by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
2011’deki bağımsızlığından bu yana dünyanın en genç ülkesi olan Güney Sudan, gezegendeki en karmaşık ve en az görünür insani krizlerden birini yaşıyor. Yıllar süren çatışmalar, topluluklar arası şiddet, zorla yerinden edilme ve aşırı hava olayları milyonlarca insanı insani yardıma muhtaç bırakırken, komşu Sudan’daki savaş yüz binlerce mülteciyi güvenlik arayışıyla sınırın ötesine sürmeye devam ediyor. Acil durumların ve uluslararası fon eksikliğinin bir arada yaşandığı bu bağlamda, spor da bir umut kaynağı haline geldi.
Çok az kişi bu gerçeği Wenyen Gabriel’dan daha iyi somutlaştırabilir. Güney Sudan’da doğan ve henüz bebekken kaçmak zorunda kalan Gabriel, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni bir hayat kurarak dünya basketbolunun elitleri arasına girdi, NBA’de ve Avrupa’nın en iyi liglerinden bazılarında oynadı.
Bugün, basketbol dünyasından gelen ilk Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İyi Niyet Elçisi olarak, mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin durumuna dikkat çekmek ve basit bir fikri savunmak için hikayesinin başladığı yere geri döndü.
Wenyen Gabriel, AS Gazetesi’nden Laura Martin Sanjuan‘a geniş çaplı açıklamalarda bulundu.

Soru – Güney Sudan’a döndüğünüzde ve desteklediğiniz toplulukları gördüğünüzde aklınıza hangi duygular geliyor?
Cevap – Bu her zaman duygu yüklü bir deneyim çünkü ailemin hikayesi burada başladı. Her döndüğümde sıcak bir şekilde karşılandığımı hissediyor ve Güney Sudan’ın yeni yönlerini keşfetmeye devam ediyorum. Daha önce bir kez annem ve ağabeyimle, bir kez de ablam ve babamla geri döndüm. Bu deneyimi onlarla paylaşabilmek benim için çok şey ifade ediyor. Sık sık annemle babamın katlanmak zorunda kaldığı her şeyi, yaptıkları fedakarlıkları ve başka bir ülkede hayatlarını yeniden kurmak için gereken cesareti düşünüyorum. Üstlenmek zorunda kaldıkları o inanılmaz derecede zorlu yolculuğu daha derinlemesine anlamamı sağlayan şey onlarla seyahat etmekti.
Mültecilerle ve yerinden edilmiş ailelerle tanıştığımda, son derece zor koşullarla yüzleşen ancak buna rağmen bir yuva kurmak, çocuklarını okula göndermek ve kendilerine bir gelecek inşa etmek için çabalamaya devam eden insanlar görüyorum. Bu, sahip olduğum fırsatlar için minnettar olmamı sağlıyor ama aynı zamanda başkalarının da bu fırsatlara sahip olmasına yardımcı olmak için bir sorumluluk hissediyorum.
Soru – Henüz bir bebekken Güney Sudan’dan ayrılmak zorunda kaldınız ve binlerce kilometre uzakta bir hayat kurdunuz. Şimdi geri dönmek ve hikayenizin başladığı ülkeye bir şeyler verebilmek ne anlama geliyor?
Cevap – Geri dönmek beni ülkeme ve kendi tarihime daha derinden bağlıyor. Annemle babamın ne kadar çok çalıştığını, aynı anda iki, hatta üç işte birden çalıştıklarını ve bulduğumuz güvenliğe ve fırsatlara ne kadar değer verdiklerini görerek büyüdüm. Şimdi geri dönebilmek ve üzerime düşeni yapabilmek benim için çok değerli. Bu sadece aldıklarımın bir kısmını geri vermekle ilgili değil. Aynı zamanda dinlemek, öğrenmek ve insanların bugün neler yaşadığını anlamakla da ilgili. Güney Sudan’da yerinden edilmiş toplulukları ilk ziyaret ettiğimde, orada yapılan çalışmalarla çok güçlü bir bağ hissettim ve daha fazla insanın bu gerçeği anlamasına yardımcı olmak için geri dönmek istediğimi biliyordum.
Soru – Doro’daki basketbol sahası gibi projeleri ziyaret ettiğinizde veya girişimlerinizden yararlanan gençlerle tanıştığınızda, siz ayrıldıktan sonra geriye ne kalıyor?
Cevap – Doro Mülteci Kampı’nda Sudan’dan kaçan sekiz yaşında bir kız çocuğuyla tanıştım. Annesiyle birlikte Etiyopya üzerinden seyahat etmiş ve sonunda Güney Sudan’a ulaşmışlar. Yaşadığı onca şeye rağmen hala umudunu koruyordu. Bana okula gitmek ve doktor olmak istediğini söyledi. Bu bana hemen onun gibi gençler için nasıl fırsatlar yaratabileceğimizi düşündürdü. Ayrıca kocasından ve çocuklarından ayrı düşmüş bir anneyle de tanıştım. Çocuklarının güvende olup olmadığını, yiyecekleri ya da ayakkabıları olup olmadığını bilmediği için neredeyse hiç yemek yiyemediğini ya da uyuyamadığını anlattı. Kendi annesinin çocuklarına bugün bile ne kadar çok değer verdiğini bilen biri olarak bu konuşma beni derinden etkiledi. Asla unutamayacağım bir şey.
Soru – Mülteci bir çocuk olmaktan NBA’de ve Avrupa’nın en iyi liglerinden bazılarında oynamaya kadar birbirinden çok farklı gerçeklikler yaşadınız. Bu yolculuğu duygusal olarak nasıl işliyorsunuz?
Cevap – Bazen bunu tam olarak kavramak zor oluyor çünkü basketbol beni hiç hayal etmediğim yerlere götürdü. Ancak her zaman annemle babamı ve bana verdikleri örneği düşünüyorum. Başka bir ülkede sıfırdan başlamak zorunda kaldılar ve ben onların cesaretini, fedakarlık kapasitelerini ve karşımıza çıkan her fırsata verdikleri önemi görerek büyüdüm. Bu benim ayaklarımı yere sağlam basmamı sağlıyor. Yolculuğumun, ailem güvenli bir liman bulduğu için ve benim okuma, üniversiteye gitme, spor yapma ve geleceğim hakkında hayaller kurma imkanım olduğu için mümkün olduğunu biliyorum.
Soru – Bugün başarı sizin için ne anlama geliyor? Hayallerinin peşinden koşan genç bir sporcuyken ifade ettiğinden farklı mı?
Cevap – Daha gençken başarı, basketbolun elit seviyesine ulaşmak anlamına geliyordu. NBA’e girmek, en iyilerle rekabet etmek ve oraya ait olduğumu kanıtlamak istiyordum. Bugün başarı çok daha büyük bir anlam ifade ediyor. Basketbolda hala gidebildiğim kadar ileri gitmek istiyorum ama aynı zamanda bu sporun bana verdiği her şeyi mümkün olduğunca çok insanı olumlu yönde etkilemek için kullanmak istiyorum. Benim için başarı; başkalarına kapılar açmak, sık sık unutulanlara görünürlük kazandırmak ve gençlerin içinde bulundukları koşulların geleceklerini belirlemek zorunda olmadığını anlamalarına yardımcı olmaktır.
Soru – Güney Sudan’daki pek çok genç devasa zorluklarla karşı karşıya ancak aynı zamanda olağanüstü bir potansiyele de sahipler. Onların geleceğini düşündüğünüzde size umut veren şey nedir?
Cevap – Onların umudu bana umut veriyor. Çatışma, yerinden edilme ve ailelerinden ayrı kalma gibi durumları yaşamış ama yine de okuma, kariyer yapma ve toplumlarına katkıda bulunma hayalleri kuran çocuklarla tanıştım. Zaten çok şey yaşamış sekiz yaşındaki bir kız çocuğu size doktor olmak istediğini söylediğinde potansiyelin orada olduğunu anlıyorsunuz. Bu gençlerin hırsı ya da yeteneği eksik değil. İhtiyaç duydukları şey güvenlik, eğitim ve hedeflerinin peşinden gitme fırsatı.
Soru – Spor, gençlerin zorlukların üstesinden gelmelerine ve içinde bulundukları koşulların ötesindeki olasılıklara inanmalarına yardımcı olmada nasıl bir rol oynayabilir?
Cevap – Spor, bir gencin hayatına neşe, disiplin ve istikrar getirebilir. Size çabanın karşılığını verdiğini ama aynı zamanda başkalarıyla nasıl çalışacağınızı ve bir takımın parçası olmayı öğretir. Basketbol benim çok farklı geçmişlere sahip insanlarla mutluluk anlarını paylaşmamı sağladı. Aileleri ve toplulukları nasıl birleştirebildiğini gördüm. Bu yüzden Doro mülteci kampındaki basketbol sahasının açılışını yapmak benim için çok önemliydi. Açılış gününde binlerce insan geldi ve pek çok çocuk organize edilen etkinliklere katılmak istedi. O sahada oynayan herkes profesyonel bir sporcu olmayacak ama orada inşa edebilecekleri özgüven, dostluklar ve aidiyet duygusu ömür boyu onlarla kalabilir.
Soru – Sizce Güney Sudan yıllar içinde nasıl değişti ve ülkenin geleceği için en büyük umudunuz nedir?
Cevap – Güney Sudan; çatışmalar, zorla yerinden edilmeler, aşırı hava olaylarının etkileri ve komşu Sudan’daki savaş gibi devasa zorluklarla yüzleşmeye devam ediyor. Ancak beni umutlandıran şeyler de gördüm. BMMYK ile birlikte ziyaret ettiğim, ülkenin kuzeydoğusundaki Maban vilayetinde mülteciler ve Güney Sudanlılar birlikte yaşıyor, birlikte eğitim görüyor ve spor yapıyorlar. Beni en çok etkileyen şey, aralarında hiçbir ayrım yokmuş gibi görünmesiydi. Birbirlerine tek bir aileymiş gibi davranıyorlardı. En büyük dileğim, bu topluluk ruhunun büyümeye devam etmesi ve ülkenin kalıcı barışa, daha büyük bir birliğe ve gelecek nesil için daha fazla fırsata doğru ilerlemesine yardımcı olması.
Soru – Sık sık yeni nesiller için fırsatlar yaratmaktan bahsediyorsunuz. Hayallerinin ulaşılamaz olduğunu hisseden mülteci veya yerinden edilmiş bir çocuğa bir mesaj gönderebilseydiniz, bu ne olurdu?
Cevap – Onlara umutlarını kaybetmemelerini söylerdim. Mülteci olmak hayatınızın sadece bir bölümü olmalı, asla hikayenizin sonu olmamalı. İçinde bulunduğunuz koşullar kim olduğunuzu ya da ne olabileceğinizi tanımlamaz. Yolun zor olabileceğini ve bazen hayallerin çok uzakta göründüğünü biliyorum. Ancak kendinize inanmaya devam edin, karşınıza çıkan her fırsatı değerlendirin ve daha iyi bir gelecek hayal etmekten asla vazgeçmeyin.
Soru – Kısa bir süre önce basketbol dünyasından gelen ilk BMMYK İyi Niyet Elçisi olarak atandınız. Bu sorumluluk ne anlama geliyor?
Cevap – Çok şey ifade ediyor çünkü benim kim olduğumla ve neyi temsil etmek istediğimle derinden bağlantılı. Mümkün olduğunca çok insanı olumlu yönde etkilemeyi kendime görev edindim ve BMMYK ile çalışmak bana bunu çok daha geniş bir ölçekte yapma fırsatı veriyor. Güney Sudan’a yaptığım ziyaret sırasında BMMYK’nın kaçmak zorunda kalan insanları desteklemek için yaptığı çalışmaları ilk elden gördüm. İhtiyaç sahiplerinin karşılaştığı gerçekler hakkında farkındalık yaratmaya yardımcı olmak ve insani krizler yaşayan toplulukların unutulmamasını sağlamak için bu çabanın bir parçası olmak istiyorum.
Soru – Mülteci olma deneyimini yaşadınız, hikayenizi dinledikten sonra daha önce hiç mülteciyle tanışmamış kişilerin neyi anlamasını istersiniz?
Cevap – İnsanların anlamasını istediğim ilk şey, kimsenin mülteci olmayı seçmediğidir. Kimse bir sabah uyanıp evini, toplumunu ve bildiği her şeyi geride bırakmaya karar vermez. Ayrıca kaçmak zorunda kalanların gücünü ve kararlılığını da anlamalarını istiyorum. Herkesi yıkabilecek deneyimler yaşamış ancak yine de umuduna sarılmış ve gelecek için planlar yapan insanlarla tanıştım. Mülteciler sadece başlarına gelenlerle tanımlanamaz. Onların hayalleri, yetenekleri ve hırsları var. Kendilerine güvenlik ve gerçek bir fırsat verilirse hayatlarını yeniden kurabilir ve olağanüstü şeyler başarabilirler.
Soru – Geriye dönüp baktığınızda, genç halinizin bugün dönüştüğünüz kişiyle ilgili en çok neyle gurur duyacağını düşünüyorsunuz?
Cevap – Sanırım gençliğim, basketbolun elit seviyesine ulaştığım için gurur duyardı ama umarım nereden geldiğimi hiç unutmadığım için daha da çok gurur duyardı. Basketbol bana pek çok kapı açtı ve şimdi bu fırsatları başkalarına yardım etmek için kullanmaya çalışıyorum. Güney Sudan’a dönebilmek, gençlerle tanışmak, bir basketbol sahası açmak ve mültecilerle, yerinden edilmiş topluluklarla yan yana durabilmek benim için çok şey ifade ediyor. Umarım o genç halim, başarının sadece kendin için elde ettiklerinden ibaret olmadığını anlardı. Başarı aynı zamanda başkaları için mümkün kıldığınız her şeyle ölçülür.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.