NBA Yazının İlk Takas Karnesi: Kim Kazandı, Kim Kaybetti?

2026-06-26T09:35:45+00:00 2026-06-26T09:35:45+00:00.

Arma Kaynar

26/Haz/26 09:35

Eurohoops.net
Giannis-Antetokounmpo-Las-Vegas-Aces-New-York-Liberty-WNBA
David Becker / Getty Images / Ideal Image

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Giannis Antetokounmpo, LaMelo Ball ve Julius Randle gibi yıldızların dahil olduğu yazın en büyük takaslarını mercek altına aldık.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

NBA’de sezon dışı dönem resmen başladı. 22 Haziran’da Aaron Wiggins’in Atlanta Hawks‘a takaslanması, önümüzdeki birkaç haftaya damga vuracak hareketli sürecin ilk adımı oldu.

Asıl büyük gelişme ise, NBA Draftı’ndan bir gece önce, pazartesi gecesi yaşandı. Milwaukee Bucks, Giannis Antetokounmpo’yu ses getiren bir takasla Miami Heat‘e gönderdi.

Draftın ertesi sabahında bir büyük takas daha geldi. Charlotte Hornets, LaMelo Ball’u Minnesota Timberwolves‘a gönderdi.

Peki, başka yıldız oyuncular da takas edilecek mi?

Bu sezon dışı dönemde gerçekleşen tüm takasları, draft günü yapılan anlaşmalar da dahil olmak üzere notlandırıyorum ve bu hamlelerin takımlar ile oyuncular üzerindeki etkilerini inceliyorum.

Not verirken; oyuncuların sahaya etkisi ve yaşları, draft hakları açısından ödenen bedel, gelecekteki mali sonuçlar ile takımların kısa ve uzun vadeli hedefleri gibi birçok faktörü göz önünde bulunduruyorum. Hamle ne kadar riskli ya da ne kadar güvenli? Önümüzdeki sezon veya daha sonrası için takımın şampiyonluk şansını ne ölçüde artırıyor ya da azaltıyor?

Gelin, son hamlelere birlikte göz atalım.

25 Haziran: Hornets, Ball’u Reid ve draft hakları karşılığında Timberwolves‘a gönderdi

Minnesota Timberwolves’un aldığı oyuncular:

  • G LaMelo Ball
  • F Josh Green

Charlotte Hornets’ın aldığı oyuncular ve haklar:

  • F Naz Reid
  • 2033 korumasız birinci tur draft hakkı
  • Üç adet birinci tur draft hakkı takas opsiyonu (2028, 2029 ve 2030)
  • Üç adet ikinci tur draft hakkı (2029, 2032 ve 2033)

Minnesota için not: D+

Bu takas Timberwolves için ne anlama geliyor?

Timberwolves geçen yaz bir tercih yapmak zorundaydı. Julius Randle, Naz Reid ve Nickeil Alexander-Walker potansiyel serbest oyunculardı ve her açıdan bakıldığında Batı Konferansı finalistinin bu üçlüden yalnızca ikisini takımda tutma şansı vardı. Minnesota da tercihini uzun rotasyonundan yana kullandı; Randle ve Reid ile yeniden sözleşme imzalarken, daha kısa bir oyuncu olan Alexander-Walker’ın Atlanta’ya gitmesine izin verdi.

Bir yıl sonrasına geldiğimizde ise Timberwolves’un bu kararını geri almak isteyeceği açıkça görülüyor. Alexander-Walker, En Çok Gelişim Gösteren Oyuncu ödülünü kazanırken, Randle ve Reid ise iki büyük takasın ardından artık tamamen takımdan ayrılmış durumda.

ESPN’den Shams Charania pazartesi günü Minnesota’nın Randle’ı üç takımlı bir takasla Brooklyn’e gönderdiğini duyurdu. Perşembe günü bu takasa dördüncü bir takım da dahil oldu ve ortaya çıkan son yapı, özünde Ball’un Reid ve gelecekteki draft hakları karşılığında el değiştirmesi anlamına geliyor.

Timberwolves’un önceki yazlarda Rudy Gobert ve Rob Dillingham için yaptığı takaslar nedeniyle zaten sınırlı sayıda draft hakkı kalmıştı. Artık Minnesota; 2027, 2028, 2029, 2030, 2031 ve 2033 yıllarındaki kendi birinci tur draft haklarını kontrol etmiyor. 2032 birinci tur hakkı ise ikinci apron kuralları nedeniyle dondurulmuş durumda.

Başka bir deyişle, bu hamle Anthony Edwards’ın etrafında kadro kurabilmek ve Thunder, Spurs ile Batı Konferansı’ndaki diğer iddialı ekipleri geçerek konferans finallerinde takılmak yerine gerçekten NBA Finalleri’ne ulaşabilmek adına takımın gerçekçi anlamda yapabileceği son büyük kumar.

Peki bu yeterli mi?

Önce olumlu taraftan başlayalım.

Zaman zaman yaptığı gereksiz top kayıpları ya da dengesiz pozisyonda kullandığı kötü üçlük denemelerine rağmen Ball, olağanüstü bir hücum organizatörü. Çok yüksek hacimde üçlük kullanmasına rağmen isabetli bir şutör, mükemmel bir pasör ve ikili oyunları son derece iyi yönetebiliyor. (GeniusIQ verilerine göre geçen sezon toplam pick-and-roll kullanımında yalnızca Jalen Brunson’ın gerisinde ikinci sıradaydı.)

Cleaning the Glass verilerine göre Ball, son iki sezonda hücumdaki on/off farkında yüzde 99’luk dilimde yer aldı. Ball sahadayken Charlotte’un hücumu akıcı işlerken, kenardayken adeta çöktü.

On/off verilerini de içeren estimated plus-minus ve xRAPM metriklerine göre Ball, pozisyon başına etkisi açısından NBA’in en iyi beş hücum oyuncusundan biri konumunda.

Bu da, veteran oyun kurucu Mike Conley yaşlanmaya başladığından beri oyun kurucu yaratma konusunda sıkıntı yaşayan Minnesota için çok önemli bir takviye anlamına geliyor.

2020 Draftı’nın 1 ve 3 numaralı seçimleri olan Edwards ile Ball sayesinde Minnesota artık NBA’in en iyi guard rotasyonlarından birine sahip. Buna beş yıl için 112 milyon dolarlık sözleşmeyle takımda kalan Ayo Dosunmu da eklendiğinde, Timberwolves guard rotasyonunu Edwards ve soru işaretlerinden oluşan bir yapıdan tartışmasız bir güce dönüştürmüş durumda.

Ancak şimdi işin olumsuz tarafına gelelim. Burada iki büyük endişe var.

İlki, Ball’un sahada kalabilme durumu. Minnesota aslında geleceğini büyük ölçüde buna bağlamış durumda.

İkinci sezonunda All-Star seçilmesinden bu yana son dört sezondaki maç sayıları şöyle: 36, 22, 47 ve 72.

Bu açıdan bakıldığında geçen sezon oynadığı 72 maç istisna gibi duruyor. Üstelik Hornets, onu diri tutabilmek adına maç başına yalnızca 28 dakika oynattı.

Ball’un artık bu sakatlık dönemini geride bırakmış ve bundan sonra daha sağlıklı olacak olması mümkün. Ancak bu oldukça büyük bir risk.

İkinci önemli dezavantaj ise bu takasın Minnesota’nın kadro dengesine etkisi.

Guard rotasyonu her zamankinden daha derin ve dinamik görünürken, uzun rotasyonu tam tersine oldukça zayıflamış durumda. Geçen sezon takımın üç uzunundan ikisi aynı takasla ayrıldı.

Timberwolves’un mevcut rotasyonunda kısa forvette Jaden McDaniels, pivotta Rudy Gobert ve yedek pivot olarak 19 yaşındaki Joan Beringer bulunuyor. Ancak uzun forvet pozisyonunda büyük bir boşluk var.

Boyun yeniden büyük önem kazandığı bugünün NBA’inde bu ciddi bir problem. Üstelik Timberwolves’un bu sorunu çözebilecek kaynaklara sahip olup olmadığı da belirsiz.

McDaniels’ın bir pozisyon yukarı kaydırılması mümkün olabilir. Ancak onun en büyük artısı rakip guardları savunabilmesi.

GeniusIQ takip verilerine göre playofflarda en sık Jamal Murray ve De’Aaron Fox’u savundu. Normal sezonda ise Kevin Durant ve Kawhi Leonard gibi büyük kanatların yanı sıra Murray, Shai Gilgeous-Alexander ve Stephen Curry gibi top yönlendiricilere karşı da sıkça görev yaptı.

Timberwolves ayrıca playofflarda aşil tendonunu koparan ve süresiz olarak sahalardan uzak kalacak Donte DiVincenzo’yu daha fazla uzun oyuncu karşılığında takas etmeyi de deneyebilir.

Ancak ellerinde cazip draft hakları bulunmadığı için, böyle olası bir takasta karşı tarafı ikna etmek kolay olmayabilir.

Bunun dışında Minnesota’nın, ikinci tur seçimi Isaiah Evans ile sözleşme imzaladıktan sonra ikinci apron sınırına ulaşmadan önce kadrodaki son üç boşluğu doldurabilmek için yaklaşık 10 milyon dolarlık bir alanı kalacak. Bu takasta oyuncu maaşlarını birleştirdiği için Timberwolves ikinci apron nedeniyle “hard cap” sınırına takılmış durumda.

Bu miktar ise şampiyonluk seviyesinde bir rotasyonu tamamlayacak kalitede oyuncuları kadroya katmak için kesinlikle yeterli değil.

Timberwolves bir süredir elindeki sınırlı kaynakları Anthony Edwards’ın yanına bir yıldız eklemek için kullanmaya çalışıyordu. Kevin Durant ve Giannis Antetokounmpo transferlerini gerçekleştiremeyince, Ball daha mütevazı bir ödül gibi görünüyor.

Yine de Ball henüz yalnızca 24 yaşında ve sağlıklı kalabildiği takdirde sözleşmesi, hücumdaki potansiyeli düşünüldüğünde makul bir değere sahip. Önümüzdeki üç sezonda toplam 130.7 milyon dolar kazanacak olması, maaş sınırının yaklaşık yüzde 25’ine denk geliyor.

Ancak Timberwolves, son büyük hamlesini sakatlık geçmişi bulunan, savunmada sınırlı bir guarda yaparak bir boşluğu doldururken aynı büyüklükte yeni bir boşluk yaratmış olabilir.

Üstelik bu hamle, takımı içinden çıkılması zor bir duruma sürüklemiş olabilir. Eğer gelecek yaz bu kararı geri almak isterlerse, artık bunu yapabilecekleri esneklik de eskisinden daha az.

Charlotte için not: B-

Bu takas Hornets için ne anlama geliyor?

Minnesota, daha büyük bir hedef uğruna işleyen bir kadroyu dağıtan tek takım değil. Charlotte da Ball’u takas ederek, geçen sezon açık ara NBA’in en başarılı yüksek dakika alan beşinin motorunu kaybetmiş oldu.

Ball, Kon Knueppel, Brandon Miller, Miles Bridges ve Moussa Diabate’den oluşan beşli, birlikte oynadığı 509 dakikada rakiplerini 100 pozisyonda 26.4 sayı farkla geride bıraktı ve 134.9 gibi olağanüstü bir hücum reytingi yakaladı.

Bu beş, All-Star arasının ardından büyük bir çıkış yakalarken Hornets, NBA’i yakından takip eden birçok kişi için ligin gizli favorilerinden biri haline gelmişti. Charlotte, Play-In’de elendiği için playofflara kalamasa da normal sezonu ligin sekizinci en iyi net reytingiyle (+4.9) tamamladı. İlginç bir şekilde bu derece, Timberwolves’tan iki sıra daha iyiydi.

Şimdi ise Hornets, birlikte gelişmeye devam etmesini bekleyebileceği genç çekirdeğine güvenmek yerine önemli bir değişikliğe gitmeyi tercih etti.

Bu takas tek başına değerlendirildiğinde, Hornets’ı gelecek sezon daha kötü bir takım haline getirecek. Çünkü kadrodaki diğer heyecan verici genç yeteneklere rağmen Ball hâlâ takımın en önemli oyuncusuydu.

NBA Advanced Stats verilerine göre Charlotte, Ball sahadayken geçen sezon 100 pozisyonda 123.2 sayı üretti. Bu rakam, ligi zirvede tamamlayan Nuggets‘ın hücum reytinginden bile daha yüksekti.

Ball kenardayken ise Hornets’ın hücumu 100 pozisyonda yalnızca 110.6 sayı üretti. Bu da ligin 26. sırasında yer alan Kings‘in hücum verimliliğiyle aynı seviyedeydi.

Karşılığında ise Hornets’ın asıl kazandığı şey esneklik oldu.

Naz Reid, sözleşmesinde kalan dört yıl ve 103.4 milyon dolar nedeniyle bir miktar fazla ödeme alan bir oyuncu olsa da, iki yönlü katkı verebilen kaliteli bir uzun.

Reid, 14. sıra seçimi Hannes Steinbach ile kadroda bulunan Moussa Diabate ve Ryan Kalkbrenner sayesinde Hornets artık oldukça ilgi çekici bir uzun rotasyonuna sahip. Başantrenör Charles Lee, sezon boyunca farklı oyuncu profillerini deneme fırsatı bulacak.

Ancak Charlotte açısından asıl önemli kazanç para ve draft hakları.

Hornets, Ball’un sözleşmesinden çıkmanın yanı sıra bu takasla 40.7 milyon dolarlık bir takas istisnası (trade exception) oluşturdu. ESPN’den Bobby Marks’a göre bu, NBA tarihindeki en büyük trade exception oldu.

Charlotte ayrıca korumasız 2033 birinci tur draft hakkını da kadrosuna kattı. Bu hak, kulübün geleceğe yönelik en değerli draft varlığı haline geldi.

Hornets’ın 2027 ve 2029 yılları için başka takımlardan aldığı birinci tur hakları da bulunuyor ancak bunların çeşitli korumaları var.

Draft hakkı takasları (pick swap) geçmişte beklendiği kadar değerli olmasa da, artık yalnızca ilk dört değil tüm piyango sıralaması kura ile belirlendiği için yeni draft sisteminde daha değerli hale gelebilir. (Bununla birlikte bu takaslardan biri “swap of swaps” olacak. Çünkü Minnesota, 2030 yılı için zaten başka bir takıma draft hakkı takası borçlu. Ayrıca Timberwolves’un 2029’da Utah’a ilk beş korumalı birinci tur hakkı borcu bulunduğundan, o yıl takas edebileceği bir draft hakkı bile olmayabilir.)

Peki bu gelecekteki kazanımlar, kulübün son on yılı aşkın süredir yaşadığı en heyecan verici sezonun ardından yükselişini yavaşlatmayı haklı çıkaracak kadar değerli mi?

Bunu savunmak daha zor ve burada ön ofise güvenmek gerekiyor.

Ball’u Hornets’tan daha iyi tanıyan kimse yok. Bu nedenle kulüp, yıldız oyun kurucusunu son yıllardaki en sağlıklı sezonunun ardından zirve değerindeyken göndermeyi tercih ediyorsa, Timberwolves’un bilmediği bir şeyi biliyor olabileceklerini düşünmekte fayda var.

Bu süreçte Charlotte, NBA seviyesinde gelişimini sürdüren Kon Knueppel’e daha fazla top yönlendirme sorumluluğu verebilir.

Ayrıca serbest oyuncu Coby White ile yeniden sözleşme imzalayarak onu top yönlendirici olarak kullanabilir. Her ne kadar White birinci oyun kurucu rolü için ideal bir yaratıcı olmasa da bu seçenek masada bulunuyor.

Editörün notu: Bu değerlendirme yayımlandıktan kısa süre sonra Shams Charania, White’ın Hornets ile üç yıl ve 74 milyon dolarlık sözleşme imzalamayı planladığını duyurdu.

Hornets ayrıca, Ball’dan daha güvenilir olabilecek geleceğin oyun kurucusunu bulmak için elindeki mali esnekliği ve draft haklarını kullanarak ligin en derin pozisyonunda doğru oyuncuyu arayabilir.

Bu yol, takımın gelecek sezon sıralamada yükselmeye devam etme ihtimalini sınırlandırabilir. Ancak uzun vadede karşılığını verebilecek bir yatırım olma potansiyeli de taşıyor.

24 Haziran: Detroit, Stewart’ı Memphis’e gönderdi

Memphis Grizzlies‘in aldığı oyuncu:

  • Isaiah Stewart

Detroit Pistons‘ın aldığı haklar:

  • Üç adet ikinci tur draft hakkı

Memphis için not: B+

Bu takas Grizzlies için ne anlama geliyor?

Bir bakıma Isaiah Stewart’ın yolu eninde sonunda Grizzlies’e düşecekmiş gibi görünüyordu. Bugünkü NBA’de 25 yaşındaki Stewart kadar “grit ‘n’ grind” kültürünü temsil eden çok az oyuncu var. Fiziksel oyundan hiçbir zaman kaçınmayan bir isim oldu.

Stewart, bu sertliği Memphis taraftarına taşımanın yanı sıra yeni takımında iki önemli rol üstlenecek.

İlk olarak, elit bir çember savunucusu. NBA Advanced Stats verilerine göre Stewart, geçen sezon savunduğu pota altı şutlarında rakiplerine yalnızca yüzde 44 isabet oranı tanıdı. En az 100 şut savunan oyuncular arasında bu alanda ligin en iyisiydi. Bir önceki sezon ise yalnızca Chet Holmgren’in gerisinde ikinci sırada yer almıştı.

İkinci olarak ise Stewart, 2.21 metrelik Zach Edey’nin arkasında önemli bir sigorta görevi görecek. Edey çok büyük bir potansiyele sahip olsa da sakatlık riski de bir o kadar yüksek. Geçen sezon yalnızca 11 maçta forma giydi ve son 12 ay içinde ayak bileğinden birden fazla ameliyat geçirdi. Bu da özellikle onun boyundaki bir pivot için oldukça endişe verici bir durum.

Geçen sezonun sonuna gelindiğinde Edey ve Santi Aldama’nın sakatlıkları, Jaren Jackson Jr.’ın ise takas edilmesi nedeniyle Grizzlies uzun rotasyonunu neredeyse tamamen kaybetmişti. Takım, sezonun son bölümünde 2.06 metreden uzun tek bir oyuncu olmadan maçlar oynamak zorunda kaldı.

Stewart’ın boyu yalnızca 2.03 metre olsa da, olduğundan daha uzun oynuyor ve ağırlıklı olarak pivot pozisyonunda görev yapıyor. Üç sayı şutu hiçbir zaman tam anlamıyla gelişmedi. Geçen sezon maç başına 2.1 denemede yüzde 33 isabet yakaladı. Bu da onu şut tehdidi olmayan başka bir uzunla birlikte kullanmayı zorlaştırıyor.

Ancak Aldama, 3 numaralı draft seçimi Cameron Boozer ya da Jaren Jackson Jr. takasıyla Memphis’e geldikten sonra geçen sezon önemli sinyaller veren eski Utah lottery seçimi Taylor Hendricks’in yanında Stewart rahatlıkla görev yapabilir. Edey’nin forma giyemediği dönemlerde güvenilir bir yedek pivot veya ilk beş pivotu olabilir.

Stewart, 2026-27 sezonunda 15 milyon dolar kazanacak. Ayrıca 2027-28 sezonu için de takım opsiyonlu 15 milyon dolarlık bir kontratı bulunuyor.

Bu sekiz haneli maaş Detroit için fazla yüksek olabilir — buna birazdan değineceğiz. Ancak Memphis, Stewart’ın maaşını rahatlıkla karşılayabilecek mali esnekliğe sahip ve buna rağmen başka hamleler yapabilecek alanını da koruyor.

Grizzlies, draftın ilk turunda 17. sıradan 21. sıraya gerilemek karşılığında Detroit’ten üç ikinci tur draft hakkı almıştı. Dolayısıyla takım, fiilen yalnızca ilk turda dört sıra geriye düşerek Stewart’ı kadrosuna katmış oldu.

Grizzlies’in bulunduğu konum düşünüldüğünde bu oldukça iyi bir değer.

Detroit için not: B

Bu takas Pistons için ne anlama geliyor?

Bu ay şampiyonluk adayı takımların yaptığı diğer bazı hamlelerde olduğu gibi, Pistons’ın Stewart’ı takas etmesindeki temel motivasyon da finansal nedenler.

Detroit’in genç çekirdeğinin maaşları giderek yükseliyor. Cade Cunningham artık maksimum kontratının uzatma dönemine girdi. Jalen Duren bu yaz kısıtlı serbest oyuncu olacak. Ausar Thompson ise sözleşme uzatması almaya hak kazandı.

ESPN’den Bobby Marks’a göre Pistons, Stewart’ın 15 milyon dolarlık maaşını karşılığında maaş almadan göndermesi sayesinde lüks vergi sınırının altında yaklaşık 75 milyon dolarlık bir alan oluşturdu.

Detroit, Duncan Robinson’dan da çıkması halinde maaş boşluğuna sahip bir takım olarak hareket edebilir. Robinson’ın 16 milyon dolarlık maaşının yalnızca 2 milyon doları garanti durumda.

Bu nedenle Pistons’a bu takas için şimdiden not vermek aslında pek adil değil. Çünkü bu hamle, geçen sezon 60 galibiyet alan takımın gelecek yıl konferans yarı finalinin ötesine geçebilmesi amacıyla planlanan bir dizi hamlenin ilk domino taşı gibi görünüyor.

Kulübün elde ettiği bu mali esnekliği nasıl değerlendireceğini ise zaman gösterecek.

Ancak Pistons’ın öncelikli hedefi daha fazla finansal hareket alanı yaratmak.

Bu alanı Jalen Duren ile yeniden sözleşme imzalamak (playofflardaki zayıf performansına rağmen, yedeğini takas ettikleri düşünüldüğünde artık takımda kalması neredeyse kaçınılmaz görünüyor), Tobias Harris’i takımda tutmak ve Cade Cunningham’ın yanına daha fazla hücum gücü eklemek için kullanmayı planlıyorlar.

Stewart, Detroit’in kültürünü Memphis’te olduğu kadar iyi temsil eden bir oyuncuydu. Ancak Pistons onun yokluğunu sahada çok fazla hissetmeyebilir.

İstatistik analizlerinin gözde isimlerinden Paul Reed, üçüncü pivot olmak için fazla kaliteli bir oyuncu. Hatta kendisi ya da Oklahoma City Thunder‘dan Jaylin Williams, ligin en iyi üçüncü pivotu olarak gösterilebilir. Reed’in 2026-27 sezonu için garanti olmayan 5.6 milyon dolarlık bir sözleşmesi bulunuyor.

Onu ikinci pivot rolüne yükseltmek, Detroit’e yaklaşık 10 milyon dolar tasarruf sağlayacak.

Sonuç olarak bu takas tek başına değerlendirildiğinde Pistons’ı daha kötü bir takım haline getiriyor. Çünkü Detroit, karşılığında herhangi bir oyuncu almadan rotasyonuna olumlu katkı veren bir ismi kaybetti.

Ancak Pistons yönetimi bu konuda güveni hak ediyor. Kulübün, bundan sonra düşecek ve çok daha büyük etki yaratacak bir sonraki domino taşı için şimdiden bir planı olduğu varsayılabilir.

21 Haziran: Timberwolves, Bulls ve Nets üç takımlı takası tamamladı

Minnesota Timberwolves’un aldığı isimler:

  • 33. sıra draft hakkı (Nets‘ten)
  • Mouhamadou Gueye

Chicago Bulls‘un aldığı isim:

  • Nic Claxton

Brooklyn Nets’in aldığı isimler:

  • Julius Randle
    1. sıra draft hakkı (Timberwolves’tan)

Minnesota için not: B

Bu takas Timberwolves için ne anlama geliyor?

Timberwolves, Karl-Anthony Towns karşılığında Julius Randle ve Donte DiVincenzo’yu kadrosuna kattıktan iki yıl sonra tabloya baktığımızda; Towns artık bir NBA şampiyonu, DiVincenzo aşil tendonunu kopardığı için sahalardan uzak ve Randle ise maaş boşaltma amacıyla gönderilen bir oyuncu konumunda. Eğer hâlâ bir açıklamaya ihtiyaç varsa, Minnesota’nın o büyük takastan kesin olarak zararlı çıktığını söyleyebiliriz.

Ancak Timberwolves’un iki yıl önce Randle’ı nasıl kadrosuna kattığına odaklanmak, batık maliyet yanılgısından başka bir şey olmaz. Bu yüzden bugünkü duruma bakalım.

Minnesota’nın bu üç takımlı takastaki motivasyonu neredeyse tamamen finansal.

Randle’ın, geçen yaz imzaladığı sözleşme uzatması kapsamında 2026-27 sezonu için 33.3 milyon dolar, 2027-28 sezonundaki oyuncu opsiyonu için ise 35.8 milyon dolar alacağı bulunuyordu.

Timberwolves, ligin en fazla maaş boşluğuna sahip iki takımını içeren bu takas sayesinde, karşılığında garanti maaş almadan Randle’ın yüksek kontratından kurtulmayı başardı.

Bunu yaparken draftta da yalnızca beş sıra geriye düştü. Her ne kadar “birinci tur draft hakkını ikinci tur draft hakkıyla değiştirdiler” ifadesi bu farkı olduğundan büyük gösterse de.

Minnesota’nın yeni mali durumu, takımı lüks vergi sınırının 42 milyon dolar, birinci apronun ise 50 milyon dolar altında bırakıyor.

Ayrıca Timberwolves, bu yaz serbest oyuncu piyasasında kullanabileceği çeşitli istisnalara (exceptions) ve kadrosuna daha uygun, yüksek maaşlı bir veteranı almak için kullanabileceği 33.3 milyon dolarlık bir trade exception’a da sahip oldu.

Bu ek mali esnekliğin ilk adımı, takas döneminin ardından Timberwolves formasıyla başarılı bir performans sergileyen ve sınırsız serbest oyuncu konumunda bulunan Ayo Dosunmu ile yeniden sözleşme imzalamak oldu.

Bunun ardından başka takviyelerin de gelmesi bekleniyor. Çünkü Randle ve sakatlığı bulunan DiVincenzo’nun ayrılmasıyla Timberwolves’un kadrosu hâlâ önemli ölçüde eksik durumda.

Randle’ın yerini doldurmak ise aşılması güç bir problem gibi görünmüyor.

Onun ayrılmasıyla ilk beşte, ligin en iyi altıncı adamlarından biri olan Naz Reid’e yer açıldı. Reid ile Rudy Gobert’in uyumu ise daha önce defalarca kanıtlandı. Databallr verilerine göre ikili, son üç normal sezonda birlikte oynadıkları 2.700 dakikadan fazla sürede +9.1 net reyting yakaladı.

Randle, Minnesota’daki iki sezonunda maç başına 20 sayı ve 4.9 asist ortalamaları yakalamış olsa da, playofflardaki kronik performans düşüşü takımın tavanını sınırlıyordu.

Timberwolves’un tarihinde ilk kez NBA Finalleri’ne ulaşabilmesi, bunun için de Thunder ve Spurs gibi rakipleri geçebilmesi adına Anthony Edwards’ın arkasındaki ikinci seçenek olarak Randle’a güvenmesi mümkün değildi.

Asıl problem ise Reid ilk beşe geçtiğinde yaşanacak.

Timberwolves zaten playofflarda yalnızca yedi-sekiz oyunculuk dar bir rotasyona güveniyordu. Bu grubun dışında kadro derinliği oldukça sınırlıydı.

Bu nedenle kulübün elde ettiği ek mali esnekliği kullanarak kadrosunu daha güçlü tamamlayıcı oyuncularla desteklemesi gerekiyor. Çünkü takım, şu an itibarıyla geçen sezonki kadrosundan iki kaliteli oyuncuyu kaybetmiş durumda ve yerlerine henüz uygun alternatifler eklenmiş değil.

Brooklyn için not: C+

Bu takas Nets için ne anlama geliyor?

Tekrar hoş geldin New York, Julius Randle.

Üç kez All-Star seçilen Randle’ın şehirdeki ilk dönemi Knicks formasıyla geçmişti. O takımda, takas değeri bulunan skorer bir veteran forvet (Marcus Morris) ve RJ Barrett, Immanuel Quickley, Frank Ntilikina ile Dennis Smith Jr. gibi genç top yönlendiricilerle birlikte oynuyordu.

Şimdi de benzer bir tabloyla karşı karşıya. Takas değeri bulunan forvet rolünde Michael Porter Jr. bulunurken, Nets’in 2025 Draftı’ndan seçtiği genç guardlar da etrafında yer alacak.

Yeni draft piyangosu kuralları nedeniyle tank yapmanın eskisi kadar ödüllendirilmediği NBA’de Randle, bir takımın taban seviyesini yükselten oyuncu olarak ekstra değer taşıyor.

Üstelik Nets, 2027 birinci tur draft hakkını da kontrol etmiyor. Son üç sezonda 50’nin üzerinde mağlubiyet alan Brooklyn için gelecek sezon daha fazla maç kazanmaya çalışmak mantıklı bir tercih olabilir.

Bu noktada Randle’ın en büyük artısı, sürekli forma giyebilmesi.

Son 11 sezonun 10’unda en az 69 maça çıktı (COVID nedeniyle kısalan sezonlardaki eşdeğer maç sayıları dahil). Bu süreçte oynadığı toplam maç sayısında lig yedincisi, toplam dakika süresinde ise sekizinci sırada yer aldı.

Maç başına istikrarlı şekilde ürettiği 20 sayı, ligin 30. sırasında yer alan Nets hücumuna önemli katkı sağlayacaktır.

Hiçbir zaman çok verimli bir şutör olmadı ancak pas yeteneği yeterince takdir edilmeyen bir oyuncu. Bu da geçen sezon fazlasıyla yük altında kalan genç guard grubunun üzerindeki baskıyı azaltabilir.

Yine de Brooklyn’in bu hamleyle tam olarak ne elde ettiği sorgulanabilir.

Nets, bu yaz maaş boşluğunun önemli bir bölümünü lig genelinde mevcut sözleşmesiyle çok yüksek değere sahip olmayan bir oyuncu için harcamış olacak.

İlave önemli hamleler gelmediği sürece Nets’in gelecek sezon playoff takımı olması hâlâ zor görünüyor.

31 yaşındaki Randle ise Brooklyn yeniden iddialı hale geldiğinde büyük ihtimalle kariyerinin zirvesini geride bırakmış olacak.

Draftta yalnızca beş sıra yükselmek de fırsat maliyeti açısından bu takası haklı gösterecek kadar büyük bir kazanım gibi görünmüyor.

Bu takas sayesinde Nets gelecek sezon daha ilgi çekici bir takım olacak.

Randle ile Porter ilginç bir forvet ikilisi oluşturuyor.

Nic Claxton’ın ayrılmasıyla Day’Ron Sharpe daha fazla süre almayı hak ediyor ve ilk beş pivotu olması bekleniyor.

Ayrıca geçen sezon Brooklyn forması giyen beş birinci tur seçimine, bu yıl gelen yeni ilk tur seçimleri de eklenecek.

Ancak uzun vadede bakıldığında bu takasın Nets’i daha iyi bir takım haline getirdiğini büyük bir güvenle söylemek zor.

Chicago için not: B-

Bu takas Bulls için ne anlama geliyor?

Nic Claxton takası, basketbol operasyonlarından sorumlu yeni başkan yardımcısı Bryson Graham döneminin ilk hamlesi oldu.

Bulls, sahip olduğu geniş maaş boşluğunu kullanarak deneyimli bir pivotu neredeyse hiçbir bedel ödemeden kadrosuna kattı. (Mouhamadou Gueye geçen sezon Chicago formasıyla yalnızca iki maça çıktı ve 2026-27 sezonu için garanti olmayan bir sözleşmeye sahip.)

Claxton’ın sözleşmesinde iki yıl kaldı ve maaşı her sezon azalıyor.

2026-27 sezonunda 23.3 milyon dolar, 2027-28 sezonunda ise 21.1 milyon dolar kazanacak.

Bu rakamlar, ilk beş pivotları arasında ligin orta seviyesinde yer alıyor.

Bu da Claxton’ın mevcut değerini oldukça iyi yansıtıyor.

Ya da en azından Bulls onun hâlâ o seviyede olduğunu umuyor.

Claxton’ın en büyük özelliği her zaman savunması oldu.

Ancak son birkaç sezonda, iddiasız Nets kadrosunda gözlerden uzak kalırken savunma metrikleri ciddi şekilde geriledi.

2022-23 sezonunda maç başına 2.5 blok ortalaması yakalamış ve Yılın Savunmacısı oylamasında oy almıştı.

Ancak o tarihten sonra blok ortalaması her sezon düştü ve geçen sezon maç başına 1.1 bloğa kadar geriledi.

Aynı dönemde pota altında rakiplerine izin verdiği isabet yüzdesi de her sezon yükseldi.

Bulls’ın beklentisi, Claxton’ın yıllardır anlamlı maçlar oynamamanın etkisini hissetmiş olması ve yeni bir ortamda bu düşüşü tersine çevirebilmesi.

(Bulls yeniden yapılanma sürecinde olduğu için, Claxton’ın Chicago’da da önemli maçlara çıkması biraz zaman alabilir.)

27 yaşındaki Claxton teorik olarak hâlâ kariyerinin zirve döneminde bulunuyor. Ayrıca 21 yaşındaki forvet Matas Buzelis ve Bulls’ın salı günü 4. sıradan seçeceği oyuncuyla birlikte gelişme fırsatı yakalayacak.

ESPN’den Jeremy Woo’nun tahmin ettiği gibi Bulls, North Carolina forveti Caleb Wilson’ı seçerse; kulüp geleceğe yönelik oldukça uzun, atletik ve fiziksel bir uzun rotasyonu oluşturmuş olacak. Bu da Graham’ın boy, uzunluk, atletizm ve fiziksel oyunu ön plana çıkaran “SLAP” felsefesine tam anlamıyla uyuyor.

“SLAP” yaklaşımı Claxton’a da uyuyor. Çünkü kendisi son yıllarda NBA’in en iyi switch yapabilen uzunlarından biri olarak gösteriliyordu.

Ancak işin hücum tarafında daha sınırlı bir oyuncu.

Bir sezonda hiçbir zaman beşten fazla üçlük isabeti bulamadı ve kariyeri boyunca serbest atışlarda yalnızca yüzde 56 isabetle oynadı.

Josh Giddey’nin alley-oop pasları için perde yapıp potaya devrilmekten keyif alacaktır. Bunun dışında hücumda çok fazla farklı katkı sunması beklenmiyor.

Yine de geçen sezon maç başına yaptığı 3.7 asist kariyerinin açık ara en yüksek ortalamasıydı ve henüz tam olarak ortaya çıkmamış bir oyun kurucu potansiyeline işaret ediyor olabilir.

Chicago açısından daha büyük soru ise şu:

Bulls, maaş boşluğunu Claxton için kullanmak yerine, negatif değere sahip kontratları devralıp bunun karşılığında ilave draft hakları alarak daha iyi bir hamle yapabilir miydi?

Ayrıca Bulls artık kısıtlı serbest oyuncu piyasasında Claxton’dan daha genç ve daha iyi iki pivot olan Jalen Duren ile Walker Kessler’a yüksek kontrat teklif edecek bir tehdit olmaktan da çıktı.

Varlık (asset) açısından bakıldığında Claxton neredeyse bedavaya gelmiş olabilir.

Ancak onu kadroya katmanın yine de önemli bir fırsat maliyeti bulunuyor.

Buna rağmen Bulls, Claxton’ı aldıktan sonra bile yaklaşık 31 milyon dolarlık maaş boşluğuna sahip.

Bu da kulübe isterse kötü bir kontratı ve yanında gelecek bir draft hakkını üstlenebilecek kadar esneklik sağlıyor.

Üstelik Bulls, geçen sezon Nikola Vučević’i takas ettikten sonra kadrosunda gerçek anlamda bir pivot bulundurmuyordu.

İronik şekilde oyun tarzı açısından Vučević’in tam zıttı olan Claxton, takımın bu çok önemli ihtiyacını karşılıyor.

Bulls’ın Claxton’ın sözleşmesini maaş boşluğunu kullanarak üstlenmesi nedeniyle, bu üç takımlı takastaki hamleyi Claxton ile iki yıl ve 44 milyon dolar değerinde bir sözleşme imzalamış gibi değerlendirmek de mümkün.

Bu, iyi sayılabilecek ancak olağanüstü olmayan bir değer.

Buradaki not da tam olarak bu dengeyi yansıtıyor.

21 Haziran: Heat, dev takasla Giannis’i kadrosuna kattı

Miami Heat’in aldığı oyuncular:

  • F Giannis Antetokounmpo
  • F Bobby Portis

Milwaukee Bucks‘ın aldığı isimler:

  • G Tyler Herro
  • C Kel’el Ware
  • F Jaime Jaquez Jr.
  • G Kasparas Jakučionis
  • 2026 birinci tur draft hakkı (13. sıra)
  • 2031 birinci tur draft hakkı
  • 2033 birinci tur draft hakkı
  • 2030 draft hakkı takas opsiyonu
  • 2033 ikinci tur draft hakkı

Miami için not: B-

Bu takas Heat için ne anlama geliyor?

Miami Heat, yıldız oyuncuların gitmek istediği takımlardan biri olarak ün yapmış durumda. Ancak kulübün gerçekten bir süper yıldızı kadrosuna katmasının üzerinden uzun zaman geçti.

Heat forması giyen bir oyuncunun MVP oylamasında son kez ilk 10’un üzerinde yer aldığı sezon 2013-14’tü. O yıl LeBron James ödül yarışını ikinci sırada tamamlamıştı.

O günden bu yana Miami’nin yaptığı en büyük transfer Jimmy Butler III oldu. Bunun dışında Goran Dragić, kariyerinin zirvesini geride bırakmış Kyle Lowry ve Terry Rozier gibi daha alt seviyedeki yıldızları kadrosuna kattı. (Rozier takası hakkında ne kadar az konuşulursa o kadar iyi.)

Heat, yıllar boyunca sürekli süper yıldız transferi söylentilerinin içinde yer aldı ancak bu ihtimalleri hiçbir zaman gerçeğe dönüştüremedi.

Bu durum sahaya da yansıdı.

Miami, James’in 2014 Finalleri’nin ardından ayrılmasından bu yana geçen 12 sezonda yalnızca bir kez 50 galibiyet barajını aşabildi.

Son dört sezondur da Play-In hattından çıkamadı.

Bu süreçte iki kez NBA Finalleri’ne yükselmeleri — bunlardan biri 8 numaralı seribaşı olarak yaptıkları olağanüstü koşuydu — takımın aslında vasat seviyede kalmasını bir ölçüde perdeledi.

Ancak Heat uzun süredir bir üst seviyeye çıkmanın yollarını arıyordu.

Milwaukee için not: B+

Bu takas Bucks için ne anlama geliyor?

Antetokounmpo’nun ayrılığı, tartışmasız şekilde Milwaukee Bucks tarihinin en büyük bireysel kariyerinin de sonunu getiriyor.

  1. sıradan seçilen yıldız oyuncu; oynadığı maç, süre, sayı, ribaund, asist, blok, saha içi isabeti ve serbest atış gibi kulüp tarihinin neredeyse tüm temel istatistik kategorilerinde zirvede yer alıyor.

Milwaukee formasıyla 56 triple-double yaptı. Kulüp tarihinde başka hiçbir oyuncu çift haneli triple-double sayısına ulaşamadı.

10 kez All-Star seçildi, iki kez MVP ödülünü kazandı ve Bucks’ın 50 yıl sonraki ilk şampiyonluğunu getiren final serisinin son maçında attığı 50 sayıyla Finaller MVP’si oldu.

Ancak artık hem onun hem de Bucks’ın yoluna devam etme zamanı çoktan gelmişti.

Yıllardır yaşanan talihsiz sakatlıklar (2022’de Khris Middleton), başarısız takaslar (Damian Lillard hamlesi) ve boşa harcanan draft seçimleri (Bucks’ın son sekiz yılda gerçek anlamda katkı aldığı son draft seçimi Donte DiVincenzo olmuştu) nedeniyle Milwaukee, Antetokounmpo hâlâ MVP oyu alıyor olmasına rağmen artık gerçek bir şampiyonluk adayı değildi.

Son dört sezonda NBA’de 15 farklı takım en az bir playoff ilk tur serisi kazanmayı başardı.

Bucks ise bunlardan biri değildi.

21 Haziran: Hawks, Thunder’dan Aaron Wiggins’i kadrosuna kattı

Atlanta Hawks’ın aldığı oyuncu:

  • G Aaron Wiggins

Oklahoma City Thunder’ın aldığı haklar:

  • İki ikinci tur draft hakkı (2030 ve 2032)

Atlanta için not: B+

Bu takas Hawks için ne anlama geliyor?

Aaron Wiggins takası, Atlanta’nın sezon dışına yaptığı başarılı başlangıcın devamı niteliğinde.

Hawks, hafta sonu önce CJ McCollum ile düşük riskli bir sözleşme uzatması imzalamıştı.

Wiggins transferi de benzer şekilde düşük risk taşıyor.

Başarılı bir kontrata sahip olan Wiggins, 2026-27 sezonunda 9 milyon dolar, 2027-28 sezonunda 8.2 milyon dolar kazanacak. 2028-29 sezonu için ise 8.2 milyon dolarlık takım opsiyonu bulunuyor.

Üstelik Hawks, onu kadrosuna katabilmek için yalnızca gelecekteki iki ikinci tur draft hakkını vermek zorunda kaldı.

Oklahoma City’de Wiggins, NBA’in en derin rotasyonlarından birinin kenarında kalmıştı.

Atlanta’da ise çok daha büyük bir rol üstlenmesi bekleniyor.

Hawks’ın ilk beşi oldukça güçlü olsa da geçen sezonun sonunda benç rotasyonu ciddi anlamda zayıftı.

New York’a karşı oynanan altı maçlık playoff serisinde Jonathan Kuminga, kenardan gelip maç başına beş sayının üzerine çıkan ya da seri boyunca sekizden fazla saha içi isabeti bulan tek oyuncuydu.

Wiggins ise bundan çok daha fazlasını sunabilecek kapasiteye sahip.

Son üç sezonda 36 dakika başına 17 sayı ortalaması yakalarken üç sayı çizgisinin gerisinden yüzde 39 isabetle oynadı.

Bu skor üretme yeteneği, onu Quin Snyder’ın bençten oyuna sokacağı ilk isimlerden biri haline getirebilir.

Ancak bu durum, 2024 Draftı’nın 1 numarası Zaccharie Risacher’ın Atlanta rotasyonundaki yeriyle ilgili soru işaretlerini de artırıyor. Eğer Wiggins kanat rotasyonunda daha fazla süre alırsa, Risacher’ın rolü nasıl şekillenecek, bunu zaman gösterecek.

Atlanta’nın bu takasta A yerine B+ notu almasının tek nedeni, Wiggins’in gerçek seviyesine ilişkin belirsizlik.

Wiggins’in istatistikleri, 2025-26 sezonunda önceki iki sezona kıyasla hemen her alanda geriledi.

En dikkat çekici düşüş ise gerçek şut yüzdesinde (true shooting percentage) yaşandı.

2023-24 sezonunda yüzde 66, 2024-25 sezonunda yüzde 60 ile lig ortalamasının oldukça üzerinde olan Wiggins, 2025-26 sezonunda yüzde 54’e gerileyerek lig ortalamasının altına düştü.

Yine de Wiggins ortalama seviyede bir performans sergilese bile, yerini alacağı oyuncular düşünüldüğünde Atlanta için değerli bir rotasyon parçası olacaktır.

Oklahoma City için not: B

Bu takas Thunder için ne anlama geliyor?

Wiggins iyi bir oyuncu olsa da Oklahoma City’de artık bir lüks haline gelmişti.

Thunder’ın rotasyonunda genellikle 12. ya da 13. oyuncu konumundaydı.

Normal sezonda önündeki oyuncular sakatlandığında başarılı şekilde boşluğu doldurarak takımın taban seviyesini yükseltse de, 2025-26 playofflarında yalnızca 75 dakika süre alabildi.

Batı Konferansı finallerinde San Antonio karşısında kendini kanıtlama fırsatı bulduğunda ise Spurs, onu sahada kalamayacak duruma getirdi.

Buna rağmen Thunder’ın onu takas etmesinin temel nedeni performansı değil, mali tablo.

ESPN’den Bobby Marks’a göre Oklahoma City, gelecek sezon Wiggins’e ödeyeceği 9 milyon dolarlık maaştan kurtulmanın yanı sıra bu takas sayesinde yaklaşık 61 milyon dolar lüks vergisi tasarrufu sağlayacak.

Üstelik Wiggins’in sözleşmesi oldukça değerli görüldüğü için Thunder Genel Menajeri Sam Presti, maaşından çıkarken karşı tarafa draft hakkı vermek zorunda kalmadı.

Aksine, Wiggins’i gönderirken karşılığında draft hakları almayı başardı. Her ne kadar bunlar ikinci tur seçimleri olsa da.

Sezon dışı dönemi ilerledikçe Oklahoma City’den buna benzer başka hamleler de beklenebilir.

Thunder’ın mevcut projeksiyonlara göre 152 milyon dolara ulaşan lüks vergisi yükünü azaltmak için çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin
Tags NBA