by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
Fenerbahçe Beko, şu sıralar kulüp tarihinin en başarılı dönemlerinden birini geçiriyor. EuroLeague’de son 9, tüm kulvarlarda ise son 19 maçının tamamını kazanan Fenerbahçe, EuroLeague lideri olma yolunda ciddi bir avantaja sahip.
Fenerbahçe Beko Genel Menajeri Derya Yannier, Yunanistan kaynaklı Sportal’e özel geniş bir röportaj verdi. Yannier, burada Saras Jasikevicius’un yeni sözleşmesinden NBA’in Avrupa’ya gelişine kadar birçok konuya değindi.
Soru: Paris Basketball başkanı David Kahn, kısa süre önce bana, Saras Jasikevicius’un koçluğunu izlemenin ’sadece bunun için bile bilet parasına değdiğini‘ söyledi. Özellikle de duygusal yoğunluğu nedeniyle. Genel Menajer olarak sizin bakış açınızdan, hem Saras’ı hem de bu Fenerbahçe Beko takımını şu anda izlemeyi bu kadar ilgi çekici kılan nedir?
„Bir yıldan daha uzun süre önce de söylemiştim; hatta geçen yıl gelen tarihi sonuçlardan bile önce, benim için Saras şu anda Avrupa’nın en iyi koçu. Bunu sadece onunla çalışmaktan keyif aldığım ya da kişisel olarak sevdiğim için söylemedim. Onun temsil ettiği özellikleri gördüğüm için söyledim: Bu mesleğe karşı duyduğu eşsiz tutku ve en önemlisi oyuna karşı gece gündüz süren açlığı ve alçakgönüllülüğü. Bu niteliklere sahip olduğunuzda ve elbette teknik tarafı da tamamladığınızda, er ya da geç hedeflerinize ulaşırsınız.
Takıma gelirsek, çok yetenekli bir gruba sahip olduğumuzu düşünüyorum. Ancak bizim için öncelik her zaman soyunma odasında doğru dengeyi kurmak ve sağlıklı bir takım kimyası yaratmak. Geçtiğimiz sezonlarda bunun karşılığını aldığımızı söyleyebilirim ve umarım bu durum mevcut sezonun sonunda istediğimiz sonuçlara ulaşmamıza da yardımcı olur.“
Saras Jasikevicius’u yeni sözleşme imzalamaya ikna etmek ne kadar zordu? Belirleyici olan nokta süreklilik miydi, yoksa daha geniş bir uzun vadeli sportif vizyon sunmanız mı gerekti?
„Basketbol elbette hayatımızın büyük bir parçası, ancak her şey değil. Hepimizin kişisel hayatları, aileleri ve kariyer hedefleri var. Bu yüzden gelecek hakkında konuşurken her zaman bütüncül bir yaklaşım gerekir, yani 360 derecelik bir değerlendirme yapılır.
Ancak özetle söylemek gerekirse, Saras gibi bir koç geleceğiyle ilgili karar vermeden önce kulübün istikrarını görmek ister. Başkanımız Sadettin Saran, ona bu güveni sağladı. Günün sonunda sözleşmeyi uzatmak için anlaştık ve bundan sonra geleceğin bize neler getireceğini göreceğiz.“
Yunan basınında, Panathinaikos’tan ayrılması ve Türkiye’ye dönmek istemesi halinde Ömer Faruk Yurtseven’in yurt içindeki haklarının hâlâ Fenerbahçe Beko’ya ait olduğu yönünde haberler çıktı. Bunun nedeni, oyuncunun kulübün altyapısından çıktığında yapılan sözleşme teklifini reddetmiş olması olarak gösterildi. Bu iddiaların yönetmeliklere göre doğru olup olmadığını açıklayabilir misiniz?
„Evet, bu doğru. Federasyon yönetmeliklerinde uzun zamandır bulunan böyle bir madde var ve aslında altyapı programlarına yatırım yapan kulüpleri korumayı amaçlıyor. Günümüzde özellikle ABD’deki NIL sisteminin hayatımıza girmesiyle birlikte yalnızca yerel federasyon düzeyinde değil, herkesin bu konuyu daha fazla düşünmesi ve denklemin tüm taraflarının korunmasını sağlayacak çözümler üretmesi gerektiğine inanıyorum.
Sonuç olarak evet, başka bir kulübün oyuncuyla sözleşme imzalayabilmesi için Fenerbahçe’nin onayı gerekir. Farklı bir açıdan bakarsak, eğer Ömer Yurtseven bir noktada gelip Fenerbahçe’de oynarsa, o andan itibaren bu madde artık geçerli olmaz.“
Geriye dönüp baktığınızda, EuroLeague’de kadro kurma konusunda size en çok şey öğreten transferler hangileri oldu?
„Belirli bir hamleyi söyleyebileceğimi sanmıyorum. Daha önce de söylediğim gibi, yaptığımız işin güzelliği, kararların kesin sınırlarının olmamasında. Yani spor dünyasında bir şeyin kesin olarak doğru ya da yanlış olduğunu söyleyebileceğiniz fikrine tamamen karşıyım. Biz duyguların ve günlük faktörlerin çok etkili olduğu bir iş yapıyoruz. Bu yüzden şu anda harika olarak değerlendirdiğiniz bir şey, farklı bir ortamda gelecekte çok kötü görünebilir ya da tam tersi olabilir. Bu, sürekli deneyim kazandığınız büyük bir deniz gibi, her an farklı bir yöne kürek çekmeniz gerekebilir. Bu yüzden benim için kilit nokta esnek ve açık fikirli olmaktır.“
Nigel Hayes-Davis, Panathinaikos‚a transferinden sonra ‚Fenerbahçe sayfası kapandı‘ demiş ve kulübe her şeyini verdiğini hissettiğini söylemişti. Peki görüşmeler sırasında aslında neler yaşandı?
„Daha önce de defalarca söylediğim gibi, Nigel çalıştığım en iyi profesyonellerden biri ve kulüpte muazzam bir serüven geçirdi. Tüm iniş çıkışlara, yaşanan farklı duygulara rağmen, bu kulüp ona üst düzey bir oyuncu olarak gelişme fırsatı sundu. O da bunu, geçen yılki tarihi başarımızda kilit bir oyuncu olarak geri verdi. Bu yüzden bakış açısına ve kararına tamamen saygı duyuyorum. İşin özü bu kadar basit. Kariyerinin geri kalanında da kendisine en iyisini diliyorum.
Şu an başka bir takımda oynuyor, bu yüzden spekülasyon yapmanın kimseye bir faydası olacağını düşünmüyorum. Avrupa’ya dönmeye karar verdiğinde, imkanlarımız dahilinde ve tüm faktörleri göz önünde bulundurarak neler sunabileceğimizi kendisine ve menajerine ilettik. Ardından o kararını verdi. Saras’ın sözleşme sorusunda da dediğim gibi, her profesyonelin kişisel bir hayatı ve hedefleri vardır. Bizim yapmamız gereken, herkesin kararına saygı göstermek ve yola devam etmek.“
Bir oyuncuyla başarılı bir serüvenin ne zaman sona ermesi gerektiğine nasıl karar verirsiniz, birlikte şampiyonluklar kazanmış olsanız bile?
„Daha geniş bir perspektifle bakarsak, bir oyuncuyla başarılı bir serüvenin — birlikte şampiyonluk kazanmış olsanız bile — ne zaman sona ermesi gerektiğine karar vermek çok zor bir şey. Muhtemelen bir yöneticinin karşılaşacağı en zor konulardan biri. Başarıyı yönetmenin, başarısızlığı yönetmekten çok daha zor olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Yıllar içinde profesyoneller, birbirleriyle ve taraftarlarla güçlü bağlar kurar. Hedeflerinize ulaştığınızda, doğal olarak herkes değerinin artmasını bekler Bu durum, otomatik olarak diğer kulüplerin oyunculara, koçlara, personellere ilgi duymasıyla gündeme gelir. Bu durumu yönetmek iki senaryoda da maliyetli olabilir: Ya mevcut kadroyu koruyup daha yüksek maaşlar ödemek zorunda kalırsınız, ya da bazı oyunculardan vazgeçip gelecekte pişman olabilirsiniz. Bu nedenle net bir doğru-yanlış yok belli bir tarif de yok. O anı tüm olası faktörleri göz önünde bulundurarak değerlendirmeniz, karar vermeniz ve arkanıza bakmadan devam etmeniz gerekir.“
Sezon içinde oyuncularla bireysel görüşmelerinizin sayısı azaldıkça işlerin daha iyi gittiğini söylemiştiniz. Takıma liderlik edecek kadar yakın kalırken, soyunma odasına karışmaktan kaçınmayı nasıl dengeliyorsunuz?
„Bunun iyi ya da kötü olduğunu iddia etmiyorum, ama benim tarzım ve çalışma biçimim bu şekilde. Diğer genel menajerler veya sportif direktörlerinin farklı yaklaşımları olabilir, bunu eleştiremem. Oyuncuyken de hep şunu düşünürdüm, soyunma odası yatak odası gibidir. Orada hem iyi, hem kötü günlerde yüzde yüz rahat ve güvende hissetmelisiniz. Hem oyuncular, hem de koçlar için böyle olmalı. Orası onların alanı ve koç, oranın tek patron olmalı. Oyuncuların kaçacak veya mazeret bulacak yeri olmamalı. Bu yüzden genellikle dışarıda durup uzaktan gözlemlemeyi tercih ederim.
Herkes bilir ki ofisimin kapısı her zaman açıktır ve ihtiyaç duydukları herhangi bir konuda destek veya rehberlik için her zaman gelebilirler. Aynı şekilde, koç da ihtiyaç duyarsa soyunma odasında ona destek olmak için orada olacağımı bilir. Her şey yolunda gidiyorsa, benim müdahale etmeme gerek yoktur ve sahne her zaman onların parlaması içindir.“
Fenerbahçe’nin sponsorlar ve salon içi eğlence açısından Avrupa’da ‚örnek bir organizasyon‘ olduğunu söylediniz. Sizce EuroLeague kulüpleri, hala gelir elde etme konusunda çok mu geleneksel düşünüyor?
Panathinaikos ve Olympiakos, şu anda ligin en yüksek oyuncu maaş bütçelerine sahip kulüpleri arasında yer alıyor. Sizce Avrupa basketbolu, sürdürülemez bir harcama yarışına mı giriyor?
„Bu bir ikilem. Bir yandan pastanın büyümesini istersiniz, ama diğer yandan işi büyütmeye devam ederken yarattığınız ek gelirin büyük kısmı oyunculara ve menajerlere gidiyorsa, durup uzun vadeli istikrarı sorgulamaya başlamak gerekir. Aslında bu basit piyasa kurallarıyla açıklanabilir: Deneyimli ve kaliteli oyuncu sayısı az, talep fazla olduğunda aynı oyuncuların fiyatları sürekli artar. Bu nedenle ya ekosistemimizde daha fazla kaliteli oyuncu bulmanın bir yolunu bulmalıyız, ya da taleplerimizi kontrol etmenin bir yolunu.
Dengeyi düşünmemiz gereken bir diğer konu bu. Biz her zaman adil bir Finansal Fair Play sistemi yanındayız ve destekleriz. Ancak diğer yandan piyasanın nasıl işlediğini ve beraberinde getirdiği gerçekleri de anlamamız gerekiyor. Kulüplerin kesinlikle daha akıllıca hareket etmesi lazım, ancak Avrupa basketbolunun da rekabetçi kalması gerekiyor.“
EuroLeague’in gelir dağıtım modelini ‚eski ve adaletsiz‘ olarak şiddetle eleştirmiştiniz. Fenerbahçe gibi kulüplerin uzun vadeli olarak bağlılık göstermesi için hangi somut değişiklikler yapılmalı?
„Gelir dağıtım konusunu EuroLeague’e olan uzun vadeli bağlılığımızla bağdaştıramam. Bu endişemizi muhtemelen 18 aydan fazla bir süre önce gündeme getirdik ve o zaman lisans konusu henüz masada değildi. Modern bir şirket olarak EuroLeague’in, gerçek hedef küresel bir marka olmak ve büyümekse, yönetim modelini ve gelir dağıtım modelini gözden geçirmesi gerektiğine kuvvetle inanıyoruz. Farklı bir yönetim modelini benimseme konusunda açık bir niyet uzun süredir var, ancak bugüne kadar gelir dağıtım modelini değiştirmeye dair somut bir öneri görmedik.
Bu, sadece tüm hissedar kulüplerin saygı görmesini sağlamak için değil, aynı zamanda lisanssız kulüpler açısından da adil olunabilmesi için kritik bir konu. Biz rekabeti büyütmeye çalışıyoruz. Konu ne kadar hassas olursa olsun, kurul seviyesinde her şeyi konuşabilecek olgunluğa sahip olmamız ve organizasyonun uzun vadeli vizyonunun iyiliği için kararlar alabilmemiz gerektiğine inanıyoruz.“
EuroLeague’de 10 hissedar kulüp A lisanslarını 10 yıl daha uzatırken Fenerbahçe, henüz resmi bir karar almadı. Kulüp neden hala bekliyor?
„Bu konuda fazla spekülasyon yapmak istemiyorum. Biz her konuyu yönetimimizle birlikte ele alıyoruz ve her adımın hukuki bir temeli var. Ancak şunu söyleyebilirim: Fenerbahçe’nin pozisyonu, Avrupa basketbolu ekosistemindeki tüm paydaşlar arasında birlik yaratmaya çalışmak ve bu zorlu dönemde Avrupa basketbolunun büyümesini en üst düzeye çıkaracak en iyi sonucu bulmak yönünde tutarlı bir pozisyon oldu. Kişisel olarak düşüncem şu, umarım bu konular yakında çözülür ve hepimiz artık işin sadece Avrupa basketbolunu daha da geliştirmek üzerine nasıl ilerleyebileceğimiz kısmını konuşmaya başlayabiliriz.“
Fenerbahçe’nin EuroLeague, FIBA ve NBA’in Avrupa hedefleri arasında kritik bir noktada bulunduğunu söylediniz. Gerçekçi olmak gerekirse, EuroLeague ile NBA Europe projesi arasında iş birliğinin mümkün olduğuna inanıyor musunuz?
„Bunun mümkün olduğuna inanmak istiyorum. NBA elbette büyük bir marka ve masaya getirdikleri her şeyle birlikte, Avrupa’ya gelişlerini bir meydan okuma yerine bir fırsat olarak görüyorum. Öte yandan, tüm bu takımların yıllar boyunca yatırım yaptığı ve yarattığı üst düzey basketbol ürününe de saygı göstermeleri gerekiyor. Bu nedenle, eğer bu fırsatı boşa harcar ve farklılıklar yaratmaya devam edersek, sadece Avrupa basketboluna zarar veririz ve hiçbir taraf gerçekten bundan fayda sağlamaz. Sorunuza gelince, inanıyorum ve umuyorum ki yakın zamanda bir tür iş birliği olacaktır.“
NBA Europe 2027 civarında başlarsa, Fenerbahçe’nin tercihini hangi kriterler belirleyecek? Sportif seviye mi ekonomik garantiler mi, yönetim gücü mü yoksa küresel görünürlük mü?
„Elbette gelecek hakkında stratejik bir karar alırken, tüm bu unsurlar önemli. Bunun dışında Fenerbahçe, sadece bir basketbol kulübü değil. Biz dokuz farklı branşı olan ve on milyonlarca taraftarı olan, devasa bir spor kulübüyüz. Bu nedenle böyle bir karar alırken sadece taraftarımıza karşı değil, aynı zamanda elli bini aşkın kongre üyemize karşı da ciddi bir sorumluluk taşıyoruz. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, umuyorum ki Avrupa basketbolunun geleceği için verimli bir çözüm yakında sağlanacaktır.“
Son olarak, önümüzdeki beş yıla baktığınızda Fenerbahçe’yi öncelikle EuroLeague’in dominant bir kulübü olarak mı, yoksa Avrupa basketbolunun tamamen yeni bir ekosistemini şekillendiren merkezi bir aktör olarak mı görüyorsunuz?
„Dediğim gibi hayalim, Avrupa basketbolu ekosistemindeki tüm aktörlerin bugünkü zorlu tabloya karşı iş birliği yollarını keşfetmelerini görmek. Sonuçta kabul etmemiz gereken bir gerçek var: Günümüz dünyasında basketbolun rakipleri sadece diğer sporlar değil, aynı zamanda diğer eğlence unsurları da dahil olmak üzere çok fazla. Tüm bu unsurlar arasında pastadan olabildiğince büyük bir pay kapma mücadelesinde, ana basketbol aktörlerinin birbirine karşı zaman kaybetmesini görmek üzücü. Bunun yerine hepimizin sevdiği sporu gerçekten büyütmeye odaklanmaları gerek. Bana göre bunun yolu, Avrupa basketbol manzarasındaki bu kavramsal karmaşıklığı temizlemek ve taraftarların tutkularını saf şekilde takip etmelerini çok daha kolay hale getirmekten geçiyor.“
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!