by Zach Buckley, Çeviri: Arma Kaynar / info@eurohoops.net
Bu çevirinin tüm hakları Eurohoops Ltd. Şti.’ye aittir ve tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.
Bu yazı 3 Haziran 2020 tarihinde BleacherReport’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.
Kaçan fırsat gerçeği NBA takımları için de değişmiyor. Takımların tarihleri boyunca yaptığı hamlelere teker teker bakarsanız, bütün ekiplerin tarihinde çok erken vazgeçtiği bazı oyuncular olduğunu görebilirsiniz.
Bu yazıda takımların, bağlarını sabırsızlık yaparak erken kopardığı oyuncuları sizlerle buluşturacağız. Ancak bu oyuncuları seçerken göz önünde bulunduracağımız bazı spesifik noktalar da var. Oyuncuların bu listede yer alabilmesi için takımların bünyesinde herhangi bir şekilde bulunması gerekiyor. Draft hakları drafttan önce takas edilen oyuncular, bu yüzden bu listede yer almayacak. Fakat takımların draft gecesi vazgeçtiği oyuncuları bu değerlendirmeye dahil edeceğiz. Takımların erken vazgeçtiği oyuncuları sıraladığımız için takımdan ayrılmak için takasını isteyen oyuncular da listede yer almayacak.
Bu kriterleri göz önünde bulundurarak, takımların erken vazgeçtiğine karar verdiğimiz oyuncular ise şu şekilde:
Atlanta Hawks: Luka Doncic

Atlanta Hawks’ın bu takası gerçekleştirirken kadrosuna bir diğer All-Star’ı katması acılarını bir nebze hafifletse de Luka Doncic gibi bir isimden draft gecesi vazgeçmenin pişmanlığını uzun süre yaşayacak.
Evet, Hawks bu takastan elinde hiçbir şey olmadan çıkmadı. Trae Young, lig genelindeki en heyecan verici ve yetenekli genç oyunculardan bir tanesi. Cam Reddish, iki yönlü oyunuyla birlikte bir çaylak olarak göz doldurdu. Ancak bu iki ismin de potansiyelinin Luka Doncic ile bir olduğunu söylemek doğru olmaz. Doncic, NBA tarihinde 20 yaşındaki bir oyuncunun gösterdiği en özel performanslardan birisine imza atarak 48 dakika başına düşen Win Shares değerinde 1.500 dakikadan fazla süre alan isimler arasında zirvede yer alıyor. Bunu yaparken de olağanüstü basketbol zekasıyla da önümüzdeki yıllar için herkesi heyecanlandırıyor.
Young, kariyeri boyunca bir All-Star olabilir fakat Doncic ligde yer aldığı her sene MVP oylamasını ilk 5 sırada bitirebilecek bir oyuncu. Gerçek bir süperyıldıza sahip olmak için takımlar yıllarca çabalayabiliyor (merhaba New York Knicks), ancak Atlanta Hawks elinden bu fırsatı biraz talihsiz bir şekilde kaçırdı…
Boston Celtics: Matisse Thybulle

Boston Celtics, 2019 Draft gecesinde yaptığı takasları gerçekleştirirken aklında öncelikli olarak takımın maaş yükünü bulunduruyordu.
20. sırada Matisse Thybulle’u seçen Boston Celtics, tam olarak da bu sebeple genç oyuncuyu 24. ve 33. sıra seçimleri karşılığında Philadelphia 76ers’a yolladı. Aynı gece bir takasa daha imza atan Celtics, Aron Baynes’i gelecek yıllardan birinci tur hakkı alarak Phoenix Suns’a yolladı. Yeşiller, bu hamlelere imza atarak serbest oyuncusu piyasasında bir oyuncuya maksimum kontrat teklif edebilecek bütçeye sahip oldu.
Bu manevralar sonucunda Kemba Walker’ı Boston’a getirmeyi başaran Celtics, büyük olasılıkla bu hamleler nedeniyle pişmanlık yaşamıyordur. Ancak Thybulle’un önümüzdeki yıllarda kendi division’ında yer alan başka bir takımda üst düzey savunma katkısını izleyecek olmak da onlar için iyi bir haber değil.
Uzun boyu, atletizmi ve savunmadaki içgüdüleri sayesinde daha şimdiden ligin iyi savunmacılarından birisi haline gelen Thybulle, top çalma sıralamasında ligin ilk 25 sırasında yer alıp maç başına 24 dakikadan az oynayan tek isim. Thybulle, bununla birlikte toplam 1000 dakika süre alan oyuncular arasında 36 dakika başına en fazla top çelen dördüncü oyuncu. Bu istatistikler, gayet iyi savunma rakamları fakat Thybulle için bu sadece bir başlangıç gibi gözüküyor.
Savunma verimliliğinde dördüncü sırada yer alan Celtics, bu kararın zararını en azından şu anda yaşamıyor gibi gözüküyor. Ancak Marcus Smart, Jaylen Brown ve Jayson Tatum gibi savunmacıların yanına Thybulle’u eklemek rakipler için adeta bir kabus haline dönüşebilirdi.
Brooklyn Nets: Derrick Favors

Brooklyn Nets, gösterdiği sabırsızlığın en büyük cezasını biraz umarsızca dağıttıkları birinci tur haklarında yaşadı. Ancak takımların gelecekteki draft haklarını başka bir takıma takas ederek kaybettiği oyuncuları listemize almadığımız için Nets’ten bahsederken Jaylen Brown, Collin Sexton ve Jayson Tatum gibi oyunculardan bahsedemiyoruz.
Bunun yerine Nets’in 2011 yılında yeniden yapılanma sürecini hızlandırmak için yaptığı bir diğer hamle olan Deron Williams takasına gözlerimizi çeviriyoruz. Nets, Williams karşılığında Utah Jazz’e iki tane birinci tur hakkı ve ligdeki henüz 56. maçını oynamış olan Derrick Favors’ı yolladı.
Favors, kariyerinin hiçbir zamanında büyük bir yıldıza evrilmese de yaklaşık 10 yıldır ligin önemli uzunları arasında yer alıyor. Eğer Favors, kariyerinin daha erken bir döneminde pivot pozisyonuna geçseydi yakaladığı istatistik ortalamaları da daha etkileyici olabilirdi. Buna rağmen Favors; kendisini lig genelinde iyi bir ribaundçu, sert bir post savunmacısı, kalburüstü bir çember koruyucu ve pota altı bitiricisi olarak kendisini kanıtladı.
2012 yılında Nets ile 5 yıl 98.9 milyon dolarlık bir kontrat imzalayan Deron Williams, Brooklyn’deki kariyerinde sadece bir kez All-Star seçilirken yaşadığı sakatlıklarla beraber performans düşüklüğü nedeniyle 2015 yılında serbest bırakıldı. Williams, Nets forması giydiği dönemde sadece 2 kez 18 PER değerinin üstüne geçmeyi başarırken Favors 7 sezonda bunu 6 kez başardı.
Charlotte Hornets: Shai Gilgeous-Alexander

Devonte’ Graham ve Terry Rozier’a saygısızlık etmek gibi bir niyetimiz yok ancak Charlotte Hornets, hala Kemba Walker sonrası dönem için lider oyuncusunu bulabilmiş değil. Fakat Hornets bu duruma düşmek zorunda değildi.
Shai Gilgeous-Alexander, Kemba Walker’ın yerini doldurmak için harika bir aday olabilirdi. Shai, Walker ile aynı pozisyonu oynuyor ve genç oyuncu birden fazla pozisyonda da görev yapabiliyor.
NBA Başkanı Adam Silver, 2018 Draft’ının 11. seçiminde Charlotte Hornets’in tercihi olarak Gilgeous-Alexander’ı açıkladığında genç oyuncu, Kemba Walker 2019 yazında takımdan ayrılmayı tercih ederse onun yerini doldurabilir diye düşünülüyordu. Ancak bu hayal neredeyse anında yerle bir oldu. Hornets, draft gecesi gerçekleştirilen takas ile 12. sıradan Miles Bridges’ı ve iki tane ikinci tur hakkını tercih etti.
Bridges, NBA’de oynadığı dönemde iyi bir görüntü çizse de tavanı bir yıldız seviyesinde gözükmüyor. Charlotte’ın draft gecesi aldığı ikinci turları da yıldıza çevirmesi çok kolay bir görev değil. Bu esnada Gilgeous-Alexander, ligin genç oyuncuları arasında her geçen gün kendisini bir kez daha kanıtlıyor.
21 yaşındaki Alexander-Gilgeous, geçtiğimiz sezon playoff oynayan Los Angeles Clippers hücumunun önemli bir parçasıydı. Bu sezon da Chris Paul ile birlikte Oklahoma City Thunder’ı beşinci sıraya taşımayı başardılar.
Chicago Bulls: Spencer Dinwiddie

Spencer Dinwiddie’nin Chicago Bulls kariyeri neredeyse kimsenin aklında yer etmiş değil. Ancak tecrübeli oyuncu, Bulls ile iki kez kontrat imzalamıştı.
2016’nın Haziran ayında Cameron Bairstow takasında Bulls’un kadrosuna katılan Spencer Dinwiddie, bu hamleden yaklaşık iki hafta sonra takım tarafından serbest bırakıldı. Ancak Chicago yetkililerini Yaz Ligi maçlarında etkilemeyi başaran Dinwiddie, Bulls ile garanti olmayan bir kontrat imzaladı. Ancak Dinwiddie, ekim ayında bir kez daha serbest bırakıldı.
Aynı sezonun Aralık ayında Brooklyn Nets ile anlaşan Dinwiddie, o günden sonra neredeyse bütün NBA taraftarlarının tanıdığı bir isim haline geldi. 2016-17 sezonunu 7.3 sayı – 3.1 asist ortalamalarıyla tamamlayan Dinwiddie, o sezondan beri asist ortalamasını iki katına çıkarırken sayı ortalamasında inanılmaz bir patlama yaşayarak bu sezon maç başına 20.6 sayı üretti.
Chicago Bulls, Dinwiddie’nin takımdan ayrıldığı dönemden Coby White’ın kadroya katılışına kadar bir oyun kurucu arıyordu. Dinwiddie’yi kadroda tutmak yerine Bulls, oyun kurucu pozisyonunu geride bıraktığımız dönemde Michael Carter-Williams, Jerian Grant ve Isaiah Canaan gibi isimlere emanet etti.
Cleveland Cavaliers: Danny Green

Danny Green, son 10 yılın büyük bir kısmında ligin en iyi rol oyuncuları arasında yer aldı. Ancak Green’in repütasyonu, her zaman bu kadar da iyi değildi.
2009 Draftının 46. sırasında Cavaliers tarafından seçilen Danny Green, ilk yılında sezon sonu takımdan ayrılmaması için onu mutlu etmeye çalışan bir Cleveland kadrosunda yer aldı. Çaylak sezonunda sadece 20 maçta şans bulan ve toplam 115 dakika süre alan Danny Green’in ikinci sezonu başladığında LeBron James, Miami Heat’e gitmiş ve koç Mike Brown ile genel menajer Danny Ferry görevinden ayrılmıştı.
Green ikinci yılında yaz kampının sonunda takımdan kesildi. San Antonio Spurs formasıyla NBA’e dönmeden önce Green, Slovenya Ligi’nde ve G-League’de forma giydi. Spurs ile anlaştıktan sonraki kariyerinde iki tane şampiyonluk kazanan Green, basketbolun en iyi 3 & D oyuncularından birisi olarak ön plana çıktı.
Detroit Pistons: Khris Middleton

Detroit Pistons, çoook uzun süredir etkili bir kanat oyuncusu arıyor. Bu arayış, 2013 senesinde gerçekleştirdikleri Khris Middleton; Brandon Knight – Brandon Jennigs takasının devam eden cezası olabilir. Şu anda net olarak görülüyor ki Detroit Pistons, o dönemde nasıl bir oyuncudan vazgeçtiğinin farkında değildi.
Middleton, çaylak sezonunda parkeye çok az çıkma şansı yakaladı ve oynadığı 27 maçta 17.6 dakika sahada kalarak 6.1 sayı ortalaması yakaladı. Milwaukee Bucks, Middleton’a henüz ikinci sezonunda ilk beşinde yer verme kumarını oynadı ve o günden itibaren skorer kanat oyuncusu bu kumarın karşılığını fazlasıyla verdi. İkinci sezonunda maç başına 30.0 dakika oynayarak 12.1 sayı ortalaması tutturan Middleton, bir sonraki sezon da 30.1 dakikada 13.4 sayı üretti. Skorer oyuncu, ligdeki üçüncü sezonundan beri neredeyse her sene sayı ortalamasını yükseltmeyi başardı.
Şu anda ligin en yüksek net ratingine sahip olan Milwaukee Bucks’ın Giannis Antetokounmpo’nun ardından ikinci yıldızı olan Middleton; skorerlik, şutörlük ve savunma anlamında takımına çok önemli katkı yapıyor. Geride bıraktığımız sezon kariyerinin en yüksek ortalamasıyla 21.1 sayı üreten Middleton, &49.9/%41.1/%90.8 şut yüzdeleriyle oynuyor. ESPN.com’un real plus-minus istatistiğinde Rudy Gobert ve Joel Embiid gibi isimlerin önünde 25. sırada bulunuyor.
Indiana Pacers: Kawhi Leonard

Bu yazının başlığını gören Indiana Pacers taraftarlarının aklına ilk gelen oyuncunun Kawhi Leonard olduğunu hepimiz biliyorduk.
2011 Draft gecesinde gerçekleşen bu takasın sonuçları Pacers için son derece kötü oldu. 15. sırada Kawhi Leonard’ı seçen Pacers, yıldız oyuncuyu 42. sıradan seçilen Davis Bertans ve George Hill karşılığında San Antonio Spurs’e yolladı.
Oyun sistemlerinde George Hill’in ideal bir oyun kurucu olduğunu düşünüyordu. Hill beklentileri karşılamadığı gibi bu takas Pacers için gitgide daha kötü hale geliyor. 2013 senesinde Zach Lowe, kaleme aldığı bir yazıda Indiana Pacers’ın Kawhi Leonard’ı oyuncu olarak çok sevdiğini ve draft boardunda yıldız oyuncuyu 5. – 6. sıra civarında konumlandırdığını belirtmişti. Lowe’un yazısına göre Pacers, Hill takasından vazgeçip 15. sıradan Leonard’ı almayı da ciddi ciddi düşünmüş.
Buna rağmen Pacers, Kawhi Leonard’ın şu anda Los Angeles Clippers’taki takım arkadaşı Paul George ve kısa bir süre sonra dizinden çok ciddi sakatlıklar yaşayan Danny Granger ile nasıl bir uyum sergileyeceği konusunda duyduğu şüpheler nedeniyle takası gerçekleştirmiş.
Hill, Pacers formasıyla fena bir performans göstermedi ancak Leonard ligin en büyük yıldızlarından birisi haline geldi. 28 yaşındaki Leonard, iki kez Yılın Savunmacısı seçildi ve iki kez de Finaller MVP’si ödülünü kazandı.
Miami Heat: Patrick Beverley

Miami çok iyi bir oyuncu geliştirme ekibine sahip ve genellikle saklı yetenekleri bulma konusunda çok iyi bir iş başarıyorlar. Buna rağmen Patrick Beverley, Heat’in elinden kaçırdığı yeteneklerden bir tanesi oldu.
Heat, Beverley’i 2009 Draft’ında seçti ve 2010 antrenman kampı esnasında Avrupa’da geçirdiği iki yılın ardından buy-out ödeyerek kadrosuna kattı. Beverley’nin herkesin kafasında yer eden mücadeleci oyunu ve savunması güney sahillerinde dikkat çekmesini sağladı ancak şampiyonluk amacıyla kurulan süper takımın kadrosunda yer alacak kadar takımda barınamadı.
Beverley, 2013 senesinin Ocak ayına kadar NBA’de bir daha forma giymedi. 2013 sezonunda Beverley, Houston Rockets’tan kontrat aldıktan sonra anında parlamaya başladı ve bir aydan kısa bir sürede rotasyonun önemli parçalarından birisi haline geldi. Playoff’larda Rockets’ın oynadığı 6 maçın 5’inde ilk beş çıkan Beverley, maç başına 33.3 dakika sahada kaldı.
O günden beri sürekli bir ilk beş oyuncusu haline gelen Beverley, iki kez En İyi Savunma Takımlarına seçildi.
Milwaukee Bucks: Malcolm Brodgon

%80’e yakın galibiyet yüzdesine sahip bir takımın pişmanlık yaşıyor olma ihtimali akla pek yatmıyor. Ancak Bucks’ın kesinlikle bazı pişmanlıkları var.
Malcolm Brogdon’ın yokluğu Bucks’a çok büyük bir zarar vermiyor gibi gözükse de onun kadrodaki varlığı Milwaukee ekibini çok daha güçlü hale getirebilirdi. Brogdon, geçen sezonun playoff’larında zaman zaman takımının en iyi ikinci oyuncusu olarak gözüküyordu. Brogdon’ın takım arkadaşlarıyla uyumlu bir oyun sergileme yeteneği onu sahanın iki tarafında da değerli bir parça haline getiriyor.
Geçtiğimiz yaz döneminde sınırlı serbest kalan Brogdon’ı, Bucks’ın takımda tutması son olarak finansal bir karar noktasına gelmişti. Milwaukee Bucks, isteseydi Khris Middleton, Brook Lopez, Eric Bledsoe ve Malcolm Brogdon’a aynı anda sözleşme verebiliyordu. Fakat bunu yapmamayı tercih ettiler.
Bucks, Brogdon’ı Pacers’a takaslamayı tercih etti ve yetenekli oyun kurucu geride bıraktığımız sezon boyunca kariyerinin en iyi sezonunu geçirerek 16.3 sayı – 7.1 ribaund – 4.7 asist ortalaması yakaladı.
New York Knicks: Danilo Gallinari

New York Knicks’in Kristaps Porzingis ile olan birlikteliği çirkin bir şekilde sona erdi. Dennis Smith Jr., o takasta gelerek New York Knicks’te oynamaya devam eden tek oyuncu. Bu hamlenin 2019 Ocak ayında gerçekleştiğini de düşününce Knicks’in elinde kalan tek teselli Mavericks’in 2021 – 2023 yıllarındaki birinci tur hakkını elinde tutuyor olması.
Ancak Porzingis, takasını talep ettiği için bu yazıda bu takas yer alamıyor.
Bunun yerine 2011 yılında New York’un elindeki bütün genç yeteneklerden vazgeçtiği ve Carmelo Anthony’yi Knicks’e getiren takasa gözlerimizi çeviriyoruz. Knicks, bu takası gerçekleştirirken fiziksel yapısına göre üst düzey bir şut ve kendisine alan açma yeteneğine sahip olan Danilo Gallinari’yi takımdan yoladı.
Eğer Anthony ve Knicks, bir araya gelmek için Melo’nun serbest kalacağı bir sonraki yaz dönemini bekleseydi çok daha güçlü bir kadroya sahip olabilirdi ancak bunun yerine Gallinari gibi ligin en iyi yardımcı skorerlerinden birisi haline gelmesini uzaktan izlemek zorunda kaldı. Gallinari, son iki sezonda 19 sayı ortalaması yakalayıp maç başına %40’ın üzerinde üçlük atarak iki isabet yakalayan tek oyuncu oldu.
Orlando Magic: Domantas Sabonis

Orlando Magic için buraya yazabileceğimiz 2-3 farklı seçenek vardı. Bu da Magic’in yetenek bulma anlamında başarılı olduğunu anlamına geliyor fakat aynısını buldukları yeteneği takımda tutma konusunda çok da başarılı değiller.
2016 senesinin Şubat ayında Magic, Tobias Harris’e yıllık olarak 16 milyon dolar ödemek istemediğine karar verdi. Şu anda Harris’in yıllık 32.7 milyon dolar kazanan bir oyuncu olduğunu düşününce bu rakam fazlasıyla komik kalıyor. Harris, şu anda 19.4 sayı – 6.8 ribaund – 3.2 asist ortalamalarıyla oynuyor ve %47.2/%36.2/%80.6 oranlarıyla şut atıyor. Magic’in Harris takasında takıma kattığı Ersan İlyasove ve Brandon Jennigs ile de yollarını ayırdığını söylemek lazım.
Ancak Magic, 2016 senesinin Haziran ayında bu takasın daha da kötüsünü gerçekleştirmeyi başardı. Kontratının son yılında olan Ibaka’yı kadroya katmak isteyen Magic, bunun karşılığında Victor Oladipo ve Domantas Sabonis’i Thunder’a yolladı.
Burada ilerleyen yıllarda iki kez All-Star seçilen Oladipo tercihini de yapabilirdik. Fakat Magic, en azından bu takası gerçekleştirirken nasıl bir oyuncudan vazgeçtiğinin farkındaydı. Orlando ekibi Sabonis’i 11. sırada seçtikten sonra uzun oyuncuya yeteri kadar şans vermedi bile. Geçtiğimiz Şubat ayında kariyerinde ilk kez All-Star seçilen Sabonis 18 sayı – 12 ribaund – 5 asist ortalamalarını geçen NBA tarihindeki 11. oyuncu oldu.
Philadelphia 76ers: JJ Redick

Sixers, geçen sezon Doğu Konferansı Finallerinin mucizevi bir şut uzağında kalmıştı. Buna rağmen geçen yılkı kadroda önemli değişikliklere gitmeye karar verdiler.
Gerçekleşen hamlelerin ardından takımın en büyük kayıplarından bir tanesi de JJ Redick oldu. Yaz döneminde New Orleans’ın yolunu tutup Zion Williamson ile takım arkadaşı haline gelen Redick, daha önce kariyerini Sixers’ta bitirmek istediğini söylemişti ve yeni bir anlaşmaya da hazırdı. Ancak Sixers, onu kadroda tutmayı tercih etmedi ve geride bıraktığımız sezon hücum verimliliğinde 8. sıradan 18. sıraya kadar düşmelerinde bunun da önemli bir etkisi olduğu ortada.
Sixers’ın kadrosunda şu anda Redick kalibresinde bir şutör bulunmuyor. Bu role en yakın isim olan Furkan Korkmaz da NBA’de JJ Redick kadar tecrübeye sahip değil. Furkan’ın topu yere vurmak zorunda kaldığında Redick kadar etkili bir oyuncu olmadığını da eklemek gerekiyor.
Eğer Philadelğhia, Embiid ve Simmons’lı çekirdekle şampiyonluk kazanamazsa, JJ Redick hakkında aldıkları karar hakkında kesinlikle pişmanlık duyacaktır.
Toronto Raptors: P.J. Tucker

P.J. Tucker, Kanada ekibinin formasını iki farklı dönemde giydi. Ancak bu süre boyunca Tucker, Raptors formasıyla sadece 41 normal sezon maçında sahaya çıktı.
2006 Draft’ının 35. sırasından seçtikten sonra ona rotasyonda yer bulamadı. Toplam 17 maçta 83 dakika süre alan Tucker, Mart ayına gelindiğinde Raptors tarafından serbest bırakıldı. Tucker, sonraki 5 sezonu Avrupa’da 4 farklı ülkede oynayarak geçirdi.
2012-13 sezonundan önce Phoenix Suns, Tucker’ı kadrosuna kattı ve tecrübeli oyuncu iyi bir savunması ile etkili şutörlüğü sayesinde gösterdiği performans ile kalıcı olmayı başardı. Phoenix’te geçirdiği beşinci sezonun ardından Raptors, takas döneminde Jared Sullinger ve iki tane ikinci tur hakkı karşılığında Tucker’ı tekrar kadrosuna kattı.
Yaz döneminde yeni bir kontrat imzalayacak olan Tucker ile Raptors’ın birlikteliği çok uzun sürmedi. Raptors, Tucker’a 3 yıl 33 milyon dolar değerinde bir kontrat teklif ederken Houston Rockets tecrübeli oyuncuya 4 yıllık bir sözleşme vererek kadrosuna kattı.
Şu anda Rockets’ın kısa beşli sisteminde dönem dönem pivot oynayan Tucker’ın yokluğunda da Raptors şampiyonluk kazanmayı başardı. Ancak tecrübeli ismin sertliği ve çok yönlülüğü Raptors’ın daha kuvvetli bir takım olmasını sağlayabilirdi.