Olimpia Milano Takım Analizi: Süper Güçlere Yaraşır Yapılanma

15/Eyl/20 08:38 Eylül 15, 2020

admin69

15/Eyl/20 08:38

Eurohoops.net

Eurohoops Fırın, BSL’yle beraber EuroLeague analizlerine de başladı. İlk ekibimiz Olimpia Milano.

By Semih Altınbaş / info@eurohoops.net

Çok bekledik. Mart ayından beri Türkiye’de ve EuroLeague’de basketbol oynanmadı. Basketboldan daha uzun süre uzak kaldığımız bir dönem olmuş muydu?

Maçlarına devam eden yerel ligler oldu ancak kıtanın en büyük uluslararası spor müsabakaları iptal edildiği zaman kendinizi iyi hissetmeniz ve spora doymanız pek mümkün olmuyor. Hele ki, EuroLeague gibi bir tutkudan uzak kalınca…

Ancak hasret sona erdi! Turkish Airlines EuroLeague, 26 Eylül itibarıyla hayatlarımıza yeniden giriş yapıyor.

Bu heyecan ve coşkuyla Eurohoops Fırın olarak bir sezon öncesi klasiğimiz olan takım analizlerini yayınlamaya başladık.

İlk durağımız ise Ettore Messina’ya Ettore Messina’nın hakettiği kadroyu veren Olimpia Milano!

Antrenörlerin Şahına ve EuroLeague’in Süpergücüne Yaraşır Kadro

Ettore Messina. EuroLeague kariyerine Zeljko Obradovic rekabeti balta vurmamış olsa, daha doğrusu Obradovic hiç antrenörlük yapmamış olsa çok daha farklı şekilde yankı uyandıracak bir isim. Tabii kıtadaki sporu yakından takip eden kişilerin Messina’nın ne kadar büyük figür olduğunu anlaması için böyle şartlara ihtiyacı yok.

Virtus Bologna bünyesinde başardıkları, Benetton Treviso’nun son ihtişamlı dönemlerinde oynattığı oyun… Her şeyin ötesinde CSKA Moskova’yla EuroLeague tarihinin en iyi 3 takımı arasına girebilecek bir efsane yaratması çok özel. Bütün bunları birleştirince 4 şampiyonluk anlamına geldi zaten.

Sonrasında uzunca bir NBA deneyimi ki Avrupa basketbolu sevdalılarını Messina’dan uzunca bir süre uzak tutan bir deneyim oldu bu. 2019 yazı, geri dönüşün tarihe kayıtlara geçtiği o kutlu mevsim…

Yine ülkesinin bir takımına, iyi yatırım yapmayı hedefleyen bir takımına, Olimpia Milano‘ya imzayı attı Ettore. Hem de iddialı bir kadro kurarak.

Mike James’le yaşadıkları ve onu takımdan yolladıktan sonra Dimitris Itoudis’in elinde nasıl bir süperyıldıza dönüştüğü konusunda konuşmanın pek de lüzumu yok çünkü her zaman her şey doğru ve olması gerektiği gibi ilerlemeyebiliyor. Yahut olması gerektiği gibi olmuştur. Bütün bunlar birer varsayımın ürünü.

Sezonun gidişatına baktığımız zaman da Messina’nın eski hallerinden çok uzakta olduğunu düşünenlerin sayısı epey fazlaydı, bunun yanında kadronun yetersiz olduğunu düşünenler de çoktu. Bunların hepsi kendince haklı bulunabilecek ve ortaya her iki taraftan da mantıklı argümanlar sunulabilecek tartışma bahisleridir.

Potansiyellerine göre felaket bir sezon geçirdikleri söylenebilir ancak yine playoff yarışındaydılar. Geçen sezonun Fenerbahçe‘si de potansiyeline göre çok kötü sezon geçirmişti ancak o haliyle bile playoff yarışındaydı. Bunlar olabiliyor bu sporun içerisinde.

2019-20’nin bahsini burada sonlandırıp önümüze bakmak gerekirse Milano daha yazın kendisi başlamadan şimşek gibi girdi yaz sezonuna. Hiç pandemiydi, krizdi demeden hem de. Mayıs sonunda çatır çatır açıklamaya başladılar transferlerini.

Olayın en ilgi çekici yanıysa o “çatır çatır” açıklanan transferlerin öyle kolay bitirilecek işler olmaması. Şimdi elbette o transferler hakkında teker teker yorumlar okuyacaksınız ancak öncelikle yönetim burada güçlü bir tebriği haketmiyor desek yalan olur.

Bir süpergüç kadrosu kurdu Milano. Hocasının ihtişamına, kulübün başarılarla dolu tarihine yaraşır bir kadrodan bahsediyorum. Artık işin geri kalanı işin üstadında, Ettore Messina’da. Onun sanatını oyuncularının performanslarındaki dalgalanmalar ışığında takip ederek sezon sonunda bir sonuca varacağız. Onlara ilişkin sezon öncesinde bazı soru işaretleri de bastırıyor. Ancak görünen köy de kılavuz istemiyor.

Dile gelen bütün bu gelişmeler bizlere “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyor.

Transfer Karnesi (A+ / D-):

Kevin Punter (C): Kızılyıldız’da bulduğu alanla yükselen performansını bir kenara bırakırsak Olympiacos dönemi faciaydı. Soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Malcolm Delaney (B):
Malcolm Delaney’nin adının geçtiği yerde büyük takımdan söz edersiniz, artık bu iş öyle bir hâl aldı. Fakat bu transferin de takımla nasıl bir uyum içine gireceği konusu karışık.
Shavon Shields (B+):
Sezonun en iyi transferlerinden bir tanesi kesinlikle. Baskonia döneminde onu izlemek çok keyifliydi.
Zach LeDay (A-):
Zalgiris‘in geçen sezonki en değerli oyuncuları arasındaydı. Olympiacos‘la başladığı Avrupa kariyerinde Sarunas Jasikevicius’un bir armağanı olarak en üst seviyeye çıkmanın peşinde. 
Gigi Datome (A):
Ne söylenebilir ki onun hakkında? Söylenebilecek her şeyi 5 yılda söyledi zaten herkes. Onu bilmeyen yok, yaşı kaç olursa olsun Gigi Datome büyük transferdir.
Davide Moretti (B-):
Kolejdeki son 2 sezon istatistikleri iç açıcı olmakla birlikte 22 yaşında, gelecek adına ümit veren bir isim.

En İyi Transfer: Kyle Hines (A+)

Olayın inanılmazlığı hakikaten insanın sinirini bozuyor. 4 EuroLeague şampiyonluğu bulunan Ettore Messina ile 4 EuroLeague şampiyonluğu bulunan Kyle Hines aynı takımda boy gösterecek artık. Tabii bu Diamantidis ve Obradovic‘in beraber 3 şampiyonluk kazanması kadar büyük bir olay değil çünkü onlar hikayelerini beraber yazdılar.

Fakat Milano‘nun bir şampiyonluk hedefi güderek böyle toplam 8 şampiyonluk kazanmış ikiliyi bir anda bir araya getirmesi büyük iş. Bu arada Milano‘nun koçu Messina ve yeni pivotu Hines haricinde 2 oyuncusu daha şampiyonluk deneyimi yaşadı. Kazanma ruhu iliklerine kadar işlemiş bir takım olacaklar ve bu deneyim çeşitliliği çok korkutucu. Şampiyonluk tecrübesi olmayan oyuncuların basketbol tecrübesine girmiyorum bile.

Hines transferi özelindeki değerlendirmeye gelecek olursak, Olympiacos ve CSKA‘da kendini kanıtlayabileceğinin de ötesinde kanıtlamış bir isim zaten o. Bir undersized pivotun EuroLeague gibi fizik mücadelesi yüksek bir ligde nereye kadar gidebileceğini kanıtlamış ve halen daha bu konuda söz sahibi olmayı başaran bir isim.

Açık konuşmak gerekirse onun ne kadar değerli oyuncu olduğunu anlatarak vakit kaybedeceğimizi düşünüyorum. Bunu Avrupa basketbolunu ortalama bir sıklıkta izleyen herkes biliyor. Hangi takıma gitse hakkında “çok iyi transfer” denilecek oyuncular vardır misal. Hines’ın tabiri caizse getir götürünü yaparlar pek çoğu.

Sezonun en iyi transferlerinden biri olmasının yanı sıra elbette Milano’nun en iyi transferi.

Kadro Dizilimi

Oyun Kurucu: Sergio Rodriguez – Malcolm Delaney – Andrea Cinciarini
Şutör Guard: 
Kevin Punter – Michael Roll – Davide Moretti
Kısa Forvet:
 Gigi Datome – Shavon Shields – Riccardo Moraschini
Uzun Forvet: 
Zach LeDay – Vladimir Micov – Jeff Brooks
Pivot: 
Kyle Hines – Kaleb Tarczewski – Paul Biligha

Hazırlık Maçlarındaki Performansları

Dinamo Sassari – Olimpia Milano: 82-86
Reyer Venezia – Olimpia Milano: 78-81

SÜPER KUPA MAÇLARI
Olimpia Milano – Cantu: 101-71
Varese – Olimpia Milano: 77-110
Cantu – Olimpia Milano: 62-102
Olimpia Milano – Brescia: 81-67
Brescia – Olimpia Milano:79-91
Olimpia Milano – Varese: 91-77

EUROLEAGUE HAZIRLIK TURNUVASI
Olimpia Milano – ALBA Berlin: 79-57
Zalgiris Kaunas – Olimpia Milano: 77-88

Hazırlık sürecindeki rakiplerine baktığımız zaman aslında bu yapılanmayla domine edemeyecekleri kimseyle oynamadılar ancak bu kadar çok oynayıp tek bir maç kaybetmemek de olağanüstü bir şey. Tabii, Milano’nun sezona herkesten önce başlamasının ve çok fazla maç oynamasının diğer takımlara nazaran ciddi bir avantaj oluşturacağını bilmek lazım.

Geçen sezon oyuncuları Dünya Kupası’ndan geç dönen takımlar 15-20 gün hazırlanıp EuroLeague sezonuna başlamışlardı. Ne kadar acı bir şey değil mi? Bu sezonun Olimpia Milano’su dolu dolu bir hazırlık döneminden sezona başlayacak. Lige bu denli hazır gelmeleri ilk bir aylık fikstürde çok çok işlerine yarar elbette ama sonrası için asıl mücadelenin başlayacağı açık.