Jimmy Butler’ın “Jimmy Buckets” Olduğu Yıl: Alın Teri, Mücadele ve Kararlılıkla Şekillenen Yol

09/Haz/23 09:12 Haziran 9, 2023

Bilal Baran Yardımcı

09/Haz/23 09:12

Eurohoops.net
jimmy-butler-heat-bucks

Eurohoops Çeviri, playoff performanslarıyla ligi kasıp kavuran ve “Jimmy Buckets” lakabını alan Jimmy Butler’ın tıpkı hayatında olduğu gibi oldukça zor şekillenen, mücadeleden doğan basketbol yolculuğunu ve dönüşümünü ele alıyor.

by Ryan Hockensmith / Çeviri: Bilal Baran Yardımcı / info@eurohoops.net

Bu çevirinin tüm hakları Eurohoops Ltd. Şti.’ye aittir ve tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.

Bu yazı 7 Haziran 2023 tarihinde ESPN‘de yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Jimmy Butler; “Jimmy Buckets” lakabını almadan, play-in’den playoffa sekizinci sıra takımı olarak giren takımı NBA Finallerine taşımadan, antrenmanlarda, maçlarda, basın toplantılarında sesi çıkan bir oyuncu olmadan önce NCAA turnuvasındaki bir takımın hayal kırıklığı yaşayan altıncı adamıydı.

Sonra her şey değişti.

2009 yılıydı. Darius Johnson-Odom takıma geldiğinde Butler, Marquette’teki üçüncü senesindeydi. Butler, asistan koç David “Aki” Collins’in ikinci yılındaki oyuncuyla bağ kurduğunu direkt far ketti. Collins oyuncuya “DJ” diyordu, daha iyi olması için çabalarken zorlandığında da yardımcı oluyordu.

Sıcak bir yaklaşımdı. Baba gibiydi neredeyse. Butler böyle bir şeyi hayatı boyunca tecrübe etme şansı bulamamıştı.

O sıkıntılı Marquette kadrosunu düşündüğümüzde çaylakların üzerine düşülmesi garip bir durum değildi. Butler da bir önceki sene kendisi gibi ekmeğini taştan çıkaran oyuncuların bulunduğu kadroda bu süreçten geçmişti. Fakat Johnson-Odom’da farklı bir şey var gibiydi. Takım arkadaşı sabah saat 5:30’daki zorlu antrenmanlarda mücadele ederken, elleri belinde dururken Butler, “22” adını verdikleri tam saha koşularla Golden Eagles’ı yönlendirirken, Collins, motive edici bir konuşma ya da bir tokatla devreye girerdi.

Butler her seferinde bunu fark etti.

“Bir aile gibisiniz,” diyordu Butler. Bir an duraksadı ve gülümsedi: “Ben bu aileye nasıl dahil olabilirim?”

İkisi de güldü ve kafalarını salladı. “Henüz ailede değilsin, Jimmy,” dediler. Bu konuda neredeyse her gün şaka yaparlardı. Fakat Butler bu şakaların altında bir acı hissediyordu.

O zamanlar Butler, kendi tanımıyla zorlu geçen yetişme dönemini kabullenmişti: İki ebeveyni de çoğu zaman yanında olmamıştı. Tyler Junior Üniversitesi’ne gitmeden önce Houston bölgesinde çeşitli şartlarda yaşamak zorunda kaldı. İkinci yılında Marquette’e geldiğinde hayatının en istikrarlı üç senesine giriş yapacaktı.

Geçmişi hakkında çok konuşmazdı, gerek de yoktu. “Nasıl büyüdüğünü bilmenize gerek yok,” diyor Johnson-Odom. “Yanındayken bunu hissedebiliyorsunuz.”

Fakat Marquette de onun için henüz bir aile olamamıştı. Butler’ın Milwaukee’de geçirdiği ilk sene, 2008-09 senesi zor geçmişti. Sezon başında sahaya giremiyordu. Eninde sonunda ribaundlardaki çabası ve savunmadaki arzusuyla altıncı adam rolüne geçti. Maç başına sadece 3.1 şut denerken 3.9 ribaund alıyordu.

Bir sonraki sene büyük potansiyel olarak görülen Johnson-Odom, tam da üçüncü sınıf olan Butler’ın ileri bir adım atmasının beklendiği sezonda takıma geldi. Koçlar hala Butler’ın rakip takımın en iyi oyuncusunu savunmasını istiyordu. Bazı geceler bu oyun kurucular oluyordu, bazı geceler Andre Drummond gibi uzunlar oluyordu. Fakat bunların yanında daha fazla sayı atmasını ve liderlik yapmasını istiyorlardı. Butler heyecanlanmıştı… Aynı zamanda korkmuştu da. Lise son sınıftayken Texas bölgesinde potansiyeller arasında 73. sırada yer almıştı. İlk defa kendisinden bu denli fazla şey isteniyordu.

“Kendisinden emin değildi,” diyor  asistan Jamie McNeilly. “Kendisini keşfediyordu. Gidecek çok yolu vardı.”

Gerçekten de çok yolu vardı. Fakat bir başladı mı önünde hiçbir şey duramayacaktı. Son 15 yılda ilerlediği yolun eşi benzeri yoktu. Dört yıl boyunca kolejde kalan, sayı atamayan oyuncu şimdilerde Jimmy Buckets olarak mı biliniyordu? Sürekli takım arkadaşlarının yakasında olmasına rağmen hepsi tarafından sevilen biri mi olmuştu? 20’li yaşlarının sonuna kadar süper yıldız olmayan, şu an ise önlenemez bir süper yıldız gibi gözüken bir oyuncu mu olmuştu? Böyle bir şeyi sporda pek göremezsiniz, Jimmy Butler için de böyleydi.

Ta ki 2009-10 sezonuna kadar.