2025 NBA Draftı’nda Yaptığı Seçimlere Pişman Olan 5 Takım

2025-11-22T12:52:01+00:00 2025-11-22T13:16:46+00:00.

Arma Kaynar

22/Kas/25 12:52

Eurohoops.net

Eurohoops Çeviri, 2025 Draftı’nda aradığını bulamayan takımları arıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Bu yazı 21 Kasım 2025 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

Bu draftta hangi takımların gerçekten çuvalladığını anlamamız birkaç yılı, birkaç kovulmuş genel menajeri ve belki de “Seni seviyoruz ama öyle değil” tarzı garip kontrat uzatma görüşmelerini alacak. Ama şimdiden bazı potansiyel hataları tespit etmek mümkün.

Bazı takımlar için bu hatalar, daha seçim yapılır yapılmaz barizdi. Örneğin New Orleans Pelicans gibi takımlar, yaptıkları hamleyi savunabilecek durumda bile değildi. Draft gecesi yaşananları gören herkes, anlık olarak irkildi.

Şimdi Pelicans dışında kimler bu erken sezon “draft pişmanlığı” taramasında öne çıkıyor, bir bakalım.

Brooklyn Nets

Brooklyn Nets v Orlando Magic

Brooklyn Nets’in potansiyel pişmanlıkları hem makro düzeyde hem de mikro düzeyde ortaya çıkıyor.

Tüm ilk tur seçimlerini (üstelik üçünü birden oyun kuruculara) kullanmak baştan beri riskli bir plandı. Bir yandan bu “av tüfeği yaklaşımı” için Nets’e bir miktar kredi vermek gerekir—teoride bu kadar oyun kurucu seçince içlerinden biri “tutabilir”. Öte yandan, kaynakların nasıl dağıtıldığı konusunda ciddi soru işaretleri var.

Brooklyn belki de kanat rotasyonuna yönelmeli ya da bazı seçimleri daha yüksek tavanlı gelecek varlıklar için takaslamalıydı.

Pozisyon fazlalığı bir yana, eğer Nets Danny Wolf’u (27. sıra) yerine Ryan Kalkbrenner’ı (34. sıra) alsaydı, belki şu an daha iyi hissediyor olacaklardı. Kalkbrenner sezon bugün bitse çaylak beşine rahat girerdi; çember savunması ve verimli bitiriciliğiyle uzun vadede ilk beş oyuncusu olma potansiyeli Wolf’tan çok daha net.

Daha yukarıdan bakarsak, belki de Nets tüm bu seçimleri bir-iki sıra yukarı çıkmak için kullanıp, Jeremiah Fears veya Cedric Coward gibi isimleri alabilirdi.

Washington Wizards

Portland Trail Blazers v New Orleans Pelicans

Tre Johnson tam beklendiği gibi oynuyor. 6. sıradan seçilen oyuncu, yüksek tempolu şutları ve “bucket-getter” özelliğiyle beklentileri karşılıyor. İlk ay itibarıyla maç başı 11.5 sayı ve yüzde 37.3 üçlük isabetiyle başarılı bir performans sergiledi.

Ama işin diğer yüzü var. Geçen yılın ilk tur seçimi Bub Carrington büyük hayal kırıklığı yaratıyor. 2024’te 14. sıradan seçilen Carrington, ilk birkaç haftadaki verimsizliği yüzünden artık ilk beş başlamıyor. İlk 13 maçta yayın içinden sadece yüzde 23.9 isabetle oynaması, guard pozisyonu için kabul edilemez.

Carrington şut ve bitiricilik konularında ciddi gelişme göstermezse, bırakın ilk beşi, rotasyonda kalması bile zor.

Bu arada, Johnson’dan sadece bir sıra sonra seçilen Jeremiah Fears, New Orleans’ta elit seviyede, doğuştan gelen bir yetenek sergiliyor. Evet, paslarında gevşeklik var ve dış şutunu geliştirmesi gerekiyor, ama top kontrolü ve çabukluğuyla sahada dilediği yere gidebiliyor. Şut ve oyun kuruculuğunu biraz geliştirmesi bile onu yıldız seviyesinde bir ana oyun kurucu yapabilir—ki bu tam da Washington’ın yeniden yapılanmasında eksik olan parça.

Dahası, New Orleans’ın Fears ve Derik Queen’e ne kadar takıntılı olduğunu göz önüne alırsak, Wizards 6. sırada onları alacakmış gibi yaparak bu takımlardan ciddi takas değerleri elde edebilirdi.

Phoenix Suns

Rip City Remix v Valley Suns

Phoenix Suns’ın 10. sıradan seçtiği Khaman Maluach’ı yavaş yavaş sahaya sürmesi aslında çok da kötü bir şey değil. Maluach, draftın en genç ve tecrübesiz isimlerinden biriydi ve gelişimi zaten uzun vadeli bir projeydi.

Şu ana kadar daha fazla DNP (oynamadı) gördü ve sadece iki maçta beş dakikadan fazla süre aldı—bu şimdilik büyük bir sorun değil.

Ancak Mark Williams (yalnızca 23 yaşında) takasla geldi ve şu an beşte çok iyi oynuyor. Williams bu performansı sürdürürse, Maluach’ın süre bulması zor olabilir.

Tabii, Williams’ın sakatlık geçmişi nedeniyle Maluach ister istemez süre bulabilir.

Yine de Phoenix, Khaman yerine Cedric Coward ya da Derik Queen’i alsaydı, pivot rotasyonu ve gelişim takvimi gibi sorunlar olmazdı. Bu iki isim de draft gecesi takaslandı ve çok daha iyi sinyaller verdi.

Hatta Suns, Coward’ı alan Trail Blazers gibi Memphis’ten (16. sıra ve 2028 birinci tur) ya da Queen’i alan Hawks gibi Pelicans’tan (korumasız 2026 birinci tur + 23. sıra) ciddi değer elde edebilirdi.

Maluach tutarsa harika, ama Suns bu seçimle masada bırakılan değerin bir kısmını kaçırmış gibi görünüyor.

New Orleans Pelicans

Portland Trail Blazers v New Orleans Pelicans

Ne kaldı ki söyleyecek?

Bu hamle yapıldığı anda herkes bunun büyük bir hata olduğunu biliyordu ve zaman geçtikçe bu fikir sadece daha da netleşti. Diyelim ki Derik Queen All-Star oldu—yine de, sadece varlık yönetimi açısından bakıldığında bile, onu 13. sıradan almak için 23. sıra ve korumasız 2026 birinci tur seçimini feda etmek büyük hataydı.

Önümüzdeki yılki ilk tur hakkını, hem de hiçbir koruma olmadan takaslamak, sezonun bu düşüşünü katlanabilir kılacak güvenlik ağını tamamen ortadan kaldırdı. Batı’nın en kötü takımlarından biri olup ilk teknik direktörünü kovmuşken, Pelicans en azından 2026’daki derin draftta yüksek bir seçimle teselli bulabilirdi.

Şimdi ise, Hawks belki playoff yapacak ve ardından lotaryada ilk 4’ten bir yıldız seçecek.

Neyse ki herkesin aklında hâlâ Luka Dončić takası var da, bu draft gecesi fiyaskosu şimdilik “tüm zamanların en kötü takasları” listesinde üst sıralara tırmanmıyor.

Utah Jazz

Utah Jazz v Charlotte Hornets

Ace Bailey, yüksek potansiyele sahip ama riskli bir isimdi ve draft öncesinde bazı takımların ondan uzak durduğu biliniyordu. Tüm bu risklere rağmen, yeniden yapılanan Jazz için doğru bir seçim gibi görünüyordu.

Ama belki de işleri fazla “galaksi beyni” seviyesinde düşünüyoruz: Kon Knueppel’ın hemen etkili olması işleri değiştiriyor.

Bailey hâlâ büyük kanat fiziği, atletizmi ve şut potansiyeline sahip. Geçen hafta art arda iki 20 sayılık maç çıkardı. Gençliği (Knueppel’dan bir yıl küçük) ve tecrübesizliği göz önüne alındığında, şu ana kadar gösterdikleri beklentilere uygun.

Ancak Knueppel 14 maçta 17.6 sayı, 6.0 ribaund ve 2.7 asist ortalamalarıyla (şut yüzdeleri: %46.5/40.2/88.2) neredeyse yıldız gibi oynuyor. Oyun görüşü, elit dış şut tehditi (hareketli ve sabit), zeki PnR yönetimi—tam anlamıyla etkili bir ilk beş oyuncusu.

Bailey seçimi hâlâ mantıklıydı ama Jazz, Knueppel’ın bu kadar erken bu kadar iyi olacağını bilseydi, belki ellerindeki ek birinci tur haklarıyla bir sıra yukarı çıkmayı düşünürdü.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
NBA gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!

 

Tags NBA