OAKA Mercek Altında

2015-03-06T01:20:05+00:00 2015-03-06T10:02:46+00:00.

Bugra Uzar

06/Mar/15 01:20

Eurohoops.net

Panathinaikos’la Barcelona’yı karşı karşıya geçiren maç çok yüksek tansiyonlu ve savunmaların hemen her pozisyonda faul sınırında sertliğin olduğu bir maçtı. Sonuçta Barcelona çok önemli bir deplasman galibiyeti aldı ve ilk 2 sırada olup play off’larda ev sahibi olma konusunda bir avantaj elde etti.

By Panos Katsiroubas/ info@eurohoops.net

Panathinaikos‘la Barcelona’yı karşı karşıya geçiren maç çok yüksek tansiyonlu ve savunmaların hemen her pozisyonda faul sınırında sertliğin olduğu bir maçtı. Sonuçta Barcelona çok önemli bir deplasman galibiyeti aldı ve ilk 2 sırada olup play off’larda ev sahibi olma konusunda bir avantaj elde etti.  Maça kötü bir başlangıçtan yaptıktan sonra Barcelona, 2 kritik nokta sayesinde maçı kazandı. İlki Satoransky’nin post up’lar üzerinden yaratıcılığıydı. İlk yarının son 5 dakikasında Barcelona her pozisyonda topu posttaki Çek guarda verdi. O da ikili sıkıştırmanın geldiğini anlar anlamaz Panathinaikos savunmasının zayıf tarafını tespit edip Tomic’e ve topsuz alanda perdelerden çıkan Abrines’e 4 asist yaptı.

2. kilit nokta ise Barcelona rotasyonunda kendine kısıtlı süreler bulan Tibor Pleiss’in hem savunmada hem de hücumda gösterdiği müthiş performanstı. Savunma kısmında Panathinaikos’un 2’li oyunlarında doğru yeri çok çabuk buldu ve Batista’nın özellikle ilk çeyrekteki etkinliğini durdurdu. Buna ek olarak Batista’nın topla çemberden çok uzak noktalarda buluşmasını sağladı ve dribbling üzerinden sayı bulma konusunda sıkıntılar yaşayan Batista’nın sayı bulma olasılığını iyice düşürdü. Son olarak da potaya penetre eden Panathinaikos guardlarına karşı çemberi çok iyi savundu.

Hücüm anlamında da oldukça etkiliydi. Marcelinho ile oynadıkları ikili oyunlar sonucunda çabukluğu sayesinde epey fazla pozisyonu bitirdi. Topa yapılan müthiş baskıya rağmen Barcelona maçı 25 asistle tamamladı, 2 guard (Huertas ve Satoransky) 10’ar asist yaptı. Panathinaikos özellikle hücum anlamında çok iyi bir periyot geçirdi. Her yerden tehdit yarattılar, 1’den çok oyuncu için oyunlar çizdiler ve ana amaç topu dolaştırıp Batista’ya topu çembere mümkün olduğunca yakın noktalarda indirmekti. Batista 16 sayı üretirken bunların yarısı ilk çeyrekte geldi. Barcelona Gist ve Fotsis’in sahadaki varlıklarına göre 2 farklı savunma stili denedi. Gist sahadayken onun adamı (Genellikle bu isim Doellman‘dı) ikili oyunlara yardıma giden oyuncu konumundaydı ki bu da Gist için boş şut imkanı doğuruyordu. O da yayın gerisinden 5 şut deneyerek bu alanda Panathinaikos’un lideri oldu. Fotsis oyundayken ise asla power forvet pozisyonundan yardım getirmediler ama zayıf tarafı boş bırakarak boyalı alanı tam anlamıyla kapattılar. Doellman Doellman, İspanyol ekibinin savunmasındaki gedikti. Rotasyonlarda çok yavaştı ve Gist’i hem hareket halindeyken hem de posttayken durduramadı. Savunmadaki bu dezavantajlarına rağmen hücumdaki müthiş performansı ve kritik şutları çok önemliydi. Ayrıca orta mesafeden sayılar da üretti ki bu onun uzmanlık alanlarından birisiydi. Yeşiller ise Marcelinho’ya Nelson ve Diamantidis ile post up yapmaya çalışarak ona sıkıntı yaratmayı denediler. Ancak maç ilerledikçe Panathinaikos bu taktikten sebepsiz yere vazgeçti ve özellikle 2. yarı Brezilyalı guardın ritmini hiç bozamadılar.  Ayrıca Yeşiller asla koşmayı ve hızlı hücumlarla sayı bulmayı denemediler ki Barcelona’ya karşı oynayan takımların denediği ve yüksek skorlar elde ettiği önemli bir noktaydı. Son dakikalar tam anlamıyla rock n rolldü! Birçok pozisyon taktiksel oyunlardan yoksundu, sıkı savunmalar ve kötü şutlar vardı, en önemli basketi bulan ve daha az top kaybı yapan takım kazandı. Bu takım Barcelona’ydı ve Panathinaikos’a karşı bu sene oynadıkları 4 maçın 4’ünü de kazandılar.