Rob Gray Transferi, Galatasaray’a Ne Katar?

01/Nis/25 15:17 Nisan 1, 2025

Meliksah Bayrav

01/Nis/25 15:17

Eurohoops.net

Eurohoops Fırın, Galatasaray’ın yeni transferi Rob Gray’e bakış atıyor.

by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde yoluna emin adımlarla ilerleyen Galatasaray, bu sezon adını çeyrek finale yazdırmayı başaran tek temsilcimiz oldu. Bu turda ERA Nymburk ile eşleşen sarı-kırmızılı ekip, çeyrek final serisinin öncesinde kısa rotasyonuna önemli bir takviye yaptı.

Galatasaray, 30 yaşındaki ABD’li skorer Rob Gray’i kadrosuna kattığını resmen açıkladı.  Böylelikle tecrübeli oyuncu, yaklaşık iki yıllık bir aranın ardından ülkemize geri dönmüş oldu.

Daha önce 2022-23 sezonunda TOFAŞ için ter döken ABD’li oyuncu, burada skorerlik meziyetleriyle öne çıkmış ve hem Basketbol Süper Ligi, hem de Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde dikkat çekici ortalamalara imza atmıştı.

TOFAŞ macerasından sonra sırasıyla Prometey, Rio Breogan ve Scafati takımlarının formasını giyen tecrübeli skorer, Galatasaray’a imza atarak Türkiye’ye geri döndü.

Eurohoops Fırın, bugünkü serisinde Galatasaray’ın sezon içi transferi Rob Gray’e göz atıyor.

Rob Gray, Galatasaray‘a Ne Katar?

Öncelikle filmi biraz geri sararak başlayalım. Yazın Otis Livingston, James Palmer, Will Cummings ve Angel Delgado gibi eklemelerle iddialı bir kadro kuran Galatasaray, sezon içerisinde bu oyunculardan istikrarlı bir şekilde katkı aldı. Özellikle kısa rotasyonundan gelen katkı, sarı-kırmızılı ekip için fazlasıyla belirleyici bir konumdaydı.

Galatasaray koçu Yakup Sekizkök, takımına yüksek tempolu, oyunun top yönlendiriciler üzerinden şekillendiği, pas trafiğinin sağlıklı bir şekilde sağlandığı ve saha yerleşiminin belirleyici rol oynadığı bir basketbol oynatmaya çalışıyor.

Hal böyle olunca Otis Livingston, Will Cummings ve James Palmer gibi oyuncuların topu sağlıklı bir şekilde yönlendirebilmeleri, Galatasaray’ın hücum kurgusu için hep çok belirleyici oldu. Top yönlendiricilerinin istikrar sorunları yaşadıkları günlerde sarı-kırmızılı ekip, maç kazanmakta ve iyi hücum etmekte hep çok zorlandı.

Bu doğrultuda ilk olarak öne çıkan isimse Otis Livingston’dı. Adı yaz dönemi boyunca birçok önemli takımla anılan ABD’li oyun kurucu, geçtiğimiz sezon Würzburg formasıyla Almanya Ligi’nin MVP’si seçilmişti. Dolayısıyla bu profilde bir oyuncunun takıma eklenmesi, Galatasaray taraftarları için heyecan verici bir gelişmeydi.

Bu nedenle ana beklenti, takımın birinci top yönlendiricisinin Otis Livingston olmasıydı. Öyle de oldu. 1.81’lik çok uzun olmayan boyuna ve ince fiziğine rağmen durdurulması çok güç bir oyuncu olan Otis, sezon başından bu yana hücumun merkezindeki isimdi. ABD’li oyun kurucunun hızını ve çabukluğunu kullanarak yarattığı skor ve pas tehdidi, Galatasaray hücumları için vazgeçilemez bir durumdaydı.

Buna karşın Son 16 turunun başlarında hiç beklenmeyen bir gelişme yaşandı. Dizinden ciddi bir sakatlık yaşayan Otis Livingston, sezonu kapatmak durumunda kaldı.

Hal böyle olunca Galatasaray’da roller epey değişti. Özellikle sezonun başlarında bazı istikrar sorunları yaşayan Will Cummings, bir anda takımın ana skor opsiyonu ve ana top yönlendiricisi haline geldi. Sezon başında bir üç numara olarak takımın kısa rotasyonunu tamamlayabilmesi beklentisiyle kadroya katılan James Palmer ise Cummings’in ardından takımın ikinci ana top yönlendiricisi rolünü aldı.

Aslında bu durum, Galatasaray için özellikle Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde hiç fena sonuç vermedi. Son 16 turunun J grubunda Unicaja, Rytas Vilnius ve Manisa Basket Divissa gibi çok zorlu rakiplerle karşılaşan sarı-kırmızılı ekip, grubunu dört galibiyetle bitirerek tarihinde ilk kez adını BCL çeyrek finallerine yazdırdı.

Açıkçası alınan sonuçlar da Galatasaray için son derece umut vericiydi. Otis Livingston’ın sakatlığının ardından çıktığı dört Son 16 maçının tamamında 85 sayıyı geçen sarı-kırmızılı ekip, bu süreçte evinde son şampiyon Unicaja‘yı devirerek rakibine 1.5 yıl aradan sonra ilk BCL mağlubiyetini tattırdı. Bundan sadece bir hafta sonra ise Galatasaray, Unicaja’yı bu sefer deplasmanda yenmeye çok yaklaşsa bile sonunu getiremedi.

Buna karşın ortada bir sorun vardı. Evet, Galatasaray için Basketbol Şampiyonlar Ligi Son 16 turunda işler çok yolunda gitti. Yine de aynısını Basketbol Süper Ligi için söyleyebilmemiz pek mümkün değil.

Basketbol Süper Ligi’nde Otis Livingston’ın sakatlığından bu yana çıktığı beş maçın dördünü kaybeden Galatasaray, bu süreçteki tek galibiyetini maça ekonomik sorunları nedeniyle çok eksik bir kadroyla çıkan Karşıyaka’ya karşı aldı. Özellikle deplasman maçlarında ortaya çıkan tablo ise endişe vericiydi.

Her ne kadar Basketbol Şampiyonlar Ligi Son 16 turunda hücum metrikleri bakımından çok pozitif bir görüntü sergilese de Galatasaray, BSL’de oynadığı deplasman maçlarında iyi hücum etmekte çok zorlandı. Beşiktaş deplasmanında 77 sayıda kalarak farklı mağlup olan sarı-kırmızılı ekip, son olarak ise Mersin Spor deplasmanında 73 sayıyı geçemedi.

Hal böyle olunca Galatasaray’ın mevcut kısa rotasyonuyla iki kulvarı birden götürmekte çok zorlandığı bariz şekilde ortadaydı. Galatasaray, özellikle sıkışan ve temponun düştüğü maçlarda birebir üzerinden skor üreterek çözüm yolları üretebilecek türde bir kısaya ciddi şekilde ihtiyaç duyuyordu.

İyi haber şu ki Rob Gray, tam olarak böyle bir profil. 2018 yılından bu yana Avrupa basketboluna aşina olan ve profesyonel kariyerinin tamamını Avrupa’da geçiren ABD’li skorer, artık eski kıtanın en tecrübeli hücumcularından biri haline geldi.

Galatasaray için bir diğer iyi haberse Gray’in BCL ve Avrupa kupaları tecrübesine sahip bir oyuncu olması. Bundan iki sezon önce TOFAŞ ile BCL serüveninde maç başına 20 sayı ve 3.6 asist gibi dikkat çekici ortalamalar tutturan ABD’li skorer, bu seviyelere fazlasıyla aşina bir isim.

Üstelik 2020 ile 2022 yılları arasında AS Monaco için ter döken Rob Gray, bu süreçte Avrupa şampiyonluğu da yaşadı. Gray, o Monaco kadrosunun bir numaralı skor opsiyonu konumundaydı.

Dolayısıyla Galatasaray, Otis Livingston’ın sakatlığının ardından birebir oynama meziyetleri iyi olan, kendi skorunu üretebilen ve hücumu çeşitlendirebilecek türde bir oyuncuya ihtiyaç duyuyordu. Bu beklentilere baktığımızda Rob Gray, kağıt üzerinde tam olarak Galatasaray’ın aradığı profilde bir oyuncu.

Yine de Otis Livingston ve Rob Gray, elbette aynı oyuncular değiller. Bu sezon Basketbol Şampiyonlar Ligi’nin en dikkat çekici oyun kurucuları arasında yer alan Otis Livingston, sahada skor tehdidinin yanı sıra pasörlüğüyle de öne çıkan bir oyuncu. Rob Gray ise pasörlük meziyetleri sınırlı olan bir iki numara. Buna karşın Gray’in skorer yönü, Livingston’a göre çok daha üstün.

Bir iki numara için 1.86 gibi çok uzun olmayan bir boya sahip olmasına karşın Rob Gray, birebirde savunulması çok zor bir oyuncu. Özellikle birebirlerde çok çabuk hızlanabilen ve bu sayede rakiplerini kolayca eksiltebilen Gray, dripling üzerinden çok keskin bir şut tehdidine sahip.

Dripling üzeri orta mesafelerde ve üçlüklerde topu elinden çok dengeli bir şekilde çıkarabilen ABD’li oyuncu, bu özelliği sayesinde sahadayken hep rakip savunmaların dikkatini üzerine çekiyor. Bu durum, elbette topsuz oyunda takım arkadaşlarına büyük avantaj sağlıyor.

Galatasaray’ın mevcut kadrosuna baktığımızda ise Will Cummings ve James Palmer gibi birebirler üzerinden skor üretme potansiyeline sahip oyuncular görüyoruz. Buna karşın Gray, skorerlik bakımından iki oyuncunun da önünde bir isim. Birebir oynama becerisinin yanı sıra topsuz perdeleme çıkışlarında da etkili bir oyuncu olan ABD’li skorer, bu anlamda Galatasaray’ın Cummings, Palmer ve Buğrahan gibi top yönlendiricilerini tamamlayabilir.

Rob Gray’in bu sezonki performansına baktığımızda ise ortaya yine son derece pozitif bir tablonun çıktığını görüyoruz. Her ne kadar takımı Scafati İtalya Ligi’nde korkunç bir sezon geçirse de Gray, bireysel anlamda İtalya Ligi’nin en çok fark yaratan oyuncularından biriydi.

Maç başına 21.1 sayı ortalaması tutturan ABD’li skorer, ayrılmadan önce İtalya Ligi’nin en skorer oyuncusu konumundaydı. Gray’in saha içi yüzdeleri de fazlasıyla dikkat çekici durumdaydı.

Scafati’de maç başına tam 11.5 ikilik denemesinde bulunan Rob Gray, 6.1 isabet gibi deneme sayısına göre %53.1 gibi kusursuza yakın bir yüzde tutturdu. Üçlüklerde ise maç başına dört deneme yapan Gray, %37 gibi yine deneme sayısına göre hiç fena olmayan bir isabet yüzdesine sahipti.

Öte yandan elbette Rob Gray, Galatasaray’da maç başına Scafati’de olduğu kadar fazla top kullanmayacaktır. Takımın bir numaralı skor opsiyonu olmasından dolayı Scafati, Gray’den sürekli top kullanmasını bekliyordu. Galatasaray’da ise böyle bir durum söz konusu değil.

Sarı-kırmızılı ekip, halihazırda Will Cummings ve James Palmer gibi formda skor opsiyonlarına sahip. Dolayısıyla burada Gray’e yönelik başlıca beklentiler, toplu ve topsuz oyunda kısa rotasyonundaki takım arkadaşlarını tamamlaması ve işler sıkıştığında birebir oynama konusundaki becerileriyle çözüm yolu bulması olacaktır.

Rob Gray, bu iki alanda da Galatasaray’a önemli katkılar yapabilecek potansiyelde bir oyuncu. Dolayısıyla Gray’in Galatasaray’ın çeyrek finaldeki ERA Nymburk eşleşmesinde kritik bir rol oynayacağını söyleyebiliriz.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!