NBA’de Takımına Zarar Veren 5 Oyuncu

2026-03-29T09:53:51+00:00 2026-03-29T09:53:51+00:00.

Berkay Terzi

29/Mar/26 09:53

Eurohoops.net

Eurohoops Çeviri, NBA’de takımlarına eksi yazan 5 oyuncuyu konu aldı.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Bu yazı 28 Mart 2026 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

NBA’de ilk 5’ler yalnızca en zayıf halkaları kadar güçlüdür ve bu durum playofflarda hiçbir zaman olmadığı kadar büyük bir gerçektir.

Bu zayıf halkaları tespit etmek düşündüğünüz kadar kolay ve sezgisel olmayabilir. Örneğin Jaylen Brown, muhtemelen MVP oylamasında üst sıralarda yer alacak ancak o sahadayken Boston Celtics her 100 pozisyonda 7.8 sayı daha kötü oynuyor (Brown kadar süre alan oyuncular arasındaki en büyük negatif dalgalanma). Yine de onun Celtics‘e zarar verdiğini iddia etmek oldukça zor.

Tanım gereği, aday göstereceğimiz oyuncuların hepsinin birden fazla değerli yeteneği ve takımlarını olumlu etkileme kapasitesi var. Onlar playofflara giden takımların ilk 5 oyuncuları! Elbette hepsi oldukça iyi seviyedeler.

Ancak her birinin, rakiplerin acımasızca üzerine gideceği ve kendi lehlerine kullanacağı bazı sınırlılıkları bulunuyor. Gelin playoff ve play-in takımlarının ilk 5’lerindeki o bariz zayıf noktalara daha yakından bakalım.

1. Draymond Green, Golden State Warriors

Draymond Green’in hücumdaki kısıtlılıkları yıllardır bir sorun olsa da, çaylak sezonundan bu yana Golden State Warriors ilk kez tecrübeli forveti olmadan bariz bir şekilde daha iyi oynuyor.

Green sahadayken Dubs’ın net reytingi 100 pozisyonda 5.2 sayı düşüyor. Hücum verimlilikleri 100 pozisyonda 6.2 sayı daha kötü. Green’in oynadığı dakikalarda takım daha düşük yüzdeyle şut atıyor, daha fazla top kaybı yapıyor ve faul çizgisine daha az gidiyor. Bireysel olarak baktığımızda, -1.9’luk Hücum EPM’inin (Tahmini Artı/Eksi) aşağı çektiği -1.4’lük genel EPM değeri, onun 2012-13 sezonundan bu yana en kötü performansı. Aynı şekilde, birden fazla gelişmiş istatistiğin aynı şeyi söylediğini vurgulamak adına Box Plus/Minus değerinde de durum farksız.

Tahmin edebileceğiniz gibi, Stephen Curry oyunda olduğunda Green için işler çok daha iyi görünüyor. Green ve Curry aynı anda sahadayken Golden State 100 pozisyonda 120.6 sayı üretiyor (ligin %86’lık diliminde harika bir oran). Ancak iki kez MVP olan Curry’nin iki tam ay sahalardan uzak kalacak olması ve Green’in o olmadan genel anlamda olumlu bir etki yaratamaması, Curry/Green dakikalarının aslında bir istisna olduğunu kanıtlıyor.

Curry olmadan Green sahadayken Warriors’ın net reytingi -12.3 ve hücum reytingi 101.2 (her ikisi de ligin en kötü %1’lik diliminde). Green geçen sezon en iyi savunma beşine seçilmişti ve ara sıra hala o seviyeye çıkabiliyor. Ancak bu sezon gördüklerimiz, özellikle de Curry yanında yokken, Green’in sadece savunma katkısının sahanın diğer tarafındaki azalan etkinliğini telafi etmeye yetmediğini her zamankinden daha net gösteriyor.

2. Shaedon Sharpe, Portland Trail Blazers

Shaedon Sharpe, genelde olduğundan fazla değer biçilen (overrated) oyuncular kategorisine giriyor. İnanılmaz atletik, harika estetik hareketler yapan, eşine az rastlanır bir zarafet ve güçle hareket eden kanat oyuncularına bayılırız. Hele ki Sharpe’ın 6 Şubat’ta baldırından sakatlanmadan önce yaptığı gibi maç başına en az 20.0 sayı ortalaması yakalıyorlarsa onları daha da çok severiz.

O noktaya kadar Portland Trail Blazers‘ın oynadığı 48 maçın 42’sine ilk 5’te başlamıştı. Ancak Sharpe aslında takıma o kadar da yardımcı olmuyordu. Sharpe’ın skor üretimi tamamen “boş istatistik” (empty stats) türünden. En az 40 maça ilk 5 çıkan ve kullanım oranı (usage percentage) en az %30.0 olan oyuncular arasında Sharpe, ligin en düşük gerçek şut yüzdesine (true shooting percentage) sahip.

Asistlerinden 18 tane daha fazla top kaybı var ve haddinden fazla şut kullanan berbat bir orta mesafe şutörü. Sharpe’ın saha içi şut denemelerinin devasa bir kısmı (%17.0) “uzun orta mesafe” olarak sınıflandırılıyor ki bu, pozisyonu için %94’lük dilime giriyor. Savunmada ise rakibi pek bozamıyor ve kendi pozisyonundaki oyuncularla başa çıkacak fiziksel güce sahip değil.

Tüm bunlar Sharpe’ın şu an nerede olduğunun, daha doğrusu sakatlık öncesi nerede olduğunun bir analizi. 22 yaşında olan ve dört profesyonel sezonunun her birinde gerçek bir gelişim gösteren eski 7 numara seçiminin gelişmeye devam etmesi bekleniyor. Gelişmiş istatistiklere (BPM ve EPM) göre takımına negatif etki eden bir oyuncu olsa da en azından bu zarar kariyerinin başlarındaki kadar büyük değil. Bu da bir ilerleme sayılır.

3. Lu Dort, Oklahoma City Thunder

Lu Dort, rakip skorerlere her pozisyonda hayatı zindan edebilen, cezalandırıcı bir savunma gücü. Ancak Oklahoma City Thunder‘ın elinde bu tarz oyunculardan birkaç tane daha var ve bu oyuncuların hepsi, üçlüklerinin sadece %33.0’ını isabete çevirebilen bu sezonki Dort’tan çok daha tehlikeli hücum silahları.

Geçen sezon üçlüklerde %41.2 ile oynarken savunmaların Dort’u ciddiye almamak gibi bir lüksü yoktu. OKC’nin çok fazla tehdidi vardı ve Dort’un bir üçlük denemesi, Shai Gilgeous-Alexander, Jalen Williams veya Chet Holmgren’in (Isaiah Joe ve Aaron Wiggins gibi hücum spesiyalistlerinden bahsetmiyoruz bile) şut atmaması anlamına geliyordu.

Ancak şimdi Dort derinlerden lig ortalamasının çok altında kalırken ve genel şutlarında sadece %37.4 isabet bulurken, onu tamamen boş bırakan savunmalar bunun cezasını çekmiyor. Dort sahadayken Oklahoma City, 100 pozisyonda 8.8 sayı daha kötü durumda ve şu anda kanat oyuncuları arasında şut denemesi başına üretilen sayılarda ligin en kötü %14’lük diliminde yer alıyor.

Zorlu eşleşmeleri savunmak gibi nankör bir işi üstlenen ve her zaman sıkı oynayan bir oyuncunun değeri büyüktür. Ancak Thunder, aynı hücum zaaflarını barındırmayan diğer oyuncularında da bu özellikleri bulabilir. Alex Caruso, Cason Wallace ve Jalen Williams savunmada Dort’a yeterince yakınlar (hatta Caruso’nun durumunda ondan daha iyiler) ve hepsi hücum tarafında masaya çok daha fazlasını getiriyor. Eğer Dort playofflarda savunmalar tarafından boş bırakılır ve birkaç üçlük kaçırırsa, kendisini hızla kenarda bulabilir.

4. Christian Braun, Denver Nuggets

“Nikola Jokić Etkisi”nin teknik olarak patenti alınmamış olabilir ama bu etkinin varlığı tamamen gerçek. Etrafındaki oyuncular, onun elit pozisyon hazırlama ustalığı ve skor tehdidi sayesinde hücumda çok daha üretken oluyorlar.

İşte tam da bu yüzden Christian Braun’un geçirdiği kötü sezon bu kadar büyük önem taşıyor. Evet, Denver Nuggets Braun sahadayken 100 pozisyonda 8.0 sayı daha iyi durumda; ancak bunun en büyük nedeni Jokić ile paylaştığı dakikalar. Braun, NBA’in bu nihai güvenlik ağı olmadan sahada kaldığında, Denver 100 pozisyonda 10.5 sayı fark yiyor. Bu pek de şaşırtıcı değil çünkü Braun kendi şutunu yaratamıyor ve muhtemelen Nuggets‘taki diğer tüm oyunculardan daha fazla Jokić’e bağımlı. İkilik atışlarının devasa bir bölümü (%82.4) asist üzerinden gelirken, üçlüklerinin daha da büyük bir kısmı (%88.2) tabiri caizse armut piş ağzıma düş şeklinde hazırlanıyor.

Braun bu sezon üçlüklerinin sadece %30.2’sini sokabiliyor. Savunmacının 1.2 ila 1.8 metre uzakta olduğu “açık” üçlüklerde sadece %22.7, savunmacının en az 1.8 metre uzakta olduğu “bomboş” üçlüklerde ise ancak %33.0 isabet bulabiliyor. Braun’un bulduğu o rahat şut pozisyonları göz önüne alındığında, bunlar şok edici derecede kötü oranlar.

Savunmada mücadele etse de ligin iri kanatlarıyla başa çıkacak fiziğe veya yıldırım hızındaki oyun kurucuları kovalayacak çabukluğa sahip değil. EPM’ye göre savunmada pozitif bir değer üretiyor ama ucu ucuna. Gelişmiş istatistiklerdeki bu küçük artısı, hücumdaki o cansız performansını dengelemeye kesinlikle yetmiyor. Playofflarda Peyton Watson, Tim Hardaway Jr., Bruce Brown ve Julian Strawther’dan oluşan rotasyonun onun dakikalarından çalması hiç de şaşırtıcı olmaz.

5. Marcus Smart, Los Angeles Lakers

Bu tarz eleştiriler bazen hassasiyet yaratabiliyor, bu yüzden son adayımız için sadece matematiğe güveneceğiz. Rakamlara (veya en azından Box Plus/Minus değerine) göre Marcus Smart’ın -2.4’lük BPM’i, playoff oynayacak ilk 5 oyuncuları arasında en kötü ikinci derece. (Daha önce bahsettiğimiz Lu Dort -2.6 ile bu alanda çok az farkla zirvede).

Smart, bu işi yapacak başka kimsesi olmayan Los Angeles Lakers takımında savunma kilidi olarak çok kilit bir rol üstleniyor. Zaten takımın son dönemdeki müthiş serisine rağmen, Lakers‘ın şampiyonluk adayı statüsüne karşı getirilebilecek en iyi argüman, onların Smart’a bu kadar bağımlı olmaları olabilir.

Smart’ın şu an derinlerden bulduğu %33.6’lık isabet oranı lig ortalamasının oldukça altında. İşin daha problemli kısmı ise savunmaların onu kasıtlı olarak boş bırakması. Smart’ın maç başına denediği 4.7 uzun mesafeli şutun 3.2’si “bomboş”, 1.3’ü ise “açık” pozisyonda atılıyor. Playofflardaki rakipler onu seve seve görmezden gelecek ve Lakers’ın, Smart’ın rahatça kullandığı o üçlüklerle var olup yok olmasına izin vermekten mutluluk duyacaklar.

Lakers’ın Luka Dončić ve Austin Reaves’i zorlu eşleşmelerden koruyabilecek savunmacılara olan ihtiyacı göz önüne alındığında, Smart’ın faydalı bir oyuncu olduğuna dair kesinlikle güçlü bir sav ortaya konabilir. Ancak Smart’ın kötü şut yüzdesi, yüksek top kaybı oranı ve bazen biraz fazla abartılan savunma performansı bir araya geldiğinde, bu genel istatistik metriğinde kendisine son derece negatif bir puan olarak geri dönüyor.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Tags NBA