by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Bu yazı 28 Şubat 2026 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
NBA playoff’ları kapıda; bu da “kusur arama” sezonunun yaklaştığı anlamına geliyor. Yani sezon içindeki iyimserliğin yerini, takımların neleri iyi yapamadığına odaklanan tartışmaların aldığı dönem.
Playoff’ları kusurlar belirler. Sezonu şampiyonlukla tamamlayan takım genellikle en az zaafa sahip olan ve yol boyunca rakiplerinin açıklarını en iyi değerlendiren ekip olur.
Burada, şampiyonluk ihtimali en yüksek 10 NBA takımını ele alacak ve Haziran’da kupayı kaldırmalarını engelleyebilecek en muhtemel faktörü belirleyeceğiz.
Bu takımların hepsinin kötü özelliklerinden çok daha fazla iyi yönü var, ancak biz yalnızca zayıf taraflara odaklanacağız.
Oklahoma City Thunder: Shai’siz Dakikalar

Geçen sezona kıyasla bu yıl daha az görülse de — ki o dönem ikincil oyun kuruculuk önemli bir sorundu — son şampiyon Oklahoma City Thunder, Shai Gilgeous-Alexander kenara geldiğinde ve hücumun kontrolü Jalen Williams’a geçtiğinde hâlâ skor üretmekte zorlanıyor.
Sezon genelinde, Gilgeous-Alexander dinlenirken Williams’ın birincil hücum opsiyonu olduğu dakikalarda OKC 100 pozisyon başına yalnızca 113,3 sayı üretiyor. Bu oran ligin yüzde 36’lık dilimine denk geliyor; geçen yılki 111,0’a göre biraz daha iyi olsa da güven vermekten uzak. Üstelik Williams’ın sezon içindeki sakatlık sorunları — bilek ameliyatı sonrası yılın başında uzun süre kaçırması ve son dönemde yaşadığı hamstring sakatlığı — playoff’larda en iyi hâlinde olacağını hayal etmeyi daha da zorlaştırıyor.
Williams bu sezon kariyerinin en düşük üçlük yüzdesi olan %31,3 ile şut atıyor.
Thunder genelinde yaşanan sakatlık salgını nedeniyle sakat olan Ajay Mitchell da elit playoff rakiplerine karşı beklenenden büyük bir rol üstlenmek zorunda kalabilir. Çıkış yaptığı bu sezonda önemli bir oyun kurucu olsa da, Shai’siz dakikaları tek başına kurtarmasını beklemek biraz fazla olur.
Denver Nuggets: Sağlık–Savunma Dengesi
Denver Nuggets, 2022-23 sezonunda ligin 17. savunmasıyla şampiyon oldu; dolayısıyla şu anki 21. savunma sıralaması onları otomatik olarak devre dışı bırakmaz. Ancak savunma tarafında endişe yaratan başka unsurlar var.
Öncelikle, Nuggets rakiplerine en az baskı yapan takım; top kaybına zorlama oranında ligin son sırasında yer alıyorlar. Christian Braun, Peyton Watson ve Aaron Gordon gibi en yıpratıcı savunmacılarından üçünün de sakatlık nedeniyle süre kaçırdığı doğru. Ancak maçlar ciddileştiğinde hepsinin tam formda döneceğinin garantisi yok.
Gordon takımın en önemli savunmacısı ve sağlık durumu en endişe verici olan isim. Geçen sezon yalnızca 51 maç oynadıktan sonra playoff’larda sakatlıkla elenmişti ve bu yıl da tekrarlayan hamstring problemleri yaşıyor. Playoff’lar başlamadan önce 35 maça bile çıkabilirse şanslı sayılacak.
Ayrıca Nikola Jokić’in sessiz sedasız son yılların en kötü savunma sezonunu geçiriyor olabileceğini de not etmek gerekir. Kariyerinde ilk kez, sahadayken rakipler pota altında daha yüksek oranla şut deniyor. Ona karşı altı feet (yaklaşık 1,8 metre) içinden %64,5 isabet bulunuyor; bu, bu sezon yüksek kullanım oranına sahip uzunlar arasında en kötü ikinci oran.
San Antonio Spurs: Henüz Çok Erken

San Antonio Spurs için “yürümeden koşamazsınız” argümanını ortaya atmak klişe gibi gelebilir, ancak bazen eski sözler doğrudur.
Tom Ziller, Good Morning It’s Basketball bülteninde hem Spurs hem de Doğu lideri Detroit Pistons için geçerli bir argüman sundu: Mevcut kadro yapısıyla bu iki takım da henüz tek bir playoff serisi kazanmış değil.
Son 15 NBA şampiyonunun yalnızca biri, önceki beş yıl içinde en az bir playoff serisi kazanmadan şampiyon oldu: 2020 Los Angeles Lakers.
“Şüpheli Bubble şampiyonluğu” alarmınız çalmalı — ve o sırada LeBron James’in playoff deneyimsizi olmadığını da hatırlamalısınız.
Önceden playoff serisi kazanmamış olmak bir takımı tamamen diskalifiye etmez, ancak yakın tarih bunun tam şampiyonluk yolculuğu için güçlü bir olumsuz gösterge olduğunu söylüyor.
Kısacası Victor Wembanyama normları yıkan bir oyuncu olsa da, bu kadar güçlü bir trendi tek başına kırabileceğine inanmak zor.
Cleveland Cavaliers: James Harden

Cleveland Cavaliers’ın Darius Garland karşılığında James Harden’ı takas etmesinin ironisine hepimiz güldük; çünkü bunu bu sezon şampiyonluk şanslarını artırdığına inandıkları için yaptılar.
Harden’ın kariyer retrospektifinde playoff başarısızlıkları ilk paragrafta yer almayabilir ama en geç ikinci paragrafta mutlaka bulunur.
Bu liste on yılı aşkın süredir uzanıyor; ancak herkesin aklında en taze olan, geçen sezon Denver’a karşı ilk tur yedinci maçında 8’de 2 şut isabetiyle oynadığı karşılaşma. Ondan önceki 13 eleme maçında Harden’ın takımları 2-11’lik derece yaparken kendisi %39 saha içi isabetle oynadı.
Cleveland’ın mantığına yönelik “ne düşünüyorlar?” eleştirisi her zaman biraz haksızdı. Playoff’larda hayal kırıklığı yaratma ününe rağmen sağlıklı bir Harden’ın, sürekli sakatlanan, undersized ve playoff tarihine damga vurmuş bir oyuncu olmayan Garland’dan daha fazla katkı vermesi beklenirdi.
Ancak geçmiş geçmişte kaldı demek zor. Harden bu bahar art arda dört süperstar seviyesinde playoff serisi oynarsa, bu kariyerinde bir ilk olacak.
Boston Celtics: Serbest Atışlar
Golden State Warriors, şut ağırlıklı oynayan takımların şampiyon olamayacağı fikrini uzun zaman önce çöpe attı; dolayısıyla Boston Celtics’i sadece pota altı deneme sıklığında ligin son sırasında yer aldıkları için şampiyonluk yarışından çıkaramayız.
Ancak yakın mesafe şut üretmekteki yetersizliklerini, turnikelerden bile daha yüksek yüzdeye sahip tek diğer skor kaynağı olan serbest atış fırsatlarını yaratmadaki korkutucu eksiklikle birleştirdiğinizde, ortada ciddi bir sorun var.
Boston, pota dibinden deneme oranında 30. sırada olmasının yanı sıra, serbest atış deneme oranında da lig sonuncusu. Yani Celtics hücumu yalnızca “kolay turnikelerden” değil, “bedava sayılardan” da mahrum.
Playoff’lar zirveye tırmanmayı gerektirir. Şampiyonlar mücadele eder, savaşır ve zor yolu seçer. Ama çoğu aynı zamanda kolay sayılar bulma konusunda iyidir — ve çoğu zaman bunlar faul çizgisinden tamamen savunmasız gelen sayılardır.
Jaylen Brown’ın elit pull-up şutları onu bu sezon MVP tartışmalarına soktu. Ancak takımının smaç ve serbest atış üretme konusundaki sıkıntılarını telafi etmeye bu yeterli olmayacaktır.
Detroit Pistons: Sıkışık Hücum

Cade Cunningham’ın dayanıklılığı, diğer adaylar ödül uygunluğu için gereken 65 maç barajının altına düşerken ona MVP kazandırabilir. Playoff’larda da büyük dakikalar oynaması bekleniyor. Bu durum, dinlendiğinde dağılan Detroit Pistons hücumu hakkındaki endişeleri azaltıyor — çünkü muhtemelen çok az dinlenecek.
Ancak kalıcı sorun şu: Cunningham sahadayken bile Detroit çok verimli skor üretemiyor ve bulduğu sayılar için ciddi şekilde çalışmak zorunda kalıyor.
Pistons, kanatlarda Ausar Thompson ve Ron Holland II’nin savunmasına değer veriyor; fakat ikisi de hücumda dış şut tehdidi oluşturmuyor. Jalen Duren ise sahayı hiç açmıyor.
Bu da üç önemli rotasyon parçasının (ve iki ilk beş oyuncusunun) savunmaların boyalı alanı daraltmasına ve Cunningham için — hem skorer hem oyun kurucu olarak — her şeyi zorlaştırmasına izin verdiği anlamına geliyor.
Detroit normal sezonda fırtına gibi esiyor ve ilk beşinin hücum rating’i 122,7 (yüzde 73’lük dilim) gibi saygın bir seviyede. Ancak playoff’lar farklı bir dünya ve Pistons dar alan yerleşimi nedeniyle istikrarlı skor bulmakta zorlanacak.