by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
EuroLeague’de normal sezon heyecanı, özellikle ilk on sıra için oynanan birbirinden çekişmeli karşılaşmaların ardından geçtiğimiz hafta son buldu. Artık Playoff heyecanı için önümüzde çok az bir zaman kaldı.
Son şampiyon Fenerbahçe Beko, bu yıl normal sezonun genelinde müthiş bir performans ortaya koydu. Bir dönem tüm kulvarlarda üst üste tam 19 maç kazanan Fenerbahçe, ciddi bir süre EuroLeague’in lideri konumundaydı. Ancak normal sezonun son bölümü, pek beklendiği gibi geçmedi.
Özellikle Nicolo Melli‘nin sakatlığının ardından ciddi bir düşüş yaşayan Fenerbahçe Beko, üst üste yenilgilerle zirveyi Olympiakos’a kaptırdı. Son hafta gelen ASVEL galibiyeti olmasa temsilcimiz, ligi ilk dörtte bitiremeyebilirdi. Ancak Monaco’nun son hafta Hapoel Tel Aviv’i yenmesiyle birlikte Fenerbahçe Beko, ligi 4. sırada bitirdi.
Böylelikle Playoff’taki rakip, Litvanya temsilcisi Zalgiris oldu.
Ligin son şampiyonu Fenerbahçe Beko, saha avantajını da kullanarak rakibini saf dışı bırakmaya ve adını üst üste üçüncü kez Final Four’a yazdırmaya çalışacak. Zalgiris ise sürprize imza atıp sekiz yıllık Final Four hasretini bitirebilmek için parkede olacak.
Eurohoops, büyük çekişmeye sahne olması beklenen Fenerbahçe Beko – Zalgiris serisinin ilginç hikayeleriyle karşınızda.
Hangi Fenerbahçe Beko?

Son şampiyon Fenerbahçe Beko için bu yıl büyük inişlerin ve çıkışların yaşandığı bir normal sezon geride kaldı. Normal sezona yavaş bir başlangıç yapan temsilcimiz, çıktığı ilk sekiz maçın beşini kaybetti. Hal böyle olunca akıllarda sezonun kalanı için bazı soru işaretleri oluşmaya başladı.
Ancak Fenerbahçe Beko, öyle bir çıkış yakaladı ki bir anda bu soru işaretlerini ortadan kaldırdı. Fenerbahçe’nin form grafiği sezon ortalarında öyle bir yükseldi ki takım adeta ‘hiç kaybetmeyecekmiş’ gibi gözüktü. Üstelik yaz döneminin flaş transferi Talen Horton-Tucker da performansını bambaşka boyutlara çıkarmaya başlamıştı. Dolayısıyla temsilcimiz için her şey fazlasıyla yolunda gidiyordu.
Üstelik sezon ortasında gelen Nando de Colo ve Chris Silva transferlerinin takımın tavanını daha da yukarılara çekeceği düşünülüyordu. İlk sekiz haftada beş yenilgi alan Fenerbahçe Beko, sonrasında çıktığı 22 EuroLeague maçında ise tamı tamına 20 galibiyet aldı. Bu süreçte temsilcimiz, ligin açık ara en iyi savunma takımı haline geldi.
Dolayısıyla o dönem Fenerbahçe, ligin bariz şekilde en büyük şampiyonluk adayı olarak görülüyordu. Açıkçası Saras Jasikevicius’un ekibi, ligin kalanından farklı bir boyutta gibi gözüküyordu.
Ancak sonrasında işler, pek beklendiği gibi ilerlemedi. EuroLeague’deki dokuz maçlık galibiyet serisi Kızılyıldız deplasmanında son bulan Fenerbahçe, bu karşılaşmayla birlikte ciddi şekilde düşüşe geçti. Normal sezonun son bölümünde oynanan dokuz maçtan sadece iki galibiyet alınabildi. Üstelik bu süreçte takımın savunma performansı da dibe vurdu.
Nicolo Melli‘nin yaşadığı sakatlık, Fenerbahçe Beko savunmasının ciddi şekilde düşüşe geçmesine sebep oldu. Ligin açık ara en iyi savunma takımı konumundaki temsilcimiz, son bölümde potasında neredeyse ortalama 90 sayı gördü. Ancak Melli‘nin dönüşüyle birlikte tablo yeniden tersine dönmeye başladı. Evinde Real Madrid‘e 69-74 mağlup olsa da Fenerbahçe, savunmada çok etkili gözüktü. Son hafta oynanan ASVEL maçında ise rakibini 76 sayıda tuttu.
Ancak bu sefer de hücum üretkenliği çok sınırlı gözüktü. Rakipler, sezon ilerledikçe Talen Horton-Tucker’ı daha iyi savunmaya başladı. Horton-Tucker’ın form grafiğinin sezon geneline kıyasla biraz düşüşe geçmesi, takımın hücumdaki performansını direkt olarak etkiledi. Bu bölümde Devon Hall, Bonzie Colson, Mikael Jantunen, Chris Silva ve Khem Birch gibi oyunculardan istikrarlı katkı alınamaması da bu negatif tabloda önemli rol oynadı.
Dolayısıyla Fenerbahçe Beko’nun bu seriyi geçebilmesi için mutlaka sezon ortasındaki form grafiğine yaklaşması gerekiyor. Bu noktada savunmada gösterilecek performans, serinin gidişatı için son derece belirleyici olacak. İki takımın son karşılaşmasında Zalgiris, temsilcimizin potasında 92 sayı bulmuş ve Ataşehir’de galibiyeti alan taraf olmuştu. Saras Jasikevicius, savunmada böyle bir performansın bir daha yaşanmaması için elinden gelen her şeyi yapacaktır.