By Yılmazcem Özardıç/ info@eurohoops.net
NBA’de 2018/19 sezonunun ilk çeyreğini geride bırakıyoruz ve artık birçok takım ritimlerini bularak sezonlarını şekillendirmeye doğru gidiyor.
Ancak bazı takım ve oyuncular ise sezon başında kendilerinden beklenenleri sahaya yansıtmakta büyük güçlük çekiyorlar.
Bunların birçok nedeni var, takımların yeni kurulmuş olması, oyuncuların sakatlıklar yaşaması, formsuz dönemleri olması, takım içinde rollerine alışamamaları gibi onlarca neden yazılabilir.
Fazla uzatmadan, NBA’de bu sezon beklentilerin altında kalan 10 oyuncuya geçelim!
Nicolas Batum, Charlotte Hornets
İstatistikleri: 9.4 sayı, 5.5 ribaunt, 3.5 asist
Nicolas Batum kariyerinin en verimli geçmesi gereken dönemlerini, hem de oyunu yaşlandıkça güzelleşmesi beklenirken çok büyük bir hayal kırıklığı ile geçiriyor. 2016’da aldığı 5 yıl için 120 milyon dolarlık kontratın ardından adeta ‘yatışa’ geçen Batum, modern basketbol tam da onun gibi topla oynayabilen, takım arkadaşları için yaratabilen oyunculara doğru yönelmişken adeta dip yaptı. Bu sezonki 9.4 sayı ortalaması Portland’daki çaylak sezonundan beri en düşük sayı ortalamasına tekabül ediyor.
Maç başına 30 dakika sahada kalıp sadece 8 şut kullanması, Kemba Walker’dan başka hücum silahı olmayan bir takımda ne kadar agresiflikten uzak olduğunun bir kanıtı. Charlotte’ın elinde çok fazla istenmeyen kontrat var ve 2016’da Batum’a verdikleri bu devasa kontratın bedelini ödemeye devam ediyorlar. Eğer Charlotte bu sezon playoff’lara gitmek istiyorsa, Batum’un acilen toparlanması şart.
Donovan Mitchell, Utah Jazz

İstatistikleri: 21.3 sayı, 2.9 ribaunt, 3.6 asist
Utah Jazz‘in ikinci yıl oyuncusu Donovan Mitchell, harika geçen çaylak sezonunun ardından bu sezona büyük beklentilerle girdi ancak şu güne kadar ne takımı Utah Jazz, ne de kendisi iyi gözüküyor. Mitchell yine maç başına ortalama 21 sayı atıyor ancak %42 saha içi, %29 üçlük yüzdeleri ile bunu yapıyor ve geçen sezona göre çok verimsiz bir performans sergiliyor. Utah’ın geçen sezonun ikinci yarısındaki takım hüviyetine bürünmesi için onun yaratıcılık özelliklerine çok ihtiyacı var çünkü takımda bunu yapabilen diğer isim Ricky Rubio da sezona facia başladı.
Utah’ın savunması da şu ana kadar bir türlü beklenen seviyeye gelemedi ve bunda geçen sezon bir çaylak olmasına rağmen oyunun savunma tarafında hiç sırıtmayan Mitchell’ın büyük bir geri adım atmasının da payı var. Geçen sezon Offensive Box Real Plus-Minus istatistiğinde +1.3 olan Mitchell, bu yıl 0. Savunmada ise -0.2’den -1.3’e gerilemiş. Yani Mitchell parkedeyken ligde ortalama bir oyuncudan daha fazla bir şey vermiyor takıma işin hücum kısmında. Bu da zaten ne kadar büyük bir hayal kırıklığı olduğunu gösteriyor.
John Wall, Washington Wizards
İstatistikleri: 21.3 sayı, 3.5 ribaunt, 8.4 asist
John Wall istatistiklere bakıldığında kendisi için ortalama bir sezon geçiriyor gibi gözükebilir. Ancak Wall, Wizards‘ın lideri olması gereken bir konumda. Washington ekibi ise ligin en büyük hayal kırıklıklarından biri ve takımın soyunma odasındaki sıkıntıların en büyük nedenlerinden biri de John Wall’un bizzat kendisi. Wall artık 28 yaşına geldi ve karakter olarak değişmesi, olgunlaşması gereken yaşta. En azından normal basketbolcularda durum bu şekilde gelişiyor ancak Wall pek de normal bir oyuncu değil tabii ki.
Wall bu sezon maç başına tam 5 üçlük deniyor ve %32 ile isabet buluyor. Wall’un hayal kırıklığı olduğunu anlatan en güzel istatistik de muhtemelen sahada kaldığı ve kenarda oturduğu dakikalarda takımının neler yaptığı. Wall oynarken Wizards’ın Net Rating’i -5.3, kenardayken -0.2. Yani Wall parkede olduğu sürece takıma eksi yazıyor. Özellikle diz sakatlıklarından sonra bu yaz başlayacak devasa kontratıyla beraber Wall’un beklentilerin altında oynadığı da göz önüne alınırsa Washington’ın onu neden yollamaya çalıştığı çok açık gözüküyor.
Myles Turner, Indiana Pacers

İstatistikleri: 11.6 sayı, 6.2 ribaunt, 2.7 blok
Açıkçası ben kararımı verdim. Myles Turner, potansiyeline ulaşamayacak, beklenen oyuncu olamayacak. Her ne kadar fiziksel ve yetenek açısından gerçekten çok özel bir pivot olma potansiyeline sahip olsa da mental açıdan bu kadar düşük kalması büyük bir üzüntü benim açımdan. Lige 2016’da uçanı kaçanı bloklamaya çalışan, üçlük atabilen bir pivot olarak girdiğinde kendisi için büyük heyecan duyuyordum ama bu sezon Oladipo’nun da yokluğunda öne çıkıp sorumluluk almaması, mental problemleri olduğunun önemli bir kanıtı. Basketbolda maalesef sadece yetenek, atletizm veya fiziksel avantajlar başarı için yeterli olmuyor.
Pacers bu sezon başında ona güvenip önemli de bir kontrat verdi. Bana kalırsa Turner’ın yedekliğini yapan Domantas Sabonis şu anda neredeyse her açıdan daha iyi bir oyuncu ancak Indiana ekibi de yaptığı yatırıma biraz daha sabretmek istiyor. Myles Turner bu sezon sadece %20 ile üçlük atıyor ki maç başı denemelerini de geçen seneye göre 1 azaltmış durumda. Turner artık ligdeki dördüncü sezonunda ve dönem dönem gösterdiği ışığı istikrarlı bir performansa dökmesinin zamanı geldi. Bunu bu sezon hiç yapamıyor.
Eric Gordon, Houston Rockets
İstatistikleri: 15.7 sayı 2.3 ribaunt 1.3 asist
“Sahada hiç eğlenmiyorum. Hem de hiç. Çok kötü bir durum. İyi oynadığım zaman bile olmuyor. Oyuncularımızı doğru şekilde kullanmıyoruz. Doğru fedakarlıkları yapacak mıyız? Doğru tavra sahip miyiz?
“Geçen yıl bir takımın parçası olmak açısından geçirdiğim en iyisiydi. Hiç kötü bir dönemimiz olmadı. Kötü bir maç oynasak hemen sonraki rakibi farklı yenerdik. Kim olduğunun bir önemi olmazdı.”
Houston Rockets geçen sezon 65 maç kazanıp NBA Finali’ni bir maçla kaçırdı ama bu sezona 11-13’le başladılar ve Eric Gordon’ın sözlerine bakılırsa takımdaki hava da bambaşka. Eric Gordon oyunuyla bu konuda takıma ne kadar yardımcı oluyor? Pek değil. İki ve üç sayılık atışlarda kariyerinin en kötü düşük yüzdeleriyle oynuyor. Houston bir ileri iki geri gidiyor. Play-off potasında değiller ve işler düzelmezse korku dolu bir sezon onları bekliyor olabilir.
Chris Paul, Houston Rockets

İstatistikleri: 16.6 sayı, 4.6 ribaunt, 8.1 asist
Houston’da bu sezon iyiye giden neredeyse hiçbir şey yok ve Chris Paul de buna karşı kendisinden beklenen isyan bayrağını asma görevini yapamıyor. Sezonun ilk birkaç maçının ardından savunma stratejilerini değiştirmeye karar veren Rockets‘ta asıl sıkıntı hücumda ve Paul, burada organizasyonu yapması gereken yıldız olarak beklentileri karşılayamadı. Hücum-savunma birbirlerini besleyen dinamikler, burada D’Antoni’nin geçen seneki bir daha tekrarlanması neredeyse imkansız olan bire bir verimlilik istatistiklerine de kandığını düşünüyorum. Houston geçen sezonki gibi hücum etmeye çalışıyor. Başarılı olamıyor.
Paul yaşadığı birkaç küçük sakatlık ve aldığı cezayla birlikte sezona oldukça yavaş girdi ve sadece %42 ile saha içi isabeti buluyor. Geçen sene Box Plus Minus istatistiğinde ligin 7.1 ile zirvesindeydi. Bu sene ise tamamen farklı bir hikaye var ve 1.6 BPM ile oynuyor. Paul sezon ilerledikçe biraz daha ritmini bulacaktır ancak özellikle işin hücum kısmında onun organizatörlüğüne ihtiyacı var Houston’ın ve bunu takımın lideri olarak sağlayamadı. (Evet, Rockets’ın liderinin Harden değil Paul olduğunu düşünüyorum.)
Markelle Fultz, Philadelphia 76ers
İstatistikleri: 8.2 sayı, 3.7 ribaunt, 3.1 asist
Büyük bir heyecan ve iyimserlikle başlayan 2018/19 sezonu, Markelle Fultz için çok kısa sürede büyük bir kabusa döndü. Sezona şut konusundaki problemlerini çözme doğrultusunda önemli bir adım atmış gibi gözüken Fultz, daha sonra yine kolunu kaldırmada sıkıntılar yaşadı, çok ilginç haberlere konu oldu ve Jimmy Butler takasıyla birlikte ilk beşten kenara çekildi. Fultz birkaç maç sonra da omzundaki sıkıntıların devam ettiğini, şut atmakta sorun yaşadığını belirterek uzmanlara göründü. Son olarak ise genç oyuncunun sinirlerinde problem yaşandığı ve rehabilitasyona başlandığını açıklandı.
Fultz bu kabusu yaşamadan önce de verimsiz oynuyor ve performans olarak beklentilerin altında kalıyordu. Tabii bu ne beklediğinize göre değişir ancak benim beklentim en azından parkede ne yaptığını bilen bir Fultz görmekti. Oynadığı maçların büyük bölümünde sahada kafası kesilmiş bir tavuk gibi gezdiğini gördük. Takımdan ayrılmak istediğine dair haberler de çıktı. Umuyorum ki kariyerini buradan toparlar. Bu arada orta ismi N’Gai imiş Markelle’in. Bu harika bilgiyi de bilmeyenlerle buradan paylaşmış olayım.