Eski Beşiktaş Oyuncusu: “Profesyonel Sporcular 24 Saat Kronik Ağrıyla Yaşar”

2026-02-24T09:50:00+00:00 2026-02-24T09:50:47+00:00.

Berkay Terzi

24/Feb/26 09:50

Eurohoops.net

Eski basketbolcu, profesyonel sporcu olmanın bedensel zorluğunu anlattı.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Joe Alexander, eski birçok oyuncu gibi profesyonel sporu nostaljik bir dille anlatmıyor. Sesinde kardeşlik vurgusu ya da parlak sahnelere dair romantik bir ton yok. Bunun yerine çok daha rahatsız edici bir çerçeve sunuyor: kronik ağrı, zihinsel yeniden yapılanma ve “acımasız rekabetin” gerçek kökeni olarak gördüğü süreç.

Alexander’ı birçok eski profesyonelden ayıran şey istatistikleri değil, felsefesi.

Viral olan bir Instagram videosunda, profesyonel sporcuların “esasen sürekli sakat” olduklarını söylüyor ve sahada görülen sertliğin yıllar boyunca biriken fiziksel hasarın öncülü olduğunu savunuyor.

“15 yıl profesyonel basketbol oynadım ve beni oraya götüren şey, acımasız rekabetin köklerini öğrenmemdi. Ve düşündüğünüz şey değil.”

“Çocukken rekabet konusunda size yalan söylenir. Kaybetmekten nefret etmeniz, kazanmaktan keyif almanız gerektiği öğretilir. Yüzde 110’unuzu vermeniz gerektiği söylenir ve yaş aldıkça doğal olarak daha iyi rekabet edeceğiniz anlatılır. Bu doğru değil.”

“Profesyonel oyuncular çok özgün bir süreçten geçer; hatta bunu bir anlamda kendi içimizde biz inşa ederiz. Sahada kana susamış gibi görünen bir profesyonel gördüğünüzde, o düşmanlığın çoğu zaman son on yılda yaşanan sakatlıklardan kaynaklanan kronik beden ağrısının doğrudan sonucu olduğunu anlamalısınız. Ayrıca şunu da bilmelisiniz: Profesyonel sporcular esasen sürekli sakattır.”

“Bu süreç ergenlikte başlar. Günde 24 saat kronik ağrıyla yaşamak, dinlenmeyi ya da antrenmanı bırakmayı reddetmek; beyninizi, omurganızı ve merkezi sinir sisteminizi yeniden yapılandırır. Başka birine dönüşürsünüz. Eskiden olduğunuz kişiye geri dönmezsiniz.”

“Yürürken, otururken ya da uyurken bile acı çeken 90 yaşında birini hayal edin. Gün boyu, her gün acı içindedir. Zamanla bir tür kadercilik gelişir. Artık yapmak istemez. ‘Hayat’ denen oyunu sürdürmek istemez çünkü eğlenceli değildir. Rahatlama yoktur.”

“Bir bakıma profesyonel sporcular bu süreci ergenlikten itibaren yaşamaya başlar.”

“Gelişen o kadercilik sahada şöyle görünür: Ben yaralı bir hayvanım. Bu acıdan kaçış yok. O hâlde giderken hepinizi yanımda götürüyorum. Takım arkadaşlarınızı. Koçunuzu. Hakemleri. Taraftarları. Herkesi.”

“On yıl boyunca antrenmanla çektiğim tüm acı, bizi sadece bir oyun oynuyor sanan sizlerin üzerine yansıyacak. Ben artık oyunu oynamıyorum. Oynamayı bıraktım.”

“On yıl boyunca, günde 24 saat kronik acı çeken hiç kimse bir şey ‘oynamaz’. Ben sahaya çıktığımda siz basketbol oynuyor olabilirsiniz. Ben başka bir şeyi dışa vuruyorum. Yaralı hayvan sendromu. Bu acının içinde zaten ölmüşüm diyen bir kadercilik; o yüzden hepiniz benimle geliyorsunuz.”

“Acımasız profesyonel rekabetin kökü budur.”

“Bir dahaki sefere profesyonel sporcu olmak istediğinizi, acımasız bir rekabetçi olmak istediğinizi söylediğinizde şunu anlayın: Rekabetçiliğimizin oyunu sevmekten ya da şampiyonluk kovalamaktan geldiği fikri basit ve safça.”

“Acımasız rekabet, beş, on, on beş yıl süren kronik ağrıdan doğar. Ve o zihinsel yeniden yapılanma sürecinden geçtiğinizde, artık aynı insan olarak geri dönmezsiniz.”

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!