NBA’in Bu Sezonki En ‘Overrated’ 10 Oyuncusu

11/Nis/26 09:03 Nisan 11, 2026

Arma Kaynar

11/Nis/26 09:03

Eurohoops.net

Eurohoops Çeviri, NBA’de 65 maç kuralına takılanları konu aldı.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Bu yazı Bleacher Report’ta yayınlandı ve uyarlanarak çevirildi.

2025-26 NBA sezonu neredeyse sona erdi. Sezon kapanırken, ligin en büyük yıldızlarından bazıları için bolca övgü ve hayranlık dolu yorumlar duyacak ve okuyacaksınız.

Ama burada bulacağınız şey bu değil.

Ligin en büyük (ya da en azından daha tanınmış) isimlerinden bazıları, sahip oldukları itibarın gerektirdiği seviyede performans sergileyemedi. Biz de bu isimleri mercek altına alacağız.

Eğer listelerime aşinaysanız, genelde bolca istatistik ya da tuhaf bir formül görmeye alışıksınızdır. Ancak bu çalışma neredeyse tamamen öznel değerlendirmeler gerektiriyor.

Elbette sayılar analizde yer alıyor, fakat bir oyuncunun taraftarlar ve medya tarafından nasıl “değerlendirildiğini” objektif olarak ölçmenin bir yolu yok. Bu da bir oyuncunun abartılıp abartılmadığını — ya da ne kadar abartıldığını — belirlemeyi büyük ölçüde yoruma dayalı hâle getiriyor. Ve bu yorumun her oyuncu için ayrı ayrı yapılması gerekiyor.

Listede yer alan tüm isimlerin gerekçelerini aşağıda bulabilirsiniz.

  1. Jaylen Brown

jaylen-brown-boston-celtics

Listeye oldukça iddialı bir isimle başlıyoruz. Jaylen Brown büyük ihtimalle All-NBA Birinci Takımı’na seçilecek ve Boston Celtics beklentileri yerle bir etti. Ancak bazı medya mensuplarının (oy hakkı olanların bile!) onu MVP olarak öne sürmesi açıkçası abartılı. Brown, tahmini galibiyet katkısında 29. sırada yer alıyor, NBA’in en verimsiz şutörlerinden biri konumunda ve negatif net rating farkına sahip (yani sahada olmadığı anlarda Boston’ın sayı farkı daha iyi).

  1. Kyle Kuzma

Buradaki en bariz karşı argüman şu: Zaten çoğu kişi Kyle Kuzma’dan ümidi kesmiş olabilir. Genel olarak “kötü” olarak değerlendirilen bir oyuncunun “abartılması” zor. Üstelik bu sezon bazı olumlu göstergeleri de var (örneğin ortalamanın üzerinde bir efektif saha içi yüzdesi). Ancak skor üretimi dışında oyuna katkısı hâlâ çok sınırlı. Ribaund, top çalma ve blok oranları düşük. Asist sayıları ise, düşük asist oranına sahip bir oyuncu için gereğinden fazla.

  1. Ja Morant

Zaten önemli ölçüde destek kaybetmiş olsa da Ja Morant’ın 2025-26 sezonu düşündüğünüzden daha kötü geçti. Buna rağmen hâlâ birçok kişi tarafından “yıldız” olarak görülüyor. Oysa son üç yılda sadece 79 maçta oynayabilmiş olması, son derece kötü şut verimliliği ve neredeyse hiç olmayan dış şutu ciddi sorunlar.

  1. Jonathan Kuminga

Kristaps Porziņģis’in de kendine özgü sorunları vardı (özellikle sağlık), ancak bu takasın Atlanta Hawks için kazanç olduğunu söylemek giderek zorlaşıyor. Jonathan Kuminga yeni bir ortam istemişti, ancak burada Golden State Warriors’taki süresinden bile daha az dakika alıyor. Ribaund ve asist oranları da hâlâ, hedeflediği yıldız seviyesini destekleyecek düzeyde değil.

  1. Draymond Green

Basketbol izleyicilerinin bir kısmı (belki Draymond Green’in kendisi de dahil) onu hâlâ birkaç yıl önceki gibi oyunu yönlendiren ve hücumu bozan bir forvet olarak görüyor. Ancak veriler bunun aksini söylüyor. Düşük verimlilik ve gerileyen savunma performansıyla birlikte Green’in -1.3 box plus/minus değeri, önceki dört sezonda yakaladığı +1.5 ortalamasının oldukça gerisinde.

  1. Domantas Sabonis

domantas-sabonis-sacramento-kings

Sacramento Kings adeta bir hayal kırıklığı ve Sabonis’in sezonu da bir sakatlıkla erken sona erdi. Ancak takımın kötü başlangıcında onun da büyük payı vardı.

Önceki üç sezonda ligin ribaund lideri olan ve bu süreçte iki kez All-NBA seçilen Sabonis’in istatistikleri 2025-26’da birçok alanda geriledi.

Daha da önemlisi, hem çevre savunmasındaki hem de pota korumasındaki zaafları bu sezon ciddi şekilde ortaya çıktı.

Sezon genelinde, zaten kötü olan Kings savunması Sabonis sahadayken 100 pozisyonda 5 sayı daha fazla yedi.

  1. Dillon Brooks

Dillon Brooks, Phoenix Suns’ın kültürel dönüşümünde önemli pay sahibi olarak övgü aldı. Ancak bu değişim muhtemelen bazı yıldızların ayrılması ve ilk yılındaki koç Jordan Ott’un gelişiyle daha çok ilgili.

Brooks iyi bir lider ve takım kimyasını olumlu etkileyen bir isim olabilir, ancak Suns’ın sayı farkı o sahada yokken daha iyi. Hâlâ ligin en verimsiz skorerlerinden biri ve diğer alanlarda bunu telafi edecek katkıyı veremiyor.

Ribaund konusunda ortalama, asistte ise neredeyse top kaybı kadar üretim yapıyor (1.8 asist – 1.7 top kaybı).

Maç başına 20 sayı atmak kulağa hoş gelebilir, ama bu takımın zararına oluyorsa değil.

  1. Paolo Banchero

Paolo Banchero’nun zayıf performansı artık daha fazla dikkat çekmeye başlandı, ancak hâlâ genel olarak bir yıldız gibi görülüyor. Oysa profil olarak düşük (ya da en fazla sınırlı) katkı sağlayan bir “şut zorlayıcı” görünümünde.

Dördüncü sezon üst üste Orlando Magic, Banchero sahadayken daha kötü performans sergiliyor. Dördüncü sezon üst üste efektif saha içi ve gerçek şut yüzdesinde ortalamanın altında kalıyor. Dördüncü sezon üst üste 75 pozisyonda 3’ten fazla top kaybı yapıyor.

Unutmayın, Banchero henüz sadece dört yıldır NBA’de.

6’10 boyuyla zaman zaman umut veren oyun kuruculuk ve pota altı skor potansiyeli gösterse de, zayıf yönleri potansiyelinin önüne geçmiş durumda — her ne kadar birçok taraftar bunu görmezden gelse de.

  1. Norman Powell

Jaylen Brown gibi Norman Powell da aslında iyi bir sezon geçiriyor. Maç başına 21.9 sayı ortalaması ve %38.3 üçlük yüzdesi var. 90’ların bir şutör gardı için bunlar harika istatistikler olurdu.

Ama yıl 2026 ve All-Star oyunculardan daha çok yönlü katkılar bekleniyor.

Şubat ayında ilk kez All-Star seçilen Powell, ribaund (3.6) ve oyun kurma (2.5 asist) konularında sınırlı katkı sağlıyor.

Üstelik takımın en skorer oyuncusu olarak hücuma olumlu etki etmesi beklenir. Ancak Powell sahadayken Heat’in hücum verimliliği (az da olsa) düşüyor.

  1. Brandon Ingram

Bu pek de gurur verici olmayan “birincilik”, Brandon Ingram’ın çok da umursamak zorunda olmadığı bir durum olabilir. Ancak All-Star seçilmesi ve 20 sayı ortalaması yapan oyunculara yönelik genel algı, onu sezonun en abartılan oyuncusu konumuna getirdi.

İleri düzey istatistikler, Ingram’ın bu sezon All-Star seviyesine yaklaşamadığını gösteriyor. Hem efektif saha içi yüzdesi hem de gerçek şut yüzdesinde lig ortalamasının oldukça altında kaldı. Ayrıca Toronto Raptors, o sahada yokken çok daha iyi performans gösterdi.

Takım büyük ihtimalle playofflara kalacak ve Ingram’ın en skorer oyuncu olması elbette önemsiz değil. Ancak Toronto’nun başarısı, Ingram’ın yarattığı algının aksine, çok daha fazla Scottie Barnes, Immanuel Quickley ve Sandro Mamukelashvili’nin katkılarıyla açıklanabilir.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Tags NBA