by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
EuroLeague’deki temsilcimiz Anadolu Efes‘in koçu Pablo Laso, İspanyol basınından Gigantes’e açıklamalarda bulundu.
Bu pazartesi başlayacak olan Fenerbahçe yarı finalinin arifesinde tecrübeli koç; Türkiye’ye adaptasyonunu, kendini yeniden icat etmek zorunda kalan bir takımın gelişimini, Saras Jasikevicius ile bir kez daha karşılaşmanın zorluğunu ve daha fazlasını konuştu.
Soru: Önemli bir yarı final serisine başlamak üzeresiniz. Pablo, bize takımın ne durumda olduğunu ve buradaki deneyiminin nasıl geçtiğini anlatır mısın?
Pablo Laso: Çok iyi bir deneyim oldu. Bir koç olarak farklı kültürleri tanımanın çok önemli olduğuna inanıyorum; Almanya’daki deneyimimden sonra şimdi de Türkiye’de olmanın, kişisel düzeyde çok olumlu sonuçlar verdiğini düşünüyorum. Takım tarafından bana çok iyi davranıldığını hissettim; üzüldüğüm tek şey ise, özellikle sakatlıklar konusunda o dönemde birçok sorunu olan harika bir projeye gelmiş olma hissiyatıydı. O kadar zor bir sezonda beklentiniz genellikle oyuncuların geri dönmesidir ama aniden daha fazlasının sakatlandığını görüyorsunuz. Bazen yedek kulübesine bakıp orada ne kadar çok paramızın yattığını, oynatamadığımız halde ne kadar çok maaş ödediğimizi düşündük. Buna rağmen takım oldukça iyi rekabet etmeyi, bu durumlara uyum sağlamayı başardı ve elbette kendimizi defalarca yeniden icat etmek zorunda kaldığımız bir yılın ardından şimdi Türkiye Ligi yarı finallerinde rekabet etmeye hazırız.
Soru: Sportif açıdan bakıldığında, Larkin ve Poirier gibi oyuncuların dönüşüyle takımın tamamen değiştiğini anlıyorum. Şimdi durum ne kadar farklı?
Pablo Laso: Son bir aydır Shane ve Vincent’ın dönüşü -daha doğrusu Vincent’ın dönüşü, çünkü Vincent iyileşti ama sonra tekrar sakatlandı- bize büyük bir sağlamlık kazandırdı. Shane çok yetenekli bir oyuncu, çok iyi bir şutör, ikili oyun sezgisi yüksek, çok komple bir oyuncu ve oyunumuza büyük bir istikrar katıyor. Bence bu bize harika bir denge sağladı. Unutmuşuz gibi görünüyor ama hala Cordinier ve Papagiannis gibi sakat oyuncularımız var. Final Four deneyimi olan bir oyuncu ve üst düzey bir EuroLeague oyuncusu. Tüm bu durum yıl boyunca bizi büyümeye itti. Düşünün, altı ya da yedi oyuncumuzun eksik olduğu maçlar bile oynadık. Oyuncuları farklı pozisyonlara ve farklı rollere adapte ederek gücümüzü korumayı başardık. Geçen gün bir asistan koç bana, “Jordan Loyd savunmada inanılmaz bir iş çıkardı,” dedi. Evet, yılın başında Jordan Loyd’u savunma yapması için transfer ettiğinizi söyleseydiniz, muhtemelen hiçbir anlam ifade etmezdi ama bu onun hakkında çok şey anlatıyor. Takımın gelişiminden, büyümesinden, hatta Şehmur, Dozier, Kai Jones veya Swider gibi bazı oyuncuların çalışmalarıyla bireysel düzeyde gösterdiği ilerlemeden çok mutluyum.
Soru: Anadolu Efes‘e geldiğinizdeki ilk izleniminiz neydi?
Pablo Laso: İlk hissim, çok iyi bir organizasyona geldiğimi görmek oldu. Avrupa şampiyonu olmuş, kazanmak isteyen ve ne olursa olsun rekabetçi kalmak isteyen bir takım. Fark ettiğiniz ilk şey bu. Takımın çok fazla sakatlık sorunu yaşadığı bir durum söz konusuydu: Poirier sakattı, Jordan Loyd sakattı, Beaubois sakattı, Poirier, Osmani… Bu oyuncuların sakatlandığını ve hazır olduklarında döneceklerini düşünüyorsunuz ama aynı zamanda her oyuncuyu farklı durumlara adapte etmek zorundasınız. Normalde bu işi yazın yapmak daha kolaydır, çünkü piyasanın içindesinizdir ve hamle yapabilirsiniz. Örneğin Real Madrid‘de, Bayern Münih’te yaptığımız çalışmaları çok iyi hatırlıyorum.
Yaz aylarında bu durumlara biraz daha rahat uyum sağlayabilirsiniz ancak sezon içinde bu çok daha karmaşıktır. Oyuncuların halihazırda takımları vardır ve yerlerine geçecek isimleri aramanız gerekir. O dönemde Saben Lee’yi bulduk. Şu an size şunu sorardım: O bizim istediğimiz oyuncu muydu? Belki de istediğimiz ya da ihtiyacımız olan oyuncu o muydu bilmiyorum ama o dönemde getirebildiğimiz kişi oydu ve bize yardımcı oldu. Sezon içinde işlerin kolay olmadığını bilerek takımı geliştirmeye çalışmalısınız. Bir takım genellikle çok fazla organizasyon ve hazırlık çalışması gerektirir. Ve çok fazla maçın oynandığı, antrenmana daha az zamanın kaldığı bir basketbol düzeninde, temelin çok sağlam atılması gerekir çünkü yıl içinde bir şeyleri değiştirmek oldukça zordur.
Soru: Şimdi Jasikevicius ile karşılaşmanız gerekiyor. Önemli bir meydan okuma, değil mi? Bugüne kadar birbirinize karşı defalarca oynadıktan sonra şimdi bunu Türkiye’de yapmak…
Pablo Laso: Saras ile kişisel olarak çok iyi bir ilişkim var ve bence harika bir koç. Onunla hem oyuncu hem de koç olarak karşılaştım. Bir oyuncu olarak ona her zaman saygı duydum çünkü birden fazla takımla Avrupa şampiyonu oldu ve oyun üzerinde her zaman önemli bir etkisi oldu. Benim için, bir oyuncu olarak çok zorlu bir rakipti ve şimdi bir koç olarak da öyle. Karşılıklı kazandık da kaybettik de, ancak ona her zaman büyük saygı duyuyorum çünkü takımlarını her zaman çok rekabetçi hale getirmeye çalıştı. Bunu Barcelona’da başardı, Zalgiris‘te başardı ve şimdi Fenerbahçe‘de başarıyor. Farklı durumlara uyum sağlayabildiğini gösterdi ve bu da onun antrenörlüğü hakkında çok şey anlatıyor.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.