by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’ndeki iddialı temsilcilerimizden Galatasaray MCT Technic, normal sezondaki grubunu lider bitirip Son 16’ya kalmış olmasına karşın son haftalarda istikrarsız bir görüntü içerisindeydi. Ligde ise son olarak iç sahada gelen Trabzonspor mağlubiyeti, önemli bir değişikliğe yol açtı.
Galatasaray, yaptığı resmi açıklamayla koç Yakup Sekizkök ile yolların ayrıldığını duyurdu. Koç Sekizkök’ün yerini alan isimse son olarak İtalya Milli Takımı’nı çalıştıran İtalyan çalıştırıcı Gianmarco Pozzecco oldu.
Daha önce 2022 ile 2025 yılları arasında İtalya Milli Takımı’nı çalıştıran koç Pozzecco, böylelikle yaklaşık iki senenin ardından yeniden bir kulüp takımını çalıştıracak.
İtalyan çalıştırıcı, kulüpler bazında son olarak 2023-24 sezonunda kısa süreliğine ASVEL’i çalıştırmıştı.
Elbette Galatasaray’ın erkek basketbolda bir dönüşüm süreci içerisine girdiği malum. Kısa süre önce kulübün simge isimlerinden Vladimir Micov’u Sportif Direktörlük görevine getiren sarı kırmızılı ekip, ardından da koç Gianmarco Pozzecco ile anlaştı.
Peki bu hamle, Galatasaray MCT Technic’in mevcut saha içi problemlerinin çözümü olabilir mi? Eurohoops, bugünkü serisinde bu sorunun cevabını arıyor.
Koç Değişikliğinin Sebepleri

Açıkçası takımın durumunu yakından takip etmeyen ve sadece dışarıdan bakan bir göz için Galatasaray MCT Technic, ‘o kadar da kötü’ bir sezon geçirmiyor. FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde grubunu lider bitirip adını direkt olarak Son 16 etabına yazdıran Galatasaray, normal sezonun en başarılı takımlarından biriydi.
Basketbol Süper Ligi’ne baktığımızda ise sarı kırmızılı ekip, ilk 13 haftanın sonunda 7 galibiyet ve 6 yenilgiyle 7. sırada yer alıyor. İlk dört sıra ile arasında sadece iki galibiyetlik bir fark bulunan Galatasaray için genel tablonun çok kötü gözükmediği pekala söylenebilir.
Buna karşın Galatasaray için saha içinde bazı şeylerin yolunda gitmediği, özellikle son haftalarda iyice ortaya çıktı. Bunun en net göstergesi ise son olarak ligde Trabzonspor’a karşı iç sahada alınan 89-101’lik mağlubiyet oldu.
Açıkçası sezonun şu ana kadarki bölümüne bakıldığında Galatasaray MCT Technic’in ciddi bir savunma sorunu yaşadığı ortada. Şu ana dek Basketbol Süper Ligi’nde 13 maça çıkan sarı kırmızılı ekip, maç başına ortalama tam 86.1 sayı yedi. Galatasaray, ligdeki 16 takım arasında potasında en çok sayı gören 5. takım konumunda.
Galatasaray’ın savunmadaki sorunlarını daha bariz şekilde açıklayan bir veri daha var. Bu sezon ligde Galatasaray MCT Technic’e karşı oynayan takımlar, buldukları şutların %56.8’ini ‘verimli şut’ (effective field goal) olarak buluyorlar. Galatasaray, bu alanda ise ligin en kötü 2. takımı olarak dikkat çekiyor.
Basketbol Şampiyonlar Ligi’ne baktığımızda ise Galatasaray MCT Technic, maç başına 79 sayıyla ligin en az sayı yiyen takımları arasında yer alıyor. Buna karşın Galatasaray’ın grubundaki diğer takımlarla arasındaki kalite farkını düşünürsek bu istatistik için tam anlamıyla ‘gerçekçi’ diyebilmemiz kolay değil.
Tabii ki bu tabloyu yazın kadroya yapılan eklemelerden bağımsız olarak değerlendirmemiz mümkün değil. Yazın kadrosunda Ebuka Izundu gibi çok önemli bir savunmacıyı kaybeden Galatasaray, açıkçası uzun rotasyonunu yeniden oluşturma konusunda hiç parlak bir iş çıkaramadı.
BCL’de bir önceki sezonun dikkat çeken yeteneklerinden biri olan Christian Bishop, sezon başından itibaren çok istikrarsız gözüktü ve Karşıyaka’ya kiralandı. Yerli rotasyonunun önemli ismi Muhsin Yaşar ise çok değerli bir hücumcu olmasına karşın savunmada belli başlı zaaflara yol açabilen bir uzun.
Freddie Gillespie ise etkili bir savunmacı olmasına rağmen hücum katkısı epey sınırlı olan bir uzun. Dolayısıyla onun da uzun süreler sahada kalması çok kolay olmuyor.
Açıkçası yeni transfer Clifford Omoruyi de henüz takıma adapte olabilmiş gibi gözükmüyor. Hal böyle olunca Galatasaray, uzun rotasyonundan savunma ve hücum katkısı alabilme bakımından şu ana dek ciddi sorunlar yaşadı.
İşin kötü tarafı şu ki Galatasaray, kısa ve forvet rotasyonlarından da çok sınırlı bir savunma katkısı alabiliyor. Takımın kısa rotasyonundaki ana ikilisi Errick McCollum ve Will Cummings; hem oyuncu profilleri, hem de fiziksel yapıları itibariyle savunmada çok sınırlı oyuncular. Takımın ana üç numarası James Palmer da profil olarak bir ‘kısa’ gibi oynamayı seven bir oyuncu. Dolayısıyla tüm bu faktörler, Galatasaray’ın savunmadaki sorunlarına direkt olarak etki ediyor.
Açık konuşmak gerekirse Galatasaray MCT Technic’in bu sezonki kadrosunun kurulumunda savunma bakımından ciddi problemler olduğu aşikar. Bunun yansıması da özellikle Basketbol Süper Ligi’nde alınan sonuçlara ciddi şekilde etki etti.
İşin hücum kısmına baktığımızda ise Galatasaray, Basketol Şampiyonlar Ligi normal sezonunda maç başına 89 sayıyla ligin en çok sayı atan altıncı takımı konumundaydı. Ligde ise maç başına 87.2 sayıyla ikinci sırada yer alıyorlar. Yine de bu tablo, hücumda her şeyin mükemmel işlediği anlamına gelmiyor.
Bu sezon Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde maç başına 17.5 asist yapan sarı kırmızılı ekip, ligin en az asist yapan 10 takımı arasında yer alıyor. Basketbol Süper Ligi’ne baktığımızda da tablonun pek farklı olmadığını görüyoruz. İlk 13 haftanın sonunda Galatasaray, maç başına yalnızca 17.2 asist yapabiliyor. Bu da onları ligin en az asist yapan 2. takımı yapıyor.
Asist yüzdelerine baktığımızda ise bu rakamların desteklendiğini görüyoruz. Galatasaray, Basketbol Süper Ligi’nde maç başına bulduğu 87.2 sayının sadece %52.2’sini asist üzerinden buluyor. Hal böyle olunca Galatasaray MCT Technic, ligde ilk 13 haftanın sonunda ligin asist yüzdesi en düşük takımı konumunda.
Basketbol Şampiyonlar Ligi’ndeki tablo da çok farklı değil. Maç başına bulduğu sayıların yalnızca %57’sini asist üzerinden bulan Galatasaray, bu anlamda ligin en kötü beş takımı arasında yer alıyor.
Geçen sezon ise Galatasaray, BCL’de maç başına 18.6 asist yapıyordu. Ayrıca sarı kırmızılı ekip, bir maçta bulduğu sayıların tam %63’ünü asist üzerinden buluyordu. Dolayısıyla geçen sezonla kıyasladığımızda bu alanda ciddi bir gerileme olduğu aşikar.
Tabii ki bu tabloyu uzun rotasyonunun verimsizliğinden bağımsız olarak okumak mümkün değil. Bu sezon uzunlarından düzenli skor katkısı almakta çok zorlanan Galatasaray, hal böyle olunca ağırlıklı olarak top yönlendiricilerinin bire birleri üzerinden çözüm üretmek durumunda kalıyor.