by Melikşah Bayrav / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
EuroLeague’de Final Four heyecanının başlamasına artık sadece sayılı saatler kaldı! Yarın akşam (22 Mayıs Cuma) yarı finalin ilk maçında temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Atina’da (OAKA) Olympiakos ile kozlarını paylaşacak.
Normal sezonu dördüncü bitirerek Playoff’ta saha avantajını alan temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Litvanya’nın Zalgiris takımı ile kozlarını paylaştı. Rakibini 3-1 ile saf dışı bırakan temsilcimiz, böylelikle üst üste üçüncü kez Final Four biletini almayı başardı.
EuroLeague’de normal sezonu zirvede tamamlayan Olympiakos ise çok rahat bir Playoff serisi geçirdi. Eksik Monaco’ya karşı hiç zorlanmayan Yunan ekibi, üç maçı da farklı kazanarak seriyi 3-0 süpürdü ve adını Final Four’a yazdırdı.
Son şampiyon Fenerbahçe Beko, üst üste ikinci şampiyonluk hedefiyle Atina’da parkede olacak. Olympiakos ise EuroLeague’de yıllardır devam eden şampiyonluk hasretini, ezeli rakibi Panathinaikos‘un evinde sonlandırmaya çalışacak.
Eurohoops, heyecan dolu geçmesi beklenen Fenerbahçe Beko – Olympiakos maçının ilgi çekici beş hikayesine göz atıyor.
Ligin En İyi Savunması, En İyi Hücuma Karşı!

EuroLeague’de bu yıl Final Four’un en dikkat çeken maçı, temsilcimiz Fenerbahçe Beko ile Olympiakos arasında oynanacak. Hatta çoğu kişiye göre bu maçı kazanan takım, şampiyonluk yolunda devasa bir adım atmış olacak.
Tabii ki bu düşüncenin oluşmasının belli başlı sebepleri var. Olympiakos, EuroLeague normal sezonunda ligin en istikrarlı takımı olarak öne çıktı. Ligin açık ara en geniş kadrosuna sahip olan Yunan ekibi, son beş yılda üçüncü kez normal sezon lideri oldu. Buna karşın hala şampiyonluk hasretlerini dindiremediler. Üstelik bu yıl Final Four’un Panathinaikos‘un evi OAKA’da olması, Olympiakos’u iyice hırslandırmış durumda.
Temsilcimiz Fenerbahçe Beko ise bu yıl Final Four’a ‘son şampiyon’ apoletiyle geliyor. Geçtiğimiz sezon tarihinin ikinci EuroLeague zaferini elde eden Fenerbahçe, bu yıl ise özellikle normal sezonun son bölümünde istikrar problemleri yaşadı. Ancak Playoff’ta yeniden vites arttıran temsilcimiz, hiç şüphesiz şampiyonluğun en ciddi adaylarından bir tanesi.
İki iddialı takım arasında oynanacak bu maç, bir anlamda ‘zıt kutupların karşılaşması’ olacak. Bildiğiniz üzere Fenerbahçe Beko, bu sezon EuroLeague’in açık ara en iyi savunma takımı konumunda. Rakiplerini maç başına yalnızca 80.5 sayıda tutan temsilcimiz, bu alanda ligin net şekilde zirvesinde yer alıyor.
Üstelik Saras Jasikevicius’un ekibi, rakiplerini ortalama 111.9 hücum reytinginde (100 pozisyon başına yenen sayı) tutuyor. Fenerbahçe Beko, bu istatistik kategorisinde de EuroLeague’in açık ara zirvesinde yer alıyor.
Gerçek şu ki gününde bir Fenerbahçe savunmasına karşı atak etmeye çalışmak, her takım için adeta bir eziyet gibi olabiliyor. Fizikli ve atlet kadrosu sayesinde her aksiyonda switch yapabilen Fenerbahçe, özellikle büyük maçlarda bire birlerde geçilmeyerek rakiplerini ‘kilitleyebiliyor’. Bunun en bariz örneğini geçtiğimiz yıl Final Four’daki Panathinaikos ve AS Monaco maçlarında görmüştük.
Olympiakos ise bu sezon EuroLeague’in açık ara en iyi hücum takımı konumunda. Ligin belki de en komple kadrosuna sahip olan Yunan ekibi, bu sezon maç başına tam 90.7 sayı atıyor. Bu da onları Valencia‘nın önünde ligin en çok sayı atan takımı yapıyor.
Geçtiğimiz sezon maç başına 86 sayı atabilen Olympiakos, bu sezon ise sayı ortalamasını neredeyse beş sayı arttırdı. Bu da hücum konusunda ne kadar ciddi bir gelişim gösterdiklerini ortaya koyuyor.
Top paylaşımı rakamlarına baktığımızda da durum pek farklı değil. Maç başına 21.6 asist yapan Olympiakos, EuroLeague’in topu açık ara en iyi paylaşan takımı. Buldukları bu ortalama 90.7 sayının neredeyse %70’ini (%69.4) asist üzerinden buluyorlar. Bu da onları ligin asist yüzdesi en yüksek takımı yapıyor.
Koç Georgios Bartzokas’ın ekibi, özellikle 4 ve 5 numara pozisyonlarında çok ciddi bir derinliğe sahip. 4 numara pozisyonunda EuroLeague MVP’si Sasha Vezenkov’un yanı sıra Alec Peters gibi çok keskin bir şutöre sahipler. Beş numarada ise Nikola Milutinov, Tyrique Jones, Donta Hall ve Moustapha Fall gibi birden fazla alternatifleri var. Bu çeşitlilikle birlikte ligin ikilik yüzdesi en yüksek takımı konumundalar.
Dolayısıyla bu Final Four, ligin en iyi hücumuyla en iyi savunmasının düellosuna sahne olacak. Son şampiyon Fenerbahçe Beko, özellikle bu tür büyük maçlarda rakibini nasıl sınırlayacağını çok iyi bilen bir takım. Olympiakos’un hücum gücünü sınırladığı senaryoda ise temsilcimiz, hiç şüphesiz final yolunda dev bir avantaj elde edecektir.
Erken Final (mi?)

Bu sezon çoğu kişi, Final Four’daki Fenerbahçe Beko – Olympiakos eşleşmesine bir nevi ‘erken final’ gözüyle bakıyor. Ciddi bir kesime göre bu eşleşmenin galibi, EuroLeague şampiyonluğu yolunda dev bir avantaj elde etmiş olacak. Tecrübe ve kalite bakımından Fenerbahçe Beko ile Olympiakos, Real Madrid ve Valencia‘ya göre farklı bir noktada duruyor.
Elbette bunun bazı belli başlı sebepleri var. Öncelikle Real Madrid, şampiyonluk sayısı ve Final Four tecrübesi bakımından turnuvanın en çok öne çıkan takımı. Tarih boyunca tam 11 kez kupayı müzesine götüren Madrid, ayrıca onlarca kez Final Four’da yer almış bir kulüp. Ancak bu Final Four’a çok ciddi bir eksikle geliyorlar.
EuroLeague tarihinin en dominant oyuncularından biri olan Walter Tavares, henüz Playoff’taki Hapoel Tel Aviv serisinin ilk maçında ciddi bir sakatlık yaşadı. Sol dizinden sakatlanan 2.21’lik dev pivot, böylece seriyi erkenden kapatmış oldu. Ayrıca Tavares, yaşadığı bu ciddi sakatlık nedeniyle Final Four’da olmayacak.
Real Madrid’e bir kötü haber de takımın diğer uzunu Alex Len’den geldi. Tavares’in yokluğunda önemli süreler alması beklenen Ukraynalı pivot, Final Four’a az bir süre kala kas sakatlığı yaşadı. Böylelikle Real Madrid’de Walter Tavares’ten sonra Alex Len de Final Four’u kaçırmak zorunda kaldı.
Hal böyle olunca Real Madrid, bir anda uzunsuz kaldı. Basketbola 4 numara olarak başlayan ve 2.03 boyunda olan Usman Garuba, şu an takımın ana uzunu konumunda. Her ne kadar Hapoel serisini çok iyi geçirmiş olsa bile Garuba, fazlasıyla undersized denebilecek bir uzun. Dolayısıyla Real Madrid, özellikle boyalı alan eşleşmeleri, ribaundlar ve çember savunması konusunda ciddi sorunlar yaşayabilir.
Bu sezon çok dikkat çekici bir peri masalı yazan Valencia ise Final Four’un açık ara en tecrübesiz takımı konumunda. Valencia kadrosunda daha önce Final Four’da yer almış tek bir oyuncu bile yok. Hatta takımın 64 yaşındaki koçu Pedro Martinez de bu yıl kariyerinde ilk kez Final Four’da sahne alacak.
Final Four’da tecrübe faktörünün ne kadar önemli olabildiğini yıllardır biliyoruz. Tek maçlık sistemde bazen yapılan en ufak hata, sonuca direkt olarak etki edebiliyor. Playoff’ta tecrübesizliğin de etkisiyle Panathinaikos‘a karşı 0-2 geri düşen İspanyol ekibi, daha sonrasında tarihi bir geri dönüşe imza atarak kulüp tarihinin ilk Final Four biletini almıştı.
Ancak Final Four, Playoff’a göre bambaşka bir sahne. Dolayısıyla Playoff’un aksine Valencia’nın burada kötü başlamak gibi bir lüksü olmayacak. Üstelik geçmişe baktığımız zaman Final Four’da ilk kez boy gösteren takımların ne kadar zorlanabildiklerini görüyoruz. Dolayısıyla Valencia’nın tecrübe ve soğukkanlılık bakımından sorun yaşaması, muhtemelen kimse için sürpriz olmaz.
Tüm bu faktörleri yan yana koyduğumuz zaman Fenerbahçe Beko – Olympiakos eşleşmesinin neden ‘erken final’ olarak görüldüğünü anlamak güç değil. Ayrıca iki takım da çok ciddi bir motivasyona sahip. Temsilcimiz Fenerbahçe Beko, üst üste ikinci EuroLeague şampiyonluğunu kazanarak lig tarihinde Maccabi Tel Aviv, Olympiakos ve Anadolu Efes‘ten sonra ‘back to back’ yapan dördüncü takım olmak istiyor.
Rakip Olympiakos ise 13 yıldır devam eden şampiyonluk hasretine bu sene son vermek istiyor. Üstelik Final Four’un ezeli rakipleri Panathinaikos‘un ev sahipliğinde düzenlenecek olması da hiç şüphesiz çok büyük bir motivasyon faktörü.
Dolayısıyla bu maçın çok büyük bir heyecana sahne olacağını tahmin etmek zor değil. Ancak yarı finalin kazananına ‘kesin şampiyon’ gözüyle bakmak, muhtemelen fazla iddialı bir davranış olur.
Olympiakos Yine Tıkanacak Mı?

EuroLeague’in normal sezon lideri Olympiakos, uzun yıllardır çok istikrarlı bir basketbol ortaya koyuyor. Koç Georgios Bartzokas’ın liderliğinde makine gibi işleyen bir hücum düzenine sahip olan Yunan ekibi, artık sahada neredeyse ezbere paslaşan bir takım haline geldi. Bu da onlara son beş yılda üçüncü EuroLeague liderliğini getirdi.
Ancak Final Four’da oynanan basketbol, normal sezondan çok daha farklı oluyor. Baskının artması ve neredeyse her topun hayati önem taşıması, normal sezonda tıkır tıkır işleyen sistemin bir anda tıkanmasına sebep olabiliyor. Böyle anlarda bireysel yeteneklerin, özellikle de delici ve şutör kısaların önemi çok artıyor.
Olympiakos, son beş senedir bu durumu fazlasıyla yaşadı. Son dört Final Four’un tamamında yer almalarına karşın bir türlü o son adımı atamadılar. Bunun başlıca sebebi ise hücumun tıkandığı, ellerin titrediği o anlarda bir türlü istedikleri çözümleri üretememiş olmalarıydı.
Geçen yıl Abu Dhabi’de düzenlenen Final Four’da da tam olarak bu yaşandı. Yarı finalde AS Monaco ile kozlarını paylaşan Yunan ekibi, çoğu kişiye göre maçın açık ara favorisi konumundaydı. Ancak işler hiç bekledikleri gibi gitmedi. Takımın en büyük yıldızı Sasha Vezenkov, EuroLeague kariyerinin en etkisiz maçlarından birini oynadı. Monaco savunması onu öyle bir sindirdi ki maç boyunca sadece dört ikilik kullanabildi.
Uzunların da büyük ölçüde devre dışı kalmasıyla birlikte hücumdaki tüm yük, adeta Evan Fournier’in omuzlarına bindi. Olympiakos’un attığı 68 sayının tam 31’i, Fransız skorerden geldi. Ancak Final Four gibi bir sahnede tabii ki tek bir oyuncunun katkısıyla maç kazanabilmek mümkün değil. Günün sonunda maçı 68-78 kaybeden Olympiakos, kulüp tarihinin 100. yılında finale kalamayarak çok büyük bir hayal kırıklığını yaşadı.
Açıkçası geçtiğimiz sezon Monaco’nun yaptığını temsilcimiz Fenerbahçe Beko da yapabilir. Ligin açık ara en iyi switch savunması yapan takımı olan Fenerbahçe, Olympiakos’u hücum ritminin tamamen dışına çıkarabilir. Vezenkov ve Milutinov gibi oyuncuların devre dışı kaldığı durumlarda Yunan ekibi, bir anda tahmin edilmesi çok kolay bir takıma dönüşebiliyor.
Dürüst olmak gerekirse Olympiakos, kısa rotasyonunda gününde bir Fenerbahçe Beko savunmasını geçebilecek bir oyuncuya sahip değil. Hem Tyler Dorsey, hem Thomas Walkup, hem Evan Fournier, hem Frank Ntilikina, hem de Monte Morris, sahada çabukluklarıyla veya hızlarıyla fark yaratabilen oyuncular değiller.
Fenerbahçe Beko savunmasının Playoff’ta, belki de ligin en patlayıcı kısası olan Sylvain Francisco’ya neler yaptığını hep birlikte gördük. Dolayısıyla Olympiakos’un temsilcimize karşı kısalarının çembere gidişiyle üretken olabilmesi çok zor.
Bu durumda maçın en belirleyici noktalarından biri, Fenerbahçe Beko’nun switch’ten sonra Vezenkov, Milutinov, Hall ve Jones gibi oyuncuları boyalı alanda nasıl durduracağı olacak. Bu oyuncuların hücumda ters eşleşmelerden faydalanarak sayı bulmaları, Olympiakos’u hücumda çok rahatlatabilir. Dolayısıyla temsilcimiz Fenerbahçe Beko’nun mutlaka boyalı alan savunması için ekstra önlem alması gerekiyor.
4 ve 5 numaralarından skor katkısı alamadığı durumlarda Olympiakos, bir anda çok kolay tahmin edilebilen bir takım haline gelebiliyor. Böyle bir senaryoda Fenerbahçe Beko, hiç şüphesiz galibiyet yolunda dev bir avantaj elde edecektir.
Back to Back Yolu

Fenerbahçe Beko, son 12-13 yıldır basketbolda adeta altın çağını yaşıyor. 2006’dan bu yana düzenli olarak EuroLeague’de yer alan temsilcimiz, başlarda rekabetçi olmak için çok çabalasa da bir türlü istediği istikrarı yakalayamamıştı. 2013 yazında, Zeljko Obradovic‘in gelişiyle birlikte bu tablo bir anda değişti.
Avrupa basketbolu tarihinin açık ara en büyük koçu olan Sırp çalıştırıcı, zaman içerisinde Fenerbahçe‘yi basketbolda adeta bir ekol haline getirdi. 2014-15 sezonunda gelen ilk Final Four, Fenerbahçe basketbolu için bir milat oldu. O tarihten sonra sarı lacivertli ekip, tamı tamına üst üste beş kez Final Four’da yer almayı başardı.
Böylelikle Fenerbahçe Beko, Avrupa basketbolunun en istikrarlı, en görkemli ve en başarılı kulüplerinden birine dönüştü. Kulüp tarihinin ilk EuroLeague zaferi de (2017) bu süreçte yaşandı. Zeljko Obradovic‘in ayrılığından sonra ufak bir duraklama dönemi yaşansa da bu çok uzun sürmedi.
Saras Jasikevicius’un gelişiyle birlikte Fenerbahçe Beko, yeniden Avrupa’nın en prestijli sahnesine geri döndü. Barcelona’da çok yaklaşmasına karşın bir türlü o çok istediği EuroLeague zaferini yaşayamayan Saras, daha ilk senesinde Fenerbahçe’yi Final Four’a taşıdı. İkinci senesinde ise sadece EuroLeague şampiyonu olmakla kalmadı.
Saras Jasikevicius önderliğinde hem EuroLeague, hem Türkiye Ligi, hem de Türkiye Kupası şampiyonu olan sarı lacivertliler, Avrupa basketbolu tarihinin en dominant sezonlarından birini yaşadı.
Şimdiyse Fenerbahçe Beko’nun önünde yepyeni bir fırsat var. Evet, Fenerbahçe daha önce EuroLeague’de defalarca kez Final Four’a kaldı, iki kez EuroLeague şampiyonluğu sevinci yaşadı. Ancak daha önce hiç ‘back to back’ yapamadı. Bunu başarabilmek içinse artık önünde sadece 2 maç, 80 dakika var.
Modern EuroLeague döneminde (2000 ve sonrası) şu ana dek sadece üç takım, kupayı üst üste iki kez müzesine götürebildi. Bunu ilk başaran takım, 2004 ve 2005 yıllarında gelen şampiyonluklarla Maccabi Tel Aviv oldu. Fenerbahçe Beko koçu Saras Jasikevicius ise o Maccabi kadrolarının en büyük yıldızlarından bir tanesiydi.
Daha sonra Olympiakos, 2012 ve 2013 yıllarında aldığı iki şampiyonlukla bunu başaran ikinci takım oldu. Son olarak ise temsilcimiz Anadolu Efes, kupayı 2021 ve 2022 senelerinde müzesine götürerek ‘back to back’ yapabilen üçüncü takım olmayı başardı.
Fenerbahçe Beko ise modern EuroLeague tarihinde bunu başaran dördüncü takım olabilmek adına parkede olacak. Evet, bunun için ilk olarak temsilcimizin önünde Olympiakos gibi çok zorlu bir engel var. Ancak Fenerbahçe, büyük maçları ne kadar iyi oynayabildiğini son iki senedir defalarca kez gösterdi. Dolayısıyla sarı lacivertli ekip, adını EuroLeague tarihine altın harflerle yazdırmak için çok büyük bir mücadele ortaya koyacaktır.
Saras Jasikevicius, Georgios Bartzokas’a Karşı
Bu yıl EuroLeague Final Four’unun ilk yarı finali, çok tecrübeli iki koçun karşılaşmasına sahne olacak. Fenerbahçe Beko koçu Saras Jasikevicius ve Olympiakos koçu Georgios Bartzokas, bu yılki Final Four’un açık ara en tecrübeli iki koçu olarak öne çıkıyorlar.
Saras Jasikevicius’un oyunculuk yıllarından itibaren bu sahneye ne kadar alışkın olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Avrupa basketbolu tarihinin en özel oyuncularından biri olan Saras, üç farklı takımla (Panathinaikos, Maccabi, Barcelona) tam dört kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Ayrıca tam altı kez Final Four’da boy gösterdi.
Ancak Litvanyalı çalıştırıcı, henüz koçluk kariyerinin 10. senesinde olmasına karşın Final Four tecrübesi bakımından oyunculuk günlerini geride bıraktı. Bu yıl koçluk kariyerinde üst üste altıncı, toplamda ise yedinci kez Final Four’a kalan Saras, böylelikle oyunculuk dönemini geride bırakmayı başardı.
Ayrıca Saras Jasikevicius, bunu yaparken EuroLeague tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Üst üste altıncı Final Four’una kalarak bir koç için EuroLeague tarihinin en uzun serisini yakaladı. Dolayısıyla Final Four sahnesi, onun için hiç yabancı değil. Elbette bu durum, temsilcimiz Fenerbahçe Beko için çok büyük bir avantaj.
Olympiakos tarafına baktığımızda da Final Four tecrübesi çok yüksek bir koç görüyoruz. Yunan ekibini iki farklı dönemde çalıştıran koç Georgios Bartzokas, ilk senesinde, yani 2013’te Olympiakos’u EuroLeague şampiyonluğuna taşımıştı.
Daha sonra 2016 senesinde Lokomotiv Kuban’ı tarihinde ilk kez Final Four’a taşıyan Yunan çalıştırıcı, devamındaki kısa süreli Barcelona ve Khimki maceralarının ardından 2020 yılında Olympiakos’a geri döndü. Buradaki ilk 1.5 yılı pek parlak geçmese de adım adım bir sistem inşa etti.
Bunun sonucunda Yunan ekibi, EuroLeague’in en istikrarlı kulüplerinden birine dönüştü. Olympiakos ise Georgios Bartzokas liderliğinde son beş Final Four’un tamamında yer aldı. Ancak bir türlü o çok istedikleri şampiyonluğu elde edemediler.
Koç olarak Final Four tecrübelerine baktığımız zaman Saras Jasikevicius ve Georgios Bartzokas, neredeyse birbirlerine denk durumdalar. İki koç da bu yıl (koçluk) kariyerlerinde yedinci kez Final Four’da yer alacak. Üstelik iki koçun da bir EuroLeague zaferi bulunuyor.
Saras Jasikevicius, temsilcimiz Fenerbahçe Beko’yu üst üste ikinci kez EuroLeague şampiyonluğuna taşımaya çalışacak. Georgios Bartzokas ise Olympiakos’un 13 yılık şampiyonluk hasretini dindirmek ve kulüp tarihinin iki kez EuroLeague şampiyonu olan ilk koçu olmak için çabalayacak.
Tabii ki kimin kazanacağını kestirmek çok zor. Ancak sahada oyuncular arasında olduğu kadar saha kenarında koçlar arasında da büyük bir düello izleyeceğimiz kesin. Başarılar Fenerbahçe Beko!
Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!