By Stefan Acevski/ info@eurohoops.net
Avrupa elemelerinin üçüncü ve dördüncü maçları tamamlandı ve bunun ardından grup sıralamalarındaki tablo çok daha net hale geldi.
Cuma günü oynanan 16 maçın yanı sıra pazar günü sekiz ve pazartesi günü sekiz maçın ardından, ikinci aşamaya yükselmeyi garantileyen ilk on milli takım belli oldu.
Pazar günü Hırvatistan, Almanya, İsrail, Polonya, Finlandiya ve Fransa bunu başardı; pazartesi günü ise Türkiye, Bosna-Hersek, İspanya ve Gürcistan bu takımlara katıldı.
FIBA penceresi bir kez daha bize neden bu organizasyonu sevdiğimizi ve milli takım maçlarını neden heyecanla beklediğimizi hatırlattı. Güzel oyunlar, son saniye basketleri, bireysel performanslar, durdurulamayan takımlar… İşte geride bıraktığımız FIBA penceresine damga vuran beş şey.
Bir günde üç maç kazandıran basket
Cuma günü 16 karşılaşma oynandı ve bunların birkaçı dramatik şekilde sona erdi; hatta üç maç son saniye basketleriyle belirlendi. Her şey Macaristan’da başladı; ev sahibi ekip Fransa karşısında sürprize çok yaklaşmıştı.
Bitime dört saniye kala gelen üç sayılık basketle skor 71-71 oldu. Ancak molanın ardından Fransa’nın son hücum için yeterli zamanı vardı. Top Sylvain Francisco’ya gitti ve köşeden attığı şutla takımına galibiyeti getirdi. Kariyerindeki bir kritik şutu daha atan Francisco, ekibinin elemelerin ikinci aşamasına yükselmesinin yolunu açtı.
Bir başka büyük heyecan ise Letonya’da yaşandı. Ev sahibi ekip galibiyete çok yakındı fakat rakip kadroda Jordan Loyd vardı. Arturs Strautins, bitime dört saniye kala faulle birlikte basket buldu. Serbest atışı da sayıya çevirince Letonya 82-81 öne geçti.
Ancak Macaristan’daki gibi burada da zaman vardı. Top Loyd’a gitti ve muhteşem bir dripling sonrası yarattığı boşlukla buzzer-beater attı. Riga’daki seyircileri hayal kırıklığına uğratan Loyd, maçı 37 sayıyla tamamlayarak inanılmaz performansını taçlandırdı.
Üçüncü son saniye basketi ise İzlanda’da, en çılgın maçlardan birinde geldi. Litvanya, son çeyrekte 21 sayılık fark yakalamıştı (77-56), fakat bu bile yeterli olmadı.
Ev sahibi ekip ritim buldu ve özellikle inanılmaz oynayan Elvar Fridriksson önderliğinde her şutu sokmaya başladı. Fridriksson maçı 34 sayıyla tamamladı ve son saniyede attığı basketle Litvanya’yı şoke ederek takımına çok önemli bir galibiyet kazandırdı.
Tornike Shengelia – Gürcistan’ın bir kez daha kahramanı
Ülkesi için her zaman hazır olan oyuncular arasında Tornike Shengelia ismi sürekli en üst sıralarda yer alıyor.
Önceki pencerede Barcelona’dan Gürcistan’a gece yolculuğu yaparak milli takıma katılan Shengelia, bu kez de iki maçta oynadı. Gürcistan iki galibiyet alarak ikinci aşamaya yükselmeyi garantiledi.
Shengelia ve arkadaşları Danimarka’yı iki maçta da mağlup etti. Danimarka’daki maçta 24 sayı ve 7 ribaund, üç gün sonraki maçta ise 27 sayı ve 11 ribaund kaydetti.
Elbette önemli bir destek de vardı: Gürcistan’ın yeni devşirme oyuncusu Marcquise Reed. Trabzonspor’da rüya gibi bir sezon geçiren Reed, Türkiye Ligi’nde maç başına 23 sayının üzerinde ortalama tutturuyor. Bu formunu milli takıma da taşıdı; Danimarka’da 18, ikinci maçta ise 29 sayı attı.
Gürcistan ilerlemeye devam ediyor ve Dünya Kupası için güçlü bir aday gibi görünüyor. Bu başarıda en büyük pay ise her zaman takımının yanında olan Shengelia’ya ait.
Vasileios Toliopoulos için çılgın üç gün
Yunanistan, cuma günü Karadağ’a evinde 67-65 kaybederek acı bir yenilgi yaşadı. Son saniyelerde Vasileios Toliopoulos takımını beraberliğe götürebilecek şutu kaçırdı ve konuk ekip galibiyeti aldı.
Ancak Panathinaikos guardı sadece üç gün sonra kendini affettirdi. Serinin ikinci maçında Yunanistan 79-65 kazanırken Toliopoulos inanılmaz bir performans sergiledi.
27 sayı ve 10 asist yapan Toliopoulos, takımında çift haneli sayıya ulaşan tek oyuncuydu ve galibiyetin baş mimarı oldu.
Trajik bir figür olmaktan kahramana dönüşmesi sadece üç gün sürdü.
Türkiye, Sırbistan karşısında 2-0
Son günlerin Avrupa basketbolundaki en ilgi çekici eşleşmelerinden biri Türkiye ile Sırbistan arasındaydı. Her iki maç da büyük bir basketbol şöleni sunarken Türkiye iki galibiyet almayı başardı ve İspanya ile Polonya’nın yanında yenilgisiz kalan tek takım oldu.
Bu seride formda isimlerden Tarik Biberovic dikkat çekti. İki maçta da takımının en skorer ismi olan Biberovic, Belgrad’daki maçın son dakikasında attığı üçlükle galibiyette kritik rol oynadı.
Sırbistan eksik bir kadroyla oynamasına rağmen mücadeleyi bırakmadı. Mega oyuncusu ve 2025’te Milwaukee Bucks tarafından draft edilen Bogoljub Markovic, iki maçta da çok iyi performans gösterdi. Belgrad’da 19 sayı attı ve takımının geri dönüş umutlarını taşıdı.
İki güçlü takım arasında oynanan harika maçlar… Gelecek yıl Dünya Kupası’nın final aşamalarında bu rakipleri tekrar karşı karşıya görmek hiç de imkânsız değil.
Stefan Joksimovic – Doğmakta olan bir yıldız
Son günlerde birçok genç oyuncu iyi performanslar sergilese de özellikle Slovenya milli takımından Stefan Joksimovic öne çıktı.
18 yaşındaki Baskonia oyuncusu, bir önceki pencerede de Estonya maçının kritik anlarında sahadaydı.
Joksimovic’in giderek daha fazla güven kazandığı ve birkaç yıl içinde Slovenya’nın önemli oyuncularından biri olacağı açıkça görülüyor. Bu pencerenin ilk maçında Slovenya’nın Çekya’yı 99-59 yendiği karşılaşmada 19 dakika sahada kaldı.
Maçı 15 sayı ve 6 ribaund ile tamamlayan genç oyuncu takımının en skorerlerinden biri oldu. Slovenya iki gün sonra bir galibiyet daha alarak elemelerde önemli bir adım attı.
Hem forvet hem de şutör gard olarak oynayabilen Joksimovic, Baskonia’da Paolo Galbiati yönetiminde süre buluyor. Bu da gelişimine büyük katkı sağlıyor.
Stefan Joksimovic, gelecekte adını çok daha sık duyabileceğimiz bir oyuncu.