NBA Oyuncularının En Büyük Kabusu: Sezon Ortasında Takaslanmak ve Kökünden Değişen Hayat

21/Şub/24 08:08 Şubat 21, 2024

Bilal Baran Yardımcı

21/Şub/24 08:08

Eurohoops.net
russell-westbrook-clippers
Adam Pantozzi / Getty Images / Ideal Image

Eurohoops Çeviri, takas dönemi yeni geride kalmışken sezon ortasında takaslanan oyuncuların yaşadığı zorlu tecrübeleri huzurlarınıza getiriyor.

by Ohm Youngmisuk / Çeviri: Bilal Baran Yardımcı / info@eurohoops.net

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!

Bu çevirinin tüm hakları Eurohoops Ltd. Şti.’ye aittir ve tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.

Bu yazı 6 Şubat 2024 tarihinde ESPN‘de yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Russell Westbrook, geçtiğimiz sene şubat ayında menajerinden aldığı telefondan sonra karışık duygular içerisindeydi.

Bir oyuncunun hayatını tamamıyla alt üst edebilen olayın haberini Jeff Schwartz vermişti: Sezon ortasında takas… Fakat Westbrook için Los Angeles Lakers‘ın kendisini Utah Jazz‘e yolladığı takas yeni bir başlangıç anlamı taşıyordu.

Durum hakkında Westbrook, ESPN’e 9 Şubat 2023 tarihinde “İçinde bulunduğum durumdan dolayı yeni bir takım için oynamaya çok hazırdım.” demişti.

Westbrook; LeBron James ve Anthony Davis’in bulunduğu Lakers‘ta işler yolunda gitmiyorken eleştirilerden kendi payını almıştı. Yeni bir sayfa açmaya hazırdı ve Utah’a gitmeye hazırdı. Fakat Jazz, 47 milyon dolarlık kontratının son senesini geçiren Westbrook’u buyout’lamayı düşünüyordu.

“Çok farklı duygular hissettim fakat mutluluk da kesinlikle vardı. O zamanlar hayatım çok yoğundu,” diyor Westbrook.

Başlangıçta Westbrook, çocuklarıyla evde çok sık bulamadığı kadar zaman bulmaktan, onları okula bırakmaktan keyif aldı. Fakat buyout sürecinden sonra yeni takım arayışları başlayınca Westbrook, dinlenemeden Las Vegas’a uçtu. Dört günlük bir mini kamp sırasında antrenörüyle günde üç seans çalışmalar yaptı.

“Sadece kafamı rahatlatmak istiyordum,” diyor Westbrook. “Mental bir kafa resetleme gibiydi. Hazırlanıyordum çünkü yolum bambaşka yerlere gidebilirdi.”

Jazz’deki buyout süreci bittikten sonra Westbrook, taşınmasına gerek olmadan yeni takımını buldu ve 22 Şubat’ta Los Angeles Clippers ile imzaladı.

“Basketbol oynamaktan aldığım keyif yerine gelmiş gibiydi,” diye anlatıyor Westbrook, Clippers‘a atttığı imzayı.

Takasın son günlerinde sezon ortasında takaslanan oyuncuların çoğu Westbrook kadar şanslı olmuyor. Haftalarca takas dedikodularında adları geçse bile böylesine ani bir değişimi sindirmek için genelde zaman olmuyor.

Oyuncuların genelde yeni takımlarına rapor vermesi için bir iki günü oluyor. Bu süreçte fiziksel testlerden geçiyorlar ve ailelerini, evcil hayvanlarını, arabalarını, ayakkabılarını taşıma işlemlerini halletmeye çalışıyorlar. Toronto Raptors‘a takaslananlar bir de çalışma vizesi çözüyor.

Pek çoğu sezonun geri kalanını bir otelde geçiriyor. Bir de işin basketbol kısmı var: Yeni taktikler, yeni takım arkadaşları…

Westbrook, oyuncuların nereye gideceğini seçebilmesi konusunda “İnsanlar kontrolün bizde olduğunu sanıyor fakat kesinlikle değil,” diyor.

russell-westbrook-clippers

Bruce Brown, Indiana Pacers‘tan Raptors‘a takaslandığını öğrendiğinde 17 Ocak tarihinde Sacramento’da bir otelde çalışıyordu.

Sekiz saat sonra Indiana’ya uçtu, toplayabildiği kadar eşyasını topladı ve Kanada’ya geçeceği için pasaportunu yanına aldı. Ne yazık ki en sevdiği eşyalarından biri olan kovboy şapkalarına yer bulamamıştı.

Geçen sene Denver Nuggets ile NBA şampiyonluğu yaşayan Brown, yaz döneminde Indiana Pacers ile iki sene – 45 milyon dolarlık bir kontrat imzalayınca yeni evini bulduğunu düşünmüştü. Fakat aradan altı ay geçti ve son beş sezondaki beşinci takımına gitmek için hazırlanıyordu.

“Kalkıp gitmeniz gerekiyor,” diyor Brown, ESPN’E. “Toronto’ya gideceğim için Kanada’dan çalışma izni almam gerekiyordu. Raptors çok yardımcı oldu. Geldiğim anda benim için her şeyi hazırlamışlardı bile.”

 

Brown iki valize üç çift ayakkabı, her gün giydiği Birkenstock terlikler ve sığdırabildiği kadar sıcak tutacak kıyafet sığırdı. İki hafta sonra bir arkadaşı Brown’ın 20’den fazla olan kovboy şapkalarından üç tanesini Toronto’ya getirdi.

Brown’ın yeni takım arkadaşlarından biri olan RJ Barrett için Toronto ev demek. O bölgede doğan ve yetişen Barrett, 30 Aralık’ta New York Knicks‘ten Raptors’a takaslandığında iki valiz toplayabildi.

“Duygusal olarak kafa karıştırıcı bir gündü haliyle, diyor Barrett, o süreç için ESPN’e. “Buraya geldiğim için mutluydum fakat dört buçuk sene boyunca bulunduğum yerden takaslanmak garip hissettirdi. Karışık duygular içerisindeydim.”

Barrett, 20 Ocak’ta Knicks‘e karşı oynadıkları maç için New York’a döndüğünde bir valiz daha götürdü. Toronto ile New York arası yaklaşık sekiz saatlik araba yolculuğu kadar olduğu için ailesi dört Fransız buldoğunu arabayla ona getirdi.

“Bulunduğunuz yerde rahat hissetmek çok yardımcı oluyor. Düşündüğünüz ya da düşünmediğiniz pek çok şeyin direkt hallolmasını sağlıyor.” diyor Barrett.

Brown ise Toronto’da daha rahat hissedebilmek için farklı bir yol buldu. Favori numarası 11’i takımın çift yönlü kontratlı oyuncularından Jontay Porter’dan 10.000 dolara satın aldı.

“O numara benim için çok önemli. Giyme şansım varsa giyebilmek için elimden ne geliyorsa yaparım.” diyor Brown.

Brown, takas dönemi bitmeden önce bir kez daha takım değiştirebilme ihtimali olduğunu biliyordu. “Eğer Raptors benim için çılgın bir teklif alırsa yeniden yapılanmaya da gittikleri için muhtemelen bunu kabul ederler. Üç yılda dördüncü takımım. Her gün gördüğünüz, konuştuğunuz insanlardan ayrılmak çok kötü. Pacers benim için muhteşem bir yerdi. Bana büyük bir fırsat verdiler ve hayatımı değiştirdiler. Minnettarım. Bu yüzden onlara kızgın değilim.” diyor Brown.