok ayıp. Ben neden ayrıldığımı gösterdim. Çünkü daha fazlasını yapabileceğime inanıyordum. Yaptım da. Buraya da Olympiakos’u kurtarmaya gelmedim, Olympiakos çok büyük bir takım. Elimden geldiğince yardımcı olmaya geldim çünkü en iyi yaşımda, olabileceğim en iyi konumdayım ve birlikte başarı yakalayabilecek deneyime sahibim.”

Son olarak Fenerbahçe’ye gitmeyi ve Olympiakos’a dönmeyi tercih ettiği dönemle ilgili de konuşan Sloukas, şu ifadeleri kullandı:

Real Madrid, CSKA Moskova ve Barcelona benimle ilgilendiler. Tüm teklifler, Olympiakos’un teklifinden daha iyiydi ama daha önce de dediğim gibi benim motivasyon kaynağına ihtiyacım var. Fenerbahçe’ye gittiğim dönemde de Olympiakos, Fenerbahçe’nin teklifinden çok daha yüksek bir teklif yapmıştı. İnsanlar bunu bilmiyor. Yönetim, beni tutmak için elinden geleni yaptı.”

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeler için tıklayın!