by Berkay Terzi / info@eurohoops.net
EuroLeague’deki temsilcilerimizden Fenerbahçe Beko, şutör transferinde bir süredir taraftarını bekletiyor ve merakın dozunu gittikçe arttırıyordu. Düğüm, nihayet geçtiğimiz gün çözüldü. Sarı-lacivertliler, bir şutörden daha fazlası olan NBA patentli guard Carsen Edwards’ı renklere bağlandı.
Birçok kişi Edwards’ı 2019 yılındaki kolej turnuvası maçlarının özet görüntüleriyle tanıyor olsa da 24 yaşındaki oyuncuda bundan daha fazlası mevcut.
İki sezon Boston Celtics‘te, bir sezon ise Detroit Pistons‘ta forma giyen Edwards, NBA arenasında fiziksel dezavantajlarından ötürü bir türlü başarı sağlayamadı. Ancak geçen sezon NBA G-League’de sayı kralı (26.7) olarak adından bir kez daha söz ettirdi ve böylelikle Avrupa’ya güçlü bir giriş yaptı.
Eurohoops Fırın, Fenerbahçe Beko’nun coşkuyla karşılanan yeni transferini mercek altına alıyor.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

2021-22 G-League normal sezon istatistiği:
| Oyuncu | Maç | SAYI | AST | RİB | TÇ | Şut% | 3lük | 3lük % | TK |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Carsen Edwards | 31 | 26.7 | 4.2 | 2.6 | 1.6 | %46.6 | 3.2 | %38.0 | 3.1 |
24 yaşındaki Carsen Edwards, adını en iyi şekilde 2019 yılındaki NCAA March Madness Turnuvası’nda duyurmuştu. Purdue Üniversitesi formasıyla o turnuvada 4 maça çıkan Edwards, sırasıyla 26 – 42 – 29 – 42 sayı atıp tüm dikkatleri üstüne çekmişti.
En başından beri Edwards’ın en çok bilinen özelliği, şut ve skor becerileriydi. Giriş paragrafında söylediğim gibi, Edwards bir şutörden daha fazlası. Onu yalnızca şutör rolüne sığdırmaya çalışmak doğru olmaz.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
Her ne kadar “şutör transferi” olarak ülkemize geliyor olsa da topu yere vurabilen ve pasör özelliklerini de bünyesinde barındırabilen bir guard.
Genç oyuncunun bu yetenekleri onu kolejde olduğu gibi Avrupa’da da öne çıkarabilir. Fenerbahçe‘ye en büyük katkısı da yaratıcılık ve perde çıkışı şut olacak.
Fenerbahçe‘nin hücum üretkenliğini yukarı çekebilecek bir isim. EuroLeague’de 1v1 üzerinden skor yaratabilen sorun çözücü nitelikli oyuncular iş yapabiliyor. Bunun en yakın örneği Shane Larkin.
Ancak Amerika’dan Avrupa’ya geçiş sanıldığı kadar kolay değil. Edwards’ın kıtaya adaptasyon süreci nasıl işleyecek merak konusu. Uyum sağlaması halinde senelerce buralarda adını duyacağımızdan eminim.
Carsen Edwards, sonuca birçok farklı yoldan ulaşabilen bir oyuncu. Yani sayı üretmek için tek bir şeye bel bağlamayan çok yönlü bir skorer.
Kendisi her şeyden önce bir ritim skoreri olduğu için topları kullanmaktan çekinmiyor. Bu yüzden bazen topu Edwards’a emanet edip kenara çekilmek gerekiyor. Bu tür anlarda Edwards’ın ritmini bulmasını temenni etmekten başka yapabilecek bir şey yok çünkü ısındığı dakikalarda Edwards’ın skor potansiyeli aşırı yüksek.
Genç oyuncu, ritim tuttuğunda eline gelen her şutu çemberden geçirebilecek türden bir skorer. Bu yüzden sezon içerisinde 30 sayılık maçlar görmemiz kesinlikle mümkün.
Tabi bu durumun olumsuz yönleri de var. Carsen, çabuk ritim tutabilen bir oyuncu olduğu gibi gününde olmadığında saç baş yoldurabiliyor, pozisyonları boşa harcayabiliyor veya top dolaşımını zedeleyebiliyor. 30 sayılık maçlar gibi bu tür olumsuz maçları da izleyebiliriz.
Eline gelen her şutu sıkmaya programlı bir oyuncu olması bende biraz şüphe uyandırıyor. Bununla birlikte şut seçimlerinin kusursuz olmadığını düşünüyorum. Edwards’ın her zaman en doğru şutu bulmak gibi bir kaygısı yok.
Onun için esas olan, şut ritmini bulup skorer kutusunun kilidini açmak. NBA’de barınamamasının nedenlerden biri bu.
Edwards, mantalite olarak “oynatan” bir oyuncu değil, “oynayan” bir oyuncu. Yani top elindeyken kendisini öncelik olarak belirliyor. Bundan ötürü 1 numara fiziğine sahip olsa da tarz olarak 2 numaraya daha yakın. Edwards’ın hücumdaki rolü ana top yönlendirici olursa sıkıntı yaşayabilirsiniz.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
İkincil top yönlendirici/karar verici olarak skor üretme işine odaklandığında daha etkili olabiliyor. Scottie Wilbekin ile Carsen Edwards, oyun tarzı bakımından birbirini andıran guardlar.
Bu yüzden Nick Calathes gibi oyunu yönlendirebilen, top dağıtabilen bir oyuncunun varlığı çok önemli. Calathes, skorer özellikli bu iki oyuncu arasında dengeleyici unsur olacak.
Edwards’ın birkaç farklı yoldan skora ulaşabildiğini belirtmiştik. Şimdi bunu biraz daha açalım. Bu noktada pick&roll (P&R) oyunlarındaki üretkenliğinden söz edebiliriz ilk olarak.
Geçen sezon NBA G-League’de sayı kralı olan Carsen, eline geçen pozisyonların %49’unda P&R oynuyordu. P&R pozisyonlarının %61’inde kendisi hücum eden Edwards, %39’unda takım arkadaşlarına fırsat yaratmaya çalıştı. Bu iki rakam, Edwards’ın oyun karakterini bir kez daha ortaya koyuyor.
Edwards, P&R üzerinden üç seviyeli bir skorer olma potansiyeli taşıyor. Nedir bu üç seviye? Perdede dış şutu kaldırıp çizginin gerisinden üretebilmek, perdeden geçip dribling üstü orta mesafe atabilmek ve perde sonrası çembere atak yapabilmek.
Edwards, özellikle dribling üstü şutlarda (pull-up) başarılı. Geçen yıl G-League’de oynadığı P&R hücumlarının büyük çoğunluğu dribling üstü şut ile sonuçlandı ve %45.6 ile isabet bulup 214 sayı üretti.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Edwards’ın P&R hücumundaki üretkenliğinin yanı sıra 1v1 yaratıcılığı da hiç fena değil. En iyi skorer, takım arkadaşının perdesine ihtiyaç duymadan da işini yapabilen skorerdir. Edwards’ın bu özelliğinin henüz üst düzey olduğunu düşünmüyorum, hatalar yapabiliyor ancak genel olarak iyi bir isolation oyuncusu diyebiliriz.
Daha 24 yaşında olduğunu ve kariyerinin zirve noktasına henüz gelmediğini hatırlatmak gerek. Ayrıca Edwards, “late shot clock creator” adı verilen türden bir oyuncu. Bunun meali, hücum süresi biterken oyun sıkıştığında topu eline verip sorun çözmesini bekleyeceğiniz kişi demek.
Edwards, bu tür anlarda öne çıkıp takımını ipten alabilecek isimlerden.
Edwards’ın bir diğer önemli özelliği ise çembere atak yapabilme yeteneği. 24 yaşındaki guard, bu sezon G-League’de çember etrafından en çok şut kullanan oyunculardan birisiydi ve bu özelliğini çabukluğuna borçlu.
Edwards, ilk adım hızıyla rakiplerini eksiltebilen ve bunun ekmeğini yiyor. Dar alanda birkaç adımla iyi hızlanıyor, topla hızlı yön değiştiriyor ve bu sayede çembere gidebiliyor. Tabi bu, Edwards’ın çok iyi bir bitirici olduğu anlamına gelmiyor.
Çembere gitmekte başarılı olsa da temasa karşı pozisyonları bitirmekte kusursuz diyemeyiz. Edwards, fizik olarak küçük kaldığı için pota etrafından biraz zorluk yaşayabiliyor. Bununla birlikte daha sık çizgiye gelmesi gerek.
“Acaba top elinde değilken ne kadar verimli olacak?” sorusu, Edwards’a dair en önemli soru. Yanında Scottie Wilbekin ve Nick Calathes ile birlikte oynayacak. Bana kalırsa Edwards’ın topsuz oynama sorumluluğu, bu iki isimden daha büyük olacaktır.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
Bu yüzden bu konuya da değinmekte yarar var. Edwards, asıl farkını top elindeyken ortaya koysa da topsuz yaşayabilen bir skorer. Bu noktada Edwards’ın hareket halinde üçlük atabilmesi değer kazanıyor. Bu yüzden Edwards’ı topsuz perde aksiyonlarına dahil edebiliyorsunuz.
Bunu özellikle kolejde çok fazla görmüştük. G-League’de koç ve sistem farklılığından da ötürü biraz daha fazla topla oynama sorumluluğu alsa da, kolejde çok sık topsuz perdelerle oynuyordu. Perdeden çıkıp şutu kaldırıyordu veya birkaç dribling ile potaya yöneliyordu.
Özellikle Nemanja Bjelica’nın cüssesi ve perde kurma kabiliyeti burada Edwards için epey alan yaratabiliyor. Neticede Edwards, topsuz oyunda işe yaramaz bir oyuncu değil. Yine de Edwards’tan tam verim alabilmek için topu eline vermeniz gerekiyor.
Edwards’tan asıl beklenti hücum yönünde olduğu için savunma tarafı o kadar da önemli gözükmüyor ancak bu konuda da birkaç kelam etmek gerek.
Edwards’ın NBA’de tutunamamasının sebeplerinden birisi, fiziğinden ötürü sahada küçük kalmasıydı. Böyle oyuncular, özellikle NBA’de hücum oyuncuları tarafından hedef haline geliyor ve fizik zaaflarından ötürü kolay kolay sahada barınamıyorlar.
Fakat Avrupa’da bu sorun Edwards’ın başını daha çok ağrıtabilir. Yine de boyundan ötürü savunmada saklanması gereken bir oyuncu. Bununla birlikte, Edwards’tan bu konuda çok bir şey beklememek lazım.
Bana kalırsa berbat bir savunmacı değil ve odaklandığında kabul edilebilir seviyeye gelebiliyor ancak savunma odağında süreklilik sağlayamıyor. Bu da hücumdaki sorumluluklarından kaynaklı bir durum.
Son olarak toparlayıp özetlemek gerekirse, Edwards şu anda Avrupa’nın en potansiyelli yaratıcı oyuncularından birisi. P&R hücumundaki üretkenliği, dribling üstü ve perde çıkışı şutları, ilk adım çabukluğu sayesinde gelen deliciliği… Bunlar, bir oyuncuyu kaliteli skorer yapmaya yetecek türden marifetler.
Edwards’ın ritim skoreri olduğunu ve yanlış şutu seçmekten korkmadığını belirtmiştim. Buna rağmen 24 yaşındaki oyuncuyu kısıtlayıp doğru şutu bulması/doğru oyunu oynaması için rolünü çizmek yerine ona özgürlük tanımak en doğrusu olacaktır.
Çünkü Edwards, attıkça açılan bir guard. Bu tür bir ismi transfer ediyorsanız, sevaplarıyla günahlarıyla kabullenmeniz gerekir.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.