EuroLeague Playoff: Real Madrid – Hapoel Tel Aviv Serisini İzlemek İçin Beş Sebep

26/Nis/26 09:47 Nisan 26, 2026

Meliksah Bayrav

26/Nis/26 09:47

Eurohoops.net
real-madrideuroleague
EuroleagueBasketball.net

EuroLeague’de Real Madrid ile Hapoel’in karşılaşacağı serinin öne çıkan hikayeleri.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

EuroLeague’de normal sezon heyecanı, özellikle ilk on sıra için oynanan birbirinden çekişmeli karşılaşmaların ardından geçtiğimiz hafta son buldu. Artık Playoff heyecanı için önümüzde çok az bir zaman kaldı.

Normal sezonun belirli bölümlerinde ciddi iniş çıkışlar yaşayan Real Madrid, buna rağmen ligi ilk dörtte bitirmeyi başardı. Normal sezonda üçüncü sırayı alan İspanyol devi, böylelikle lig altıncısı Hapoel Tel Aviv ile eşleşti.

EuroLeague’deki ilk senesini geçiren Hapoel Tel Aviv ise yazın yaptığı maliyetli transferlerle dikkat çekti. Bununla birlikte normal sezonu altıncı sırada tamamlayan İsrail ekibi, Final Four’a kalmak istiyorsa zorlu bir rakibi saf dışı bırakmak zorunda.

Real Madrid, bu sezon özellikle iç sahadaki müthiş performasını sürdürerek Final Four sahnesine geri dönmeye çalışacak. Hapoel Tel Aviv ise ligdeki ilk senesinde beklentileri aşarak Final Four’a kalabilmek için çaba gösterecek.

Eurohoops, bugünkü serisinde Real Madrid – Hapoel Tel Aviv eşleşmesinin ilgi çekici beş hikayesine göz atıyor.

Hangi Hapoel?

Hapoel Tel Aviv

Hapoel Tel Aviv, bu sezon EuroLeague’in geneline baktığımız zaman ligin en çok iniş çıkış yaşayan takımlarından bir tanesi. Kulüp tarihinde EuroLeague’deki ilk senesini geçiren İsrail ekibi, aslında sezona çok pozitif bir başlangıç yaptı. Yazın başta Vasilije Micic olmak üzere yapılan sükseli ve maliyetli transferlerle birlikte iyi bir form grafiği yakalandı.

Ligdeki ilk 10 maçının sekizini kazanan Hapoel, önemli bir süre ligde liderlik koltuğuna oturdu. Hal böyle olunca Dimitris Itoudis’in ekibi, bir anda çoğu kişi tarafından ‘Final Four adayı’ olarak görülmeye başladı. Ancak takımın form durumu, ilerleyen haftalarda ciddi bir dalgalanma yaşadı.

Sezon boyunca ligin en tempolu hücum eden takımlarından biri olmasına karşın Hapoel Tel Aviv, top paylaşımı konusunda hiçbir zaman çok parlak bir takım olmadı. Maç başına 88.2 sayıyla ligin en skorer takımlarından biri olan Hapoel, buna karşın maç başına sadece 17.7’lik bir asist ortalamasına sahip. Bu da onları EuroLeague’in en az asist yapan 5 takımından biri yapıyor.

Asist yüzdelerine baktığımızda ise durumun daha da kötü olduğunu görebiliyoruz. Maç başına 88.2 sayı atan Hapoel, bu sayıların sadece %54’ünü asist üzerinden buluyor. Bu yüzde, İsrail ekibini ligin asist yüzdesi açık ara en düşük takımı yapıyor.

Tabii ki bu tablo, Dimitris Itoudis’in ekibinin açık sahayı bulamadığı ve bire birleri verimli şekilde oynayamadığı durumlarda hücumda çok zorlanmasına sebep oluyor. Sezon ilerledikçe hücumdaki verimliliği azalmaya başlayan Hapoel, bir dönem aldığı üst üste yenilgilerle ilk dördün dışına çıktı. Hatta bir dönem İsrail basınında koç Dimitris Itoudis’in kovulma ihtimalinin olduğu bile ciddi şekilde konuşuldu.

Gerçek şu ki Hapoel, açık sahayı ve istediği bire birleri bulamadığı zaman hücumda tıkanmaya çok teşne bir takım. Bunun örneklerini özellikle deplasman maçlarında görüyoruz. Ligde oynadığı son dokuz deplasman maçının yedisini kaybeden İsrail ekibi, bu maçlarda iç sahada (yani Bulgaristan’da) oynadığı maçlara göre çok daha dengesiz gözüktü.

Ayrıca aldıkları iki deplasman galibiyetinden biri, Belgrad’da seyircisiz olarak oynanan Maccabi Tel Aviv derbisinde geldi. Yani o maçtan net bir deplasman olarak bahsetmek mümkün değil.

Hapoel Tel Aviv için kötü haber şu, Playoff’ta ligin bu sezonki açık ara en iyi iç saha takımına karşı oynayacaklar. Bu sezon evinde oynadığı 19 maçın 18’ini kazanan İspanyol ekibi, bu alanda bariz şekilde ligin en iyi takımı konumunda. Evet, seyirci kısıtlamaları nedeniyle belki bu seriyi ‘full salona’ oynayamayacaklar. Kısıtlamalar gereği maçlara yalnızca 8000 kombine sahibi ve VIP seyirciler alınabilecek. Ancak yine de belirli bir taraftar desteğine sahip olacaklar.

Dolayısıyla Hapoel Tel Aviv’in özellikle deplasman maçlarında işi hiç kolay gözükmüyor. Bu seriyi geçmek istiyorlarsa mutlaka deplasman maçlarını normal sezonun son bölümüne kıyasla daha istikrarlı oynamak zorundalar.

Real Madrid Savunması, Aynı Agresifliği Koruyabilecek Mi?

Trey-Lyles-Real-Madrid-EuroLeague-hyped

Real Madrid, bu sezon bazı ciddi iniş çıkışlar yaşamasına karşın EuroLeague’de normal sezonu ilk dörtte bitirmeyi başardı. Zaman zaman kısalarından istikrarlı katkı alamadılar, çoğu zaman deplasman maçlarında çok zorlandılar. Ancak tüm bunlara rağmen normal sezonda 3. sırayı aldılar. Bunun iki çok temel sebebi var.

Bunlardan ilki, az önce bahsettiğim üzere ligin açık ara en iyi iç saha takımı olmaları. İç sahada oynadığı 19 maçın 18’ini kazanan Madrid, deplasmanlarda ise 6 galibiyet ve 13 yenilgiyle ligin en kötü deplasman takımlarından biri oldu. Yine de iç sahadaki müthiş grafikleri sayesinde ilk dörtte kaldılar.

İlk dörtte kalmalarının bir diğer büyük sebebi ise savunmada Fenerbahçe Beko’dan sonra muhtemelen ligin en iyi takımı olmaları. Bu sezon EuroLeague’de potasında sadece ortalama 83 sayı gören Real Madrid, bu alanda ligin en iyi 3 takımından bir tanesi.

Üstelik rakiplerini maç başına ortalama sadece 16.7 asistte tutarak bu alanda ligin en iyi 2. takımı konumundalar. Savunma reytinginde (100 pozisyon başına verilen sayı) 114.4 reytingle ilk dörtteler. Üstelik rakiplerinin bir maçta bulduğu sayıların sadece %55.9’unu asist üzerinden bulmasına izin veriyorlar. Bu alanda da ligin en iyi iki takımı arasındalar.

Bu da Real Madrid’in sezon boyunda topa baskı, agresiflik ve savunma sertliği gibi konularda ne kadar iyi bir iş çıkardığını gösteriyor. Hücumda ise geçtiğimiz yıllarda olduğu kadar baskın değiller. Ancak savunmadaki keskinlikleri, onları özellikle Playoff için çok tehlikeli bir takım yapıyor.

Hal böyle olunca Real Madrid için bu serinin en belirleyici noktalarından biri, normal sezondaki savunma performansını sürdürebilmek olacak. Bunun olduğu senaryoda Madrid, iç sahadaki dominasyonu ve agresif savunmasıyla Hapoel’e karşı net bir üstünlük kurabilir. Ancak savunmada düşüş olması halinde İsrail ekibi, kadrosunda Vasilije Micic, Elijah Bryant, Chris Jones ve Antonio Blakeney gibi bu düşüşleri cezalandırabilecek birçok önemli oyuncuyu bulunduruyor.

Vasilije Micic, Eski Günlerine Dönebilecek Mi?

`vasilije-micic-hapoel

Vasilije Micic, hiç şüphesiz Avrupa’da yaz döneminin en çok konuşulan ismiydi. Anadolu Efes ile yaşadığı unutulmaz serüvenden sonra NBA’in yolunu tutan Micic, orada beklediğini bulamamış ve EuroLeague’e dönüş kararı almıştı. Hal böyle olunca Sırp yıldızın hangi takıma imza atacağı, büyük merak konusuydu.

Elbette başta Fenerbahçe Beko, Olympiakos ve Real Madrid olmak üzere birçok büyük takım, Vasilije Micic ile ilgilendi. Ancak Hapoel Tel Aviv’in teklifi, bu üç takımın hepsinden çok daha astronomik bir boyuttaydı. Hapoel’den senede yaklaşık 6 milyon dolar kazanan Micic, bir anda Avrupa basketbolu tarihinin en çok kazanan oyuncularından biri oldu.

Ancak Vasilije Micic’in Hapoel’den kazancı sadece bununla kalmadı. Kulüp sahibi Ofer Yannay’ın açıkladığı üzere Micic’e bu transfer için kulüp hisselerinin bir kısmını teklif ettiler. Tabii ki diğer kulüpler için maddi açıdan böylesine bir teklifle yarışabilmek kolay değildi. Günün sonunda Micic, Hapoel Tel Aviv’in yolunu tutarak EuroLeague’e geri döndü.

Tüm bu maliyete ve büyük beklentilere rağmen Vasilije Micic, normal sezonda kendisinden beklenen istikrarı sahaya yansıtamadı. NBA döneminde bazı sakatlık sorunlarıyla boğuşan Sırp yıldız, geri döndüğünde fiziksel olarak eski günlerinden uzaktı. Açıkçası bu da bariz şekilde basketboluna yansıdı.

Hapoel Tel Aviv kariyerine hızlı bir başlangıç yapan yıldız oyun kurucu, EuroLeague’de çıktığı ilk 12 maçın 11’inde çift haneli skor üretti ve takımın en önemli oyuncularından biri oldu. Ancak sonrasında yaşadığı omuz sakatlığıyla birlikte ciddi şekilde düşüşe geçti. Birçok maçta tek haneli sayı üretti ve fiziksel durumundan dolayı dakikaları iyice düştü. Hatta bazı maçlarda 7-8 dakika süre aldığı bile oldu.

Ancak Sırp yıldız, sezonun sonlarına doğru yeniden ritmini arttırdı. Başkan Ofer Yannay’ın açıkladığı üzere 5 kilo verdi ve bu da performansına olumlu yansıdı. Panathinaikos, Fenerbahçe Beko ve Olympiakos maçlarında çok etkili oynadı. Ancak normal sezonun son maçı olan Monaco deplasmanında yine kabus gibiydi. 21 dakika süre aldığı maçta sadece 4 sayı atabildi ve bu sayıların tamamı faul çizgisinden geldi. Üçlüklerde ise 0/6 ile oynadı.

Gerçek şu ki Hapoel Tel Aviv, bu seriyi geçmek istiyorsa Vasilije Micic’in iyi oynamasına çok ihtiyaç duyuyor. Real Madrid‘in muazzam iç saha performansını da düşünürsek Hapoel’in Micic’in kötü oynadığı senaryoda bu seriyi geçmesi, çok büyük bir mucize olur. Hal böyle olunca nasıl bir Vasilije Micic izleyeceğimiz, bu eşleşmenin en belirleyici noktalarından biri olacak.

Tecrübe, Yeniye Karşı

Evet, bildiğiniz üzere Real Madrid, Avrupa basketbolu tarihinin en tecrübeli takımlarından bir tanesi. Tarih boyunca 11 EuroLeague şampiyonlukları var ve bu alanda lider konumdalar. Uzun yıllar Avrupa basketbolunu domine ettikten sonra bir süre alışık oldukları seviyenin uzağında kaldılar. Ancak 2010’lu yılların başında Pablo Laso’nun gelişiyle birlikte eski, başarılarla dolu günlerine geri döndüler.

Dolayısıyla tecrübe dendiği zaman Real Madrid, Avrupa basketbolunda ilk akla gelen kulüplerin belki de başında geliyor. 2011-12 sezonundan bu yana her seferinde adlarını Playoff’a yazdırmayı başardılar. Bu 14 yıllık süreçte dokuz kez Final Four oynadılar. Açıkçası sırf bu veriler bile ne kadar tecrübeli bir takım olduklarını gösteriyor.

Tüm bunlara ek olarak bu sezon ayrı bir motivasyona sahipler. Geçtiğimiz yıl normal sezonu kabus gibi geçirdikten sonra Play-In’den 8. sırayı almış ve lig lideri Olympiakos ile eşleşmişlerdi. Olympiakos’a 3-1 ile elenmeleri, Chus Mateo döneminin sonu anlamına gelmişti. Bu sezon ise yeni koçları Sergio Scariolo ile birlikte Final Four’a geri dönmeyi çok istiyorlar.

Öte yandan Hapoel Tel Aviv’e baktığımızda ise bunun tam tersi bir tabloyla karşılaşıyoruz. Avrupa kupaları tarihi çok sınırlı bir kulüp olan Hapoel, bu sezon tarihinde ilk kez EuroLeague’de mücadele ediyor. Bunun olmasının sebebi ise kulübün köklü tarihi değil, başkan Ofer Yannay’ın dev serveti.

Ofer Yannay döneminden önce sadece birkaç kez Avrupa kupalarında mücadele etmiş bir kulüpten bahsediyoruz. Tarihlerindeki en büyük başarıyı ise geçtiğimiz sezon kazandıkları EuroCup şampiyonluğuyla yaşadılar. Bu vesileyle tarihlerinde ilk kez EuroLeague’de yer alma hakkını elde ettiler.

Hal böyle olunca Real Madrid – Hapoel Tel Aviv serisi, tecrübeyle tecrübesizliğin karşılaşması anlamına gelecek. Daha önce onlarca kez Playoff’ta boy göstermiş olan Real Madrid, tarihinde ilk kez buraları yaşayan Hapoel’i saf dışı bırakmaya çalışacak. Hapoel Tel Aviv ise ilk Playoff macerasında önemli bir sürprize imza atmaya çalışacak.

Oyuncu kadrolarına baktığımızda ise Hapoel Tel Aviv, daha önce Playoff’ta yer almış bazı önemli oyunculara sahip. Elbette bu isimlerin başında Vasilije Micic geliyor. Daha önce Anadolu Efes formasıyla iki kez EuroLeague şampiyonluğu yaşayan Micic, sadece Hapoel’in değil, bu yıl EuroLeague Playofflarının en tecrübeli isimlerinden bir tanesi.

Ayrıca Elijah Bryant, Daniel Oturu, Collin Malcolm, Johnathan Motley ve Yam Madar gibi isimler de daha önce Playoff tecrübesine sahip. Ancak kadronun geri kalanı için böyle bir şeyden bahsetmek mümkün değil.

Real Madrid tarafında ise Theo Maledon, Trey Lyles, Chuma Okeke ve Alex Len, kariyerlerinde ilk kez EuroLeagıe Playofflarında boy gösterecekler. Bu isimlerin dışında neredeyse tüm oyuncular, çok ciddi bir Playoff tecrübesine sahip. Özellikle Facu Campazzo, Sergio Llull, Walter Tavares ve Mario Hezonja gibi isimler, daha önce buraları defalarca kez oynadılar.

Koçlarda ise tecrübe bakımından daha avantajlı olan taraf, hiç şüphesiz Hapoel Tel Aviv. Dimitris Itoudis gibi daha önce defalarca kez EuroLeague Playoffları’nda koçluk yapmış ve Final Four’da yer almış bir koça sahipler. Real Madrid koçu Sergio Scariolo ise İspanya Milli Takımı ile çok ciddi bir turnuva tecrübesine sahip. Ancak EuroLeague Playoffları’ndaki tecrübesi sınırlı.