Fenerbahçe Beko’nun Modern EuroLeague’deki En İyi Kadrosu

01/Tem/20 10:10 Temmuz 23, 2021

Utkan Sahin

01/Tem/20 10:10

Eurohoops.net

Eurohoops Fırın, Fenerbahçe Beko’nun modern EuroLeague yılları arasında forma giyen oyunculardan “muhteşem kadroyu” yarattı:

by Utkan Şahin & Semih Tuna / info@eurohoops.net

Elinizin altında geride kalan 20 yılı bir kitap gibi birleştirecek bir düğme olsaydı ve siz bu düğme bassaydınız… Nasıl olurdu?

Bu sorunun cevabını hayatın diğer alanlarında belki veremeyebiliriz ama sizi, bir takımın son 20 yılına götürebiliriz.

Bildiğiniz gibi Eurohoops Fırın, bu yolculuğa ilk olarak ING Basketbol Süper Ligi’nin köklü takımlarıyla çıktı. Son dönemde karşınıza ligimizdeki bazı takımların son 20 yılındaki kadrolarından en iyi isimleri alarak, “Milenyum Kadroları” oluşturduk.

Şimdi ise aynı formatı Turkish Airlines EuroLeague’e taşıyor ve ülkemizi 2006’dan beri Avrupa’nın en iyi liginde temsil eden Fenerbahçe Beko’nun modern dönemdeki en iyi kadrosunu ortaya çıkarıyoruz.

Oyunun kurallı belli; EuroLeague’de 2006’dan beri mücadele eden Fenerbahçe Beko’nun oyuncularından 12 + 1 kişilik bir kadro oluşturmak!

Neyse lafı uzatmadan gelin önce bizim oluşturduğumuz kadroya bakalım. Ardından siz de lütfen sosyal medyadan “Milenyum’un Muhteşem Kadrosunu” gönderin.

Baskonia’nın Modern EuroLeague’deki En İyi Kadrosu

Anadolu Efes’in Modern EuroLeague’deki En İyi Kadrosu

Panathinaikos’un Modern EuroLeague’deki En İyi Kadrosu

Oyun Kurucular

Willie Solomon

Oynadığı sezonlar: 2006-2010

Tahmin edersiniz ki bu kadroda büyük ölçüde Zeljko Obradovic dönemindeki isimler olacak… Ancak kadrodaki ilk ismimiz o dönemin öncesinden.

İbrahim Kutluay’ın gidişi, basketbol şubesinin bütçesinin düşmesiyle birlikte 2000’lerin başı Fenerbahçe için karanlık bir dönemdi.

Karanlığın bitişi ise 2000’lerin ortasında oldu. Ülker ile birleştikten sonra birçok yerli yıldızı kadrosuna katan Fenerbahçe, yabancı yıldız olarak Willie Solomon’u kadrosuna kattı.

Transfer gerçekleştiğinde süre takımın lideri Damir Mrsic ile uyuşmayacağı, uyumsuz ve sorunlu bir oyuncu olduğu söylendi. Bütün bunların hepsi doğruydu da…

Aydın Örs’un onu dizginlemeye çalışması çok zordu ve hatta bütün bu çabalar, özellikle ilk senesinde Fenerbahçe’ye EuroLeague’de kazanabileceği birçok maçı kaybettirdi.

Çünkü Solomon o asi bir kısraktı ve onu dizginlemeniz imkansızdı. Sonuçta hızlı hücumda turnikeye gitmek yerine üçlük atan bir oyuncuydu o. Fenerbahçe, onu yolunda tutması için evinin burası olduğunu hissettirmesi gerekiyordu.

Sezon sonunda da böyle oldu. Onun liderliğinde Fenerbahçe taraftarıyla bütünleşti ve harika bir dört maç çıkartarak tarihinin ikinci şampiyonluğunu kazandı. Solomon da o seride oynadığı oyunla Fenerbahçe taraftarının kalbine sonsuza kadar girdi.

Asıl büyük performansını ise 2007-08 sezonunda sergiledi. Bireysel olarak belki de EuroLeague’deki en iyi performansını sergileyen Amerikalı yıldız, Fenerbahçe’yi neredeyse tek başına playoff’a taşıdı.

Bugünlerde kulüp için belki playoff çok büyük bir başarı değil ama o playoff, Zeljko Obradovic dönemi öncesinde Fenerbahçe’nin tek playoff’uydu.

Hikayenin sonrası o kadar parlak ilerlemedi. Solomon yönetimle kavga etti ve NBA’e gitti. Sonrasında döndü ama aradaki o parlak uyum kaybolmuştu.

Yine de ne olursa olsun o, Fenerbahçe taraftarının aklında hep “Kral” olarak kaldı.