Darüşşafaka’dan Tam İsabet! | Sant-Roos Değerlendirmesi

2017-07-21T17:45:01+00:00 2017-07-21T17:45:01+00:00.

Semih Tuna

21/Tem/17 17:45

Eurohoops.net

Eurohoops Fırın’ın büyütecinin altında bugün Darüşşafaka’nın Kübalı yeni transferi Howard Sant-Roos var

By Mustafa Kocatürk / info@eurohoops.net

Transferi ülkemizde en hızlı geçiren ekiplerinden biri kuşkusuz Darüşşafaka. Geçtiğimiz sezon ki takımın büyük ölçüde dağılmasıyla birlikte kadrosuna 6 yabancı oyuncu katan Darüşşafaka, orta seviye takımlarda oynayan ve patlamaya hazır oyuncuları seçerek ülkemizde aslında çok denenmemiş bir şeyi deniyor.

Bu 6 oyuncu içinden Sant-Roos ise bugünkü yazımızın konusu. Çok kısaca; Sant-Roos perimetredeki aktif oyunu, atletizmi ve bunu hem hücumda hem savunmada kullanması, seviyesi için fena sayılmayan skor meziyetleri ile özel oyuncu olmaya aday biri. Kariyerinin daha öncelerinde oyuncu keşfetme işlerinde Avrupa’nın en büyük markası olan Baskonia‘nın dikkatini çekmeyi başaran Sant-Roos için bu bile oldukça yeterli bir etiket.

Howard Sant-Roos özelliklerine geçecek olursak, en değerli özelliği oyununa faydalı bir şekilde kanalize edebildiği atletizmi. Özellikle yay savunmasında oldukça aktif olan oyuncu, geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi’nde maç başına yalnızca iki faulle oynayıp 2.5 top çalma ortalaması yakaladı. Sahip olduğu yüksek dik sıçrama yeteneği ile yardıma geldiği zaman pota savunmasında da başarılı olan isim, geçtiğimiz sezon oynadığı CEZ Nymburk’tan bir üst seviyede kolayca savunma tutkalı rolünü üstlenebilir.

İşin hücum kısmında ise Sant-Roos becerikli skorerler sınıfına girmese de asla unutabileceğiniz bir isim değil. Geçtiğimiz sezon tüm kulvarlarda %46 saha içi isabeti bulan isim, yay gerisinden de %37 ile şut atmıştı. Şutlarının çoğunu topu yönlendirdiği oyunlarda kullanan bir atlet forvet için bu rakamlar azımsanmaması gereken yüzdeler. Bu yüzdelerle maç başına ürettiği skor da kariyerinin en yüksek seviyesi olan 13.2.

Ancak Howard Sant-Roos’u “iyi savunmacı atlet forvetler” sınıfında özel bir yere koyan yeteneği asistler. Sahip olduğu ortalama üstü ball-handlingi ile yönlendirici rolde rahatlıkla oynayabilen isim, CEZ gibi bir takımda geçen sezon maç başına 3 asist yapmayı başardı. Asistlerini çoğunu yaparken penetresini savunmak için kapanan savunmaları dışarıdaki şutörleri bularak cezalandıran oyuncunun standartın üstünde saha görüşüne sahip olduğunu da eklemek gerekiyor.

Sant-Roos oyunun diğer kısımlarında da etkin olmayı başaran bir oyuncu. Geçtiğimiz sezon maç başına 1’i hücum ribaundu olmak üzere 6 ribaund ortalamayla oynayan isim, ribaunu aldığı toplarla da yarı sahayı tempolu geçme özelliğine sahip. Bu mental erişkinliğe sahip olması, onun gibi patlayıcı özelliklere sahip bir oyuncu için oldukça kıymetli.

Tabii ki Sant-Ross’un oyununa eklemesi gereken noktalar da var. Mesela Sant-Ross topsuz oyunda etkili olabilecek tüm parçalara sahip olmasına karşın takımının düşük kalitesi sebebiyle o yeteneklerini CEZ Nymburk formasıyla hiç gösteremedi. Yine Sant-Ross  kariyerinden bir üst kademeye geçmek istiyorsa top kayıplarını kontrol etmeyi öğrenmeli. Maç başına 1.5 civarı top kaybı yapan oyuncunun bu yönü oyunun eksilerinden biri. Sant-Roos’un göze çarpan bir eksisi de atlet fiziğinin yeterince kalın olmaması. Bir üst seviyede onu bekleyen bir tehlike de bu fiziği yüzünde oyununda önemli bir yer kaplayan penetrelerinin duvara çarpması olacaktır.

Howard Sant-Roos takımında kalite isteyen koçlar için kapısı ilk çalınacak isimlerden biri değil ancak CEZ’de geçirdiği bu sezonla bir üst seviyeye çıkmaya hazır. Atlet, savunma odaklı ve patlayıcı takım içinde yer alacak Sant-Roos, bu sezonun Avrupa’daki en belki de en iyi “az risk – çok kazanç” transferi.