EuroLeague Final Four: Fenerbahçe Beko – Olympiakos Maçını İzlemek İçin Beş Sebep

21/May/26 10:08 Mayıs 21, 2026

Meliksah Bayrav

21/May/26 10:08

Eurohoops.net

EuroLeague’de temsilcimiz Fenerbahçe Beko ile Olympiakos’un karşılaşacağı yarı final maçının öne çıkan hikayeleri.

by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

EuroLeague’de Final Four heyecanının başlamasına artık sadece sayılı saatler kaldı! Yarın akşam (22 Mayıs Cuma) yarı finalin ilk maçında temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Atina’da (OAKA) Olympiakos ile kozlarını paylaşacak.

Normal sezonu dördüncü bitirerek Playoff’ta saha avantajını alan temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Litvanya’nın Zalgiris takımı ile kozlarını paylaştı. Rakibini 3-1 ile saf dışı bırakan temsilcimiz, böylelikle üst üste üçüncü kez Final Four biletini almayı başardı.

EuroLeague’de normal sezonu zirvede tamamlayan Olympiakos ise çok rahat bir Playoff serisi geçirdi. Eksik Monaco’ya karşı hiç zorlanmayan Yunan ekibi, üç maçı da farklı kazanarak seriyi 3-0 süpürdü ve adını Final Four’a yazdırdı.

Son şampiyon Fenerbahçe Beko, üst üste ikinci şampiyonluk hedefiyle Atina’da parkede olacak. Olympiakos ise EuroLeague’de yıllardır devam eden şampiyonluk hasretini, ezeli rakibi Panathinaikos‘un evinde sonlandırmaya çalışacak.

Eurohoops, heyecan dolu geçmesi beklenen Fenerbahçe Beko – Olympiakos maçının ilgi çekici beş hikayesine göz atıyor.

Ligin En İyi Savunması, En İyi Hücuma Karşı!

EuroLeague’de bu yıl Final Four’un en dikkat çeken maçı, temsilcimiz Fenerbahçe Beko ile Olympiakos arasında oynanacak. Hatta çoğu kişiye göre bu maçı kazanan takım, şampiyonluk yolunda devasa bir adım atmış olacak.

Tabii ki bu düşüncenin oluşmasının belli başlı sebepleri var. Olympiakos, EuroLeague normal sezonunda ligin en istikrarlı takımı olarak öne çıktı. Ligin açık ara en geniş kadrosuna sahip olan Yunan ekibi, son beş yılda üçüncü kez normal sezon lideri oldu. Buna karşın hala şampiyonluk hasretlerini dindiremediler. Üstelik bu yıl Final Four’un Panathinaikos‘un evi OAKA’da olması, Olympiakos’u iyice hırslandırmış durumda.

Temsilcimiz Fenerbahçe Beko ise bu yıl Final Four’a ‘son şampiyon’ apoletiyle geliyor. Geçtiğimiz sezon tarihinin ikinci EuroLeague zaferini elde eden Fenerbahçe, bu yıl ise özellikle normal sezonun son bölümünde istikrar problemleri yaşadı. Ancak Playoff’ta yeniden vites arttıran temsilcimiz, hiç şüphesiz şampiyonluğun en ciddi adaylarından bir tanesi.

İki iddialı takım arasında oynanacak bu maç, bir anlamda ‘zıt kutupların karşılaşması’ olacak. Bildiğiniz üzere Fenerbahçe Beko, bu sezon EuroLeague’in açık ara en iyi savunma takımı konumunda. Rakiplerini maç başına yalnızca 80.5 sayıda tutan temsilcimiz, bu alanda ligin net şekilde zirvesinde yer alıyor.

Üstelik Saras Jasikevicius’un ekibi, rakiplerini ortalama 111.9 hücum reytinginde (100 pozisyon başına yenen sayı) tutuyor. Fenerbahçe Beko, bu istatistik kategorisinde de EuroLeague’in açık ara zirvesinde yer alıyor.

Gerçek şu ki gününde bir Fenerbahçe savunmasına karşı atak etmeye çalışmak, her takım için adeta bir eziyet gibi olabiliyor. Fizikli ve atlet kadrosu sayesinde her aksiyonda switch yapabilen Fenerbahçe, özellikle büyük maçlarda bire birlerde geçilmeyerek rakiplerini ‘kilitleyebiliyor’. Bunun en bariz örneğini geçtiğimiz yıl Final Four’daki Panathinaikos ve AS Monaco maçlarında görmüştük.

Olympiakos ise bu sezon EuroLeague’in açık ara en iyi hücum takımı konumunda. Ligin belki de en komple kadrosuna sahip olan Yunan ekibi, bu sezon maç başına tam 90.7 sayı atıyor. Bu da onları Valencia‘nın önünde ligin en çok sayı atan takımı yapıyor.

Geçtiğimiz sezon maç başına 86 sayı atabilen Olympiakos, bu sezon ise sayı ortalamasını neredeyse beş sayı arttırdı. Bu da hücum konusunda ne kadar ciddi bir gelişim gösterdiklerini ortaya koyuyor.

Top paylaşımı rakamlarına baktığımızda da durum pek farklı değil. Maç başına 21.6 asist yapan Olympiakos, EuroLeague’in topu açık ara en iyi paylaşan takımı. Buldukları bu ortalama 90.7 sayının neredeyse %70’ini (%69.4) asist üzerinden buluyorlar. Bu da onları ligin asist yüzdesi en yüksek takımı yapıyor.

Koç Georgios Bartzokas’ın ekibi, özellikle 4 ve 5 numara pozisyonlarında çok ciddi bir derinliğe sahip. 4 numara pozisyonunda EuroLeague MVP’si Sasha Vezenkov’un yanı sıra Alec Peters gibi çok keskin bir şutöre sahipler. Beş numarada ise Nikola Milutinov, Tyrique Jones, Donta Hall ve Moustapha Fall gibi birden fazla alternatifleri var. Bu çeşitlilikle birlikte ligin ikilik yüzdesi en yüksek takımı konumundalar.

Dolayısıyla bu Final Four, ligin en iyi hücumuyla en iyi savunmasının düellosuna sahne olacak. Son şampiyon Fenerbahçe Beko, özellikle bu tür büyük maçlarda rakibini nasıl sınırlayacağını çok iyi bilen bir takım. Olympiakos’un hücum gücünü sınırladığı senaryoda ise temsilcimiz, hiç şüphesiz final yolunda dev bir avantaj elde edecektir.

Erken Final (mi?)

Bu sezon çoğu kişi, Final Four’daki Fenerbahçe Beko – Olympiakos eşleşmesine bir nevi ‘erken final’ gözüyle bakıyor. Ciddi bir kesime göre bu eşleşmenin galibi, EuroLeague şampiyonluğu yolunda dev bir avantaj elde etmiş olacak. Tecrübe ve kalite bakımından Fenerbahçe Beko ile Olympiakos, Real Madrid ve Valencia‘ya göre farklı bir noktada duruyor.

Elbette bunun bazı belli başlı sebepleri var. Öncelikle Real Madrid, şampiyonluk sayısı ve Final Four tecrübesi bakımından turnuvanın en çok öne çıkan takımı. Tarih boyunca tam 11 kez kupayı müzesine götüren Madrid, ayrıca onlarca kez Final Four’da yer almış bir kulüp. Ancak bu Final Four’a çok ciddi bir eksikle geliyorlar.

EuroLeague tarihinin en dominant oyuncularından biri olan Walter Tavares, henüz Playoff’taki Hapoel Tel Aviv serisinin ilk maçında ciddi bir sakatlık yaşadı. Sol dizinden sakatlanan 2.21’lik dev pivot, böylece seriyi erkenden kapatmış oldu. Ayrıca Tavares, yaşadığı bu ciddi sakatlık nedeniyle Final Four’da olmayacak.

Real Madrid’e bir kötü haber de takımın diğer uzunu Alex Len’den geldi. Tavares’in yokluğunda önemli süreler alması beklenen Ukraynalı pivot, Final Four’a az bir süre kala kas sakatlığı yaşadı. Böylelikle Real Madrid’de Walter Tavares’ten sonra Alex Len de Final Four’u kaçırmak zorunda kaldı.

Hal böyle olunca Real Madrid, bir anda uzunsuz kaldı. Basketbola 4 numara olarak başlayan ve 2.03 boyunda olan Usman Garuba, şu an takımın ana uzunu konumunda. Her ne kadar Hapoel serisini çok iyi geçirmiş olsa bile Garuba, fazlasıyla undersized denebilecek bir uzun. Dolayısıyla Real Madrid, özellikle boyalı alan eşleşmeleri, ribaundlar ve çember savunması konusunda ciddi sorunlar yaşayabilir.

Bu sezon çok dikkat çekici bir peri masalı yazan Valencia ise Final Four’un açık ara en tecrübesiz takımı konumunda. Valencia kadrosunda daha önce Final Four’da yer almış tek bir oyuncu bile yok. Hatta takımın 64 yaşındaki koçu Pedro Martinez de bu yıl kariyerinde ilk kez Final Four’da sahne alacak.

Final Four’da tecrübe faktörünün ne kadar önemli olabildiğini yıllardır biliyoruz. Tek maçlık sistemde bazen yapılan en ufak hata, sonuca direkt olarak etki edebiliyor. Playoff’ta tecrübesizliğin de etkisiyle Panathinaikos‘a karşı 0-2 geri düşen İspanyol ekibi, daha sonrasında tarihi bir geri dönüşe imza atarak kulüp tarihinin ilk Final Four biletini almıştı.

Ancak Final Four, Playoff’a göre bambaşka bir sahne. Dolayısıyla Playoff’un aksine Valencia’nın burada kötü başlamak gibi bir lüksü olmayacak. Üstelik geçmişe baktığımız zaman Final Four’da ilk kez boy gösteren takımların ne kadar zorlanabildiklerini görüyoruz. Dolayısıyla Valencia’nın tecrübe ve soğukkanlılık bakımından sorun yaşaması, muhtemelen kimse için sürpriz olmaz.

Tüm bu faktörleri yan yana koyduğumuz zaman Fenerbahçe Beko – Olympiakos eşleşmesinin neden ‘erken final’ olarak görüldüğünü anlamak güç değil. Ayrıca iki takım da çok ciddi bir motivasyona sahip. Temsilcimiz Fenerbahçe Beko, üst üste ikinci EuroLeague şampiyonluğunu kazanarak lig tarihinde Maccabi Tel Aviv, Olympiakos ve Anadolu Efes‘ten sonra ‘back to back’ yapan dördüncü takım olmak istiyor.

Rakip Olympiakos ise 13 yıldır devam eden şampiyonluk hasretine bu sene son vermek istiyor. Üstelik Final Four’un ezeli rakipleri Panathinaikos‘un ev sahipliğinde düzenlenecek olması da hiç şüphesiz çok büyük bir motivasyon faktörü.

Dolayısıyla bu maçın çok büyük bir heyecana sahne olacağını tahmin etmek zor değil. Ancak yarı finalin kazananına ‘kesin şampiyon’ gözüyle bakmak, muhtemelen fazla iddialı bir davranış olur.