By Aris Barkas/ barkas@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
Avrupa basketbolunda işler, düzelmeden önce daha da kötüye gidecek. Bu yalnızca temenniden ibaret bir düşünce değil, Como Gölü’ndeki EuroLeague hissedarları toplantısından çıkarılması gereken en önemli sonuç.
Villa d’Este muhteşem bir atmosfere ev sahipliği yaparken, Armani Grubu’ndan Leo dell’Orco harika bir ev sahibi, Olimpia Milano Genel Menajeri Christos Stavropoulos ise kusursuz bir organizatördü.
EuroLeague bir güç gösterisi yapmak istiyordu ve bunun için ortam son derece uygundu.
Avrupa basketbolu her seviyede yükselişini sürdürürken, normalde EuroLeague yönetim kurulu toplantılarına nadiren katılan birçok kulüp sahibinin de Como Gölü’nde hazır bulunması dikkat çekti. EuroLeague hissedarları, resmi basın açıklamasında doğrudan yer verilmese bile çok net bir mesaj gönderdi.
Açıklamada hissedar kulüplerin franchise statüsüne dönüştürülmesi ve yeni franchise’ların organizasyona dahil edilmesi planları doğrulandı.
Toplantı öncesinde NBA’in masadaki teklifinin kabul edilmeyeceği zaten belliydi. EuroLeague cephesinde sürecin içinde bulunan isimlere göre, rakamlar kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da mevcut teklif, olası bir anlaşma için başlangıç noktası olarak bile değerlendirilebilecek seviyede değil.
Öte yandan, yeni franchise olmak için tekliflerini sunan kulüpler — son olarak Luka Doncic öncülüğündeki Roma projesi de bu gruba katıldı — sekiz kontenjanın tamamı için olmasa bile en azından bazı yeni franchise’ların açıklanmasını bekliyordu.
Ancak toplantının temel gündem maddesi olmamasına rağmen NBA ve Avrupa’ya yönelik planları, görüşmelerin ana konularından biri hâline geldi.
Bununla birlikte asıl mesele masadaki teklif değil, geleceğe yönelik yol haritasıydı.
Paranın kontrolü
NBA Europe’un hedeflediği kamuoyuna açıklanan şehirlerde bulunan bazı EuroLeague kulüpleri, NBA ile iletişim kanallarını açık tutmak istiyor. Bu kulüpler Real Madrid, Fenerbahçe Tarfin, Panathinaikos, ASVEL ve Bayern Münih.
NBA’in hedeflediği şehirlerde bulunan Barcelona ve Olimpia Milano ise diğer hissedarların büyük bölümü gibi çok daha mesafeli bir tavır sergiledi. Bazı kulüpler ise tamamen olumsuz bir tutum takındı.
Görüşmeler sırasında bir noktada, “NBA’e saygı göstermeliyiz” ifadesi kullanıldı.
Buna verilen yanıt ise epey netti:
“NBA böyle bir teklifle bize ne kadar saygı gösteriyor?”
Teklifin finansal açıdan ikna edici olmadığı açık. Ancak odadaki asıl mesele bundan çok daha büyük. NBA kendi projesine inanıyor ve hedeflerini gerçekleştirebilmek için tam kontrol sahibi olmak istiyor.
Bu ise onlarca yıldır basketbola yatırım yapan, birçoğu hâlâ zarar eden ve bazıları ancak son birkaç sezonda kâr etmeye başlayan EuroLeague hissedarlarının kabullenmesi oldukça zor bir durum gibi görünüyor.
Bununla birlikte tamamı olmasa bile kulüplerin büyük bölümü kendi pazarlarına hâkim olduklarının farkında. Real Madrid veya Bayern Münih’in gölgesinde sıfırdan yeni bir basketbol takımı kurup Madrid ya da Münih’te güçlü bir yapı oluşturabileceğinizi düşünmek pek gerçekçi değil.
Dolayısıyla böylesine büyük bir kontrolden, yani esasen kendi markanızdan vazgeçmenin değeri nasıl belirlenebilir? Bunun karşılığında hangi garantileri alacaksınız? Ve en önemlisi, bu ölçekte bir kontrolü gerçekten başka bir tarafa devretmek istiyor musunuz?
Birbirine rakip iki lig
Bu mesele basit bir ticari birleşmeden çok daha karmaşık.
Eski EuroLeague ve NBA guardı Malcolm Delaney’nin söylediği gibi:
“Basketbol eğlenceli bir spor ama garip bir iş dünyası.”
NBA’den gelecek yeni bir teklif işleri kolaylaştırabilir. Ancak şu an için yeni bir teklif yapılıp yapılmayacağı bile tamamen belirsiz.
NBA ise 2027’de başlamasını hedeflediği Avrupa ligi projesiyle yoluna devam etmeye hazır. JPMorgan’ın küresel spor biriminin eş başkanı Eric Menell de hazırlıkların bu yönde ilerlediğini açıkça ifade etti.
“Belirli pazarlarda franchise değerlerinin 1 milyar dolara ulaşacağına son derece eminim. Gerçek anlamda 1 milyar dolardan bahsediyorum,” diyen Menell, salı günü Sportico’nun Invest London etkinliğinde şunları söyledi:
“Çok farklı taraflarla devam eden görüşmelerimiz var. Bunların arasında basketbol takımı bulunan global futbol markaları, basketbol takımı bulunmayan global futbol markaları, mevcut EuroLeague kulüpleri ve yalnızca bu projeye dahil olmak isteyen üçüncü taraflar bulunuyor.
“Belirlediğimiz hedeflere ulaşacağımız konusunda güvenim son derece yüksek.”
EuroLeague de 2027’den itibaren 24 takımlı bir lige geçiş planını sürdürüyor. EuroLeague CEO’su Chus Bueno, Avrupa basketbolunun parçalanmasının iyi bir şey olmadığını birçok kez dile getirdi. Ancak mevcut ortamda bunun kaçınılmaz hâle gelebileceğini de kabul ediyor.
Sonuçta birbirine rakip iki lig ortaya çıksa bile — ki bu ideal bir senaryo olmaktan oldukça uzak — NBA’in Avrupa basketboluna açık şekilde ilgi göstermesinin daha önce masada olmayan ciddi miktarda sermayeyi sektöre çektiği inkâr edilemez.
Basitçe söylemek gerekirse, NBA projesi gündemde olmasaydı bugün Roma’da iki farklı yeni takım projesinden ya da EuroLeague ekosistemindeki kulüpleri satın almak veya bu kulüplere ortak olmak isteyen yatırım fonlarının ilgisinden söz etmiyor olabilirdik.
NBA ve FIBA organizasyonlarına dahil olamayan bazı projeler EuroLeague veya EuroCup’ta kendilerine yer bulabilir. Aynı durum ters yönde de geçerli olabilir.
Benzer bir durum daha önce de yaşandı.
2000-01 sezonunda FIBA’nın öncülüğündeki SuproLeague ile EuroLeague, Avrupa basketbolunun zirvesinde üstünlük kurmak için birbirleriyle mücadele ediyordu. Üstelik o dönemde işin finansal boyutu bugünkünden çok daha küçüktü.
2001 yazında ise iki organizasyon birleşti.
Dolayısıyla bu daha önce yaşandı. Sonunda, süreç daha uzun sürse ve önümüzde daha birçok beklenmedik gelişme yaşansa bile, benzer bir birleşmenin yeniden gerçekleşmesi beklenebilir.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.