by Semih Tuna / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
Galatasaray MCT Technic’in kaptanı Errick McCollum, Eurohoops Genel Yayın Yönetmeni Semih Tuna’ya özel bir röportaj verdi.
37 yaşındaki yıldız oyuncu; Galatasaray seçiminin arka planından, Türkiye’den, kariyer motivasyonlarından ve saha dışından bir çok konuya değindi.
Karşıyaka’dayken 30 dakika süre alan bir oyuncuydun, ardından Fenerbahçe’de rolün değişti. Bu sene nasıl bir Errick McCollum göreceğiz?
“Takımın neye ihtiyacı olursa. Nereye gidersem gideyim sayı atabildiğimi görüyorsunuz. Ayrıca istikrarlı olduğumu ve düzenli şekilde oynadığımı görüyorsunuz. Ben çok maç kaçıran biri değilim. Sahaya çıkıp elimden gelen en iyi mücadeleyi sergileyen biriyim. Ayrıca iki kişiyle savunulması gereken biriyim. Bana karşı rakiplerin ikili sıkıştırma, yardım getirmesi gerekir. 37 yaşındayken bile sadece bir kişi beni savunamaz. Bunu geçen sene de gösterdim. EuroLeague şampiyonu olan takımın en skorer ikinci oyuncusuydum. Bence bunu burada da görmeye devam edeceksiniz. Sürelerinizin az veya çok olması farketmeksizin takım neye ihtiyaç duyuyorsa onu yapmanız gerekir. Beni sahada verimli olurken, iyi yüzdelerle şut atarken göreceksiniz.”
Geçen seneki performansının ardından EuroLeague’den teklif geldi mi?
“Evet, bazı takımların ilgisi oldu. Açıkçası Türkiye’de kalmak istedim. Ailemin burada iyi olduğunu biliyorum. Oğlum beş yaşında ve okula gidiyor. Ona göre uluslararası bir okul bulmamız lazımdı. Ayrıca daha önceden tanıdığım bir koçla çalışmak istedim. Benden beklentilerinin ne olduğunu bildiğim, bana sahada o özgüveni verebilecek ve yalnızca basketbola odaklanmamı sağlayabilecek bir koçla çalışmak istedim. Saha dışında benden ne beklendiğini biliyorum. Yaşlandıkça sadece basketbol odaklı düşünmemeye başlıyorsunuz. Ailenizi de düşünmeniz gerek. Bence Galatasaray, kendim olabileceğim bir fırsat sundu. Ayrıca burada kazanmak ve şampiyonluklar için mücadele etme fırsatım da var. Bu benim için önemli. Dolayısıyla seçim yaparken bu üç şeyi birleştirmek istedim ve Galatasaray’ın bana bunların hepsini sağladığını hissettim.”
Basketball CL’deki rakiplerinden Marcelinho Huertas 42 yaşında ve hala üst seviyede oynuyor. Senden de bu şekilde bir devamlılık görebilecek miyiz?
“42 yaşına kadar oynarsam eşim muhtemelen kızar (gülerek). Bence Huertas ile durumumuz farklı çünkü o kendi ülkesinde oynuyor. Evet İspanyol değil ama kendi ülkesine çok yakın kültürde bir ülkede oynuyor. Eşim Türkiye’yi seviyor ama aynı zamanda evini ve ailesini de özlüyor. Tabii ben de özlüyorum. Yine de ben bu işten keyif alıyorum ve keyif almaya devam ettiğim sürece oynamaya devam edeceğim. Elbette eninde sonunda top sekmeyi bırakacak. Bence emekli olduğumda bu durum performansımdan ve becerilerimden dolayı olmayacak. Hayatımın yeni aşaması için ailemle bir şeyler yapmaya hazır olduğum için olacak. 42 yaşına kadar oynayabilir miyim? Bence evet. Yine de gerçekçi olmak gerekirse ailem için, çocuklarım için her gün onların yanında olmak, yaşları ilerledikçe ailelerimizle daha çok vakit geçirmelerini sağlamak… Bence basketbolu bırakmamın sebepleri daha çok bunlar olacak. Çünkü onlar 16 senedir benim için fedakarlık yapıyorlar. Farklı ülkelere, farklı yerlere gitmeme olanak sağlıyorlar. Dolayısıyla bunun karşılığını vermem gerek.”
Genç Amerikalılar, Türkiye hakkında tavsiye almak için sana ulaşıyor mu?
“Evet, sıklıkla. Fenerbahçe’den Brandon Boston, imza atmadan önce bana oradaki tecrübelerimi sordu. Tabii New Orleans’ta kardeşimle beraber takım arkadaşıydı. Dolayısıyla ona kendi tecrübelerimi, Türkiye’nin faydalarını ve ne kadar keyif aldığımı anlattım. (…) Bana ulaşan oyunculara Türkiye Ligi’nin ne kadar iyi olduğunu anlatıyorum. Çok fazla iyi takım var, kariyerinizde sıçrama yapabileceğiniz çok takım var. Kariyerinizi burada ispat edebilir ve Avrupa’da aranan bir oyuncu haline gelebilirsiniz. Açıkçası iyi para kazanabileceğiniz, iyi bir kariyer yapabileceğiniz ve saha dışında iyi bir hayat edinebileceğiniz çok fazla yer yok. Türkiye bunların hepsini sağlıyor. Saha dışında yaşama adapte olmak çok kolay. Saha içi biraz zorlayıcı olabilir çünkü çok fazla iyi ve yetenekli oyuncu var. Burada oynamaya yönelik talebi karşılayabilirseniz burada çok başarılı olup devamlılık ve mutluluk elde edebilirsiniz.”
Errick McCollum, basketbola başlama sebebinin bedava eğitim olduğunu söyledi.
“Basketbol oynamaya başladığımda hedefim sadece bedava eğitim görmekti. Bu sayede burs kazanabildim. Ardından daha fazlası için potansiyelim olduğunu fark ettiğimde profesyonel olmak istedim. Bunu başardığımda sadece ailemi geçindirebilmek istedim. Ailemin hiçbir şeye ihtiyaç duymamasını istedim. Basketbolun bana bu konuda yardımcı olabileceğini biliyordum. Bunu da yapınca üzerimde hiç baskı hissetmedim. Çünkü ailem ihtiyacı olan ne varsa ona sahipti. Bu yüzden benim için özgür oynamak kolaydı. Oynamaya devam ettikçe de hedefleriniz değişiyor. Daha fazlasını istemeye başlıyorsunuz. Ardından şampiyon olabileceğimi farkettiğimde kendimle yarıştığımı hissettim. Hiç başkasıyla rekabet etmeye çalışmıyordum. Basketbolda hayal edebileceğimden de fazlasını yaptım. Benim için mutluluk, beklentilerin üzerine çıkmaktı. Mutluluk, hayallerime ve hedeflerime ulaşmaktaydı. Yerimin neresi olacağının veya nasıl hatırlanacağımın kararını tarihe bırakıyorum. Bu benim için övgüden başka bir şey değil. Belki birinin favori oyuncusuyumdur, belki de değilimdir. Yine de insanlar bence karakterime hep saygı duyacaklar.”
Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
NBA gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!