2022-23 Olympiakos: Oyun Alışkanlığı, Vezenkov Faktörü ve Soru İşaretleri

22/Kas/22 11:35 Kasım 22, 2022

Meliksah Bayrav

22/Kas/22 11:35

Eurohoops.net
Sasha Vezenkov of Olympiacos Piraeus looks on during the Euroliga match between Cazoo Baskonia Vitoria-Gasteiz and Olympiacos Piraeus at Fernando Buesa Arena on October 21, 2022, in Vitoria, Spain.

Eurohoops Fırın, EuroLeague’de sezonun flaş ekiplerinden Olympiakos’u mercek altına alıyor.

by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net

Geçtiğimiz sezon boyunca beklentilerin bir hayli üzerine çıkan Olympiakos, kadro kalitesi bakımından en üst seviyelerde görülmese de adını Final Four’a yazdırmış ve 4 senelik Final Four hasretini noktalamıştı. Her ne kadar yarı finalde temsilcimiz Anadolu Efes‘e son topta kaybederek elenmekten kurtulamasa da Yunan devi, yıl boyunca taraftarlarını memnun eden bir performans ortaya koymayı başarmıştı.

Bu yaz çoğu kişi Olympiakos’un kadrosunu geliştirerek yeni sezona daha iddialı bir başlangıç yapmasını beklese de Tyler Dorsey’nin ayrılığı, planları bir miktar bozdu. Kadrosunun en önemli skor opsiyonunu kaybeden kırmızı-beyazlı ekip, yine de Alec Peters ve Joel Bolomboy gibi eklemelerle rotasyonunu kuvvetlendirdi.

Yeni sezona başlarken Olympiakos’a dair belli başlı soru işaretleri vardı. Her ne kadar tüm NBA dedikodularına rağmen Sasha Vezenkov takımda kalsa da Tyler Dorsey’nin yerine Isaiah Canaan transfer edilmişti. Oyuncu profili bakımından Dorsey’den farklı bir isim olan Canaan’ın takıma uyumu bir soru işaretiydi.

Nitekim Isaiah Canaan şu ana kadarki performansıyla beklentileri karşılamanın epey uzağında kaldı. Buna rağmen EuroLeague ve Yunanistan Ligi’nde yeni sezona harika bir başlangıç yapan Olympiakos, daha ilk haftalardan Final Four için son derece iddialı olduğunu kanıtladı.

EuroLeague’deki ilk 4 maçını kazanan Yunan devi, bu süreçte Barcelona, Real Madrid ve Baskonia gibi iddialı ekipleri deplasmanda devirmeyi başardı. Sonrasında üst üste AS Monaco ve Valencia‘ya evinde kaybetmesine rağmen çabuk toparlanan Olympiakos, 8 maçın sonunda 6 galibiyet ve 2 yenilgiyle EuroLeague’in ikinci sırasında yer alıyor.

Eurohoops Fırın, bugünkü serisinde Olympiakos’a teknik yönden bir bakış atıyor.

 

İstikrarın Önemi

larentzakis_olympiacos

EuroLeague’de bu sezon çoğu takım kadrosunu büyük ölçüde değiştirdi. Örnek vermek gerekirse temsilcilerimiz Fenerbahçe Beko ve son şampiyon Anadolu Efes, önemli takviyelerle ciddi yapısal değişikliklere gittiler. Diğer favorilerden Barcelona, Real Madrid ve Olimpia Milano da benzer bir yol tercih etti. Olympiakos ise eldeki yapıyı çok büyük ölçüde koruyarak zirve yarışındaki diğer adaylardan ayrıştı.

Kırmızı-beyazlı ekibin kadrosuna isim isim baktığımız zaman eldeki takımın “kalite” bakımından zirve bir takım olmadığı aşikar. Hatta hücum potansiyeli bakımından AS Monaco, Baskonia veya Maccabi gibi kulüpler bile muhtemelen Olympiakos’un önündedir. Yunan devinin sıralamada bu ekiplerin çok daha önünde olmasının başlıca nedenleri ise takım kimyası, koç Georgios Bartzokas’ın takım üzerindeki hakimiyeti ve kadro istikrarı.

Evet, Olympiakos’un kadrosunda Sasha Vezenkov ve Kostas Sloukas gibi çok değerli iki yıldızı bulundurduğu doğru. Yine de takımın diğer ana parçalarına bakarsak Thomas Walkup, Zalgiris‘teki başarılı sezonlarına rağmen en üst seviye için yeterliliği sorgulanmaya açık bir isimdi. Moustapha Fall, Shaq McKissic ve Kostas Papanikolaou da “yıldız” statüsündeki isimler değillerdi. Buna rağmen Olympiakos’ta koç Georgios Bartzokas’ın önderliğinde tüm parçaların birbirlerini tamamladığı bir yapının ortaya çıkması, kırmızı-beyazlı ekibi EuroLeague’in zirve takımlarından biri haline getirdi.

Başta sezonun MVP adayı Sasha Vezenkov olmak üzere Thomas Walkup, Moustapha Fall, Shaq McKissic ve Giannoulis Larentzakis gibi oyuncular, takım halinde birbirleriyle vakit geçirdikçe seviye atladılar. Bu yaz kadroya eklenen Isaiah Canaan, Alec Peters ve Joel Bolomboy gibi isimler henüz beklenen katkının çok uzağında kalsalar da son 2 sezondaki mevcut yapının aynı oyun istikrarını sürdürmesi, Olympiakos’un zirve yarışında yer almasını sağlayan başlıca faktörlerden biri oldu.

Bu yaz takımın en önemli skor opsiyonu Tyler Dorsey’i NBA’e uğurlayan Georgios Bartzokas’ın ekibi, önemli beklentilerle kadrosuna kattığı Isaiah Canaan, Alec Peters ve Joel Bolomboy üçlüsünden henüz istenen katkıyı alabilmiş değil. Buna rağmen hücum performansı bakımından şu ana kadar geçtiğimiz sezonun bile üzerine çıkan Olympiakos, maç başına 85.4 sayıyla ligin en çok sayı atan 2. takımı durumunda.

Kırmızı-beyazlı ekip, bu etkileyici hücum performansına ulaşırken geçtiğimiz sezona kıyasla ufak tefek farklılıklar dışında bariz bir değişiklik sergilemedi. Takımın iki yıldızından biri olan Kostas Sloukas, tıpkı bir önceki yıl olduğu gibi yine kenardan oyuna dahil oluyor. Uzun rotasyonunda Moustapha Fall’un alternatifi olarak bu sefer Hassan Martin değil, Joel Bolomboy öne çıkıyor. Yarı sahada Tyler Dorsey’nin birebirdeki becerilerini konuşturabilmesine yönelik hazırlanan setler, yerini Isaiah Canaan ve Giannoulis Larentzakis ikilisinin topsuz perde çıkışlarında üçlük atabilmeleri için kurgulanan aksiyonlara bırakmış durumda.

Daha önce belirttiğim gibi Olympiakos, kadro kalitesi bakımından zirvedeki çoğu rakibinin gerisinde bulunuyor. Buna rağmen maç başına 85.4 sayıyla lig ikincisi olan Yunan devi, verimlilik puanında ise maç başına 107.4’le açık ara ligin zirvesinde yer alıyor. Bu tablonun ortaya çıkmasındaki en önemli nedenlerden biri de koç Georgios Bartzokas’ın yarı saha hücumlarındaki dokunuşları.

Kadrosunda Thomas Walkup ve Kostas Sloukas gibi iki pick and roll ustasını bulunduran Olympiakos, gayet anlaşılabilir bir şekilde hücumlarını ikili oyunların üzerinden şekillendiriyor. Walkup veya Sloukas’ın dev uzun Moustapha Fall’la oynadıkları ikili oyun aksiyonlarında kalan 3 oyuncunun topsuz hareketlilikleri, rakip savunmalar için işleri epey zorlaştırıyor.

İkili oyun aksiyonları sırasında mutlaka en az iki oyuncuyu birbirlerinin tersi yönde hareket ettiren Olympiakos, bu sayede hem rakip savunmaları daha fazla rotasyona zorluyor, hem de risk almaya zorluyor. Rakibin ikili oyunlardaki baskıdan feragat edip topsuz hareketliliğe odaklandığı senaryoda Yunan devi, müthiş pasör özelliklere sahip iki oyun kurucusunun varlığı nedeniyle Moustapha Fall’u çember etrafında topla buluşturabiliyor.

Bunun tersi bir senaryoda, yani rakibin yardım savunmasını ağırlıklı olarak ikili oyuna yoğunlaştırdığı durumlarda ise forvetler ön plana çıkıyor. İlerleyen yaşı ve hücumda zaman zaman yaşadığı istikrar sorunlarına rağmen Olympiakos kadrosu için hayati bir konumda olan kaptan Kostas Papanikolaou, topu yere vurabilmesi ve dış şut tehdidiyle rakip savunmaları zor duruma sokuyor. Kendisine yardımın geciktiği anlarda rahatlıkla ceza şutunu atabilen Papanikolaou, rakip savunmacının closeout yaptığı durumlarda ise çembere atak ederek hücumun “akmasına” yardımcı oluyor.

Olympiakos kadrosunda topsuz hareketliliğiyle epey fark yaratan bir diğer oyuncu ise sezonun şu ana kadarki MVP adayı Sasha Vezenkov. Onun performansına birazdan uzun uzun değineceğim için bu kısmı şimdilik kısa kesiyorum.

Sahada birden fazla hücum tehdidi yaratabilen forvetlerinin varlığı nedeniyle yarı sahada tahmin edilmesi çok zor bir takım olan kırmızı-beyazlı ekip, topsuz hareketlilik başladıktan sonra hücumun kalan kısmında da rahatlıkla doğru atışı bulabiliyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri ise saha yerleşimindeki ustalık.

Olympiakos hücumlarını dikkatlice izlediğiniz zaman artık oyuncuların birbirlerini ne kadar iyi tanıdıklarını ve toplu oyuncunun hareketine göre sahaya nasıl yerleştiklerini rahatlıkla görebilirsiniz. Artık takım kimyası bakımından neredeyse kusursuza yaklaşan Olympiakos, hücum sırasında oynanan aksiyona göre sahaya doğru yerleşerek hem toplu oyuncuya pas açısı yaratabiliyor.

Bu durumun belki de en büyük ispatı ise Olympiakos’un şu ana kadar maç başına 21.1 gibi harika bir asist ortalaması tutturmuş olması. Maç başına asist sayısında ALBA Berlin’in ardından ligin 2. sırasında yer alan Yunan devi, şu sıralar hücum verimliliği bakımından çoğu takıma göre apayrı bir seviyede bulunuyor.

Sasha Vezenkov Dominasyonu

2022-23 EuroLeague İstatistikleri: 8 maç, 20.0 sayı, 9.0 ribaund, 2.2 asist, 1.2 top çalma, %50 üçlük isabet oranı

2014-15 EuroLeague sezonunda Fenerbahçe Ülker (o zamanki adı) formasıyla yılın en değerli oyuncusu (MVP) seçilen Nemanja Bjelica, Avrupa basketbolunun o zamana kadar görmediği türden bir 4 numara profili ortaya koymuştu. Neredeyse bir oyun kurucu gibi çembere atak edebilen, pasörlüğüyle takım arkadaşlarını besleyen, dış şut tehdidiyle takımının alan açmasına yardımcı olan ve bir pivot gibi alçak posttan sırtı dönük hücum edebilen Bjelica, komple profili sayesinde Avrupa’nın en iyi oyuncusu konumuna gelmişti.

Bjelica’nın bu büyük başarısının ardından 7 yıl geçti. Tıpkı Sırp yıldız gibi son derece komple bir 4 numara profili çizen Sasha Vezenkov, şu ana kadarki inanılmaz performansıyla MVP ödülü için açık ara birinci aday olarak öne çıkıyor. Üstelik Bulgar forvet, sahada yaratabildiği hücum tehdidiyle muhtemelen Nemanja Bjelica’nın bile ötesine geçmiş durumda.

Gençlik dönemlerinden itibaren son derece büyük bir potansiyel olarak gösterilen Vezenkov, kariyerinin başlarında beklenen etkiyi yaratamamış ve hayal kırıklığı yaratmıştı. Geçtiğimiz sene Olympiakos formasıyla müthiş bir çıkış yakalayan ve EuroLeague’de yılın en iyi beşine seçilen Bulgar oyuncu, bu sezon ise ligin ilk 8 haftasını resmen domine etti.

Avrupa basketbolu tarihinde bu tür komple 4 numaraların sayısı pek fazla değil, Sasha Vezenkov’u profili itibariyle Nemanja Bjelica ile kıyaslamamın başlıca nedeni bu. Tıpkı Bjelica’nın prime dönemi gibi sahada topla çembere atak edebilen, pas dağıtabilen ve alçak posttan sırtı dönük hücum edebilen Vezenkov, üçlüklerde ise hem sabit, hem de dripling üzerinden şutu gönderebilmesi nedeniyle Sırp yıldızdan çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor.

Sasha Vezenkov Olympiakos kadrosunda topla en çok oynayan isim değil. Üstün hücum yeteneklerine rağmen bir 4 numara olan Vezenkov, sayı atabilmek için çoğu zaman takımdaki kısaların kendisini görmesine ihtiyaç duyuyor. Topla olabildiğince az oynamasına rağmen Vezenkov’un şu ana kadarki bireysel istatistikleri, oyuncunun ne denli özel bir sezon geçirdiğini az çok gözler önüne seriyor gibi.

Aslında bakarsanız Bulgar yıldızın toplu oyunundan ziyade topsuz oyundaki etkisi, Olympiakos için son derece belirleyici durumda. Basketbolda yardım savunmaları, ağırlıklı olarak öncelikle 4 numaralardan başlar. Örneğin ikili oyun savunmasında 3. bir savunmacı devreye sokulup yardım getirilecekse bu yardım, genellikle 4 numaraların eşleşmesindeki oyuncudan gelir. Bu sebeple 4 numaraların ceza üçlüklerini yüksek yüzdeyle atabilmeleri, çoğu takım için belirleyici noktadadır.

Bir 4 numara olarak Vezenkov’u Olympiakos sistemi için hayati derecede önemli kılan başlıca nokta ise tam olarak bu. Kadrosunda Kostas Sloukas ve Thomas Walkup gibi harika iki pasöre sahip olan Yunan devi, boyalı alanda ise Moustapha Fall gibi dominant bir bitiriciyi kullanıyor. Rakibin ikili oyun aksiyonlarında getireceği potansiyel yardım savunmasına karşı Vezenkov gibi bir hücum gücünün varlığı, Olympiakos koçu Georgios Bartzokas’ın elini çok rahatlatıyor.

Ceza üçlüklerinde müthiş bir yüzdeyle oynayan (%50) Bulgar yıldız, bunun yanı sıra çembere ataklarında da son 2 sezondur çok etkili bir görüntü çiziyor. Bu duruma artı olarak Vezenkov’un özellikle bu sezon pasör becerilerini de sıklıkla konuşturmaya başlaması, oyuncuyu görmeye alışık olmadığımız derecede komple bir profil olarak kılıyor.

Olympiakos kurgusunda topu en çok domine eden oyunculardan biri olmasa da Sasha Vezenkov, topsuz oyun zekası ve sahada rakipler üzerinde birden fazla tehdit oluşturabilmesi sayesinde takımının açık ara en büyük yıldızı konumunda. Çok büyük ihtimalle Avrupa’daki son sezonunu geçiren Vezenkov, bu performansını sürdürebildiği takdirde MVP ödülünün en büyük adayı olacaktır.

Soru İşaretleri

Evet, şu ana kadar sanıyorum ki Olympiakos’un sahadaki pozitif detaylarından yeterince bahsettim. Her ne kadar 2022-23 sezonuna son derece etkili bir başlangıç yapsa da koç Georgios Bartzokas’ın ekibi, son haftalarda AS Monaco ve Valencia‘ya karşı evinde can sıkıcı iki mağlubiyet aldı. Bu iki yenilgide bazı ortak noktalar göze çarptı.

Yazımda daha önce de bahsettiğim gibi Olympiakos, bu yaz kadrosunun birincil skor opsiyonu konumundaki Tyler Dorsey’i kaybetti. Geçtiğimiz sezon maç başına ortalama 23 dakika süre alsa da Sasha Vezenkov’un ardından takımın en skorer 2. ismi olan Dorsey, özellikle birebirlerde kendi şutunu yaratabilmesi, çembere atakları ve kritik anlarda sorumluluk almasıyla öne çıkıyordu.

Bu sezonki Olympiakos kadrosunda ise Tyler Dorsey gibi bir profilin eksikliğini net şekilde görebiliyoruz. Yunan yıldızın yerine kadroya dahil edilen Isaiah Canaan, parkede kendi skorunu üretebilmek konusunda Dorsey kadar maharetli bir isim değil. Sıklıkla topsuz perde çıkışlarındaki üst düzey dış şut tehdidi sayesinde verimli olabilen Canaan, şu ana kadar bu alanda da beklenen katkıyı (%34 üçlük yüzdesi) sağlayamadı.

Bu durum, Canaan’ın kısa süre içerisinde sürelerinin önemli kısmını Giannoulis Larentzakis’e kaptırmasına yol açtı. Bu sezon kendi ölçeğinde müthiş bir çıkış yakalayan ve Olympiakos rotasyonunun bariz bir parçası haline gelen Larentzakis, dış atışlarda yüzde 47 gibi harika bir ortalama tutturdu. Sahada daha çok köşe üçlükleri ve topsuz perde çıkışlarındaki dış atış tehdidiyle öne çıkan Yunan skorer, yine profil bakımından Tyler Dorsey’i pek andıran bir isim değil.

Kariyerinin son 3 sezonunda Olympiakos formasını terleten Larentzakis, ilk kez böylesine etkili bir çıkış yakaladı. Deneyimli oyuncu şu ana kadar etkili performanslar sergilemiş olsa da bu formun uzun süre devam edip edemeyeceği konusunda bazı soru işaretleri var.

Ayrıca Olympiakos’un 2 numara rotasyonunda topla yaratabilmekten ziyade topsuz oyunda öne çıkan iki skorere sahip olması, takımın ana kısaları Kostas Sloukas ve Thomas Walkup’ın üzerindeki yükü arttırmış durumda. Geçtiğimiz yıl tıpkı bu sene olduğu gibi oyuna kenardan dahil olan Sloukas, maç başına ortalama 21-22 dakika civarı süre alıyordu. Bu sezon ise kariyerinin en etkili sezon başlangıcını yapan yıldız oyun kurucunun süreleri, daha şimdiden ortalama 27 dakikayı bulmuş durumda.

Ortaya çıkan bu tabloya Sloukas’ın çok formda olması sebebiyle “ee, ne var ki bunda?” gibi tepkiler verebilirsiniz. O zaman şöyle açıklayayım: Kariyeri boyunca hiçbir zaman etkili bir savunmacı olmayan Sloukas, artık yaşının da ilerlemesiyle birlikte rakip takımlar için açık bir hedef haline geldi. Bu sebeple deneyimli ismin sürelerini olabildiğince iyi ayarlamaya çalışan koç Bartzokas, şu ana kadar kısa rotasyonundaki yaratıcılık eksikliği nedeniyle oyuncuya geçtiğimiz sezondan çok daha fazla süre vermek durumunda kaldı. Sloukas her ne kadar hücumda çok sağlam gözükse de savunmada rakiplerin sürekli kendisine atak etmesi, sezon ilerledikçe fiziksel açıdan ortaya negatif bir tablo çıkarabilir.

Ayrıca kariyeri boyunca hiçbir zaman güvenilir bir şutör olmayan Thomas Walkup, bu sezon hücumda geçtiğimiz yıllara oranla çok daha fazla sorumluluk almak durumunda kaldı. Özellikle dengede giden maçların son bölümlerinde Sloukas’la birlikte bu sorumluluğu üstlenen Walkup, rakip takımların kritik atışları kullanmasını isteyebileceği türden bir isim.

Olympiakos’un şu ana kadar aldığı iki yenilgide de (AS Monaco, Valencia) ortak bir nokta vardı. Maçın kritik anlarında üretim tamamen Kostas Sloukas ve Thomas Walkup’ın üzerine kaldı. Bu tür durumlarda Tyler Dorsey gibi kendi skorunu rahatlıkla yaratabilen bir ismin eksikliği derinden hissedildi.

Ayrıca Sasha Vezenkov’u biraz olsun yedekleyebilmesi için kadroya dahil edilen Alec Peters, şu ana kadarki performansıyla hayal kırıklığı yarattı. Özellikle son maçlarda rotasyonun dışında kalan Peters’ın bu görüntüsü, takımın yıldızı Sasha Vezenkov’un sürelerinin maç başına 30 dakikayı geçmesine yol açtı.

Olympiakos şu ana kadar yoluna sorunsuz devam ediyor gibi gözükse de henüz sezonun başındayız. Takımın yıldızları Sasha Vezenkov ve Kostas Sloukas, harika performanslarına rağmen ilerleyen zamanlarda fiziksel yıpranma sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirler. Bu sebeple koç Georgios Bartzokas’ın Isaiah Canaan, Alec Peters ve Joel Bolomboy gibi yan parçalardan alacağı katkı, sezonun ilerleyen kısmı için epey belirleyici bir hale gelebilir.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!