Shaquille O’Neal’ı Anlattılar: Koleje Sıradışı Bir Geçiş, Eşsiz Bir Basketbolcu

08/Haz/21 13:55 Haziran 8, 2021

admin69

08/Haz/21 13:55

Eurohoops.net

Shaquille O’Neal, koleje geçtiği dönemde bütün ülkeyi adeta peşinde koşturmuştu. Efsane uzunun LSU’yu tercih etmesiyle sona eren dönemi Eurohoops Çeviri huzurlarınıza taşıyor…

By Brendan Quinn – Çeviri: Arma Kaynar / info@eurohoops.net

Bu çevirinin tüm hakları Eurohoops Ltd. Şti.’ye aittir ve tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.

Bu yazı 11 Mayıs 2021 The Athletic‘te yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Bu hikayeyi anlatan kişiler gayet güvenilir, çünkü gönümüzde bile hala gördüklerine inanamıyorlar. Bir kolej gözlemcisi olduğunuzu düşünün: lise seviyesindeki en iyi oyuncuları izliyorsunuz ve değerlendiriyorsunuz. Gördüğünüz, adını sık sık duyduğunuz bir oyuncu var. Listeler hazırlıyorsunuz. Daha sonra 2.10 boyunda 108 kiloluk bir devin basketbol sahasında karşısına çıkan herkesi mahvettiğini görüyorsunuz. Smaçlar, bloklar, durdurulamaz post uplar…

Bu kim diye sormaz mısınız?

Günümüzde, hatta son 25 yılda bu pek mümkün bir şey değil. Bir basketbolcu lisedeki ilk yılını oynadığı andan itibaren gözlemciler tarafından izleniyor, değerlendiriliyor. Peki sıra dışı oyuncular? Fiziksel olarak Marvel çizgi romanlarından fırlamış gibi olan oyuncular çoktan herkes tarafından tanınmış ve izlenmiş oluyor.

Şöyle bir düşünün. Hakkında anlatılanların gerçek olup olmadığını anlamak için canlı gözle izlemeniz gereken son oyuncu kimdi? Tüm basketbolu değiştirebilecek bir oyuncunun bir anda ortaya çıktığını en son ne zaman hatırlıyorsunuz? Bunun bir örneğini bulabilmek için internet öncesi döneme gitmeniz gerekiyor.

Bu ay boyunca Amerika’daki kolej koçları ülkenin dört bir yanını gezerek potansiyelli lise oyuncularını kadrolarına katmaya çalışacak.

Belki de bu yüzden şu an, 1988 yazını hatırlamak için uygun bir dönemdir.

“Eğer günümüzde olsaydık 16 yaşında 10 milyon takipçisi olurdu diyor. “ Amerika’daki basketbolun en eski yüzlerinden birisi olan Sonny Vaccaro. “Ancak o zamanlar tamamen yabancıydı.”

“Kimse Shaquille O’Neal’ın kim olduğunu bilmiyordu.” diyor Vaccaro.

Teknik olarak onu tanıyan 2 kişi vardı.

1985 yazında LSU’nun koçu Dale Brown, görevindeki 13. sezonu tamamlıyordu. Baton Rouge’daki dönemi gayet çılgın geçmişti. Takımı son 7 SEC şampiyonluğunun 4’ünü kazanmış ve 1981 yılında da Final Four’a kalmıştı. Ancak Tigers taraftarları genellikle takımlarının beklentileri karşılayamamasından şikayet ediyordu. Brown, gelenekçi birisi değildi. Bu yüzden yönettiği program, NCAA çevrelerinin hedef tahtalarından birisi haline gelmişti. Buna rağmen kuruma adeta savaş açan Brown, NCAA’in büyük bir iki yüzlülükle açtığı soruşturmalarla da mücadele ediyordu. O türünün tek örneğiydi ve LSU bu yüzden onu takımda tutmaya karar vermişti. 1985 yılının Nisan ayında 5 yıllık yeni bir kontrat imzalayan Brown’ın sözleşmeyi imzalamadan önce Oral Roberts ile anlaşabileceğine dair dedikodular çıkmaya başlamıştı.

Brown’ın en önemli özelliklerinden birisi de onun inanılmaz bir motivasyoncu olmasıydı. Sık sık doğumundan 3 gün sonra babasının ailesini terk etmesini ve annesinin North Dakota’daki tek odalı bir evde yetiştirdiğini anlatırdı. Babasının yokluğundan doğan boşluğu, Brown basketbol ile doldurduğunu söylüyordu. Basketbol ona ihtiyacı olan disiplini ve yönü kazandırmıştı.

“Dale bir koç değildi. Yani tabii ki harika bir koçtu ama o daha çok bir vaiz gibiydi.” diyor Vaccaro.