G League’den NBA Yıldızlığına Uzanan 10 Sürpriz Kariyer

01/Eyl/26 11:23 Eylül 1, 2026

Arma Kaynar

01/Eyl/26 11:23

Eurohoops.net
TORONTO, CANADA - MARCH 28: Fred VanVleet #23 of the Toronto Raptors high fives Pascal Siakam #43 of the Toronto Raptors during the game against the Boston Celtics on March 28, 2022 at the Scotiabank Arena in Toronto, Ontario, Canada. NOTE TO USER: User expressly acknowledges and agrees that, by downloading and or using this Photograph, user is consenting to the terms and conditions of the Getty Images License Agreement. Mandatory Copyright Notice: Copyright 2022 NBAE (Photo by Vaughn Ridley/NBAE via Getty Images)

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Eurohoops Çeviri, NBA’de son dönemin en kötü takaslarını konu aldı.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Bu yazı 31 Ağustos 2026 tarihinde Fadeaway World’de yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

G League, yalnızca NBA’in kıyısında kalan oyuncuların ve genç yeteneklerin forma giydiği bir organizasyon olmaktan çıkarak ligin en önemli oyuncu kaynaklarından birine dönüştü. NBA takımları artık draft edilmeyen oyuncuları, two-way kontrat sahiplerini ve lige katkı vermeye hazır hâle gelmeden önce düzenli süreye ihtiyaç duyan ikinci tur seçimlerini geliştirmek için G League’den daha fazla yararlanıyor.

Spencer Jones bunun yakın dönemdeki en iyi örneklerinden biri. 2024 NBA Draftı’nda seçilmeyen Jones, Nuggets ile two-way kontrat imzaladı ve ilk sezonunun bir bölümünü Grand Rapids Gold formasıyla geçirdi.

2025-26 sezonuna gelindiğinde Denver adına 37’sine ilk beşte başladığı 64 maçta forma giyerek 5.5 sayı ve 3.3 ribaund ortalamaları yakaladı. Üstelik saha içinden %50.4 isabetle oynadı.

Nuggets daha sonra Jones’un two-way kontratını standart NBA sözleşmesine çevirdi. Bu yaz ise Oklahoma City Thunder’ın sunduğu iki yıllık, 12 milyon dolarlık teklif formunu karşılayarak oyuncuyu takımda tuttu. Draft gecesinde hiçbir takım tarafından seçilmeyen biri için oldukça büyük bir yükseliş.

NBA’de hâlen forma giyen birçok oyuncunun buna benzer hikâyesi bulunuyor. Ancak bu listede Jalen Green, Scoot Henderson, Jonathan Kuminga ve diğer eski G League Ignite oyuncularına yer vermiyoruz. Çünkü onların izlediği yol farklıydı. Üniversite basketbolunu bilinçli olarak pas geçip profesyonellere karşı oynamayı ve bunun karşılığında para kazanmayı seçtiler. Üstelik çoğu, NBA Draftı’na katılmadan çok önce önemli birer NBA adayı olarak görülüyordu.

Bu liste gerçek anlamda sürpriz yapan oyunculara odaklanıyor. NBA rotasyonunda yer bulması garanti olmadığı için profesyonel basketbola G League üzerinden adım atan, ardından performanslarıyla NBA’e yükselip orada kalmayı başaran isimlere…

Bazıları artık ilk beş oyuncusu, bazıları değerli birer rotasyon parçası, bazıları ise şampiyonluk hedefleyen takımlarda önemli roller üstleniyor.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

10. Scotty Pippen Jr.

Scottie Pippen gibi bir babaya sahip olmak, soyadınızın herkes tarafından tanınmasını sağlayabilir ancak NBA’de iş bulacağınızı garanti etmez.

Scotty Pippen Jr., Vanderbilt’ta geçirdiği üç sezonun ardından 2022 NBA Draftı’nda seçilmedi. Daha sonra Lakers ile two-way kontrat imzaladı ve profesyonel kariyerinin ilk iki sezonunun büyük bölümünü kısa NBA fırsatlarıyla South Bay Lakers’taki daha kapsamlı rolü arasında gidip gelerek geçirdi.

Pippen’ın gerçek anlamda oyun kurucu gibi oynama fırsatı bulduğu yer G League oldu. G League kariyerinde 20.7 sayı, 5.8 asist, 4.6 ribaund ve 1.8 top çalma ortalamaları yakaladı. Kendi şutunu yaratabildiğini, pick-and-roll yönetebildiğini ve savunmada topa baskı yapabildiğini sürekli olarak gösterdi.

Lakers sonunda onunla yollarını ayırdı ancak Pippen o zamana kadar başka bir takımın kendisine şans vermesini sağlayacak kadar güçlü bir izlenim bırakmıştı.

Bu takım Memphis Grizzlies oldu ve doğru takıma gitmesi kariyerinin yönünü kısa sürede değiştirdi. Memphis formasıyla çıktığı ilk 21 maçta 12.9 sayı ve 4.7 asist ortalamaları yakalayan Pippen, daha sonra gerçek anlamda güvenilen bir rotasyon oyuncusuna dönüştü.

2025-26 sezonunda yalnızca 21.2 dakika sahada kalarak 11.4 sayı, 4.7 asist, 2.2 ribaund ve 1.9 top çalma ortalamaları üretti. Ancak sağ ayak başparmağından yaşadığı sakatlık nedeniyle sezonu 10 maçın ardından sona erdi.

25 yaşındaki Pippen’ın bir anda All-Star olacağını iddia etmeye gerek yok. Asıl önemli nokta, draft edilmeyen ve two-way kontrat kapsamında süre bulmaya çalışan bir oyuncudan NBA takımının gerçekten güvendiği bir guarda dönüşmesi.

Grizzlies’ın Ja Morant sonrası dönemine girmesiyle birlikte Pippen Jr. bu sezon 60’tan fazla maça ilk beşte başlayabilir.

9. Max Strus

Elit şutörlüğüyle tanınan Max Strus, G League’e adım attığında üç sayı çizgisinin gerisinden hemen %50 isabet bulmaya başlamadı. Windy City Bulls formasıyla çıktığı 13 maçta üçlüklerinin yalnızca %30.8’ini sayıya çevirdi.

Ancak çok daha dikkat çekici olan istatistik, maç başına 9.0 üç sayılık atış kullanmasıydı. Strus şut kullanmaktan çekinmiyor, bu fırsatları yalnızca köşede bekleyerek değil, topsuz hareketliliği ve enerjisiyle yaratabildiğini gösteriyordu.

Bu dönemi 18.2 sayı, 5.9 ribaund ve 3.2 asist ortalamalarıyla tamamlaması, Miami Heat’in NBA’e taşınabilecek bir rol görmesi için yeterli oldu.

Miami, two-way kontratla kadrosuna kattığı Strus’u zaman içinde ilk beş oyuncusuna dönüştürdü. 2021-22 sezonunda 68 maça ilk beşte başlayarak 10.6 sayı ortalaması yakaladı ve üç sayı çizgisinin gerisinden %41.0 isabet buldu. Bir sezon sonra Heat’in NBA Finalleri’ne uzanan playoff yolculuğunda maç başına 28.2 dakika sahada kaldı.

Gösterdiği gelişim, Strus’a 2023’te Cavaliers ile dört yıllık ve 62.3 milyon dolar değerinde bir sözleşme kazandırdı. Sakatlıklar nedeniyle 2025-26 sezonunda yalnızca 12 maç oynayabilse de bu süreçte 11.2 sayı ve 5.4 ribaund ortalamaları yakalarken üçlüklerini %40.2 isabetle gönderdi.

Strus, bu yaz Peyton Watson’ın merkezinde bulunduğu imza ve takas anlaşmasıyla Clippers’a gönderildi.

Strus, G League’deki hâlinden tamamen farklı bir oyuncuya dönüşmedi. Takımların yalnızca onun en belirgin NBA silahının, yüksek hacimli dış şut tehdidinin, bu ligde kalıcı olmasını sağlayacak kadar değerli olduğunu anlaması zaman aldı.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

8. Gary Payton II

Gary Payton II, NBA’deki yerini gerçekten tırnaklarıyla kazıdı. 2016 NBA Draftı’nda seçilmedikten sonra bir takımın kendisini birkaç aydan daha uzun süre kadroda tutmasına kadar yıllarca farklı G League ekipleri, 10 günlük kontratlar, two-way sözleşmeler, serbest bırakılmalar ve kısa NBA fırsatları arasında gidip geldi.

Payton, G League’de çıktığı 128 maçta 15.7 sayı, 7.0 ribaund, 4.6 asist ve 2.4 top çalma ortalamaları yakaladı. 2020-21 sezonunda Raptors 905 formasıyla sergilediği savunma performansı, artık NBA’de bir şansı hak ettiğini açıkça gösteriyordu. Maç başına 2.54 top çalmayla ligin tamamını lider bitirdi, Raptors 905’ın 12-3’lük dereceye ulaşmasına katkı sağladı ve G League’de Yılın Savunmacısı seçildi.

Golden State Warriors, önceki takımların göremediği şeyi sonunda fark etti. Payton’ın NBA’de kalıcı olabilmesi için oyunu düzenleyen bir yedek oyun kurucuya veya yüksek hacimli bir şutöre dönüşmesine gerek yoktu.

Golden State onu topsuz kat eden, ribaund alan, perde yapan ve çevre savunmasında elit katkı sağlayan bir oyuncu olarak kullandı. Payton, 2021-22 sezonunda 71 maça çıkarken saha içinden %61.6 isabetle oynadı.

Ardından Warriors’ın şampiyonluk rotasyonunun bir parçası oldu. Hatta dirseğindeki kırığın ardından NBA Finalleri sırasında sahalara dönerek kritik dakikalarda görev yaptı. Beş yıl boyunca farklı takımlar arasında gidip gelen bir oyuncu için bundan daha sıra dışı bir sonuç düşünmek zor.

7. Seth Curry

Tüm zamanların en iyi şutörünün kardeşi olmak, Seth Curry’nin kariyerine yapabileceği en can sıkıcı başlangıçlardan birini yaşamasına engel olmadı.

Herkes şut atabildiğini zaten biliyordu. Bunu Duke’ta göstermişti ve Curry soyadını taşıyordu. Buna rağmen takımlar, elit atletizme sahip olmayan fiziksel yapısıyla NBA sahasında kalabilmek için gereken diğer katkıları sunabileceğine ikna olmadığı için 2013 Draftı’nda seçilmedi.

Curry de profesyonel kariyerinin ilk iki sezonunun büyük bölümünü şutörlüğünü tekrar tekrar kanıtlayarak geçirdi. 2013-14 sezonunda Santa Cruz Warriors formasıyla 19.7 sayı ve 5.8 asist ortalamaları yakaladı. Bir sonraki sezon ise maç başına 7.8 üçlük deneyip olağanüstü bir oran olan %46.7 isabet bularak sayı ortalamasını 23.8’e yükseltti.

G League’de sezonun en iyi beşine seçildi. Bu noktadan sonra o seviyede gösterebileceği pek fazla şey kalmamıştı.

Kings, 2015-16 sezonunda Curry’ye sonunda gerçek bir NBA fırsatı verdi. Curry de üç sayı çizgisinin gerisinden hemen %45.0 isabetle karşılık verdi. Ardından ligin en verimli şutörlerinden birine dönüştü. NBA’de 10 yılı aşkın süre geçirirken kariyer üç sayı yüzdesini %43’ün üzerinde tuttu ve 1.000’den fazla üçlük kaydetti.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

6. Duncan Robinson

G League’in gözden kaçırılmış bir oyuncunun kariyerini nasıl değiştirebileceğini anlatmak için kullanılabilecek ilk örneklerden biri Duncan Robinson olurdu.

Üniversite kariyerine NCAA Division III seviyesindeki Williams College’da başlayan Robinson, daha sonra Michigan’a transfer oldu. 2018 NBA Draftı’nda seçilmedi ve profesyonel basketbola Heat ile imzaladığı two-way kontrat üzerinden adım attı. O dönemde NBA oyuncusuna dönüşüp dönüşemeyeceği konusunda hiçbir güvence yoktu.

Ardından G League’i adeta domine etti. Robinson, çıktığı 33 maçta 21.4 sayı, 4.3 ribaund ve 3.0 asist ortalamaları yakaladı. Saha içinden %51.4, maç başına 9.8 denemede üç sayı çizgisinin gerisinden ise %48.3 isabetle oynadı.

Bu 33 karşılaşmada 157 üçlük kaydetmesi, şutörlüğünün artık o seviyenin çok üzerinde olduğunu Miami’ye açıkça gösteriyordu.

Yalnızca bir yıl sonra Robinson, NBA Finalleri’ne yükselen bir takım adına 68 maça ilk beşte başladı. 2019-20 sezonunda 13.5 sayı ortalaması yakalarken 270 üçlük kaydetti ve dış atışlarda %44.6 isabet bularak ligin en tehlikeli şutörlerinden birine dönüştü. Bu performansı, 2021’de beş yıllık ve 90 milyon dolar değerinde bir sözleşme kazanmasını sağladı.

Rotasyondaki yerinin garanti olmadığı dönemler yaşasa da elit şutörlüğü sayesinde her defasında yeniden kendisine rol bulmayı başardı. Robinson, 2025-26 sezonunda Detroit Pistons formasıyla 77 maça çıktı; 12.2 sayı ortalaması yakalarken üç sayı çizgisinin gerisinden %41.0 isabet buldu.

Division III seviyesinden Sioux Falls’a, oradan NBA Finalleri’nde ilk beş oyunculuğuna ve 90 milyon dolarlık sözleşmeye uzanan bu yolculuk, takımların G League’i çok daha ciddiye almaya başlamasını sağlayan gelişim hikâyelerinin tam karşılığı.

5. Lu Dort

Lu Dort, NBA’e hızlı bir giriş yaptı ancak bir anda ortaya çıkan, kimsenin tanımadığı bir oyuncu değildi. Arizona State’teki ilk sezonunda 16.1 sayı ortalaması yakalamış, NBA’e uygun güçlü bir fiziğe sahip olduğunu göstermiş ve 2019 Draftı’na geleceğin en iyi çevre savunmacılarından biri olabileceği düşüncesiyle katılmıştı.

Buna rağmen bütün takımlar Dort’u pas geçti ve genç oyuncu Oklahoma City Thunder ile two-way kontrat imzaladı.

Dort’un G League seviyesine ait olmadığının anlaşılması yalnızca 13 maç sürdü. Oklahoma City Blue formasıyla 19.5 sayı, 4.8 ribaund ve 2.6 asist ortalamaları yakalarken fiziksel gücünü profesyonel savunmacılar karşısında potaya gitmek için kullandı.

Üç sayı çizgisinin gerisinden %33.3 isabetle oynadığı için şutu henüz istikrarlı değildi ancak fiziksel açıdan NBA basketboluna hazır olduğu belliydi.

Thunder onu kısa sürede NBA kadrosuna yükseltti ve Dort bir daha yerini bırakmadı. İlk beş oyuncusuna dönüştü, her gece rakibin çevredeki en tehlikeli skoreriyle eşleşti ve hücumda da önemli bir rol üstlenebilecek kadar gelişim gösterdi.

2024-25 sezonunda kariyerinin en yüksek üç sayı yüzdesi olan %41.2 ile oynayarak 12.5 sayı, 5.1 ribaund ve 1.4 top çalma ortalamaları yakaladı. Sezonu NBA En İyi Savunma Beşi’ne seçilip şampiyonluk kazanarak tamamladı.

Thunder’da geçirdiği yedi sezonun ardından artık Atlanta Hawks forması giyiyor. Üstelik sürpriz bir şampiyonluk adayı olarak değerlendirilen bir takımın parçası.

Ancak kariyerinin izlediği yol şimdiden oldukça sıra dışı. Dort, draft edilmemesinin ardından G League’de iki aydan kısa süre geçirdi ve NBA’in en iyi çevre savunmacılarından birine dönüştü.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

4. Naz Reid

Naz Reid’in 2019 NBA Draftı’nda seçilmemiş olması, geriye dönüp bakıldığında her geçen gün daha büyük bir hata gibi görünüyor.

Beş yıldızlı bir lise oyuncusu olan Reid, LSU’daki ilk sezonunda 13.6 sayı ve 7.2 ribaund ortalamaları yakalamıştı. Kendi boyutlarındaki bir oyuncuya göre hücum yeteneğine sahip olduğu da açıkça görülüyordu. Ancak takımlar kondisyonu, savunmadaki istikrarı ve 2.06 metrelik bir uzunun hem pota altında hem de çevrede oynayıp oynayamayacağı konusunda endişeliydi.

Iowa Wolves, bu sorulara hemen yanıt verebilmesi için ona bir fırsat sundu. Reid, G League’de çıktığı 16 maçta üç sayı çizgisinin gerisinden %38.6 isabetle oynayarak 18.4 sayı, 9.9 ribaund, 3.2 asist, 1.5 top çalma ve 2.0 blok ortalamaları yakaladı.

Fiziksel özelliklerini şut, top kullanma ve pota altı skoruyla birleştirmesi, ilerleyen yıllarda onu NBA savunmaları açısından son derece zor bir eşleşmeye dönüştüren paketin ta kendisiydi.

Minnesota’nın kalabalık uzun rotasyonu, Reid’in rolünün yıllarca nispeten sınırlı kalmasına neden oldu. Buna rağmen gelişimini sürdürdü. Asıl çıkışını 2023-24 sezonunda gerçekleştirdi. Maç başına 13.5 sayı ve 5.2 ribaund üretirken 169 üçlük kaydetti ve dış atışlarda %41.4 isabet buldu. Sezon sonunda da Yılın Altıncı Adamı seçildi.

Ardından Timberwolves’ın üst üste iki kez Batı Konferansı Finalleri’ne yükselmesinde önemli bir rol oynadı.

Reid, 2025-26 sezonunda 13.6 sayı ve 6.2 ribaund ortalamaları yakaladıktan sonra LaMelo Ball takasında Charlotte’ın aldığı paketin en önemli parçası oldu.

Hornets artık ona Minnesota Timberwolves’ta bulamadığı daha geniş kapsamlı ilk beş rolünü verebilir.

3. Alex Caruso

Alex Caruso, 2016 NBA Draftı’nda seçilmedikten sonra Oklahoma City Blue’ya katıldı. G League’de çıktığı 50 maçta 11.9 sayı, 5.2 asist, 3.9 ribaund ve 2.2 top çalma ortalamaları yakaladı.

Skor üretimi yeterliydi ancak asıl dikkat çekici özellikleri oyunun diğer alanlarında ortaya çıkıyordu. Takımların da bunları fark etmesi uzun sürmedi.

Caruso, 1.96 metrelik boyuyla fiziksel olarak eşleşebildiği neredeyse herkesi savunuyor, topun dolaşımını sağlıyor, rakipleri top kayıplarına zorluyor ve etkili olabilmek için yüksek kullanım oranına ihtiyaç duymuyordu.

Draft edilmeyen bir oyuncunun hemen NBA’e çağrılmasını sağlamasa da bunlar yıldızların çevresinde ihtiyaç duyulan özelliklerin tam karşılığıydı. Los Angeles Lakers, 2017 Yaz Ligi’nde yeterince etkilenerek Caruso’ya two-way kontrat verdi.

Caruso’nun rolü bundan sonra sürekli büyüdü. 2020 playofflarına gelindiğinde Frank Vogel, LeBron James ve Anthony Davis’in yanında bulunduğu beşlerde ona güveniyordu. Lakers’ın şampiyonluğa ulaştığı NBA Finalleri’nin altıncı maçında Caruso’yu ilk beş başlatması da bunun en güçlü göstergesiydi.

Caruso zamanla NBA’in en iyi savunmacı gardlarından birine dönüştü. 2023’te NBA En İyi Savunma Beşi’ne, 2024’te ise NBA İkinci Savunma Beşi’ne seçildi.

Daha sonra Bulls ile dört yıllık, 37 milyon dolar değerinde sözleşme imzaladı. 2025’te ise Thunder’a takas edilerek ikinci şampiyonluğunu kazandı. Böylece birbirinden tamamen farklı iki takımla şampiyonluk yüzüğü elde etti.

2025-26 sezonundaki 6.2 sayı ortalaması ilk bakışta dikkat çekici görünmeyebilir ancak meselenin özü de zaten burada yatıyor. Caruso’nun NBA’de kalıcı olabilmek için hiçbir zaman bir skorere dönüşmesine gerek yoktu. Savunması, pas yeteneği, fiziği ve doğru oyunu yapabilmesi zaten fazlasıyla yeterliydi.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

2. Fred VanVleet

Fred VanVleet’in kariyeri, “Kendine yatırım yap” sözünün gerçek hayattaki karşılığı gibi. Çünkü VanVleet, yalnızca kendisine güvenmekle kalmadı; bunun karşılığını da fazlasıyla aldı.

Wichita State’te geçirdiği dört yılın ardından 2016 NBA Draftı’nda seçilmedi. Buna rağmen Toronto Raptors’ın kadrosuna girmeyi başardı. Ancak Kyle Lowry’nin arkasında bulunduğu için düzenli olarak NBA süresi alabileceği bir rolü yoktu.

Raptors 905, kenarda oturmak yerine gerçekten gelişebileceği yer oldu. VanVleet, G League normal sezonunda çıktığı 16 maçta üç sayı çizgisinin gerisinden %40.7 isabetle oynayarak 16.9 sayı, 7.6 asist, 3.5 ribaund ve 1.5 top çalma ortalamaları yakaladı.

Daha da önemlisi, hücumu yönetiyor, pick-and-roll oynuyor, rakip oyun kurucuları savunuyor ve Raptors’ta çaylak bir yedek olarak bulamayacağı kadar fazla maç deneyimi kazanıyordu.

Yalnızca iki sezon sonra NBA rotasyonunun önemli gardlarından biri hâline gelmişti. VanVleet, 2019’da Toronto’nun şampiyonluğa uzanan playoff yolculuğunun en önemli hikâyelerinden birine dönüştü. Raptors’ın tarihindeki ilk şampiyonluğunu kazandığı NBA Finalleri’nin altıncı maçında 22 sayı üretti ve beş üçlük kaydetti.

Zamanla takımın değişmez ilk beş oyuncularından biri oldu. 2021-22 sezonunda 20.3 sayı ve 6.7 asist ortalamaları yakalayarak kariyerinde ilk kez All-Star seçildi.

VanVleet’in kariyeri, daha sonra Houston Rockets ile üç yıllık ve 128.5 milyon dolar değerinde bir sözleşmeye uzandı. Draft edilmediği gün böyle bir kontrata imza atacağını söylemek kulağa inanılmaz gelirdi.

Ön çapraz bağındaki yırtık nedeniyle 2025-26 sezonunun tamamını kaçırdı ancak kariyerinde başardıkları artık tartışmaya kapalı: NBA şampiyonluğu, All-Star seçimi, yıllarca süren ilk beş rolü ve draft edilmeyen oyuncular arasındaki en etkileyici kariyerlerden biri.

1. Pascal Siakam

pascal-siakam-indiana-pacers-nba-regular-season-2023-2024

Pascal Siakam, Toronto’nun onu Raptors 905’a gönderdiği dönemde makul biçimde tahmin edilebilecek bütün beklentilerin çok ötesine geçtiği için bu listenin açık ara zirvesinde yer alıyor.

Raptors, Siakam’ı 2016 NBA Draftı’nın 27. sırasından seçti. Çaylak sezonunda 38 maça ilk beşte başlamasına rağmen NBA’deki rolü oldukça sınırlıydı. Maç başına 15.6 dakikada 4.2 sayı, 3.4 ribaund ve 0.3 asist ortalamaları yakaladı. Sahada kalmasını sağlayan başlıca özellikleri savunması, sahayı koşması ve enerjisiyle yaptığı katkılardı.

G League’de aldığı süreler ise hücum repertuvarında çok daha fazlasının saklı olduğunu gösterdi. Siakam, normal sezonda çıktığı beş maçta saha içinden %54.5 isabetle oynayarak 18.2 sayı, 8.6 ribaund, 2.6 asist, 2.2 top çalma ve 1.6 blok ortalamaları üretti.

Ardından Raptors 905’ın 2017’de G League şampiyonu olmasına yardım etti. Final serisinde 23.0 sayı ve 9.0 ribaund ortalamaları yakalayarak Finaller MVP’si seçildi.

Yalnızca iki yıl sonra Toronto, ondan NBA şampiyonluğuna ulaşacak takımın en skorer ikinci oyuncusu olmasını bekliyordu. Siakam, 2018-19 normal sezonunda 16.9 sayı ortalaması yakaladı ve En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu ödülünü kazandı.

NBA Finalleri’nin Warriors karşısındaki ilk maçında ise 17 şutun 14’ünü isabete çevirerek 32 sayı kaydetti. Raptors’ın şampiyonluğa ulaştığı seriyi 19.8 sayı ve 7.5 ribaund ortalamalarıyla tamamladı.

Siakam’ın kariyeri şampiyonluğun ardından yükselmeye devam etti. İki kez All-NBA takımlarına seçildi ve dört kez All-Star oldu.

2024’te takas edildiği Indiana Pacers’ın hücumdaki ana oyuncularından birine dönüştü. Takımını 2025’te NBA Finalleri’ne taşırken Doğu Konferansı Finalleri MVP’si ödülünün de sahibi oldu.

 

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin
Tags NBA