EuroLeague 2020 Yaz Dönemi: Serbest Kalacak En İyi 10 Pivot

17/Nis/20 11:33 Mayıs 30, 2020

Utkan Sahin

17/Nis/20 11:33

Eurohoops.net
EUROLEAGUE / ̐Cő̏́͠׏ՠ- ϓ֐ (֙ԏÑVɁ: EUROKINISSI)

Turkish Airlines EuroLeague’de yaza “bonservisi elinde” giren 10 yıldız pivotu sizler için derledik!

by Utkan Şahin / info@eurohoops.net

Hayat iyisiyle, kötüsüyle sürprizlerle dolu…

Normal şartlarda, sezonun ilk etabı sona ermişti. Herkesin gözü playoff’lara kaymış durumda olacak, biz de sizlerin karşısına ilgili yazılarla çıkacaktık. Coronavirüs bütün bu süreci bozdu. Lig 3 haftadan uzun bir süredir askıya alınmış durumda. EuroLeague yönetimi sezonu tamamlamak için birçok yolu denese de her geçen gün geri dönüş ihtimali azalıyor.

Hafif hafif transfer haberlerinin çıkmasından da bunu anlayabiliyoruz. Normal şartlarda Final Four döneminde göreceğimiz, duyacağımız haberler son birkaç gündür karşımızda. Eurohoops Fırın da bu sebeple her sezon yazdığı “EuroLeague Serbest Oyuncu Pazarı” yazı dizisini erkene çekti.

Formatımız klasik! Pozisyon pozisyon bu sezon EuroLeague’de mücadele eden ve kontratı sona eren en iyi oyuncuları karşınıza getireceğiz.  Bu büyük serüvene de oyun kurucularla başladık, arkasından şutör guard, kısa ve uzun forvetlere baktık. Bugün ise pivotlarla devam edeceğiz. Hazırsanız, karşınızda serinin beşinci yazısı:

2020 EuroLeague Serbest Oyuncu Pazarı: En İyi 10 Oyun Kurucu

2020 EuroLeague Serbest Oyuncu Pazarı: En İyi 10 Şutör Guard

2020 EuroLeague Serbest Oyuncu Pazarı: En İyi 10 Kısa Forvet

2020 EuroLeague Serbest Oyuncu Pazarı: En İyi 10 Uzun Forvet

Not: Yaz dönemi için kontratında opsiyon bulunan oyuncular da listeye dahil edilmiştir. Tarik Black’in sadece NBA çıkışı olduğu için listeye alınmamıştır. 

Not – 2: Serbest kalan oyuncular, kulüplerin açıklamalarına göre belirlenmiştir.

10- Devin Booker

Yaşı / Ülkesi: 29 / Amerika
EuroLeague Kariyeri: 2 sezon – 44 maç
İstatistikleri: 28 maç 11.6 sayı, 4.8 ribaund, 1.2 asist, 13.9 EFF
Şut Yüzdeleri: %62.4 ikilik, %45.9 üçlük, %85.1 faul atışı
En İyi Maçı: 24 sayı, 10 ribaund, 36 EFF vs Khimki

Devin Booker, EuroLeague’deki ikinci sezonunda kendini göstermeyi başardı.

Geçtiğimiz yıl Bayern Münih formasıyla ilk kez Avrupa’nın en iyi liginde mücadele eden Amerikalı uzun, sakatlık sebebiyle aynı şansa sahip olamamıştı. Çok fazla maç kaçıran Booker, geri döndüğünde takım içinde rol bulmakta zorlanmıştı.

Khimki, geçmiş yıllardaki performansına güvenerek Booker’ı transfer etti ve sonuç hiç fena olmadı!

Alexey Shved ile iyi bir uyum yakalayan Amerikalı uzun, – birbirine en çok asist yapan 4. ikili onlar – hücumda Khimki’nin pota altındaki en önemli skor noktası haline geldi. Üstelik bunu istikrarlı ve oldukça verimli bir şekilde yaptı.

Onunla ilgili en çok dikkat çeken şey ise üçlük atışlardaki gelişimi oldu. Geçen sezon sadece 6 üçlük isabetiyle oynayan Booker, bu sezon yüzdesini %45.9’a çekerek bu sayıyı artırdı. Bu da onu ilginç kılıyor çünkü NBA’in aksine bu kıtanın pivotları çok şutör değil. Booker ise ligin en çok isabet bulan 3. pivotu konumunda yer alıyor.

Evet, kendisinin savunmada getirdiği bazı problemler var ama işin hücum tarafında bu kadar değerli olması bunun gözardı edilmesini sağlıyor. Yaz döneminde Rusya’daki kontratı sona erecek.

Khimki’nin ona bol sıfırlı bir kontrat önermesi büyük ihtimal ama bu olmazsa diğer takımlar da onun peşine düşecektir.

9- Greg Monroe

Yaşı / Ülkesi: 29 / Amerika
EuroLeague Kariyeri: 1 sezon – 28 maç
İstatistikleri: 28 maç 12.9 sayı, 6.8 ribaund, 2.5 asist, 16.8 EFF
Şut Yüzdeleri: %52.3 ikilik, %00.0 üçlük, %74.7 faul atışı
En İyi Maçı: 26 sayı, 8 ribaund, 5 asist, 31 EFF vs Zenit

Greg Monroe için ilk EuroLeague deneyimi düşünüldüğü kadar parlak geçmedi ama bu onun bu kıtanın önemli uzunlarından biri olmadığı anlamına da gelmiyor.

Evet, değişen oyun şekli sebebiyle Greg Monroe, muhtemelen kariyerinin başında kimsenin ondan beklemediği kadar çabuk gözden düştü. Fakat Amerikalı pivot kariyerini buraya taşımaya karar verdiğinde birçokları bunun büyük bir transfer olduğunu düşünüyordu.

Bayern’in bir yıl önce Derrick Williams’tan aldığı verimi ve Monroe’nun Williams’a göre bu kıtanın geleneklerine daha uygun bir oyuncu olması bu düşünceleri destekledi. Hatta onun Bayern’deki iyi sezonundan sonra büyük bir takıma geçeceğine emin olanlar bile vardı.

Şimdilerde bu rüzgar onunla birlikte değil.

Monroe, işin hücum tarafında bu kıtada işleri değiştirebilecek bir uzun olduğunu kanıtladı. Takımının en skoreri oldu, -ligde de 15. sırada- pota altında dominant performans sergiledi ve pas yeteneğiyle Avrupa’da çoğu uzunda olmayan şeyleri sundu. Fakat işin savunma tarafı bu kadar parlak olmadı.

Rakipler her maçta onun ikili oyun savunmasındaki problemlerine saldırdı ve bunu acımasızca cezalandırdı. Bu da biraz gözden düşmesine sebep oldu.

Eğer etrafına doğru isimler yerleştirilirse bu sorunun çözülebilir ya da saklanabilir fakat bunun için ona tam anlamıyla güvenecek bir takıma ihtiyacı olacak. Böyle bir takım çıkacak mi? Birlikte göreceğiz…