by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Bu yazı 3 Temmuz 2026 tarihinde ESPN’de yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
2001 yılında Kevin Garnett ve Kobe Bryant fırtına gibi eserken, liseden dört oyuncu draft’ın ilk sekiz sırasından seçilmişti. Kwame Brown, liseden doğrudan profesyonelliğe geçip 1 numaradan seçilen ilk yıldız oldu. Dört yıl içinde NBA, 18 yaşındaki oyuncuların draft edilmesini yasakladı.
NBA sürekli değişiyor ve takımlar kaçınılmaz bir doygunluk noktasına ulaşana dek sürekli olarak birbirlerini kopyalamaya devam ediyorlar. Bugünün trendi, sıklıkla yarının saçmalığına dönüşebiliyor. Uzun süredir görev yapan bir NBA yöneticisi durumu şu sözlerle özetliyor:
“Herkes 20 yıl önce de uluslararası yeteneklere kafayı takmıştı. Sonra Nikoloz Tskitishvili ve Darko Milicic ilk beşten seçildi ve bu rüzgar bir anda kesildi.”
Yöneticiler ve koçlar Jaylen Brown takasını sindirmeye çalışırken, bu hafta ligin bir kez daha ipin ucunu kaçırıp kaçırmadığına dair tartışmalar yaşandı. Bunun neden yaşandığını biliyorlardı ama aynı zamanda ne anlama geldiğinden de korkuyorlardı. İşte çılgın geçen serbest oyuncu döneminin ilk haftasının ardından, bu anlaşma ve ligdeki diğer trendler hakkında konuşulanlar:
Jaylen Brown Takasının Lig Çapında Yarattığı Tartışma
Brown takası, insanların Celtics‘in temel taşlarından birini takas etme tercihi hakkındaki düşüncelerini anında tetikledi; eski ekol ile yeni ekol arasındaki tartışma yapılan her yorumla daha da alevlendi. ESPN’den Shams Charania anlaşma haberini duyurduğunda, lig yöneticileri neler olduğunu anlamak için telefonlara sarıldı. Sosyal medya adeta yıkıldı. Herkes Brown’ın bir sonraki Twitch yayınını beklemeye koyuldu.
Tartışmalar, altı hafta önce Doğu Konferansı finallerinde takımı nihai şampiyon New York Knicks‘e karşı 3-0 gerideyken, Cavaliers koçu Kenny Atkinson’ın analizlere göre Cavs‘in seride 2-1 önde olması gerektiğini söylemesinin ardından başlamıştı. Ligin, New York Knicks‘in tahmine dayalı analizlere meydan okuyan yenilmez bir güce nasıl dönüştüğünü mantıklı bir çerçeveye oturtmakta zorlanması sebebiyle, bu açıklama geçtiğimiz sezon sonrasının (postseason) belirleyici cümlelerinden biri oldu.
Ve şimdi, Brown’ın Paul George ve draft hakları karşılığında takas edilmesi, sezon dışı (offseason) döneminin belirleyici anı haline gelebilir.
Deneyimli bir asistan koç, > “İşte yine başlıyoruz. Önce 3 sayılık atışlardı, sonra diğer detaylar ve şimdi de analitik. Her zaman işi çok ileri götürüyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Naismith Şöhretler Müzesi’nin medya kanadına kabul edilen Andscape köşe yazarı Marc Spears, kariyerinin zirvesindeki bir Finaller MVP’sini takas etmeyi, Red Sox’ın Babe Ruth’u Yankees’e satmasına benzetti. Son 15 yılın en iyi analitik yazarlarından biri olan Yahoo köşe yazarı Tom Haberstroh ise, Celtics‘in son üç sezonda Brown’ın oynamadığı maçlarda 36-6’lık bir dereceye sahip olduğuna dikkat çekti.
Bu veri, Celtics’in Brown’la yollarını ayırma kararını destekleyen bir dizi daha gelişmiş istatistiğin içindeki en temel olanı. Kulüp bu kararı Brown iyi bir oyuncu olmadığı için değil; örneğin takım arkadaşı Payton Pritchard’ın 7 milyon dolarlık maaşıyla karşılaştırıldığında, 57 milyon dolarlık kontratıyla yeterince “değerli” görülmediği için aldı.
Yine de ligin içinden bazı isimler şaşkınlıklarını korumaya devam ediyor:
Doğu Konferansı’ndan bir yetenek avcısı (scout): “Lig stratejiyle dolup taşıyor. Dürüst olmak gerekirse, ligde çalışan kaç kişinin gerçekten maçları izlediğinden emin değilim.”
Batı Konferansı’ndan bir genel menajer: “Evet, artık yönetim ofislerinde daha fazla yüksek lisans derecesi var ama bu resmin sadece bir parçası. Maaş sınırı kuralları (aprons), sizi tüm harcamalarınızı daha detaylı analiz etmeye ve her maaş diliminden en iyi şekilde yararlanmak için detaylara daha fazla dikkat etmeye zorluyor. Takım sahipleri bunu kurallara koydu ve oyuncular da kabul etti. Bunların hepsi bir tercih.”
Her trendde olduğu gibi, ilk hamleyi yapanın her zaman bir avantajı vardır. Celtics, 2024 NBA şampiyonluğunu kazanmak için matematiği kullandı; sonuç odaklı olmaktan ziyade süreç odaklı bir stratejinin sadık uygulayıcısı olan koç Joe Mazzulla ile birlikte 3 sayılık atışlarla her türlü rekoru kırarak ilerlediler ve Mazzulla, NBA’in en yeni fikir önderi konumuna yükseldi.
Ancak Celtics’in en azından kısmen gelişmiş metriklerden yararlanarak aldığı anlaşılan Brown takası kararı, onları öncü olarak gören bazılarının sınırları ne kadar zorladıklarını sorgulamasına neden oldu.
Batı Konferansı’ndan bir yönetici: “Eğer dikkat etmezsek beyzbola dönüşeceğiz. Her savunmacının ikinci kale ile sağ dış saha arasında konumlandığı, kimsenin isabetli bir vuruş yapamadığı ve işin tamamen sıkıcı hale geldiği bir yere doğru gidiyoruz.”
Şampiyonluğu kazandıktan sonra Celtics, Dartmouth ve Wharton mezunu olan ve rekor kıran 6 milyar dolarlık satın alımını kurumsal fonlar sağlayan karmaşık bir özel sermaye şirketleri yapılanmasıyla finanse eden Bill Chisholm tarafından satın alındı. NBA’de paralarını yüksek finans piyasalarında kazanan özel sermaye yatırımcılarına ve sahiplerine sahip birkaç takım var ancak Celtics bu piramidin en tepesinde ve kulübün metotları kesinlikle bu profille eşleşiyor. Doğudan bir yönetici, “Size şunu söyleyeyim, takım el değiştirdikten sonra analitikten hiç de uzaklaşmadılar. Özel sermaye, testin cevaplarını bilmek ister,” diyerek bu durumu özetliyor.
Bu takasın bir diğer ilginç yönü de 76ers’ın geçtiğimiz günlerde NBA’deki analitik hareketinin babası sayılan Daryl Morey’i kovmuş olması. Bu hamle, Cleveland’ın yönetim ekibinde scout olarak sıfırdan zirveye tırmanan eski bir kolej basketbolu yıldızı, yeni basketbol operasyonları başkanı Mike Gansey tarafından yürütülen ilk büyük operasyon.
Bu takas, önümüzdeki iki sezon boyunca 115 milyon dolar ödenecek olan George’un kontratından kurtuldukları için 76ers adına muazzam bir potansiyel değere sahip. Eğer bu sözleşmeyi farklı bir anlaşmayla maaş bütçesinden çıkarmak isteselerdi, muhtemelen aynı draft sermayesini harcamak zorunda kalacaklardı. Bazı lig kaynaklarının da işaret ettiği gibi, Sixers‘ın Brown’ı “bedavaya” ya da ona çok yakın bir bedelle aldığını söylemek mümkün. Bu şartlar altında Morey de olsaydı bu fırsatın üzerine atlayabilirdi.
Uzun Oyunculara (Pivot) Ödenen Yüksek Maaşlar Hakkında Ne Konuşuluyor?
Trendlerden söz açılmışken, uzun boylu olmak ligde yeniden moda oldu ve takımlar uzunları kadrosuna katmak için parayı saçıyor.
Lig yöneticileri, bu yaz pivotlara harcanan paralar karşısında şaşkına dönmüş durumda. Lakers, Luka Doncic’in en verimli yıllarında kulübün as pivotu olacağını umdukları Walker Kessler için imza-ve-takas (sign-and-trade) yoluyla Utah’a iki birinci tur, iki ikinci tur ve iki takas hakkı (swap) verdi; ardından Los Angeles ona 4 yıllık, 130 milyon dolarlık bir sözleşme verdi. Bir NBA personel direktörü durumu şöyle değerlendiriyor:
“Kessler’ı birkaç yıldır isteyen çok sayıda takım var ve eğer gerçekten serbest bir piyasa olsaydı, diğer takımlar da benzer bir takas teklifi yapmaya istekli olabilirdi. Ancak sırf prensip meselesi yüzünden Ainges’larla (Jazz yönetim liderleri Danny ve Austin Ainge) büyük bir anlaşma yapmaktan çekinirdim.”
Victor Wembanyama çağının şafağında, uzunlara olan talebi gösteren diğer bazı çarpıcı örnekler şunlar:
-
Son iki sezonda sadece 74 maç oynayan Kristaps Porzingis, Warriors‘tan iki yıl için 40 milyon dolar aldı.
-
Uzun bir sakatlık geçmişi bulunan Robert Williams, Portland’dan üç yıllığına 44 milyon dolarlık bir kontrat aldı.
-
Geçen sezon maç başına 20 dakikadan az süre alan Mitchell Robinson, Boston’dan üç yıl için 47 milyon dolar kopardı.
-
Kariyeri boyunca yedek olan Jock Landale, Atlanta’dan bir yıllığına 14 milyon dolarlık bir sözleşme aldı.
-
Sezonu kapatmasına neden olan sol çapraz bağ yırtığından (ACL) dönen Moritz Wagner, Brooklyn’de yedek olması için iki yıllığına 19 milyon dolarlık bir kontrata imza attı.
Liste bu şekilde uzayıp gidiyor (üstelik bu rakamların tamamı garanti paralar değil).
Doğudan bir yönetici, “Hakkında hiç konuşulduğunu görmedim ama Thunder‘ın (Isaiah) Hartenstein ile yaptığı anlaşma yazın en iyi işlerinden biri olabilir” yorumunda bulundu. Hartenstein, OKC’de üç yıllık, 75 milyon dolarlık bir uzatma imzaladı; bu, önceki anlaşmasına göre yıllık ortalama kazancında hafif bir maaş indirimi anlamına geliyor.
Beklenenden Düşük Çıkan Maaş Sınırı (Salary Cap) Hakkında Neler Söyleniyor?
Tam iki yıl önce bu ay, NBA; ESPN, NBC ve Amazon ile toplam değeri önceki anlaşmayı üçe katlayan 77 milyar dolardan fazla olan 11 yıllık yeni medya hakları anlaşmalarını imzalamıştı.
2016 yılındaki son yayın hakları anlaşmasında bir yılda %35 artışla yaşanan ve Warriors‘ın Kevin Durant’le anlaşmasına zemin hazırlayan maaş sınırındaki büyük sıçramayı önlemek için; oyuncular sendikası ve lig, para akışını dengelemeye ve maaş sınırını üç yıl boyunca yıllık maksimum %10 artışla sınırlamaya karar vermişti.
Büyük bir nakit akışı sağlandığı için, maaş sınırının bu yeni paranın geldiği ilk yılda o %10’luk limite ulaşacağına dair genel bir beklenti vardı. Ancak lig geçen hafta resmi rakamlarını açıkladığında, maaş sınırındaki artış “sadece” %6,7‘de kaldı. NBA, takımları artışın beklenenden düşük olacağı konusunda uyarmıştı ancak bu oran tahmin edilenin bile altında kaldı.
Kaynaklara göre bu düşüşün nedeni, Knicks’in hegemonyasının Doğu Konferansı finalleri ve NBA Finalleri’ni dominant şekilde bitirmesiyle tahminlerden daha kısa süren play-off serileriydi. Ancak genel düşüşün asıl nedeni, kesintiye uğrayan yerel TV gelirleridir.
Yeni ulusal yayın gelirleri, yerel TV sorununu daha az etkili bir faktör haline getirse de, gelirleri kesinlikle etkilemeye devam ediyor. Bu durum geçtiğimiz yıl, Knicks gibi dev bir pazarın bile kardeş şirketi MSG’den gelen yıllık ödemelerde %28’lik bir indirimi kabul etmesiyle açıkça su yüzüne çıkmıştı. Geçtiğimiz sezon Knicks, bu kalemden 41 milyon dolarlık bir kesinti yaşadı.
Bu mali daralma lig genelinde kendini tekrar ediyor ve önümüzdeki sezon da muhtemelen bir sorun olmaya devam edecek. NBA yönetimi, çoğu yerel yayın hakları anlaşmasının sona ereceği 2027 yılında kalıcı bir çözüm hedefliyor ve bu yayın haklarını tek bir ortağa paket halinde sunmayı umuyor.
Bir takım başkanı durumu şu sözlerle özetliyor: “Şu anda ligde yaşanan en önemli finansal olaylardan biri bu. Ligin genişlemesi yönünde atılan adımlarda en azından bir miktar rol oynadığı kesin.”
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.