By Aris Barkas/ barkas@eurohoops.net
EuroLeague’de yeni 10 yıllık lisanslar için kritik eşik geride kalırken, Real Madrid, Barcelona, Fenerbahçe ve ASVEL’in pozisyonları büyük ölçüde netleşti. Kulüplerin, bugüne kadar EuroLeague yönetimine yeni sözleşmeye dair tutumlarını bildirmeleri gerekiyordu.
Bu çerçevede ilk somut adım FC Barcelona’dan geldi. Salı günü yapılan yönetim kurulunda Barcelona, kulüp başkanı Joan Laporta’nın daha önce kamuoyuna açıkladığı gibi, herhangi bir özel çıkış maddesi (opt-out) talep etmeden yeni lisansı imzalamaya hazır olduğunu bildirdi. Katalan kulübünün ay sonuna kadar resmi imzayı atması bekleniyor.
Bu hamleyle Barcelona’nın, son dönemde Real Madrid ile birlikte NBA Europe projesine sıcak baktığı yönündeki iddialara rağmen EuroLeague tarafını seçtiği yorumları yapılıyor.
Fenerbahçe cephesinde ise kulüp yönetiminin EuroLeague’den ek süre talep ettiği, ancak çok sayıda kaynağa göre sarı-lacivertlilerin önceliğinin EuroLeague’de devam etmek olduğu belirtiliyor.
Buna karşın Real Madrid, EuroLeague’e herhangi bir resmi yanıt vermedi. İspanyol devinin bu tutumu, kulübü yeni **NBA Europe projesinin “kilit taşı” olarak konumlandırıyor.
ASVEL için ise tablo daha farklı. Kulübün EuroLeague’de kalma ihtimalini tamamen kapatmadığına dair haberler çıksa da, Berlin’de konuşan NBA Komiseri Adam Silver, ASVEL’in sahibi Tony Parker’ın NBA’in yeni Avrupa projesinde danışmanlardan biri olduğunu açıkça dile getirdi. Parker’ın Berlin’de bulunması da, ASVEL’in FIBA–NBA ortaklığındaki yeni yapılanmaya yönelme ihtimalini güçlendiriyor.
Hukuki açıdan bakıldığında, dört kulübün de yeni lisansları imzalamak için 30 Haziran tarihine kadar süresi bulunuyor. Dolayısıyla resmi evraklar tamamlanmadan veya kulüplerden net duyurular gelmeden, sürecin kesinleştiğini söylemek mümkün değil.
Öte yandan EuroLeague kaynaklarına göre lig yönetimi, kulüplere geçmişteki statülerini dikkate alarak yaklaşmayı planlıyor. Bu nedenle Real Madrid ile ASVEL’in aynı muameleyi görmesi beklenmiyor.
Yeni lisanslarda ayrıca, önceki sözleşmelere kıyasla daha sadeleştirilmiş bir çıkış mekanizması da yer alıyor. Ancak bu opsiyonun devreye sokulması için ödenecek bedelin, geçmişte konuşulan 10 milyon euronun da üzerinde olduğu belirtiliyor.