Bu yazı 6 Kasım 2025 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
Henüz sezonun başı sayılır, ancak 2025-26 NBA sezonunda takımların yaşadığı sorunlar yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladı. Her takım sezona belirli eksiklerinden endişe duyarak girdi ve bunlardan bazıları şimdiden kendini göstermeye başladı.
Yenilmez görünen Oklahoma City Thunder’dan hızla çöken New Orleans Pelicans’a kadar herkesin konuşulmaya değer bir problemi var. Özellikle bir konu birçok takımı etkiliyor: Oyun kurucu ve yaratıcı eksikliği. Lig genelinde bu tür oyuncuların azlığı artık bir salgın hâline gelmiş durumda.
Aşağıda her takımın şu ana kadar yaşadığı temel sorunlara göz atıyoruz.
Atlanta Hawks: Trae Young’ın Uyumu Konusunda Cevapsız Sorular
Trae Young, 29 Ekim’de Brooklyn Nets’e karşı oynanan maçta diz bağlarını burkarak sakatlandı ve en az dört hafta forma giyemeyecek.
Young’ın yokluğunda Hawks hücumda başlarda olumlu sinyaller verse de (Brooklyn ve Indiana maçlarında toplamda 60 asist ve sadece 18 top kaybı), güçlü rakiplerle karşılaştıklarında bu düzeni koruyamadılar. Cleveland karşısında yaptıkları 23 top kaybı, farkı ortaya koydu.
Önümüzdeki haftalarda Hawks, Young olmadan hücumun nasıl işlediğini test edecek. Eğer Jalen Johnson, Dyson Daniels ve Nickeil Alexander-Walker topu paylaşarak üretken olabilirse, Young’ın geleceği tartışmaya açılabilir. Ancak işler ters giderse, Young’ın değeri daha da artabilir.
Boston Celtics: Savunma Ribaundu Sorunu
Celtics, geçtiğimiz yaz Kristaps Porzingis, Al Horford ve Luke Kornet gibi tüm pota altı oyuncularını kaybetti. Bu kayıplar sonrası en belirgin problem savunma ribaundları oldu.
Boston, rakiplerinin kaçırdığı şutları toplama oranında ligin son sırasında ve bu da ikinci şans sayılarında en fazla sayı yiyen takım olmalarına yol açtı. Kadro kalitesi zaten yaz aylarındaki maaş kısıtlamalarıyla azalmıştı; şimdi ise temel bir detayı, ribaundları, toparlayamadıkları için maçları kaybediyorlar.
Brooklyn Nets: Egor Demin’in İki Sayılık Şut Korkusu
Nets, draftta Egor Demin’i 8. sıradan seçerken onun şut potansiyeline güvendi. Şimdiye kadar dış atışlarda bunu kanıtladı; üçlüklerde %38.5 isabet oranı yakaladı. Ancak sorun, neredeyse hiç iki sayılık şut denememesi.
İlk 26 şutundan 24’ü üçlük olan Demin, içeriye girmediği için pas yeteneğini de tam olarak sergileyemiyor. Sakatlık sonrası patlayıcılığını yitirmiş olması muhtemel. Nets, bunun geçici bir durum olmasını umuyor.
Charlotte Hornets: Savunmada Hiç Baskı Yok
LaMelo Ball ve çaylak Ryan Kalkbrenner’ın başını çektiği Hornets, zaten savunma takımı olarak tanımlanamazdı. Ancak şu anda rakiplerine neredeyse hiç hata yaptırmıyorlar.
Rakip top kaybı oranı %12.4 ile ligde 28. sırada — son 20 yılın en düşük Charlotte ortalaması. Ironik bir şekilde, takımın en çok top çalan isimleri LaMelo ve Kalkbrenner. Kanatlar ise neredeyse hiç katkı vermiyor. Bu durum, takımın hızlı hücum fırsatlarını da ciddi biçimde azaltıyor.
Chicago Bulls: Şansla Ayakta Duruyorlar
Sezonun başlarında Chicago’nun savunma istatistikleri dikkat çekiciydi, ancak bunun çoğu şanstan ibaretti. Rakip takımlar Bulls’a karşı sadece %33.9 üçlük isabetiyle oynuyor — ligin ortalamasının oldukça altında.
Rakiplerin köşe üçlüklerindeki %32.8’lik isabet oranı da gerçekçi değil. Savunma sisteminden çok şut yüzdesi şansına dayalı bir performans bu. Şutlar normal seyrine döndüğünde Bulls’un savunması büyük ihtimalle çökecek.
Cleveland Cavaliers: Darius Garland’ın Yokluğu
Geçen sezonun en iyi hücum takımı olan Cavaliers, bu sezon Garland’ın yokluğunda 100 pozisyon başına 10 sayı daha az üretiyor. Donovan Mitchell bazen tek başına hücumu sırtlıyor, ancak bu sürdürülebilir değil.
Bench oyuncuları Ty Jerome ve Caris LeVert’in kaybı ile Max Strus’un sakatlığı işleri daha da zorlaştırdı. Garland’ın dönüşüyle Cavaliers’ın yeniden dengeye kavuşması bekleniyor.
Dallas Mavericks: Aşırı Dengesiz Kadro
Dallas sezonu iki pivot ve üç uzun forvetle başlattı — ve tahmin edileceği üzere hücumda tıkanıklık yaşanıyor. Cooper Flagg oyun kurucu rolünde, Klay Thompson savunmada zorlanıyor ve sahadaki çoğu oyuncu alan açamıyor.
Bu nedenle Mavericks, ligin yarı saha hücum verimliliğinde üçüncü en kötü takım konumunda. Indiana ve New Orleans gibi sakatlık sorunları yaşayan takımlardan bile kötü durumda olmaları dikkat çekici.
Denver Nuggets: Cam Johnson Uyum Sağlayamadı
Nikola Jokić ile oynayan herkes genelde daha iyi görünür — ancak Cam Johnson şu ana kadar bu kuralın istisnası oldu. 8.5 sayı ortalaması, %25 üçlük isabeti ve kariyerinin en düşük top kullanma oranı (%13.3) ile oynuyor.
Nuggets, sezonun başında kazanmaya devam etse de Johnson henüz takıma tam adapte olamadı. Jokić’in pas trafiğinde daha etkin olabilmesi için zamana ihtiyacı var.
Detroit Pistons: İkinci Oyun Kurucu Eksikliği
Jaden Ivey’nin eksikliği, Detroit’in hücumunda büyük bir boşluk yarattı. Cade Cunningham oyunda olmadığında hücum neredeyse tamamen duruyor.
Cunningham sahadayken takımın hücum ratingi 114.6, kenardayken ise 105.9. Pistons’un toparlanması için Ausar Thompson ve Jalen Duren gibi gençlerin pas katkılarını artırması gerekiyor.
Golden State Warriors: Rehavet
Warriors’ın tarihi boyunca top kayıpları oyunun bir parçası olmuştur — ancak bu sezon durum artık disiplinsizlik sınırında.
Ekim sonunda Giannis Antetokounmpo’suz Milwaukee Bucks’a ve ardından galibiyeti olmayan Indiana Pacers’a kaybettiler. Bu mağlubiyetlerde genç oyuncular iyi oynarken, tecrübeli isimler (özellikle Curry ve Green) basit hatalarla farkı kendi elleriyle verdiler. Koç Steve Kerr, bu maçlar sonrası takımdaki “veteran rehavetini” açıkça eleştirdi.
Houston Rockets: Dış Şut
Yaz döneminde Houston Rockets, takımda en çok üçlük isabeti bulan üç oyuncusunu kaybetti. Bu nedenle sezon başında hangi alanda zorlanacakları az çok belliydi.
Fred VanVleet’in ön çapraz bağ sakatlığı takımın oyun kurucu eksikliğini gündeme getirse de, esas problem onun şut tehdidinin kaybolması oldu. VanVleet geçen sezon 159 üçlükle takımda üçüncü sıradaydı; Dillon Brooks (186) ve Jalen Green (234) ise ondan daha fazla isabet bulmuştu. Diğer hiçbir oyuncu 100 üçlüğü geçememişti.
Bu yüzden Rockets şu anda ligde üçlük denemesinde 29. sırada yer alıyor. Geçen yıl takımı dış şutlarda sırtlayan isimlerin çoğu artık kadroda değil.
Olumlu yönlere bakarsak, Houston fiziksel olarak üstün ve ribaundlarda güçlü bir takım kurdu. Ayrıca az sayıda üçlük atmalarına rağmen bunları yüksek yüzdeyle sokuyorlar — sezonun ilk beş maçında %42.5 isabet oranı yakaladılar. Ancak bu tempoyu korumak için hacmi artırmaları gerekecek.
Indiana Pacers: Sakatlık Krizi
Tyrese Haliburton, hazirandaki aşil tendonu sakatlığı nedeniyle sezonu zaten kaçıracaktı, ama Indiana Pacers’ta sorun bununla sınırlı kalmadı. Kadrodaki birçok isim de sakatlıklarla boğuşuyor.
Finaller koşusunun yorgunluğu etkili olmuş olabilir, ancak bu denli toplu sakatlıklar esasen şanssızlık sonucu yaşanıyor. Pacers, bu nedenle bir “hardship exception” (geçici oyuncu izni) alarak Jeremiah Robinson-Earl ve Mac McClung gibi eklemeler yaptı.
Obi Toppin (ayak sakatlığı, 3 ay yok), Bennedict Mathurin (haftalık durum) ve Andrew Nembhard (omuz sakatlığı, belirsiz dönüş) dahil yedi oyuncu kenarda. Haliburton bu listeye bile dahil değil.
Tek teselli: Pacers geçen yaz, 2026 birinci tur hakkını Pelicans’tan geri almıştı. Eğer sakatlıklar nedeniyle kötü bir sezon geçirirlerse, drafttan potansiyelli bir yıldız seçme şansları olabilir.
LA Clippers: Top Kaybı Sorunu
Tecrübe, hata yapmayı engellemedi. Ligin en yaşlı kadrosuna sahip Clippers, buna rağmen top kayıplarında sondan ikinci durumda.
James Harden maç başına 4 top kaybı yapıyor, ama bu anlaşılabilir; çünkü top en çok onun elinde. Asıl sorun Bogdan Bogdanovic, Chris Paul ve John Collins gibi isimlerin de topu kolayca kaptırması.
Clippers, şut attığında etkili — ilk altı maç sonunda etkili şut yüzdesinde 8. sıradalar. Ancak hücum verimliliğinde 22. sıraya düşmelerinin nedeni, topu potaya atmadan önce rakibe hediye etmeleri.
Los Angeles Lakers: Austin Reaves’in Artan Değeri
Austin Reaves, sezona o kadar iyi başladı ki sözleşmesinin bitiminde maksimum kontrat alması artık neredeyse garanti.
Her maçta en az 20 sayı, bir maçta 40, bir maçta 50 sayı barajını geçti. Üç kez de çift haneli asist yaptı. Bu performans, Reaves’i ligin en formda isimlerinden biri hâline getirdi.
Ancak bu durum Lakers için finansal bir ikilem doğuruyor. Reaves elbette büyük bir sözleşmeyi hak ediyor, fakat Luka Dončić etrafında yeniden yapılanan bu takımın tüm bütçesini ona ayırmak doğru mu? Dončić geçmişte Jalen Brunson gibi uygun maliyetli yardımcılarla da başarı yakalamıştı.
Kısacası, Reaves olağanüstü oynuyor ama Lakers yönetiminin bütçe planlamasını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.
Memphis Grizzlies: Kaynayan Gerginlik
Aslında “kaynayan” değil, taşan bir gerginlik söz konusu. Ja Morant, 31 Ekim’de Lakers’a kaybedilen maçta isteksiz bir performans sergileyip ardından teknik ekibi eleştirdi. Takım da onu “takıma zarar verici davranış” gerekçesiyle bir maç cezalandırdı.
Eğer Morant’ın haksız olduğunu düşünüyorsanız, bu olay onun takastan önceki ilk adımı olabilir. Ancak Morant’ın tarafındaysanız, takımın lideri olarak daha fazla rol istemesi anlaşılabilir.
Grizzlies zaten Desmond Bane’i göndermişti, bu da eski çekirdekten uzaklaştıklarının göstergesi. Şimdi soru şu: Morant sıradaki ayrılık mı olacak?
En azından çaylak Cedric Coward umut verici görünüyor.
Miami Heat: Kel’el Ware’in Tutarsızlığı
Miami Heat sezona etkileyici bir net rating ve yaratıcı bir hücum düzeniyle başladı. Pick-and-roll’lar neredeyse terk edildi, yerini izolasyon temelli hücumlara bıraktı.
Fakat her şey iyi giderken Kel’el Ware’in dalgalı performansı dikkat çekiyor. Çaylak sezonundaki iniş çıkışları hatırlatan Ware, bu yıl da aynı dengesizlikte.
Heat, Ware sahadayken rakiplerinden fazla sayı yiyor ve koç Erik Spoelstra düşük enerji gördüğünde onu hızlıca kenara alıyor. Eğer bu gidişat sürerse, Ware ilk beş ve rotasyon yerini kaybedebilir.
Milwaukee Bucks: Sadece Giannis Faul Atıyor
Bir takımda Giannis Antetokounmpo varken serbest atış denemelerinde 25. sırada olmak zor. Ama Milwaukee Bucks bunu başardı.
Giannis, takımın toplam serbest atışlarının neredeyse yarısını tek başına kullanıyor. Diğer hiçbir oyuncu maç başına 3 serbest atışa bile ulaşamıyor.
Bucks, hücumda yüksek risk–yüksek ödül stratejisiyle oynuyor: üçlükler ve spacing üzerine kurulu bir sistem. Ancak dış şutlar soğuduğunda, Giannis’in pota altı baskınlığı dışında sayı bulmakta zorlanıyorlar.
Bu yapı Giannis etrafında mantıklı olsa da, şut istikrarsızlığı nedeniyle Bucks maçtan maça büyük performans dalgalanmaları yaşıyor.
Minnesota Timberwolves: Gobert’in Aşırılıkları
Rudy Gobert, kariyeri boyunca takımlara aynı etkiyi yaptı: Savunmayı elit seviyeye çıkarır, ama hücumu yavaşlatır. Bu sezon bu denge daha da uç noktalara taşındı.
Gobert sahadayken takımın hücum verimliliği 100 pozisyonda 9 sayı düşüyor, ama savunmada rakiplerin performansı 35 sayı azalıyor — inanılmaz bir fark. Ancak bu veriler uzun vadede sürdürülemez.
Anthony Edwards’ın hamstring sakatlığı ve Mike Conley’nin yedekten gelmesi, Wolves’un hücum akıcılığını daha da bozdu. Eğer bu tablo devam ederse, Gobert’in yedek kulübesine çekilmesi gündeme gelebilir.
New Orleans Pelicans: Korkunç Planlama
Pelicans, 2025 draftında yukarı çıkmak için 2026 birinci tur haklarını ve Pacers’tan aldıkları hakkı takas etti. Bu hamleyle Derik Queen’i seçtiler — ancak Queen, potansiyeline rağmen sınıfının yıldızı olmaktan uzak.
Bu senaryo, Pelicans’ın gelecekteki iki yüksek draft hakkını neredeyse çöpe atması anlamına geliyor. Takım şu anda galibiyetsiz, koçu koltuğunda sallanıyor ve hiçbir yönüyle planlı görünmüyor.
Sonuç: hem saha içinde hem de yönetimsel anlamda tam bir çöküş. NBA tarihinin en kötü takas zincirlerinden biri yaşanıyor olabilir.
New York Knicks: Derinlik Sorunu
Jordan Clarkson’ın altın yılları geride kaldı, Guerschon Yabusele istikrarsız, Mitchell Robinson geç döndü ve Malcolm Brogdon sezon başlamadan emekli oldu.
Yeni koç Mike Brown, daha hızlı tempo ve dengeli süre dağılımı vadetmişti. Ancak Knicks’in yedek katkısı beklentilerin çok altında kaldı.
Josh Hart hâlâ şut ritmini bulamadı, Tyler Kolek ise zaman zaman umut verici performanslar sergiliyor. Yine de bench devreye girdiğinde takımın ivmesi düşüyor — tıpkı eski Thibodeau döneminde olduğu gibi.
Oklahoma City Thunder: Üçlükler
Oklahoma City Thunder, bol bol üçlük deniyor ama isabet oranı düşük. İlk yedi maç itibarıyla OKC, maç başına üçlük denemelerinde ligde altıncı, isabet oranında ise 28. sırada yer alıyor. Yine de bu yedi maçın hepsini kazandıkları ve son şampiyon olarak gerçek bir sorun yaşamadıkları için, bu durumu bir “sorun” olarak nitelendirmek zor.
Jalen Williams’ın sahalara dönmesiyle birlikte işler daha da iyiye gidebilir; çünkü Williams kariyerinde %38.2 üçlük isabetine sahip ve takımın en iyi ikinci oyun kurucusu sayılabilir. Ayrıca Lu Dort’un (%18.2) ve Shai Gilgeous-Alexander’ın (%26.8) bu kadar kötü atmaya devam etmesi de pek olası değil.
Şimdilik Thunder, soğuk şut performansına rağmen maçları kazanıyor; lig lideri savunmaları ve Shai’nin maç sonlarındaki kahramanlıklarıyla ayakta kalıyorlar. Üçlükler girmeye başladığında neler yapabileceklerini hayal etmek bile zor.
Orlando Magic: Hücum
Bu durum tanıdık geliyor olabilir. Çünkü Magic, geçen sezon modern NBA döneminin en kötü üçlük yüzdesine sahip takımıydı: Maç başına 11.2 üçlük isabetiyle %31.8 atıyorlardı. Bu sezon ise işler daha da kötüye gitti. İlk yedi maçta sadece 10.3 üçlük isabetiyle %30.7 isabet oranı yakalayabildiler.
Desmond Bane’in üçlük yüzdesi %25.8’de kaldı. Maç başına 4.4 denemeyle geçen yılki 6.1 deneme ortalamasının oldukça altında. Görünüşe göre o da takımdaki “uzaktan şut krizi”nden nasibini almış durumda.
Orlando’nun hücumu yavaş, temposuz ve yaratıcılıktan uzak. Bu nedenle yeterince üçlük üretemiyorlar. Bu durum yalnızca şutör eksikliğinden değil, aynı zamanda sistemsel bir problemden kaynaklanıyor. Yarı saha hücumunda yaşanan verimsizlik lig genelinde alay konusu haline gelmiş durumda.
Son haftalarda bir miktar toparlanma görülse de, Magic’in 3-4’lük başlangıcı hâlâ hayal kırıklığı yaratıyor. Modern NBA’in gerektirdiği hücum düzeninden çok uzaktalar.
Philadelphia 76ers: Maxey’nin Dakikaları
2 Kasım itibarıyla Tyrese Maxey, maç başına 42.4 dakika ile NBA’in dakika lideri konumunda. Geçtiğimiz sezon Josh Hart 37.6 dakika ile liderdi; hatta son 15 yılda hiçbir oyuncu 40 dakikayı aşmamıştı.
Maxey harika bir performans gösterse de, bu kadar yüksek süre sürdürülebilir değil.
Philadelphia’nın bu sezon yalnızca bir maçı uzatmaya gitti, yani istatistik fazladan sürelerle şişmiş değil. Koç Nick Nurse, Joel Embiid’in dakika kısıtlaması ve düşen performansını dengelemek için Maxey’ye aşırı yükleniyor.
Geçen sezon tam bu dönemde Maxey, yoğun tempodan dolayı bir hamstring sakatlığı yaşamış ve birkaç hafta sahalardan uzak kalmıştı. Şu anda da benzer bir tablo ortaya çıkıyor.
Phoenix Suns: Oyun Kurucu Eksikliği
Phoenix Suns, aslında tek bir nominal oyun kurucuya sahip: Collin Gillespie. Henüz ilk beş başlamasa da her maçta ortalama 25.1 dakika sahada kalıyor. Bunun dışında, top dağıtımı tamamen komite şeklinde ilerliyor; bu yükün büyük kısmını Devin Booker taşıyor.
Beklendiği üzere, Suns maç başına top kayıplarında ligde sondan ikinci sırada ve sadece Celtics, Suns’tan daha az oranda potaya gidiyor. Bu, takımda gerçek bir oyun kurucu olmamasının açık göstergesi. Sezon başında Booker ve Jalen Green’in oyun kurucu rolünü paylaşacağı düşünülüyordu ama Green’in sakatlığı bu planı tamamen bozdu.
Yine de Phoenix enerjik bir savunma yapıyor ve elindeki kadro dengesizliğine rağmen maksimum verimi almaya çalışıyor. Ancak gerçek bir “floor general” olmadan bu istikrarsızlık sürecek gibi görünüyor.
Portland Trail Blazers: Şut Problemi
Trail Blazers, savunmada kaotik ama etkili bir takım. Agresif savunmaları çok sayıda top çalıyor, hatta fazlaca faul yapmalarına rağmen bu strateji işe yarıyor. Ancak hücum tarafında, özellikle şut performanslarında büyük sıkıntı var.
Portland; pota altı, orta mesafe ve üçlük isabet oranlarında ligin en kötü 10 takımı arasında. Yani üç seviyede de verimsizler.
Yine de hızlı hücuma çıkma oranı ve geçiş hücumlarındaki verimlilik açısından ilk beşte yer alıyorlar. Bu sayede genel hücum verimliliği lig ortalamasına yakın seyrediyor.
İyi savunma ve hızlı hücum kombinasyonu bir yere kadar işe yarar, hatta play-off potasına sokabilir. Ancak bir noktada, bu takımın da şutları sokması gerekecek.
Sacramento Kings: Forvet Yokluğu
DeMar DeRozan son dönemde ağırlıklı olarak 4 numara pozisyonunda oynuyor, ancak bu pozisyon onun doğal yeri değil. Keegan Murray’in sakatlığı ve çaylak Nique Clifford’un da yeni yeni süre almaya başlaması nedeniyle, Sacramento sahaya çoğunlukla dört gard ve Domantas Sabonis’le çıkıyor.
Yeni transfer Precious Achiuwa bu açığı biraz kapatabilir, ama bu bile sorunun büyüklüğünü gösteriyor.
Bu dengesizlik savunmada ağır sonuçlar doğurmuş durumda. Kings, savunma verimliliğinde ligin en kötü 10 takımı arasında yer alıyor, ribaundlarda zorlanıyor ve Westbrook–Schroder–LaVine–DeRozan dörtlüsünün aynı anda sahada olduğu beşliler -22.4 net rating ile tam anlamıyla çöküyor.
San Antonio Spurs: Guard Derinliği
Sezon başında Spurs’ün en büyük problemi, üç iyi oyun kurucuyu nasıl oynatacağı olarak görünüyordu: De’Aaron Fox, Dylan Harper ve geçen sezonun Yılın Çaylağı Stephon Castle.
Ancak işler tersine döndü. Harper, 2 Kasım’da baldır sakatlığı geçirdi; Fox ise hâlâ sezon öncesi yaşadığı sakatlıktan dolayı oynamadı. Bu durumda top yönlendirme görevi, asıl pozisyonu oyun kurucu olmayan Castle’a kaldı.
Jordan McLaughlin yedekten iyi katkı verse de, bu kadar büyük bir yük altındayken yetersiz kalacaktır. Spurs’ün bir zamanlar “fazla” olan guard rotasyonu, şu anda oldukça daralmış durumda.
Toronto Raptors: Immanuel Quickley’nin Yavaş Başlangıcı
Scottie Barnes, Brandon Ingram ve RJ Barrett sezona müthiş başladı; üçü birlikte Toronto Raptors hücumunu ligin üst yarısına taşıdı. Ancak bu yükselişin yanında Immanuel Quickley büyük bir düşüş yaşıyor.
Quickley şu ana kadar %40’ın altında isabet oranıyla, üçlüklerde %30’un altında şut atıyor ve ilk 220 dakikasında -25 verimlilikle oynadı. 2024-25 sezonunda sadece 33 maç oynayabilen Quickley, bu sezona çok daha güçlü başlamak zorundaydı.
Koç Darko Rajakovic hâlâ ona güveniyor, ancak Quickley kısa süre içinde toparlanmazsa Barnes–Ingram–Barrett üçlüsünün sırtladığı bu hücum uzun süre böyle gitmeyecek.
Utah Jazz: Fazla Galibiyet Tehlikesi?
Soru işaretini başlığa koymak gerekiyor çünkü durum olasılıklara bağlı. Utah Jazz, 2026 birinci tur seçim hakkını Thunder’a borçlu. Bu hakkı ellerinde tutabilmeleri için seçimlerinin ilk sekizde kalması gerekiyor. Bunun garantisi ise ancak ligin en kötü dört takımından biri olmaktan geçiyor.
Ancak Utah şu anda o kadar kötü değil.
Lauri Markkanen müthiş bir form yakaladı, Keyonte George takımın gelecekteki oyun kurucusu olabileceğini gösteriyor ve Walker Kessler üçlük tehdidini cephaneliğine ekleyerek zaten elit olan ribaund ve savunma performansına katkı yaptı.
New Orleans, Brooklyn, Indiana ve Washington ligde daha kötü durumda. Utah ise rekabetçi bir takım görüntüsü veriyor.
Sezon başında “tanking yapmayacağız” açıklaması yapılmıştı ama Jazz bu formda giderse, istemeden draft sıralamasında alt sıraları kaçırabilir.
Washington Wizards: Serbest Atış Farkı
İlk yedi maçın altısını kaybeden Washington Wizards, rakiplerine ortalama 8 serbest atış isabeti farkıyla maç veriyor. Yani rakipler, Wizards’a karşı ortalama sekiz sayı fazladan faul atışından buluyor.
Kadronun çoğu genç oyunculardan oluşuyor, birkaç tecrübeli takas adayı dışında deneyim az. Dolayısıyla bu kadar çok faul yapmak büyük bir dezavantaj yaratıyor.
Wizards’ta altı oyuncu 36 dakikada en az 4 faul yapıyor; bunların dördü (Marvin Bagley III, Kyshawn George, Khris Middleton, Bub Carrington) rotasyonun kilit isimleri. Middleton gibi bir veteranın bu kadar çok faul yapması kabul edilemez.
Takımın teorik savunma lideri Alex Sarr, 36 dakikada sadece 2.2 faul yapıyor. Ancak ilginç bir şekilde, Sarr sahadayken Wizards yine de geriye düşüyor. Belki de onun biraz daha agresif savunma yapması gerekebilir.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
NBA gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
