by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
EuroLeague’de 2024-25 sezonu heyecanı tüm hızıyla devam ediyor. Ligde geride kalan ilk 11 ardından serüven, bu hafta oynanan 12. hafta müsabakaları ile hız kesmeden sürüyor.
Bu sezon ligdeki 20 takımın önemli kısmı Play-In veya Playoff biletini alma potansiyeline sahip. Açıkçası sezonun ilk 11 haftası itibariyle hiçbir takım, normal sezonu ‘domine edebileceğinin’ sinyallerini vermedi. Bu da sezon sonuna dek çok çekişmeli geçecek ilk dört sıra, Playoff ve Play-In yarışlarına tanıklık edebileceğimiz anlamına geliyor.
Ligdeki çoğu ekibin kadrosunda çok değerli oyuncular bulunsa da şu sıralar hiçbir takımın kadrosu eksiksiz gözükmüyor. Zaten EuroLeague’de bu sezonu heyecanlı bir şekilde takip etmemizin en büyük nedenlerinden biri de bu.
Peki ya ligdeki yarışmacı takımlara eski oyuncularından birini kadroya ekleme fırsatı verilseydi, ortaya nasıl bir tablo çıkardı?
Eurohoops, bugünkü serisinde bu sorunun cevabını arıyor.
ÖNEMLİ NOT: Aşağıda yer alan oyuncuları GÜNCEL HALLERİNİ göz önünde bulundurarak yazımıza dahil ettik.
Fenerbahçe Beko – Nigel Hayes-Davis

Güncel Kulübü: Phoenix Suns
Belki de bu ayrılığın hiç yaşanmaması, iki taraf için de en hayırlısıydı.
2022 yazında Fenerbahçe Beko’nun kapısından ‘rol oyuncusu’ olması beklentisiyle giren Nigel Hayes-Davis, aradan geçen üç senenin ardından bambaşka bir oyuncuya dönüştü. Kabus gibi geçen bir Barcelona döneminin ardından Fenerbahçe’ye imza atan Nigel, ayrıldığında EuroLeague şampiyonluğu yaşamış bir yıldız ve Final Four MVP’siydi.
Nigel Hayes-Davis, Fenerbahçe Beko formasıyla EuroLeague’in en büyük yıldızlarından birine dönüştü. Sempatik tavırları ve birbirinden ilgi çekici röportajlarıyla Fenerbahçe taraftarının gönlüne giren Nigel, kendini en değerli hissettiği yeri bulmuştu. Buna karşın ABD’li yıldızın NBA’e geri dönme hayalinin olduğu, herkes tarafından bilinen bir gerçekti. Fenerbahçe Beko ile kazandığı EuroLeague şampiyonluğu ve Final Four MVP’liği ödülünün ardından geri dönüş fırsatını elde eden Nigel, bu fırsatı değerlendirerek Phoenix Suns‘a imza attı.
Fenerbahçe Beko ise EuroLeague şampiyonluğunun ardından aynı yaz içerisinde hem Marko Guduric, hem de Nigel Hayes-Davis gibi iki büyük yıldızını kaybetti. Açıkçası şu ana kadar ortaya çıkan tabloya baktığımız zaman bu iki ismin yerlerinin dolduğunu söylemek çok güç.
Özellikle dört numara pozisyonunda Nigel’ın ayrılığı, çok büyük bir boşluğun açılmasına sebep oldu. ABD’li yıldızın ayrılığı sonrası takımın ana dört numarası olması beklenen Mikael Jantunen, yeni sezona epey istikrarsız bir başlangıç yaptı. Takımın dört numaradaki bir diğer alternatifi Nicolo Melli ise müthiş oyun zekasına ve katkısına rağmen kendi skorunu üretebilme konusunda Nigel Hayes-Davis’in bir hayli gerisinde bir oyuncu.
Hal böyle olunca Fenerbahçe Beko, forvet rotasyonunda net bir ismin eksikliğini çok hissediyor. Tarık Biberovic’in sezona beklenen başlangıcı yapamamış olması da bu eksikliği daha belirgin bir şekilde ortaya koyuyor.
Öte yandan Nigel Hayes-Davis’in şu ana kadarki NBA serüveninin de beklentilerin çok altında ilerlediği malum. Phoenix formasıyla çıktığı 12 maçta ortalama sadece 8 dakika sahada kalabilen Nigel, 1.6 sayı ve 1.3 ribaund ortalamaları ile oynuyor. Dolayısıyla ABD’li yıldızın ikinci NBA serüveninde ‘şu an için’ beklediğini bulamadığı malum.
Tüm bunları düşündüğümüz zaman Nigel Hayes-Davis’in Fenerbahçe Beko’ya geri dönmesi, muhtemelen iki taraf için de çok hayırlı bir senaryo olabilirdi. Avrupa’dan Final Four MVP’si apoletiyle ayrılan Nigel, olası bir geri dönüş senaryosunda Fenerbahçe Beko’yu ‘back to back’ yolunda çok daha iddialı bir hale getirebilirdi.
Anadolu Efes – Vasilije Micic

Güncel Kulübü: Hapoel Tel Aviv
Anadolu Efes, şu sıralar çok büyük bir sakatlık krizinin içerisinde. Yazın Vincent Poirier’in, birkaç hafta önce ise Georgios Papagiannis’in diz sakatlıklarıyla sarsılan Efes, genç oyuncular Kai Jones ve Brice Dessert’ten de istikrarlı bir katkı alamayınca bir anda uzunsuz kaldı. Ne yazık ki Efes‘i ilerleyen haftalarda daha da kötü bir senaryo bekliyordu.
Bundan iki hafta önce Olimpia Milano‘ya karşı 34 sayıyla kariyer rekorunu kıran PJ Dozier, sadece birkaç gün sonra yaşadığı sakatlık nedeniyle yaklaşık 1.5 ay sahalardan uzak kalacak. Takımın kaptanı ve en büyük yıldızı Shane Larkin ise geçtiğimiz hafta yaşadığı kasık sakatlığı nedeniyle yaklaşık 2 ay formasından uzak kalacak.
Hal böyle olunca Anadolu Efes, uzun rotasyonundan sonra kısa rotasyonunda da çok büyük bir krizin içerisine girdi. Kısa rotasyonunda Jordan Loyd, Nick Weiler-Babb ve Isaia Cordinier dışında güvenilir bir alternatifin kalmaması, Efes’in hücumda özellikle yaratıcılık konusunda ciddi sıkıntılar yaşamasına yol açabilir.
Tüm bu nedenlerden dolayı devreye giriyoruz ve kulüp tarihinin en önemli oyuncularından birini ‘yuvasına’ geri döndürüyoruz. Bu yaz Hapoel Tel Aviv’in yolunu tutan Vasilije Micic’i oradan alıp Anadolu Efes kadrosuna yeniden ekliyoruz.
Her ne kadar sezon başında Efes dönemindeki kadar keskin gözükmese bile Sırp yıldız, Hapoel Tel Aviv dönemine hiç fena olmayan bir başlangıç yaptı. Yazın EuroBasket’te Sırbistan Milli Takımı ile fiziksel olarak korkunç gözüken Micic, bu sezon çıktığı 11 EuroLeague maçına 14.5 sayı ve 3.8 asist ortalamaları tutturdu. Elijah Bryant’tan sonra takımın en skorer ikinci oyuncusu olan Sırp yıldız, Hapoel’in sezona 8 galibiyet ve 3 yenilgiyle başlamasında büyük rol oynadı.
Anadolu Efes’in şu sıralar yaşadığı sakatlık krizini göz önünde bulundurduğumuzda Vasilije Micic gibi bir oyuncunun varlığı, özellikle yaratıcılık bakımından birçok şeyi değiştirebilirdi.
Panathinaikos – Diri Bir Lessort!

Evet, evet. Yazının başlığının ‘Eski oyuncu’ kelimelerini içerdiğinin farkındayım. Buna rağmen Panathinaikos‘un yakın geçmişteki uzunlarına baktığımız zaman ‘direkt etki yapacak’ bir oyuncu bulmak çok zor. Dolayısıyla bu bölümde eski bir oyuncuyu takıma dahil etmek yerine uzun süredir sahalardan uzak olan bir isme gitmeyi tercih ettim.
Panathinaikos, şu sıralar çok ilginç bir sakatlık krizinin içerisinde. Sezona Mathias Lessort, Richaun Holmes ve Ömer Faruk Yurtseven’den oluşan bir uzun rotasyonuyla başlayan Yunan ekibi, şu sıralar üç oyuncusundan da faydalanamıyor. Bir türlü sahalara dönemeyen Lessort’un yanına Holmes ve Ömer’in sakatlıklarının da eklenmesi, Panathinaikos’u nadir görülen bir ‘uzun krizinin’ içerisine soktu.
Elbette bu noktada kısa süre önce takıma dahil olan Kenneth Faried, çıktığı ilk iki EuroLeague maçında muazzam bir etki yaptı. Buna karşın Panathinaikos’un halen 36 yaşındaki Faried dışında oynatabileceği bir uzunu yok. Dolayısıyla beş numara pozisyonunda daha fazlasına ihtiyaç duydukları malum.
Bu noktada Panathinaikos için olabilecek en iyi senaryo, tabii ki Mathias Lessort’un olabilecek en sağlıklı şekilde sahalara dönebilmesi olur. Geçtiğimiz sezon sakatlanmadan önce bariz şekilde EuroLeague’in en formda uzunu olan Lessort, Final Four’da aldığı kısıtlı süreleri saymazsak neredeyse bir yıldır formasından uzak kalıyor.
Sakatlığı bir türlü geçmeyen Fransız yıldız için şu sıralar ‘yeniden ameliyat olma’ ihtimali konuşuluyor. Elbette bu senaryoda Lessort’un dönüşü, beklenenden daha da uzayacaktır. Yine de gerçek şu ki diri bir Mathias Lessort, Panathinaikos’u bir anda EuroLeague şampiyonluğun en büyük adayı haline getirebilirdi.
Olympiakos – Kostas Sloukas

Güncel Kulübü: Panathinaikos
Olympiakos taraftarlarını muhtemelen epey kızdıracak bir seçim…
EuroLeague’de yeni sezona yine büyük beklentilerle başlayan Olympiakos, yazın başta Vasilije Micic olmak üzere önemli kısaların peşinde koştu. Buna karşın bir türlü istediği kısa transferini yapamayan Yunan ekibi, sezonun başlamasına çok az bir süre kala Partizan’dan Frank Ntilikina’yı kadrosuna katsa da halen bir hamle arayışında.
Bu noktada Olympiakos’un başına gelen en kötü şey, hiç şüphesiz Keenan Evans’ın yeniden çok talihsiz bir şekilde sakatlanması oldu. Neredeyse 1.5 yıl formasından uzak kaldıktan sonra sahalara geri dönen ABD’li oyun kurucu, çıktığı ilk EuroLeague maçında çok talihsiz bir şekilde aşil tendonunu kopardı. Bu da Olympiakos için kısa rotasyonunda top yönlendirebilen ve oyuna yaratıcılık katabilen bir kısa eksikliğinin daha da derinleşmesine yol açtı.
Geçen sezonun flaş transferi Saben Lee’nin yanı sıra Frank Ntilikina’dan da düzenli katkı alamayan Olympiakos, bu şekilde devam ettiği takdirde tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi kısa rotasyonunda bir kez daha sorun yaşayabilir.
Tam olarak bu yüzden eski bir dostu takıma geri getiriyoruz. İki yıl önce olaylı bir şekilde takımdan ayrılıp ezeli rakip Panathinaikos‘a imza atan Kostas Sloukas‘ı ‘yuvasına’ (?) geri döndürüyoruz.
Artık 35 yaşına gelmiş olmasına rağmen Kostas Sloukas, halen EuroLeague’in en önemli oyun kurucularından bir tanesi. Her ne kadar haliyle eski keskinliğinden uzak olsa da Sloukas; oyun zekası, kendi şutunu yaratabilmesi ve kusursuza yakın asist sezgisiyle Olympiakos’un hücumdaki potansiyelini bariz şekilde arttırabilirdi.
Tabii kırmızı beyazlı taraftarlar bu transferi nasıl karşılardı? Orasını bilemeyiz…
Partizan – Kevin Punter

Güncel Kulübü: Barcelona
EuroLeague’de son iki sezondur hem Playoff, hem de Play-In sahnesinin uzağında kalan Partizan, her seferinde sezona büyük beklentilerle başlamasına rağmen hayal kırıklığının ötesine geçemiyor. Açıkçası Sırp ekibinin bu sezona yaptığı başlangıcın da pozitif olduğunu söylemek güç.
Sezon başında takımın hücumdaki en önemli opsiyonu Carlik Jones’u ciddi bir sakatlığa kurban veren Partizan, muhtemelen ABD’li yıldızından en az 2 ay daha faydalanamayacak. Yaz döneminin flaş transferi Shake Milton’dan da şu ana dek beklediği katkıyı alamayan Sırp ekibi, EuroLeague’in maç başına en az sayı atan beş takımından biri.
Açıkçası Partizan, geriye kalan 11 haftada yaratıcılık bakımından çok sınırlı bir takım görüntüsü çizdi. Bu da dört galibiyet ve yedi yenilgiyle ligin 17. sırasında kalmalarına sebep oldu.
Hal böyle olunca Zeljko Obradovic‘in hücumda kendi skorunu yaratabilen, yaratıcı bir oyuncuya ihtiyaç duyduğu çok açık. Bu noktada tabii ki akıllara tek bir isim geliyor.
Partizan’ın eski kaptanı Kevin Punter, takıma geri döndüğü senaryoda Sırp ekibinin hücumdaki potansiyelini belirgin bir şekilde arttırabilirdi. 32 yaşına gelmesine karşın halen EuroLeague’in en elit skorerlerinden biri olan Punter, Zeljko Obradovic ile çalıştığı dönemde oyun aklını ve pasörlüğünü de geliştirebilmişti. Dolayısıyla tecrübeli yıldız, oyuna skorerliğinin yanı sıra topla yaratıcılığıyla da önemli bir etki yapabiliyor.
Tabii ki gerçek hayatta Kevin Punter’ın bu sezon içerisinde Partizan’a geri dönmesi çok düşük bir ihtimal. Yine de gerçek şu ki Zeljko Obradovic’in ekibi, en azından Carlik Jones dönene kadar hücumda yaratıcı ve skorer bir kısanın eksikliğini çok hissedecek gibi gözüküyor.
Kızılyıldız – Filip Petrusev

Güncel Kulübü: Kızılyıldız
EuroLeague’de son dönemde sezona hep büyük beklentilerle başlamasına karşın bir türlü bu beklentilerin ötesine geçemeyen Kızılyıldız, bu yıl ise bambaşka bir görüntüde. Özellikle koç Sasa Obradovic‘in takımın başına geçmesinden sonra bir anda ligin en formda takımına dönüşen Sırp ekibi, yaşadığı ciddi sakatlık krizine rağmen oynadığı son dokuz EuroLeague maçının sekizini kazanmayı başardı!
Bu muazzam form durumuna rağmen Kızılyıldız kadrosunun ‘eksiksiz’ olduğunu söylemek güç. Geçtiğimiz sezon Sırp ekibinin formasıyla önemli bir çıkış yakalayan Joel Bolomboy, aylardır sahalardan uzak kalıyor ve bu durum ciddi bir süre daha böyle devam edecek.
Geçen sezon Galatasaray‘da izlediğimiz Ebuka Izundu, çok iyi bir yedek uzun olmasına karşın EuroLeague’de bir takımın ana uzunu olabilecek düzeyde henüz değil. Donatas Motiejunas da hücumda yaptığı tüm önemli katkılara rağmen savunmada belli başlı zaaflara neden olabilen bir uzun.
Dolayısıyla Kızılyıldız kadrosunda hem beş numaradan süre alabilecek, hem de dört numarada boyalı alan skoru konusunda ciddi katkı yapabilecek bir oyuncunun varlığı hiç fena olmazdı. Hal böyle olunca başvurduğumuz isim, tabii ki Filip Petrusev oluyor.
Geçtiğimiz sezon kiralık gittiği Kızılyıldız ile EuroLeague kariyerinin en formda dönemini geçiren Sırp uzun, takımda kalmasına yönelik beklentiye rağmen Olympiakos’tan ayrıldıktan sonra Dubai takımının yolunu tuttu. Açıkçası Petrusev, bu sezona da müthiş bir başlangıç yaptı.
Maç başına 15.1 sayı, 6.4 ribaund ve 1.7 asist gibi müthiş ortalamalarla oynayan Sırp uzun, şu sıralar EuroLeague’in en formda oyuncularından bir tanesi. Özellikle çember çevresinde kendine skor opsiyonu yaratma konusunda çok elit bir oyuncu haline gelen Filip Petrusev, Kızılyıldız’da kalsaydı takımın hücumdaki potansiyelini daha da yukarılara çekebilirdi.