Anadolu Efes’in İlk Çift Maç Haftası: 2 Deplasman, 2 Kayıp Daha

2021-10-16T12:31:42+00:00 2021-10-16T12:32:11+00:00.

Semih Altınbaş

16/Oct/21 12:31

Eurohoops.net

Anadolu Efes çift maç haftasını geride bıraktı; Eurohoops Fırın değerlendirdi.

by Semih Altınbaş / info@eurohoops.net

Bu yazının tüm hakları Eurohoops Ltd. Şti.’ye aittir ve tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.

Turkish Airlines EuroLeague’de Anadolu Efes ilk çift maç haftasını geride bıraktı. Lacivert-Beyazlılar’ın EuroLeague’deki kötü gidişatı devam etti.

Çift maç haftasının ilk ayağında LDLC ASVEL’e konuk olan Efes, Astroballe’daki karşılaşmayı 75-73‘lük skorla kaybetti.

ASVEL’de Chris Jones, 16 sayı – 6 ribaund ile takımının en skorer ismi olurken William Howard da 13 sayı üretti. Paul Lacombe 11 sayı üretirken Kostas Antetokounmpo da 10 sayı – 4 ribaund kaydetti. Anadolu Efes cephesinde maçı 24  sayı – 3 asist – 3 ribaund ile tamamlayan Vasilije Micic en skorer isim olurken 8 de top kaybı yaptı. Shane Larkin, 15 sayı – 6 asistlik bir performans sergiledi.

Dün akşam ise Efes, lige çok iyi bir giriş yapan Olimpia Milano‘ya konuk oldu. Efes bu karşılaşmayı ise 75-71 kaybetti.

Ergin Ataman yönetimindeki Anadolu Efes cephesinde Vasilije Micic 17 sayı, Shane Larkin 13 sayı, Adrien Moerman 12 sayı, Filip Petrusev 10 sayıyla oynadı. Ettore Messina komutasındaki Olimpia Milano’da Malcolm Delaney 16 sayı, Devon Hall 13 sayı, Shavon Shields 12 sayı, Gigi Datome 11 sayıyla çift haneli skor üretti.

Dilerseniz bu 2 mücadelenin ardında bıraktığı notları değerlendirelim.

Fenerbahçe Beko’nun İlk Çift Maç Haftası: Madalyonun 2 Farklı Yüzü

Sonunu Getiremeyen Bir Efes

Anadolu Efes’in çift maç haftasının ilk ayağında LDLC ASVEL karşısında yaptığı başlangıç aslında doyurucu bir başlangıçtı. Vasilije Micic’in acayip acayip şutlar soktuğu bir devrede topa baskıyı da iyi ayarladıkları bir süreçti ve Efes farklı biçimde üstün konuma geldi.

Ancak Chris Jones ve Elie Okobo’nun ikili oyunları çok iyi okuyup Shane Larkin ve Micic’in üzerine giderek zaman zaman etkili olması, Dylan Osetkowski’nin de dışarıdan etkinliğini artırmasını sağladı. Genel olarak ikili oyunlar üzerinden ilerlediler.

Aslında Larkin, Efes için bir zayıf karın değil ve hatta iyi bir savunmacı ancak Larkin ve Micic’in üzerine gitmeyi tercih etmeleri de bir yandan gayet anlaşılırdı.

Efes’te üstünlüğü sağlayan başlıca etkenler Micic’in ilk devrede gösterdiği olağanüstü performans, Larkin – Beaubois – Moerman’ın ona eşlik etmesi olarak göründü. Özellikle Moerman’ın hücum ribaundlarındaki etkinliği çok etkiliydi.

Micic belki yine olağanüstü performans gösterdi diyoruz ancak hücumların çokça onda kilitlenmesi inanılmaz bir savrukluğa sebep oldu. Micic 8 top kaybı yaparken takım halinde de çok top kaybettikleri bir hafta geçirdiler.

ASVEL farkı indirip Efes’e yetiştiği süreçte bu top kayıplarını iyi değerlendirip açık sahayı çok iyi kullandı. İkinci yarıda direkt olarak oyunun içine girdikleri süreçte ise Paul Lacombe’un yarı saha oyunundaki topsuz koşuları ve çembere ataklarıyla farkı yaratmayı başardılar.

Maç sonunda William Howard ipleri eline alıp Osetkowski savunmada çok büyük iş çıkarırken Efes’in bunlara cevaben öne sürebileceği savunmacı bir kanadı veya ikili oyun icrasını daha sağlıklı hale getirecek oyuncuları mevcut değildi.

Beaubois’yı Howard’ın üstüne atamazsınız. Orada başta fiziksel üstünlükle Howard istediğini alır; Micic’le de eşleştiği her anı kullanmasını bildi. James Anderson belki kabul edilebilir bir tercih olabilirdi ancak hücum aksiyonlarını olumsuz etkileyebilirdi.

Genel itibarıyla savunmadaki sorunlar devam etti. Bu sefer Filip Petrusev’e çok yoğunlaşmayacağımız şekilde devam etti. Efes’in yegâne sorununun bu olmadığından bahsetmiştik. Krunoslav Simon‘un yokluğu bu durumu çok etkilemiş olsa da Simon’un dönüşü sonrası da kadroya bir derinlik katmayı dileyebilirler.

Hücumda ise maç sonunda 2 ele bu kadar mahkûm bir Efes izliyor oluşumuz çok can sıkıcıydı. Senelerdir Efes’in iyi top oynadığı dönemlerde görmediğimiz bir durumdu bu. Larkin genellikle top kullanmaktan imtina etti; oyun fazlasıyla Vasa’ya yüklendi ve mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

İtalya’dan Çıkan Dersler

Fransa’dan çıkan derslerin İtalya’dan da aynen çıktığını söyleyebiliriz.

Anadolu Efes’in Olimpia Milano maçının başındaki oyun kurgusu Ergin Ataman’ın maç sonu basın toplantısında bahsettiği gibi değişik bir kurguydu. Zira 3 uzunla oynadıkları ve olabildiğince fizikli kalmaya çalıştıkları farklı 5 kombinasyonları söz konusuydu.

Uzun zamandır Efes’in böyle bir şey denediğine tanıklık etmemiştik. Çünkü ihtiyaç olmuyordu. Fakat, Ataman’ın doğru bir hamlesiydi bu. Oyuna maç başında oldukça etki eden bir hamlesiydi.

Devre sonuna kadar ancak dayanabildiler ve skorda 6 sayı geride kaldılar ancak oyun, “güzel bir basketbol oynanacak” diye bağırıyordu.

ASVEL maçındaki sorun burada da devam etti. Savrukluk ve yaptıkları top kayıplarının ne haddi vardı ne hesabı. Bu da zaten kendi potalarına hızlı hücum sayıları vs. olarak dönüyor.

Vasilije Micic yine çok sorumluluk aldı ancak mücadele sonrasında Ergin Ataman’ın isyan ettiği kadar vardı gerçekten.

Birkaç sezon önceki Micic’i hatırlayın; tercihleriyle can sıkan ama yetenekleri ve potansiyeli bakımından olağanüstü noktadaydı. O tercihleri o dönem Efes’e beklendiğinden daha büyük sorun yaratıyordu. Şimdiyse o yeteneklerine ve potansiyeline ulaşmış, kendini aşmış Vasa’nın tercihleri sorun yaratmaya başladı.

Belki daha yüzdeli oynuyor ve akılalmaz şutları çok kolaymış gibi sokabiliyor ancak bu düzensizlik ve ona muhtaç kalma hali Efes’i yoruyor.

Öte yandan Larkin’in de bu noktada üretkenlik ortaya koyamaması, eline geçen fırsatları iyi değerlendirememesi. Bu noktada yaşanan şanssızlık zaten belki Efes’in dün maçı kazanamamasını sağlayan etkendi. Beaubois’nın da bu noktada ön plana çıkamayışı büyük talihsizlik oldu. İkili 6’da 0 üçlük isabetiyle maçı tamamladı.

Beaubois’yı topsuz perdeden çıkarmalı o klasik aksiyonları da fena oynamadılar aslında. Çok çok iyi hücum edip topu harika dolaştırdıkları anlar da oldu ancak bunlar bir şekilde değerlendirilemedi. Yani ileriye dönük iyi sinyaller olarak bunlar aklımızda kalsın.

Savunmada ise daha etkili olduğunu düşündüğümüz bir Efes vardı ancak ilk yarı özelinde Petrusev’in yumuşak karın olarak belirlenip üzerine gidilmesi yıkıcı gelişmeler arasındaydı.

Yarı saha savunmasında özellikle Larkin’in muhteşem işler çıkardığı anlar oldu. Mücadelecilik bakımından çok üst düzey bir reaksiyon vererek iyi bir savunma performansı gösterdi. Bunun devamlılığı Efes için çok değerli olur.

Son birkaç maçtır Moerman’ın ribaund etkinliği ve hücumda alan açması çok işine yarıyor Ataman’ın. Son zamanlarda bunu bir devamlılığa kavuşturan ve istatistik kağıdında da genellikle iyi durumda olan Moerman geçen sezondan çok farklı bir görüntüde.

Tabii, diğer yandan Moerman’la birlikte Tolga Geçim’in rotasyona yavaş yavaş oturması da önemli bir olay. Tolga’nın dün zaman zaman çok yanlış tercihler yaptığı da oldu ancak top kullanmaya devam ettikçe EuroLeague seviyesinde belli bir düzeyde de olsa mücadelesini sürdürebilir. Eline geçen şut fırsatlarını değerlendirerek takımını maçın içinde tuttu.

Milano cephesinde Nicolo Melli‘nin ne kadar akıllı bir oyuncu olduğundan ve pas kanallarını kapatmaya ne kadar odaklı olduğunu görmek önemli. Messina’nın canı ciğeri olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan Devon Hall’dan da hücumda çok büyük katkı aldılar. Birincil toplu yaratıcıları olmasa da rolünü yerine getirirken iyi bir durumdaydı.

Efes buna yanıt olarak kimseyi çıkaramayarak yine yenilgiye mahkûm konumdaydı. Larkin belki olayın savunma kısmında ve ribaundlarda çokça öne çıktı ancak skor bakımından daha yüksek perdeden bir akşam geçirebilirdi. Micic’in etkisiz kaldığı 2. yarıda ipleri alması gereken oyuncu tam olarak Shane’di.

Lacivert-Beyazlılar genel itibarıyla iyi sinyaller verdiği ancak sorunlarının baki olduğu ve takviyesiz çözmenin de epey zor olduğu bir Milano maçını geride bıraktı. Savunmada iyi işler çıkarabildikleri bir maç olsa da çok durağanlaştıklarına da denk geldik. Bu açıkları kapatmak için bir savunmacı kanat transferini gündeme alabilirler.

Efes’in bu tarz parçaları var ancak derinlik açısından takımın biraz daha dinamizm kazanması gerekiyor. Bu acil bir ihtiyaca dönüştü. Datome‘nin bir ara 3 pozisyon üst üste tam olarak aynı lokasyondan bomboş şut fırsatı bulmuş olup bunların 2’sini sokması Efes’in yaşamaması gereken bir durum.

Bu müşkül duruma düşmemeliler. Verdikleri iyi sinyalleri göz önünde bulundurup, zorlu fikstürün ardından yollarına bakacaklar. Artık gerçek bir reaksiyon vermeleri şart oldu.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeler için tıklayın!