by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
Zalgiris Kaunas koçu Tomas Masiulis, temsilcimiz Fenerbahçe Beko ile oynayacakları playoff 3. maçı öncesinde soruları yanıtladı.
İlk iki maçın ardından genel bir değerlendirme yapacak olursanız, Kaunas’taki maçlar için beklentileriniz neler?
İlk iki maçta gerçekten çok sağlam görünen, tanıdık bir rakibin karşısına çıkıyoruz. Fiziksel savunmaları, daha önce de söylediğimiz gibi bizi düzenimizin dışına itti, istediğimiz noktalardan oynamamızı engelledi ve bizi birçok pozisyonda çemberden uzaklaştırdı. Diğer tarafta ise onlara çok fazla ikinci şans ve topu dolaştırma imkanı tanıdık. Kendi taraftarımız önünde çok daha ciddi bir direnç göstermeyi umut ediyoruz.
İstanbul’a gitmeden önce taktiksel bir sürpriz hazırlamadığınızı ve yeni bir şeyler icat etmeye çalışmanın işleri zorlaştırabileceğini söylemiştiniz. Seride 0-2 gerideyken bu mantık hala geçerliliğini koruyor mu?
Yine söylüyorum, temas seviyesini değiştirmemiz gerekiyor. Bize çok fazla izin vermediler, biz ise onlara verdik. Kesinlikle köklü bir değişiklik yapmayacağız. Bence ortada başka bir amaç yok; bizi buraya ne getirdiyse ona güvenmeliyiz. Sadece her şeyi çok daha iyi yapmalıyız. Benim düşüncem bu.
İstanbul’daki maçın ardından çok derin bir analize girmediniz ve maçların video kayıtlarını izlemeniz gerektiğini söylediniz. Kaunas’a dönüp maçları izlediğinizde neler hissettiniz?
Savunmada gerçekten oldukça iyi oynadığımız anlar oldu. Ancak 3-4 dakikalık bazı sekanslar vardı ki… 5 dakika iyi oynuyoruz, ardından 4 dakika boyunca hayal kırıklığı yaratan birçok hata yapıyoruz. Bu seviyedeki rakipler bunları çok acı bir şekilde cezalandırıyor. O seviyeyi olabildiğince uzun süre korumak istiyorsunuz. Sadece 20 dakika iyi oynamak yetmiyor. Öte yandan, bahsettiğimiz o sertlik konusunda daha az konuşup, yarın sahaya çıkmalı ve neler yapabileceğimizi, nasıl oynamayı bildiğimizi göstermeliyiz.
Oyuncuların psikolojik durumu, Fenerbahçe‘nin tecrübe avantajı ve oyuncularınızın özgüven eksikliği hakkında çok şey konuşuldu. Siz de bunları gözlemlediniz mi?
Etrafımızdaki herkes Fenerbahçe’yi küçümsüyor olabilir, çünkü play-off’lara en iyi form durumlarında gelmediler. Ancak biz onların ideal form seviyelerine ulaştıklarını ve tüm oyuncularının geri döndüğünü düşünüyoruz. Nasıl bir takım olduklarını görebiliyoruz, tekrar edeceğim; onlar şampiyon. Oyuncularının yarısından fazlası EuroLeague’i kazandı, bu tarz maçları nasıl oynayacaklarını biliyorlar. En üst düzeyde fiziksel oyun sergiliyorlar, bu konuda avantajlı olduklarını biliyorlar ve bunu kullanmak istiyorlar.
Ancak bizim de henüz pek kullanmadığımız güçlü yönlerimiz var. Tabii ki dediğiniz gibi işin psikolojik bir boyutu da vardı, çünkü maçın başında tabiri caizse üstümüze çok geldiler ve sonrasında toparlanmak zor oldu. Ama burası play-off; her maç yeni bir hikaye.
Hazırlanmak için epey zamanınız oldu, hafta sonu lig maçı yoktu. Antrenmanlarda oyunculardan ne gibi sinyaller aldınız?
Çok fazla konuşmak istemiyorum. Tüm oyuncular durumu gördü, herkes taraftarımızın önünde daha iyi oynamamız gerektiğini ve bunu yapabileceğimizi anlıyor. Kendi sahamızda, sezon boyunca, yani çok iyi diyemem ama kesinlikle fena olmayan bir basketbol sergiledik. Bir şeyleri başarabileceğimizi gösterdik. Elbette rakiplerimiz buna izin vermeyecek, ancak kesinlikle daha iyisini yapabiliriz ve bunu taraftarımıza göstermek istiyoruz.
İstanbul’da öne çıkan detaylardan biri de üç sayı yüzdesiydi; Fenerbahçe perimetrede risk almaktan çekinmedi. Dış şut yüzdesine olan bu bağımlılığı azaltmanın yolları var mı?
Rakibin savunması boyalı alanı kapatıyor, içeride kolay hiçbir şeye izin vermiyor ve dışarıdan risk alıyor. Bu riskin mantıksız olduğunu söyleyemezsiniz, tamamen boş şutlar verdiklerini de iddia edemeyiz. Daha cesur şut atmamız gerekiyor, bu normal. Bir diğer konu ise ribaundlar ve sertlik; dediğim gibi bu konuda daha az konuşup sahaya çıkıp kendimizi kanıtlamamız gerekiyor. Savaşmalıyız ve savaşmalıyız. Sadece üçlüklere bel bağlayamayız. Her şeyden önce savunma yapmalıyız; onlara topu çevirmeleri ve ribaund almaları için gerçekten çok fazla özgürlük tanıdık.
NBA’deki genel uygulama play-off’larda rotasyonu 8-9 oyuncuya düşürmektir, siz ise İstanbul’da 11 kişilik rotasyon kullanmaya devam ettiniz. Bunu daraltmaya yönelik herhangi bir düşünceniz var mı?
O oyuncuları denedik. Ana rotasyon oyuncularını dinlendirmemiz gerektiğini düşündük, tüm sezonu böyle oynadık. Bazı fikirlerimiz var ama EuroLeague’de herkese ihtiyacınız var. Daha iyisini yapabileceklerini biliyoruz, kendileri de bunun farkında. Bence daha iyi olmak zorundayız.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!