2000’li yılların en iyi 1 numara seçiminin LeBron James, en iyi 7 numara seçiminin ise Stephen Curry olduğunu biliyorsunuz. Ancak ilk turun diğer 28 sırası için karar vermek çok daha zordu.
İlk turdaki 30 sıranın her biri için seçilen en iyi oyuncuları bir araya getirdik.
İki oyuncu arasında yakın kaldığımızda, özellikle daha iyi playoff performanslarıyla destekleniyorsa zirve seviyesi daha yüksek olan ismi tercih ettik. Bununla birlikte oyuncuların kariyerlerinin tamamını ve üst düzeyde ne kadar uzun süre oynadıklarını da değerlendirdik.
1. Sıra: LeBron James (2003)
yüzyılda draftın ilk sırasından seçilen yıldızlar arasında Victor Wembanyama, Anthony Davis, Anthony Edwards ve daha birçok önemli isim bulunuyor.
Buna rağmen tercih yapmak oldukça kolaydı.
James, NBA tarihinin en büyük oyuncusu olarak kabul edilebilir. Kariyerinin zirvesi Michael Jordan’ın seviyesinin biraz altında kalmış olabilir ancak bazılarına göre uzun yıllara yayılan istikrarı bu farkı kapatıyor.
James, normal sezon ve playofflar dahil edildiğinde NBA tarihinin en skorer oyuncusu. Normal sezonda asist sıralamasında dördüncü, playofflarda ise ikinci basamakta yer alıyor.
Üstelik bütün ihtimallere meydan okuyarak 41 yaşında hâlâ üst düzey performans sergiliyor.
2. Sıra: Kevin Durant (2007)
LeBron’ın 1 numaradan seçilen diğer oyuncularla kıyaslanmasına benzer şekilde Kevin Durant de bu yüzyılda draftın ikinci sırasından seçilen rakipleriyle arasına büyük bir fark koydu.
İki kez NBA Finalleri MVP’si ve bir kez normal sezon MVP’si seçilen Durant, büyük olasılıkla NBA tarihinin en iyi 15 oyuncusundan biri olarak anılacak. Kariyerinin 18. sezonunda bulunan dört kez sayı kralı, hâlâ maç başına 26.0 sayı üretiyor; saha içinden %52.0, üç sayı çizgisinin gerisinden ise %41.3 isabetle oynuyor.
Trail Blazers’ın Durant’i seçmemesi, NBA draft tarihinin en büyük hatalarından biri oldu. 2007’de ilk sıradan seçilen Greg Oden yalnızca üç sezon forma giyebilirken Durant, 2026-27’de kariyerinin 19. sezonuna hazırlanıyor.
LaMarcus Aldridge ve Tyson Chandler da draftın ikinci sırasından seçilmişti ancak ikisi de Durant’in yanına yaklaşamıyor. Buradaki tercih tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık.
3. Sıra: Luka Dončić (2018)
Bu yüzyılda üçüncü sıradan seçilen en iyi oyuncuyu belirlerken ilk ciddi tartışmayla karşılaşıyoruz.
James Harden, Joel Embiid ve Jayson Tatum’ın her biri, Luka Dončić’in henüz sahip olmadığı bazı başarılara ulaştı.
Harden ve Embiid’in birer MVP ödülü bulunuyor. Tatum ise bir şampiyonluğa ve daha da önemlisi takımının en iyi oyuncusu olarak kazandığı bir şampiyonluğa sahip.
Buna rağmen tercih Dončić’ten yana. Dončić, özellikle Harden ve Embiid olmak üzere üçünden de daha iyi bir playoff oyuncusu olduğunu gösterdi.
Tatum playofflarda Dončić’ten daha fazla takım başarısı yakalamış olsa da ikilinin istatistiklerine bakıp hangisinin daha iyi oyuncu olduğuna kendiniz karar verin:
Tatum: 24.2 sayı, 5.0 asist, %50.7 efektif saha içi isabet oranı
Dončić: 30.9 sayı, 7.8 asist, %53.2 efektif saha içi isabet oranı
Tatum’ın Celtics’i, 2024 NBA Finalleri’nde Dončić’in Mavericks’ini mağlup etmiş olabilir. Ancak Celtics’in yardımcı kadrosu Mavericks’inkinden çok daha güçlü olduğu için bu sonucun tartışmada fazla ağırlık taşımaması gerekiyor.
4. Sıra: Chris Paul (2005)
Bu da birbirine yakın iki oyuncu arasında yapılan başka bir tercih: Russell Westbrook ve Chris Paul.
Westbrook lehindeki en güçlü argüman, 2016-17 sezonunda kazandığı MVP ödülü. O sezon 31.6 sayı, 10.7 ribaund ve 10.4 asist ortalamaları yakaladı. Paul ise kariyerinin hiçbir sezonunda 22.8 sayının üzerine çıkamadı.
Ancak Paul çok daha verimli bir skorer. Kariyerindeki %52.3 efektif saha içi isabet oranına karşılık Westbrook %47.2’de kaldı. Paul ayrıca maç başına yalnızca 2.3 top kaybıyla oynayarak top kayıplarını sınırlama konusunda olağanüstü bir iş çıkarıyor.
Verimlilik farkı playofflarda daha da açılıyor. Paul’ün playoff kariyerindeki efektif saha içi isabet oranı %53.7 iken Westbrook’ta bu oran son derece kötü bir seviye olan %44.1’e geriliyor.
Gelişmiş istatistiklerin çoğunun Paul’ü Westbrook’un önünde göstermesinin temel nedeni de muhtemelen bu.
5. Sıra: Dwyane Wade (2003)
Miami Heat, 2003 NBA draftına oldukça rahat bir konumda girdi. LeBron James, Darko Miličić, Carmelo Anthony, Chris Bosh veya Dwyane Wade’den birinin mutlaka kendilerine kalacağını biliyorlardı.
Miličić’i ikinci sıradan seçen Detroit Pistons dışında ilk beşte seçim yapan diğer bütün takımlar, geleceğin bir Hall of Fame oyuncusunu kadrosuna kattı.
Wade, 2003 draftından çıkan oyuncular arasında en iyi ikinci kariyere sahip oldu. Kariyerini sekiz kez All-NBA seçimi, üç şampiyonluk ve bir NBA Finalleri MVP’si ödülüyle tamamladı. NBA tarihinin en iyi beş şutör gardı arasında rahatlıkla gösterilebilir.
Kevin Garnett, Ray Allen ve Vince Carter 1990’lı yıllarda beşinci sıradan seçilmişti. Yüzyılın başından bu yana Wade’in en yakın rakipleri ise Kevin Love, De’Aaron Fox, Trae Young ve DeMarcus Cousins oldu. Ancak bu isimlerin hiçbiri Wade’i geçmeye yaklaşamadı.
6. Sıra: Damian Lillard (2012)
Bugünden geriye dönüp bakıldığında Damian Lillard’ın 2012 draftında altıncı sıraya kadar düşmesi oldukça anlamsız görünüyor. Ancak Weber State’ten NBA’e gelirken nasıl bir oyuncuya dönüşeceğini öngörmek kolay değildi.
Lillard, üniversitedeki son sezonunda maç başına 24.5 sayı ortalamasıyla dominant bir performans sergiledi. Yine de Big Sky Konferansı’ndan çıkıp Hall of Fame seviyesinde kariyer yapan çok fazla oyuncu yoktu.
Lillard; dokuz All-Star seçimi, yedi All-NBA üyeliği ve NBA tarihinde en fazla üç sayılık isabet kaydeden oyuncular arasında beşinci sıraya yükselerek beklentilerin çok ötesine geçti. NBA’in 75. yıl dönümüne özel olarak hazırlanan kadroya da fazlasıyla hak ettiği şekilde seçildi.
Brandon Roy’un dizleri kariyerini bu kadar erken sona erdirmeseydi, altıncı sıradan seçilen bir başka oyuncu olarak Lillard’a ciddi bir rakip olabilirdi. Lillard dışında bu sıradan yapılan en iyi seçimler arasında Danilo Gallinari, Marcus Smart ve Shane Battier bulunuyor.
7. Sıra: Stephen Curry (2009)
Bu da son derece açık tercihlerden biriydi.
Stephen Curry, NBA tarihinin en iyi 10 oyuncusundan biri olarak kabul ediliyor. Kariyer boyunca ve tek sezonda en fazla üç sayılık isabet bulma rekorlarının sahibi.
Curry, 2015-16’daki MVP sezonunda %50 saha içi, %40 üç sayı ve %90 serbest atış isabet oranlarını yakalarken maç başına en az 30 sayı ortalaması tutturan NBA tarihindeki tek oyuncu oldu. Ayrıca kendisini draft eden Golden State Warriors’ı dört şampiyonluğa taşıdı.
Julius Randle, Luol Deng ve Harrison Barnes da yedinci sıradan seçildikten sonra NBA’de uzun ve verimli kariyerlere imza attı. Ancak hiçbirinin Curry ile kıyaslanması mümkün değil.
Bu yüzyılda sekizinci sıradan yapılan seçimlerin bu kadar başarısız sonuçlar vermesi şaşırtıcı. Bu sıra için en güçlü adaylar Franz Wagner, Rudy Gay ve Jamal Crawford.
Gay, üst üste 10 sezon boyunca maç başına en az 17 sayı ortalaması yakaladığı için ciddi biçimde değerlendirildi. Ancak Wagner şimdiden art arda iki sezonda 20 sayı ortalamasını aştı ve bunu Gay’in kariyer ortalamasından daha yüksek bir skor verimliliğiyle başardı.
Başka bir ifadeyle Wagner, şimdiden Gay’in kariyerindeki en yüksek seviyenin üzerine çıktı. Henüz 24 yaşında olduğu düşünüldüğünde yakın gelecekte çok daha üst seviyelere ulaşması da muhtemel.
Crawford, üç kez Yılın Altıncı Adamı seçilmesinden de anlaşılacağı üzere kenardan gelerek büyük skor katkısı sağlayan bir oyuncuydu. Ancak kariyeri boyunca hiç All-Star seçilemedi. Wagner ise sezonların ilk yarısında sağlıklı kalabildiği sürece bir veya birden fazla kez All-Star seçilmesi neredeyse kesin görünen bir isim.
9. Sıra: Amar’e Stoudemire (2002)
DeMar DeRozan ve Andre Iguodala’nın da değerlendirildiği bu sıra için karar vermek oldukça zordu. Ancak kariyerinin zirvesinde diğerlerinden daha yüksek bir seviyeye ulaşması, tercihin Amar’e Stoudemire’dan yana kullanılmasını sağladı.
Stoudemire, beş farklı sezonda MVP oylamasında oy aldı. Bunların üçünde maç başına en az 25 sayı ortalaması yakaladı. Söz konusu üç sezonun ikisinde ise saha içinden en az %55.9 isabetle oynadı.
DeRozan üç sezonda MVP oyu aldı ancak kariyeri boyunca negatif artı-eksi değerine sahip olması, onu bu karşılaştırmada geride bıraktı.
Iguodala hiç MVP oyu alamadı fakat savunma yıldızlarının genellikle hak ettiklerinden çok daha az değer görmeleri nedeniyle düşündüğünüzden daha ciddi biçimde değerlendirildi. NBA Finalleri MVP’si ödülüne sahip olması da aradaki farkı kapattı ancak Stoudemire’ın temel istatistiklerdeki üstünlüğü sonuçta belirleyici oldu.
10. Sıra: Paul George (2010)
Joe Johnson, Mikal Bridges ve Brook Lopez’e gereken saygıyı göstermekle birlikte burada karar vermek hiç zor değildi.
George, 16 yıllık kariyerinin büyük bölümünde sahanın iki tarafında da dominant bir oyuncu oldu. Altı kez All-NBA, dört kez de Yılın En İyi Savunma Takımları’na seçildi.
NBA tarihinde en fazla üç sayılık isabet bulan oyuncular arasında dokuzuncu sırada yer alıyor. Ayrıca üç farklı sezonda maç başına en az 2.0 top çalma ortalaması yakaladı ve 2018-19 sezonunda bu alanda ligin lideri oldu.
36 yaşındaki oyuncu, 2026-27 sezonunda Celtics ile kariyerinin ilk NBA şampiyonluğunu kazanmayı hedefleyecek.
11. Sıra: Shai Gilgeous-Alexander (2018)
Klay Thompson’ın dört şampiyonluğun da yer aldığı kariyer başarıları, bu sıra için güçlü bir aday olmasını sağlıyor.
Ancak Shai Gilgeous-Alexander’ın kariyerinin zirvesinde ulaştığı çok daha yüksek seviye, tercihin ondan yana yapılmasında belirleyici oldu.
Thompson yalnızca bir sezonda MVP oyu aldı. SGA ise üst üste iki kez MVP seçildi ve son dört sezonun tamamında oylamayı ilk beş içinde tamamladı.
SGA, kariyerini noktaladığında büyük olasılıkla Thompson ve Reggie Miller’ı açık farkla geride bırakarak 11. sıradan seçilen tartışmasız en iyi oyuncu olacak.
12. Sıra: Tyrese Haliburton (2020)
Oklahoma City Thunder, 2022 draftında Jalen Williams’ı 12. sıradan seçerek büyük bir fırsat yakaladı. Ancak Williams henüz Tyrese Haliburton seviyesinde değil.
Pacers’ın oyun kurucusu, elit pas yeteneği ile verimli skor üretimini acımasız bir şekilde bir araya getiriyor. Indiana’nın 2025’te NBA Finalleri’ne uzanan playoff yolculuğunda maçların son dakikasında kullandığı şutların neredeyse tamamını isabete çevirerek ligin en kritik anlarda sorumluluk alabilen oyuncularından biri olduğunu da kanıtladı.
Haliburton muhtemelen Kings’in draft tarihinde yaptığı en iyi seçim. Ancak Kings, elindeki bu fırsatı heba etmenin bir yolunu buldu. Haliburton-De’Aaron Fox ikilisini ayırması gerektiğini düşünen Sacramento, Haliburton ve beraberindeki oyuncuları, merkezinde Domantas Sabonis’in bulunduğu bir paket karşılığında Indiana Pacers’a takas etti.
Haliburton, o tarihten bu yana Pacers formasıyla geçirdiği üç tam sezonda iki kez All-Star, iki kez de All-NBA seçildi.
13. Sıra: Devin Booker (2015)
Donovan Mitchell ile Devin Booker arasındaki bu tercih oldukça zordu. İki oyuncu da hemen hemen aynı yaşta ve Mitchell’ın bireysel başarıları daha fazla. Bu nedenle tercihin ondan yana yapılması da makul olurdu.
Ancak Booker’ı burada öne çıkaran nokta, playofflarda daha verimli bir skorer olması. İkilinin playoff kariyerlerindeki istatistikleri şöyle:
Booker: 27.5 sayı, %54.1 efektif saha içi isabet oranı, 5.2 asist
Mitchell: 27.8 sayı, %51.2 efektif saha içi isabet oranı, 4.4 asist
Mitchell, Cavaliers’ın gelecek sezon NBA Finalleri’ne yükselmesine yardımcı olursa bu sırada büyük olasılıkla Booker’ı geride bırakacaktır.
14. Sıra: Bam Adebayo (2017)
Bam Adebayo’nun rakipleriyle arasındaki farkı açması nedeniyle bu da kolay tercihlerden biriydi.
Adebayo üç kez All-Star seçildi ve altı kez Yılın En İyi Savunma Takımları’nda yer aldı. Uluslararası kariyeri de iki Olimpiyat altın madalyasıyla hiç fena görünmüyor. Ayrıca ne kadar değer taşıdığı tartışılır olsa da Washington Wizards karşısında NBA tarihinde bir maçta kaydedilen en yüksek ikinci sayı toplamına ulaştı.
Adebayo’nun 14. sıradan seçilen en iyi oyuncu unvanına en yakın rakibi, kariyerinde hiç All-Star seçilemeyen Michael Porter Jr. (2018).
15. Sıra: Giannis Antetokounmpo (2013)
Bu sıra için karar Giannis Antetokounmpo ile Kawhi Leonard (2011) arasında verildi.
Leonard lehindeki en güçlü argüman, Antetokounmpo’dan bir fazla olmak üzere iki NBA Finalleri MVP’si ödülüne sahip olması.
Ancak zirve döneminin çok daha uzun sürmesi, tercihin Antetokounmpo’dan yana yapılmasını sağladı. “Greek Freak”, son sekiz sezonun yedisinde MVP oylamasını ilk dört içinde tamamladı ve 2010’lu yılların sonunda üst üste iki kez ödülün sahibi oldu.
Leonard ise kariyeri boyunca MVP oylamasında yalnızca iki kez ilk dörtte yer alabildi ve ödülü hiç kazanamadı.
16. Sıra: Alperen Şengün (2021)
Kariyerinde iki kez All-Star seçilen Nikola Vučević (2011) de bu sıra için değerlendirilen isimlerden biriydi.
Ancak Alperen Şengün’ün ulaştığı en yüksek seviyenin Vučević’in zirvesinden daha yukarıda olduğu söylenebilir. Üstelik Şengün henüz kariyerinin en verimli dönemine bile girmedi.
Şengün, 2025-26 sezonunda Houston Rockets formasıyla maç başına 20.4 sayı ve 6.2 asist ortalamaları yakaladı. Vučević iki sezonda 20 sayı barajını aştı ancak hiçbir zaman 3.8 asist ortalamasının üzerine çıkamadı.
Şengün’ün zamanla bu sıradaki rakipleriyle arasındaki farkı iyice açması bekleniyor.
Jrue Holiday’in bu sıra için Trey Murphy III’ün (2021) önünde tercih edilmesinin nedeni temel istatistikleri değil, oyun üzerindeki etkisi.
Holiday, kariyerinin zirvesinde ligin sahanın iki tarafında da etkili en iyi gardlarından biriydi. Değeri ise kendisini en fazla playofflarda gösterdi.
2021’de Milwaukee Bucks’ın 50 yıl aradan sonra ilk şampiyonluğuna ulaşmasına yardımcı oldu. 2024’te ise Boston Celtics’in 16 yıllık şampiyonluk hasretini sona erdiren kadronun önemli parçalarından biriydi.
İki Olimpiyat altın madalyasına sahip olması da elbette tercih edilme ihtimalini güçlendiriyor.
18. Sıra: David West (2003)
David West, 2005 ile 2011 yılları arasında New Orleans Hornets’ta Chris Paul’ün temel ikili oyun partneriydi.
İkili birlikte son derece başarılı istatistikler ortaya koydu.
West, bu altı sezonluk dönemde maç başına 19.2 sayı ve 8.0 ribaund ortalamaları yakaladı. Gösterdiği performans sayesinde iki kez All-Star seçildi.
CP3 ile birlikte ortaya koyduğu performans, 2004 draftının 18. sırasında seçilen JR Smith’i geride bırakması için yeterli oldu.
19. Sıra: Zach Randolph (2001)
Randolph tam anlamıyla bir double-double makinesiydi. Kariyeri boyunca 488 double-double yaparak NBA tarihinde bu alanda 19. sırayı paylaştı.
Kariyerini iki All-Star seçimiyle tamamladı ancak bu sayının biraz daha yüksek olabileceği hissini uyandırdı. “Z-Bo”, beş farklı sezonda maç başına en az 20 sayı ve 10 ribaund ortalamaları yakaladı.
Trail Blazers, draftta yaptığı büyük hatalarla tanınsa da bu listede Lillard ve Randolph ile iki kez yer aldığı için hakkını teslim etmek gerekiyor.
Tobias Harris ve John Collins ileride Randolph’ı geçebilir ancak Z-Bo şimdilik ikisinin de önünde.
20. Sıra: Jalen Johnson (2021)
2021 draftı; Cade Cunningham (1), Evan Mobley (3), Scottie Barnes (4) ve Franz Wagner (8) gibi isimlerle üst sıralarda oldukça güçlüydü. Ancak draftın en değerli seçimleri 16 ile 20. sıralar arasından çıktı.
Daha önce 16. sıradaki Alperen Şengün’den söz ettik, 17. sırada da Trey Murphy III’e kısaca değindik. Bu iki oyuncunun hemen ardından draftın en büyük fırsat seçimi olan Jalen Johnson geldi.
Atlanta Hawks’ın forveti, en iyi sezonunu 2025-26’da geçirdi ve maç başına 22.5 sayı, 10.3 ribaund ve 7.9 asist gibi dikkat çekici ortalamalar yakaladı. Üstelik hâlâ yalnızca 24 yaşında.
Johnson’ın bu sıradaki en büyük rakiplerinin Zydrunas Ilgauskas ve Jameer Nelson olduğu düşünüldüğünde, yarışın artık kalıcı biçimde sona ermek üzere olduğunu söylemek mümkün.
21. Sıra: Rajon Rondo (2006)
Bu sıra için Rajon Rondo ile Tyrese Maxey (2020) arasında karar vermek oldukça zor.
Rondo, takımların gerçek oyun kuruculara sahip olmasının hâlâ yaygın olduğu bir dönemde NBA’e adım attı. Oyunun gerektirdiği anlarda skor üretiyor ancak bunun dışında temel görevi takım arkadaşlarını oyuna dahil etmek oluyordu.
Rondo bu işi ligdeki herkes kadar iyi yaptı. Kariyer başarıları arasında üç asist krallığı ve iki NBA şampiyonluğu bulunuyor.
Günümüzde ise NBA, pas vermekten çok skor üretmeyi düşünen Maxey gibi oyun kurucularla dolu. Maxey hücumda Rondo’dan daha dinamik bir oyuncu olsa da Rondo’nun yönettiği hücumların daha iyi işlemiş olması mümkün.
Özetle Maxey’nin zirve seviyesi Rondo’dan daha yüksek ancak bu fark, Rondo’nun çok daha güçlü kariyer özgeçmişini tamamen kapatacak kadar büyük değil. Yine de Maxey’nin bir veya iki yıl içinde bu sırayı devralması muhtemel.
22. Sıra: Jarrett Allen (2017)
Los Angeles Lakers, Walker Kessler’ın (2022) gelecekte Jarrett Allen’ı bu sıradan indirmesini umuyor. Ancak şu an için aralarında ciddi bir rekabet yok.
Allen, kariyeri boyunca dikkat çekici bir istikrar sergiledi. Son sekiz sezonun tamamında maç başına en az 10.9 sayı ve 8.4 ribaund ortalamaları yakaladı. Bir kez All-Star seçildi ve üç farklı sezonda Yılın Savunmacısı oylamasında oy aldı.
Kessler, Allen’dan daha uzun; aynı zamanda daha iyi bir ribaundcu ve çember savunmacısı. Şut menzili de Allen’a kıyasla çok daha geniş. Ancak çaylak sezonunda 74 maça çıktıktan sonra son üç sezonda toplam yalnızca 127 maçta forma giyebildi.
Kessler sağlıklı kalabilirse, özellikle Luka Dončić’in yanında oynarken zaman içinde Allen’ı geride bırakma potansiyeline sahip. Fakat bunun gerçekleşeceğinin hiçbir garantisi yok.
23. Sıra: OG Anunoby (2017)
Toronto Raptors’ın eski basketbol operasyonları başkanı Masai Ujiri, NBA draftında iki yıllık olağanüstü bir dönem geçirdi.
Raptors, 2016’da Pascal Siakam’ı 27. sıradan kadrosuna kattı. Bir sonraki yıl ise 23. sıradan OG Anunoby’yi seçti.
Raptors’ın 2019 playofflarındaki kadrosu o kadar derindi ki Anunoby’nin sakatlığı nedeniyle forma giyememesine rağmen şampiyonluğa ulaşmayı başardı.
Toronto ilerleyen yıllarda Anunoby’yi Knicks’e takas etti. Anunoby ise New York’un 1973’ten bu yana ilk şampiyonluğuna ulaşmasıyla sonuçlanan olağanüstü 2026 playoff performansıyla neler yapabileceğini bütün dünyaya gösterdi.
24. Sıra: Kyle Lowry (2006)
Kyle Lowry, Grizzlies tarafından draft edildikten sonra 2009’da Houston Rockets’a takas edildi. Houston’da kaliteli bir oyun kurucu olarak kendisini kanıtladı ancak asıl çıkışını Raptors’ın 2012’de kendisini kadrosuna katmasının ardından gerçekleştirdi.
Lowry, Toronto formasıyla üst üste altı kez All-Star seçildi ve 2019’da NBA şampiyonluğuna ulaştı. Basketball Reference, Lowry’nin Hall of Fame’e seçilme ihtimalini %85.7 olarak gösteriyor.
Andrei Kirilenko, Sam Cassell, Derek Fisher ve Serge Ibaka da draftın 24. sırasından seçildi. Dördü de NBA’de önemli izler bırakan kariyerler geçirdi ancak hiçbiri Lowry’nin Raptors yıllarında ulaştığı seviyeye çıkamadı.