NBA Tarihinin En Büyük 10 ‘Acabası’

2026-04-16T10:37:43+00:00 2026-04-16T10:37:43+00:00.

Arma Kaynar

16/Nis/26 10:37

Eurohoops.net
derrick-rose-chicago-mvp
Nathaniel S. Butler/ Getty Images/ Ideal Image

Eurohoops Çeviri, sakatlıklar sebebiyle potansiyeline ulaşamayan yıldızları mercek altına alıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Bu yazı Bleacher Report’ta yayınlandı ve uyarlanarak çevirildi.

NBA playoffları her yıl yaklaştığında, Joel Embiid ve Philadelphia 76ers etrafında tuhaf bir beklentiyle karışık endişe havası oluşuyor.

Bu sefer ne olacak?

Sağlık açısından bakıldığında, geleceğin muhtemel Hall of Fame oyuncusu pek fazla şans yakalayamadı.

2026 playoffları öncesinde geçirdiği apandisit ameliyatı onu sahalardan uzak tuttu. Son yıllarda playoff performansı ya da sahada kalabilme durumu; yüzündeki sol orbital kemik kırığı, tendinit, menisküs yırtığı, başparmağındaki bağ kopması, sağ orbital kemik kırığı, LCL burkulması, bir başka menisküs yırtığı, Bell felci ve şimdi de bu son durum gibi pek çok sakatlıktan etkilendi.

Sadece normal sezonu ele alsak bile tablo çok daha iyi değil. Kariyerinde kaçırdığı maç sayısı 476’ya ulaştı. Oynadığı maç sayısı ise 490.

Bu noktada Embiid’in, NBA tarihinin en dikkat çekici “ya şöyle olsaydı?” oyuncuları arasına katıldığına şüphe yok. Bu grupta Bill Walton, Grant Hill, Brandon Roy ve Penny Hardaway gibi isimler de bulunuyor.

Bu kategoride en büyük ismi belirlemek neredeyse tamamen öznel bir mesele. Kusursuz (ya da en azından düzgün) bir sağlıkla bir kariyerin nasıl şekilleneceğini kesin olarak tahmin etmek mümkün değil, ancak her oyuncu için inceleyebileceğimiz bazı önemli göstergeler var.

Bunlar arasında sakatlık öncesi istatistikler ve başarılar, işlerin gerçekten ters gitmeye başladığı yaş ve bunun oyuncunun kariyerine olan nihai etkisi bulunuyor. Tüm bunlara bir de ciddi miktarda öznel değerlendirme eklenince ilk 10 listemiz ortaya çıktı.

  1. Tracy McGrady

McGrady brings ball up

2000-01’den 2004-05’e kadar: 27.6 sayı, 6.8 ribaund, 5.3 asist, 1.6 top çalma, iki sayı krallığı, beş All-NBA seçimi, iki kez All-NBA birinci takım

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 25

2006-07’den 2011-12’ye kadar: 14.8 sayı, 4.5 asist, 4.2 ribaund, iki All-NBA seçimi

Genç izleyiciler için hatırlaması zor olabilir, ancak 2000’lerin başında Tracy McGrady, NBA’in en iyi kanat oyuncusu olma konusunda ciddi bir iddia ortaya koyuyordu.

Arka arkaya iki kez sayı kralı oldu ve yine üst üste iki sezon All-NBA birinci takımına seçildi. Boyu, atletizmi ve yeteneklerinin birleşimi zamanının ötesindeydi. Üç sayılık atışları, henüz moda olmadan önce yoğun şekilde kullanıyordu.

Ancak kronik sırt problemleri 2005-06 sezonunda onu 47 maçla sınırladı. Sonrasında birkaç iyi sezon daha geçirse de diz problemleri mikro kırık ameliyatına kadar ilerledi ve bu da onun zirve dönemini fiilen bitirdi.

McGrady’nin burada daha üst sırada yer almamasının sebebi, sakatlıklar başlamadan önce zaten önemli başarılar elde etmiş olması. Ayrıca sakatlıklar sonrasında da iki kez All-NBA seçildi. Bu durum “ya şöyle olsaydı?” ihtimalini bir miktar azaltıyor.

Yine de sakatlıkların ortaya çıktığı yaş düşünüldüğünde, bu problemler olmasaydı bir MVP ödülü ve hatta belki bir şampiyonluk kazanabileceğini düşünmek hiç de abartı değil.

Gerçekte ise McGrady’nin NBA kariyeri 32 yaşından sonra sona erdi.

  1. Joel Embiid

Miami Heat v Philadelphia 76ers

2016-17’den 2022-23’e kadar: 27.2 sayı, 11.2 ribaund, 3.4 asist, 1.7 blok, beş All-NBA seçimi, 2022-23 MVP

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı dönem: Embiid, aslında ilk iki sezonunun tamamını kaçırdı.

2023-24’ten 2025-26’ya kadar: 29.4 sayı, 9.1 ribaund, 4.7 asist, 1.4 blok, bir All-Star seçimi

McGrady gibi Embiid de sakatlıklara rağmen başardıkları nedeniyle daha üst sırada yer almıyor. Görüldüğü üzere performansı da ciddi şekilde düşmüş değil.

Ancak sakatlıklar kariyerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiği için bu listede yer alması kaçınılmaz.

Bir sezonda yalnızca iki kez 66 maça çıkabildi ve bu iki sezonda da MVP oylamasında ilk ikiye girdi. Eğer bunu daha istikrarlı şekilde başarabilseydi, tüm zamanların MVP payı sıralamasında (şu anda zaten 27. sırada) çok daha yukarılarda olabilirdi.

Philadelphia 76ers ile sahadayken takımın sayı farkına yaptığı katkı düşünüldüğünde, sağlıklı bir Embiid ile daha derin playoff koşuları görmek oldukça mümkün görünüyor.

Ne yazık ki bu ihtimali gerçekçi görmek zor. Bu noktada Embiid’in playofflarda tam sağlıklı olması fikri neredeyse hayal gibi duruyor.

  1. Ralph Sampson

Houston Rockets v Washington Bullets

1983-84’ten 1985-86’ya kadar: 20.7 sayı, 10.9 ribaund, 2.8 asist, 2.0 blok, 1.0 top çalma, üç All-Star seçimi ve bir All-NBA seçimi

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 26

1986-87’den 1991-92’ye kadar: 9.5 sayı, 6.4 ribaund ve 1.2 blok, bir All-Star seçimi

Ralph Sampson 1983 NBA Draftı’nda birinci sıradan seçildi. Yılın çaylağı ödülünü kazandı ve ilk üç sezonunda ortalama 20 sayı, 10 ribaund ve 2 blokluk performans sergiledi.

Sampson’ın 2.24’lük boyu ve yetenekleri, neredeyse Victor Wembanyama tarzı, zamanının ötesinde bir profil çiziyordu. Hakeem Olajuwon ile birlikte NBA tarihinin en iyi uzun ikililerinden biri olmaları bekleniyordu.

Ancak diz ve sırt sakatlıkları bu parlak başlangıcı tamamen rayından çıkardı ve onu 30 yaşına gelmeden yedek kulübesine ve farklı takımlara savurdu.

31 yaşındaki sezonu kariyerinin sonuydu ve o sezon Washington Bullets formasıyla yalnızca 10 maça çıkabildi.

  1. Greg Oden

2007 NBA Draft presented by Sprite

2006-07 (Ohio State Buckeyes): 15.7 sayı, 9.6 ribaund, 3.3 blok, bir All-American seçimi

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı dönem: Hemen

2007-08’den 2013-14’e kadar (tüm NBA kariyeri): 8.0 sayı, 6.2 ribaund, 1.2 blok, toplam 105 maç

Bir başka 1 numara seçimi olan Greg Oden, kolej kariyerindeki tek sezonunda ribaund ve pota koruma konusunda son derece baskın bir oyuncuydu. Sezonun hemen ardından sağ dizinde şişlik tespit edilince mikro kırık ameliyatı geçirdi.

Yukarıdaki istatistiklerden ve (eksik kalan) başarı listesinde de görüldüğü gibi, hiçbir zaman tam anlamıyla toparlanamadı.

Oden, çaylak sezonunun tamamını kaçırdı. Sonraki iki sezonda toplamda sadece 82 maç oynayabildi. Ardından üç yıl tamamen sahalardan uzak kaldı ve sonrasında Miami Heat formasıyla yalnızca 23 maça çıkabildi. NBA kariyeri ise 26 yaşında resmen sona erdi.

NBA’de guard ve kanat oyuncularını öne çıkaran eğilimler, sağlıklı bir Oden’ın kariyerinin bir noktasında onun işini zorlaştırabilirdi; bu yüzden ne kadar etkili olabileceği tartışmaya açık.

Ancak Oden’ın Kevin Durant’in önünde seçilmesinin bir nedeni vardı. En azından ribaundlarda ve savunmanın bel kemiği olarak çok büyük bir etki yaratması bekleniyordu.

  1. Yao Ming

Houston Rockets v Memphis Grizzlies

2005-06’dan 2008-09’a kadar: 21.9 sayı, 10.1 ribaund, 1.9 blok, dört All-NBA seçimi

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 25

2009-10’dan 2010-11’e kadar: 10.2 sayı, 5.4 ribaund, 1.4 blok, toplam beş maç

Yao Ming de Greg Oden’ın karşılaşabileceği benzer basketbol felsefesi sorunlarıyla yüzleşebilirdi, ancak 2002 draftının 1 numarası, üç sayılık atış devrimi başlamadan önce 2000’lerin büyük bölümünde oyuna damga vurdu.

2.29’luk boyu, inanılmaz yumuşak bilekleri (son altı sezonunda serbest atışlarda %85.9 isabet oranı yakaladı) ve uluslararası popülaritesiyle Yao gerçek anlamda küresel bir süperstardı.

Potaya yakın ve orta mesafeden kolayca sayı üretebiliyor, savunmada devasa bir alan kaplıyor ve birçok kişinin düşündüğünün aksine rakip uzunlar tarafından kolayca ezilmiyordu.

Ancak kariyerinin birkaç yılı içinde ayak ve bilek sakatlıkları baş göstermeye başladı.

En verimli dönemi olan 2005-06 ile 2008-09 arasında bile sezon başına ortalama 60 maçın altında kaldı. Ve 30 yaşındaki sezonu NBA’deki son yılı oldu.

  1. Brandon Roy

Portland Trail Blazers v New York Knicks

2006-07’den 2009-10’a kadar: 20.2 sayı, 5.0 asist, 4.6 ribaund, 1.1 top çalma, 2006-07 Yılın Çaylağı, iki All-NBA seçimi

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 25

2010-11’den 2012-13’e kadar: 11.6 sayı, 2.9 asist, 2.6 ribaund, toplam 52 maç

Zavallı Portland Trail Blazers… Greg Oden’dan zaten bahsettik. Şimdi sıra Brandon Roy’da. Ve inanması zor ama bu organizasyonla işimiz henüz bitmedi.

Ama önce Roy’dan biraz söz etmek gerekiyor.

2000’lerin sonlarında ligin en akıcı orta mesafe skor üreticilerinden biriydi ve oyun kuruculuğu da yeterince değer görmeyen seviyedeydi.

Aynı zamanda Oden ve LaMarcus Aldridge gibi isimleri barındıran ve birkaç yıl boyunca şampiyonluk yarışının içinde olması beklenen yükselişteki Portland takımının yüzüydü.

Ancak dördüncü sezonuna gelindiğinde kronik diz problemleri onun sahada kalma süresini ciddi şekilde etkilemeye başlamıştı. Beşinci sezonunda ise yedek kulübesine çekilmek zorunda kaldı.

Ve 30 yaşına bile gelmeden, ağır osteoartrit nedeniyle NBA kariyeri fiilen sona erdi.

  1. Derrick Rose

American basketball player Derrick Rose - Archive

2008-09’dan 2011-12’ye kadar: 21.0 sayı, 6.8 asist, 3.8 ribaund, 2008-09 Yılın Çaylağı, 2010-11 MVP (NBA tarihinin en genci) ve All-NBA birinci takım

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 23

2013-14’ten 2023-24’e kadar: 15.1 sayı, 4.2 asist, sezon başına ortalama 40.4 maç

Sakatlıklar ortaya çıkmadan önce “NBA tarihinin en genç MVP’si” unvanı kadar yüksek sesle “ya şöyle olsaydı?” dedirten başka pek bir şey yok.

2010-11 sezonunda LeBron James’in bu ödülü daha fazla hak ettiğini söyleyenler olabilir. Ama neredeyse herkes, bu ödülün Rose’un tüm zamanların en iyileri arasına girebilecek bir yolda ilerlediğini gösterdiğini kabul eder.

Sahadaki oyunu da bunu kanıtlıyordu.

Ancak 2011-12 sezonunda—MVP olduğu yılın hemen ardından—kasık zorlanması, sırt spazmları, ayak parmağı burkulması ve ayak bileği sakatlığı gibi sorunlar nedeniyle sadece 39 maç oynayabildi. O playoffların ilk maçında ise ön çapraz bağını (ACL) kopardı ve bu sakatlık kariyerinin seyrini tamamen değiştirdi.

Rose’u NBA’deki diğer guardlardan ayıran en önemli özellik olan patlayıcılığı büyük ölçüde kayboldu.

Kendini yeniden adapte etmeyi başardı, şutunu geliştirdi (kariyerinin son altı sezonunda üç sayılık atışlarda %35.6 isabet yakaladı) ve hatta birkaç kez Yılın Altıncı Adamı ödülü için yarıştı, ancak bir daha asla 2010-11 sezonundaki o büyülü seviyeye yaklaşamadı.

  1. Penny Hardaway

Orlando Magic v Minnesota Timberwolves

1993-94’ten 1996-97’ye kadar: 19.7 sayı, 6.7 asist, 4.6 ribaund, 1.9 top çalma, üç All-NBA seçimi, iki kez All-NBA birinci takım

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 26

1997-98’den 2007-08’e kadar: 11.8 sayı, 4.3 ribaund, 3.8 asist, 1.4 top çalma, sezon başına 36.7 maç

Michael Jordan beyzbol oynamak için NBA’e ara verdiğinde, ne zaman geri döneceğine dair bir işaret yoktu. Lig, 2000’lerin başında gerçekten yaşanacak olan “Jordan sonrası boşluk” ihtimaliyle karşı karşıyaydı.

Ama o dönemde Anfernee “Penny” Hardaway, Jordan’ın tahtının potansiyel varisi gibi görünüyordu.

Jordan kadar yüksek skorer değildi, ancak NBA’e ligin en dinamik oyun kurucularından biri olarak girdi. Pazarlanabilirliği çok yüksekti. İkinci sezonunda All-NBA birinci takımına seçildi. Ve Shaquille O’Neal’ın yardımıyla 24 yaşına gelmeden NBA Finalleri’ne yükseldi.

6’7” boyunda, çok pozisyonlu oynayabilen ve adeta Michael Jordan ile Magic Johnson karışımı bir oyuncunun ligin yeni yüzü olma ihtimali oldukça gerçekçi görünüyordu.

Ancak 1996 playofflarında Joe Dumars ile çarpışmasının ardından dizine artroskopik ameliyat yapıldı. Normalde 2 ila 6 hafta sahalardan uzak kalması bekleniyordu.

Bunun yerine bu sakatlık, yıllar içinde altı ameliyata (2000’deki mikro kırık ameliyatı dahil) yol açan bir sorunlar zincirini başlattı.

Rose gibi Hardaway de bu durumla mücadele edip birkaç iyi sezon daha geçirdi. 2001-02’de 80 maça çıkıp 12.0 sayı ortalaması bile yakaladı.

Ama bir zamanlar ilerlediği yola, yani MVP’lere ve şampiyonluklara götürebilecek o seviyeye bir daha asla geri dönemedi.

  1. Grant Hill

Grant Hill of the Detroit Pistons runs towards the basket

1994-95’ten 1999-00’a kadar: 21.6 sayı, 7.9 ribaund, 6.3 asist, 1.6 top çalma, 1994-95 Yılın Çaylağı, beş All-NBA seçimi, bir All-NBA birinci takım

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı yaş: 28

2000-01’den 2012-13’e kadar: 13.1 sayı, 4.7 ribaund, 2.6 asist, sezon başına 45.5 maç

Sağlıklı bir Penny, Jordan’ın varisi olabilecekse; sağlıklı bir Grant Hill de LeBron James’in öncülü olabilirdi.

Duke Blue Devils ile efsanevi bir kolej kariyerinin ardından Hill, NBA’e doğrudan bir All-Star olarak giriş yaptı. İkinci ve üçüncü sezonlarında 9.4 ribaund ve 7.1 asist ortalamaları yakaladı.

O döneme kadar NBA’in nadiren (belki de hiç) gördüğü türden bir “point forward”dı. Ayrıca genç neslin düşündüğünden çok daha atletik ve patlayıcı bir oyuncuydu.

Ancak 2000 yılında yaşadığı ayak bileği kırığı, kariyerinin yönünü tamamen değiştiren bir sakatlıklar ve ameliyatlar zincirini başlattı. Kariyeri boyunca toplam 11 ameliyat geçirdi ve hatta bunlardan birinin ardından stafilokok enfeksiyonu bile yaşadı.

Tüm bunlara rağmen mücadele etmeye devam ettiği için büyük saygıyı hak ediyor. 30’lu yaşlarının ortasında Phoenix Suns için önemli bir parça haline geldi, üç sezon üst üste 80’den fazla maça çıktı ve hatta 40 yaşında bile sahaya çıktı.

Bunu başarabilmek için gereken azim ve yetenek, sakatlıklar olmasaydı ne kadar dominant olabileceğinin en güçlü kanıtlarından biri.

  1. Bill Walton

1977 NBA Finals Portland Trailblazers v Philadelphia 76ers

1975-76’dan 1977-78’e kadar: 18.0 sayı, 13.7 ribaund, 4.3 asist, 2.5 blok, 1.0 top çalma, 1976-77 Finaller MVP’si, 1977-78 MVP, iki All-NBA seçimi, bir All-NBA birinci takım

Sakatlıkların etkisini göstermeye başladığı dönem: 1974-75’teki çaylak sezonundan bile önce

1978-79’dan 1986-87’ye kadar: 10.2 sayı, 8.1 ribaund, 2.6 asist, 1.9 blok, 1985-86 Yılın Altıncı Adamı, sezon başına 28.8 maç

Bill Walton’ın bu listede daha alt sıralarda yer alması gerektiğini savunan makul argümanlar var. Sonuçta kariyerinin başlarında önemli başarılar elde etti. Ayrıca kolej yıllarında yaşadığı sakatlıklar (örneğin son sınıfta omurga kırığı) NBA’de karşılaşacağı sorunların habercisi sayılabilir.

Ancak sırt, diz ve ayaklarındaki kronik problemler olmasaydı, Walton’ı bugün NBA tarihinin en iyi 10-15 oyuncusundan biri olarak konuşuyor olabilirdik.

Walton’ın yetenek seviyesi ve savunma zekâsı, onu adeta Nikola Jokić ile Rudy Gobert karışımı bir oyuncu haline getiriyordu.

Hatta Kareem Abdul-Jabbar gibi bir efsanenin zirvede olduğu dönemde bile, Philadelphia 76ers başantrenörü Gene Shue, Walton için “basketbol oynamış en iyi uzun oyuncu” ifadesini kullanmıştı.

Bunu söylemek için de güçlü bir nedeni vardı. Walton, onun takımına karşı oynadığı NBA Finalleri’nde 18.5 sayı, 19.9 ribaund, 5.2 asist, 3.7 blok ve 1.0 top çalma ortalamaları yakalamıştı.

Hardaway ve Rose gibi Walton da sakatlıklardan sonra kendini yeniden konumlandırmayı başardı. Boston Celtics ile rol oyuncusu olarak Yılın Altıncı Adamı ödülünü kazandı ve bir şampiyonluk daha elde etti.

Ama Finallerdeki o Walton seviyesini birkaç yıl daha sürdürebilseydi, mirası hakkında çok daha büyük tartışmalar yapılması kaçınılmaz olurdu.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Tags NBA