by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Bu yazı 31 Ağustos 2026 tarihinde Fadeaway World’de yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
G League, yalnızca NBA’in kıyısında kalan oyuncuların ve genç yeteneklerin forma giydiği bir organizasyon olmaktan çıkarak ligin en önemli oyuncu kaynaklarından birine dönüştü. NBA takımları artık draft edilmeyen oyuncuları, two-way kontrat sahiplerini ve lige katkı vermeye hazır hâle gelmeden önce düzenli süreye ihtiyaç duyan ikinci tur seçimlerini geliştirmek için G League’den daha fazla yararlanıyor.
Spencer Jones bunun yakın dönemdeki en iyi örneklerinden biri. 2024 NBA Draftı’nda seçilmeyen Jones, Nuggets ile two-way kontrat imzaladı ve ilk sezonunun bir bölümünü Grand Rapids Gold formasıyla geçirdi.
2025-26 sezonuna gelindiğinde Denver adına 37’sine ilk beşte başladığı 64 maçta forma giyerek 5.5 sayı ve 3.3 ribaund ortalamaları yakaladı. Üstelik saha içinden %50.4 isabetle oynadı.
Nuggets daha sonra Jones’un two-way kontratını standart NBA sözleşmesine çevirdi. Bu yaz ise Oklahoma City Thunder’ın sunduğu iki yıllık, 12 milyon dolarlık teklif formunu karşılayarak oyuncuyu takımda tuttu. Draft gecesinde hiçbir takım tarafından seçilmeyen biri için oldukça büyük bir yükseliş.
NBA’de hâlen forma giyen birçok oyuncunun buna benzer hikâyesi bulunuyor. Ancak bu listede Jalen Green, Scoot Henderson, Jonathan Kuminga ve diğer eski G League Ignite oyuncularına yer vermiyoruz. Çünkü onların izlediği yol farklıydı. Üniversite basketbolunu bilinçli olarak pas geçip profesyonellere karşı oynamayı ve bunun karşılığında para kazanmayı seçtiler. Üstelik çoğu, NBA Draftı’na katılmadan çok önce önemli birer NBA adayı olarak görülüyordu.
Bu liste gerçek anlamda sürpriz yapan oyunculara odaklanıyor. NBA rotasyonunda yer bulması garanti olmadığı için profesyonel basketbola G League üzerinden adım atan, ardından performanslarıyla NBA’e yükselip orada kalmayı başaran isimlere…
Bazıları artık ilk beş oyuncusu, bazıları değerli birer rotasyon parçası, bazıları ise şampiyonluk hedefleyen takımlarda önemli roller üstleniyor.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
10. Scotty Pippen Jr.
Scottie Pippen gibi bir babaya sahip olmak, soyadınızın herkes tarafından tanınmasını sağlayabilir ancak NBA’de iş bulacağınızı garanti etmez.
Scotty Pippen Jr., Vanderbilt’ta geçirdiği üç sezonun ardından 2022 NBA Draftı’nda seçilmedi. Daha sonra Lakers ile two-way kontrat imzaladı ve profesyonel kariyerinin ilk iki sezonunun büyük bölümünü kısa NBA fırsatlarıyla South Bay Lakers’taki daha kapsamlı rolü arasında gidip gelerek geçirdi.
Pippen’ın gerçek anlamda oyun kurucu gibi oynama fırsatı bulduğu yer G League oldu. G League kariyerinde 20.7 sayı, 5.8 asist, 4.6 ribaund ve 1.8 top çalma ortalamaları yakaladı. Kendi şutunu yaratabildiğini, pick-and-roll yönetebildiğini ve savunmada topa baskı yapabildiğini sürekli olarak gösterdi.
Lakers sonunda onunla yollarını ayırdı ancak Pippen o zamana kadar başka bir takımın kendisine şans vermesini sağlayacak kadar güçlü bir izlenim bırakmıştı.
Bu takım Memphis Grizzlies oldu ve doğru takıma gitmesi kariyerinin yönünü kısa sürede değiştirdi. Memphis formasıyla çıktığı ilk 21 maçta 12.9 sayı ve 4.7 asist ortalamaları yakalayan Pippen, daha sonra gerçek anlamda güvenilen bir rotasyon oyuncusuna dönüştü.
2025-26 sezonunda yalnızca 21.2 dakika sahada kalarak 11.4 sayı, 4.7 asist, 2.2 ribaund ve 1.9 top çalma ortalamaları üretti. Ancak sağ ayak başparmağından yaşadığı sakatlık nedeniyle sezonu 10 maçın ardından sona erdi.
25 yaşındaki Pippen’ın bir anda All-Star olacağını iddia etmeye gerek yok. Asıl önemli nokta, draft edilmeyen ve two-way kontrat kapsamında süre bulmaya çalışan bir oyuncudan NBA takımının gerçekten güvendiği bir guarda dönüşmesi.
Grizzlies’ın Ja Morant sonrası dönemine girmesiyle birlikte Pippen Jr. bu sezon 60’tan fazla maça ilk beşte başlayabilir.
9. Max Strus

Elit şutörlüğüyle tanınan Max Strus, G League’e adım attığında üç sayı çizgisinin gerisinden hemen %50 isabet bulmaya başlamadı. Windy City Bulls formasıyla çıktığı 13 maçta üçlüklerinin yalnızca %30.8’ini sayıya çevirdi.
Ancak çok daha dikkat çekici olan istatistik, maç başına 9.0 üç sayılık atış kullanmasıydı. Strus şut kullanmaktan çekinmiyor, bu fırsatları yalnızca köşede bekleyerek değil, topsuz hareketliliği ve enerjisiyle yaratabildiğini gösteriyordu.
Bu dönemi 18.2 sayı, 5.9 ribaund ve 3.2 asist ortalamalarıyla tamamlaması, Miami Heat’in NBA’e taşınabilecek bir rol görmesi için yeterli oldu.
Miami, two-way kontratla kadrosuna kattığı Strus’u zaman içinde ilk beş oyuncusuna dönüştürdü. 2021-22 sezonunda 68 maça ilk beşte başlayarak 10.6 sayı ortalaması yakaladı ve üç sayı çizgisinin gerisinden %41.0 isabet buldu. Bir sezon sonra Heat’in NBA Finalleri’ne uzanan playoff yolculuğunda maç başına 28.2 dakika sahada kaldı.
Gösterdiği gelişim, Strus’a 2023’te Cavaliers ile dört yıllık ve 62.3 milyon dolar değerinde bir sözleşme kazandırdı. Sakatlıklar nedeniyle 2025-26 sezonunda yalnızca 12 maç oynayabilse de bu süreçte 11.2 sayı ve 5.4 ribaund ortalamaları yakalarken üçlüklerini %40.2 isabetle gönderdi.
Strus, bu yaz Peyton Watson’ın merkezinde bulunduğu imza ve takas anlaşmasıyla Clippers’a gönderildi.
Strus, G League’deki hâlinden tamamen farklı bir oyuncuya dönüşmedi. Takımların yalnızca onun en belirgin NBA silahının, yüksek hacimli dış şut tehdidinin, bu ligde kalıcı olmasını sağlayacak kadar değerli olduğunu anlaması zaman aldı.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.



