Theo Papaloukas: “Türkiye Ligi Avrupa’nın En İyi Liglerinden Birisi”

2016-10-31T11:29:32+00:00 2016-10-31T11:29:32+00:00.

Bugra Uzar

31/Eki/16 11:29

Eurohoops.net

Avrupa basketbolunun efsanesi, sayısız başarının, kişisel ödülün ve kupanın sahibi, birçok kişinin basketbola başlama sebebi, idolü… Efsanevi oyuncu Theodoros Papaloukas, Eurohoops’a özel bir röportaj verdi ve sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

by Buğra Uzar/ info@eurohoops.net

Avrupa basketbolunun efsanesi, sayısız başarının, kişisel ödülün ve kupanın sahibi, birçok kişinin basketbola başlama sebebi, idolü… Efsanevi oyuncu Theodoros Papaloukas, Eurohoops’a özel bir röportaj verdi ve sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Şu sıralar EuroLeague’in elçisi olarak basketbolun yayılmasında önemli bir pay sahibi olan efsanevi oyuncu Papaloukas, Eurohoops’a verdiği röportajında kariyeri, Avrupa basketbolu, EuroLeague’in yeni formatı, Türkiye basketbolu ve daha birçok konuda hakkında çok önemli açıklamalar yaptı.

Çok uzun yıllar çok üst düzey takımlarda çok üst seviyelerde oynadınız. Bunca yıl boyunca nasıl motive kalabildiniz ve sizin için emeklilik kararını almak zor muydu?

Bu kadar üst seviyede oynayabilmek çünkü bu benim en büyük motivasyonumdu. Motivasyon, her gün yataktan kalkarken kendinizi hedef için hazırlamaktır. Hedef de her zaman EuroLeaegue’i kazanmaktı. Hedefler, herkesin hayatındaki en önemli şeydir, bu yüzden bu beni kariyerimin sonuna kadar motive tuttu. Çünkü biliyorsunuz yaşlandıkça vücudunuz eskisi gibi reaksiyon vermiyor ama kazanma hedefiniz sizi ayakta tutan şey oluyor.

Oldukça uzun bir oyun kurucuydunuz ve bu tarzdaki ender oyunculardan biriydiniz. Böyle bir oyuncu olmanızın avantajları ve dezavantajları nelerdi?

Herkesin kendine göre avantajları ve dezavantajları oluyor. Önemli olan şey, avantajlı olduğunuz noktaları kullanabilmek. Benim için pas vermek çok kolaydı. Diğerleri içinse beni tuzağa düşürmek çok zordu çünkü 2 metre boyundaysanız ve iyi bir pasörseniz diğerleri sizi tuzağa düşürmek için iki kez düşünüyor. Öte yandan diğer oyuncular sizden daha hızlı oluyor. Bu yüzden oyunu sizin daha güçlü olduğunuz tarafta tutmalısınız. Ayrıca her zaman alçak posta gidip ters eşleşmeler yaratabiliyordum ve ya sayı üretiyordum ya da pas veriyordum çünkü birisi diğer taraftan yardıma geliyorsa siz de takım arkadaşlarınız için boş şutlar yaratabiliyoruz.

Euroleague maçlarında sizi ön sıralarda maçları izlerken görebiliyoruz. Zaman zaman içinizden oyuna dahil olmak geçiyor mu, daha iyisini yapabileceğinizi düşünüyor musunuz yoksa emeklilik dönemine alışmaya başladınız mı?

Bazen maçlardaki bazı durumlarda neler yapacağımı düşünüyorum. Ama hiçbir zaman ‘topu bana verin ben daha iyisini yaparım’ diye düşünmedim çünkü şu anda daha iyisini yapamayacağımı biliyorum (Gülüyor). Birçok kez pozisyonlarda en iyi ve en doğru seçenekler hangileri onları hızlı bir şekilde anlamaya çalışıyorum. Ancak kesinlikle maçı kenardan ya da televizyondan izlemek daha kolay. Koltuğunuzda rahat bir şekilde oturup izliyorsunuz. Oyuncuların yaşadıkları o stresten ve gerginlikten uzakta sadece izliyorsunuz.

Şu anda EuroLeague elçisisiniz. Bu nasıl hissettiriyor? Ayrıca nereye giderseniz gidin büyük bir saygı görüyorsunuz. Geriye dönüp baktığınızda kendinize “Evet, ben gerçekten iyi şeyler yapmışım.” diyebiliyor musunuz?

EuroLeague elçisi olmak çok güzel bir şey. Benim yapmaya çalıştığım tek şey ise basketbolu yükseltmeye ve ön plana çıkartmaya çalışmak. Ve EuroLeague bana bu fırsatı verdiği için çok mutluyum. Ben büyürken EuroLeague ile büyüdüm. Bu yüzden bu organizasyonu desteklemek gibi bir görevinizin olması çok iyi. Ayrıca mutluyum çünkü basketbol oynadığım bunca yılda insanlar gösterdiğim çabayı, antrenmanlarda ve maçlarda geçirdiğim zamanı takdir ediyor. Elinizden geleni yaptıktan sonra bunun işe yaraması ve insanların da bunu takdir etmesi çok iyi.

Daha önceki bir röportajınızda sizin NBA’e gitmeniz konusunda “zamanlama hatası” olduğunu ve bu yüzden NBA’e gidemediğinizi söylemiştiniz. Peki kariyerinizin gerçekleşiş şeklinden ve yaptığınız tercihlerden dolayı mutlu musunuz?

Daha önce de söylediğim gibi hayattaki her şeyde zamanlama çok önemli bir kriter. Benim için muhtemelen NBA’de oynamamam olması gereken bir şeydi. Ama öte yandan Avrupa basketbolunun en üst noktalarındaydım. EuroLeague’in en iyi takımlarında oynadım. Bu yüzden hiç pişman değilim. Kariyerim hakkında sadece iyi şeyler hissediyorum ve düşünüyorum.

Peki merak ettiğim bir konu var ki, o da kariyeriniz boyunca hiç Türkiye’den teklif aldınız mı?

Sanırım bazı görüşmeler vardı ama bunlar çok derin ve detaylı görüşmeler değildi. Sadece bir ilgi vardı. Ama Türkiye basketbolu o zamanlar şimdiki seviyesinde değildi. Şimdi ise Türkiye ligi, Avrupa’nın en hızlı ve en iyi gelişen ligi. Türkiye Ligi Avrupa’nın en önemli liglerinden birisi. Birçok oyuncu ve koç, Türkiye’de çalışmayı istiyor. Bu yüzden eğer doğru hamleleri yaparlarsa kısa süre içerisinde Avrupa’nın en iyi ligi olabilirler.

Kariyeriniz boyunca birçok şey başardınız. Bunların içinden en unutulmaz anı anlatabilir misiniz?

Aklıma gelebilecek birçok an, birçok maç var. Milli takımla madalyalar kazandım. CSKA’yla Euroleague ve diğer şampiyonlarda kupalar kazandım. Olympiakos’ta başarılar yaşadım. Yaptığım her şeyle gurur duyuyorum. Yalnızca iyi anlar değil, kötü anlar da benim için değerli Yaşadığım kötü anlar beni iyi olanlara götürdü.

Euroleague’in yeni format hakkında neler düşünüyorsunuz? Size göre avantajları, dezavantajları neler? Artık kapalı bir lig uygulaması var. Zaman içinde takımların artacağını düşünüyor musunuz?

Bir görüş bildirmek için erken. Önemli olan Euroleague’in ürünü daha ilgi çekici hale getirmeye çalışıyor olması ve bunu taraftarlara daha güzel bir oyun sunmayı düşünerek yapması. Şu ana kadar birçok ilginç maç izlediğimi düşünüyorum. Çünkü her hafta izlenecek ilginç ya da büyük bir maç oldu. Neredeyse her hafta bir derbi oynanıyor. Diğer yandan bir görüş bildirmek, bir karar vermek için erken. Birçok iyi şey var, bazı kötü şeyler var. Ancak önemli olan artık herkes için keyfini çıkarabileceği, yararlanabileceği daha çok şey var. Bundan sonrasında organizasyonun daha da iyisi için nasıl bir reaksiyon vereceği önemli. Bir başka iyi şey de Euroleague’le IMG arasındaki ortaklık. Bu ortaklık basketbolun daha gelişebileceği, büyüyebileceği anlamına geliyor. Yani çok iyi haber. Bunun ne kadar iyi bir haber olduğunu fark etmeli ve nasıl daha da iyi olabileceğini düşünmeliyiz.

Theo Papaloukas Interview inside

Euroleague IMG’yle olan ortaklığıyla işin medya boyutuna daha fazla yatırım yaptı. Sosyal medyada daha etkin olmak istiyor. Birçok başka gelişme de var. Sizce medya bu işin neresinde duruyor?

Medyada oyunun bir parçası. Mühim olan işin her tarafının birbirine saygıyla davranması. Medya oyunculara, oyuncular medyaya saygı göstermeli. İkisi arasındaki ortaklık basketbolun büyümesini sağlayacaktır. Herkes için doğru kimyayı bulup bu oyunun etrafına toplamak ve bu oyundan keyif almalarını sağlamak gerekli. Euroleague bu sayede büyüyecek. IMG de bu konuda ne kadar becerikli olduğunu gösterdi. Yalnızca bunun Avrupa’da nasıl olacağını bekleyip görmek gerekiyor. Bence burada bu turnuvanın Avrupa’nın tamamını kapsadığını göstermek kritik. Euroleague’in Avrupalı tarafını tanıtmanın bir yolunu bulmak gerek.

Takımların salary cap’lerindeki artışla beraber NBA artık Avrupa pazarı için çok daha büyük bir tehdit. Çin’de oldukça hızlı büyüyen bir market. Sizce Avrupa, elindeki genç yetenekleri ve değerli oyuncuları tutmak için neler yapmalı?

Ben bunu bir tehdit olarak görmüyorum. Aksine, Avrupa marketinin yeni stratejiler geliştirmesi ve gelişmesi içini bir fırsat olarak görüyorum. NBA tabii ki elinden gelenin en iyisini yapıyor, salary cap’teki gelişmeler ve NBDL’nin değerini artırmak gibi hedefleri de var. Çin, dediğin gibi, hızla büyüyen bir market. Ama şimdi sıra Avrupa basketbolunun en iyi şekilde nasıl kendimize bir yol çizebiliriz diye düşünmesi ve büyümeye devam etmesinde.

Türkiye Avrupa’daki en iyi liglerden birine sahip. Buradaki maçları izleme şansına sahip oluyor musun? Türk takımları ve lig hakkında neler düşünüyorsun?

Özellikle son yıllarda çok hızlı büyüyen bir lig gerçekten de. Çok iyi oyuncuları lige getirip ligin değerini artırıyorlar ve bu da Türk oyunculara da bir artı olarak dönüyor. Oyuncular birbirlerini sürekli daha iyi olmaya zorluyorlar. Bu da büyümenin ve gelişmenin yollarından birisi.

Eski bir oyuncu olarak, EuroLeague’in bu yeni formatında oynamak ister miydiniz?

Bu format gerçekten değişik. Sanırım taraftarlar için daha ilgi uyandırıcı fakat koçlar ve oyuncular için uyum sağlamak zorunda olunan bir şey. Formatın başarısı hakkında konuşmak için rakamları bekleyip onları gözden geçirmemiz gerekiyor. Ne kadar fazla insan maçları izliyor görmemiz lazım. Ama bu formatın yeni stratejilerin bir parçası olduğundan eminim. Öyle bir anda alınmış kararlarla yapılan bir şey değil. Bazı zeki ve mantıklı insanlar oturup bu kararı aldılar ve gelecekte neler olacağını göreceğiz.

Peki genç oyunculara neler tavsiye edersiniz? Sizin gibi üst seviyede oynayan üst seviye bir oyuncu olmak için neler yapmak gerekir?

Zamanlarını boşa harcamamalılar. Ne yapıyorlarsa yapsınlar, doğru şekilde yapmalılar. Artık günümüzde genç oyuncular bizim onların yaşlarındayken olduğumuzdan daha iyi durumdalar. Dikkatlerini dağıtmamaya dikkat etmeleri gerekiyor. İyi bir fiziğe ve iyi bir mentaliteye sahip oyuncular zaten kendilerine bir yol buluyorlar.

Gelecekte bir koç ekibinin içinde yer alarak, hatta bir baş antrenör olarak basketbolun içinde kalmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Gelecekte ne olacağını kimse bilemez. Ama şu anda mental olarak bir şeye kendimi tamamen verip adayacak durumda değilim. Sanırım bu konu hakkında henüz hazır olmadığımı söylemek benim için daha sorumluca söylenmiş bir söz olurdu. Yine de basketboldan herhangi biri gelip bana bir şey sorduğunda ya da bir yardım istediğinde her zaman onlara yardımcı olmaya çalışıyorum ve bunu beni mutlu ediyor.

İstanbul gelecek sene hem Final Four’a hem de EuroBasket’e ev sahipliği yapacak. Sanırım buraya artık Basketbolun Başkenti diyebiliriz. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz neler?

Çok büyük bir fırsat. Türkiye’deki herkes bu fırsatı değerlendirmek için çalışmalı. Sadece Avrupa’dan değil, Avrupa dışından da çok fazla insan Avrupa basketbolunu takip ediyor. Dediğim gibi, bu yüzden herkes bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek için çabalamalı.