NBA’de 21. Yüzyılın En Büyük 25 Hamlesi

27/Kas/25 11:53 Kasım 27, 2025

Arma Kaynar

27/Kas/25 11:53

Eurohoops.net

Eurohoops Çeviri, 21. Yüzyılın en büyük NBA hamlelerini mercek altına alıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Bu yazı 12 Kasım 2025 tarihinde TheAthletic’te yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

Son 25 yılda NBA’de yapılan hamlelerle ilgili en büyük hikâye, bu hamlelere ne kadar çok önem vermeye başladığımız oldu. Çeyrek yüzyıl önce Shaq ve Kobe hakkında çok konuşuyorduk ama bu konuşmalar saha içindeki oyunları ya da soyunma odasındaki rolleriyle ilgiliydi, maaş sınırlarına etkileri ya da “ikinci apron”a yansımalarıyla değil.

Bu farkı geçtiğimiz Şubat ayında San Antonio’da bir Cumartesi gecesi yaşadığım deneyimle çok net görebildim. San Antonio Spurs ile Miami Heat arasında harika bir maç izledim; maç Bam Adebayo’nun son saniye basketiyle bitti… ama o anın büyüsü, otele dönüp (şok!) Luka Dončić’in Los Angeles Lakers’a takaslandığını gördüğümde tamamen unutuldu.

Bu olay yılın en büyük haberi oldu ve o gece yazdığım yazı, The Athletic’te en çok okunan içeriğim hâline geldi. (Açıklık getireyim, yazıyı Bam’in basketi hakkında değil, takas hakkında yazdım. O gece bana çok iyi malzeme veren Erik Spoelstra’dan da özür dilerim.)

Yine de bu hikâye bir basketbol maçıyla ya da aslında doğrudan bir oyuncuyla ilgili değildi — bir hamleyle, hem de şok edici bir hamleyle ilgiliydi.

NBA’in bu kadar hamle odaklı bir lige dönüşmesinin iki temel nedeni var. Birincisi, artık neredeyse kimse “ortada” kalmak istemiyor; ya “şampiyonluk hedefi” peşindesiniz ya da “tanking” yapıp yeniden yapılanıyorsunuz. Bu düşünce yapısı, takımların daha fazla hamle yapmasına yol açtı; kısa süreli şampiyonluk şansları için elit ve pahalı oyuncularla kadro kuruyorlar, sonra kaçınılmaz düşüş başladığında her şeyi yıkıp baştan yapıyorlar.

İkinci neden ise, “oyuncu gücü dönemi” olarak adlandırılan bu çağda, yıldız oyuncuların artık sözleşmeleri bitmeden bile memnun olmadıkları takımlardan ayrılmak istemesi. Bu talepler bazen serbest oyuncu olmayı beklemeden gündeme geliyor.

Artık NBA takviminde en önemli gün, maç oynanmayan bir gün: 1 Temmuz — yani serbest oyuncu döneminin (resmen 30 Haziran akşamı) başladığı gün. İkincisi ise, geçmişte küçük takasların yapıldığı bir gün olan, ama artık çok daha hareketli geçen takas dönemi sonu.

Ama her şey dönüp dolaşıp oyuna geliyor. Bu hamleleri bu kadar önemsememizin sebebi, sahada yaratabilecekleri büyük etkiler. Basketbol gibi bir süper yıldızın bile bir takımı baştan aşağı değiştirebildiği bir sporda bu etki daha da belirgin. Bu listedeki hamlelerin hepsi, bunu net biçimde gösteriyor — o an fark etmemiş olsak bile.

— John Hollinger

1. LeBron ‘Yeteneklerini Miami’ye Taşıyor’

Bu hamle, hem serbest oyunculuk hem de dijital çağda medyanın nasıl evrildiğine dair algımızı kökten değiştirdi. LeBron James, NBA tarihinin en çok istenen serbest oyuncusuydu.

Şampiyonluklara yazgılı, 25 yaşındaki bu süpernova oyuncu 2010 yazında serbest kaldı. Takımlar, onun ne isterse verebilmek için maaş bütçelerini boşalttı, kadrolarını dağıttı. Ve bu karar ne bir haber sızıntısıyla ne de bir basın açıklamasıyla duyuruldu.

Chicago Bulls, New York Knicks, New Jersey Nets, Miami Heat ve mevcut takımı Cleveland Cavaliers, LeBron’un Jim Gray’e televizyondan yapacağı açıklamayı bekliyordu. O meşhur “The Decision” programında “Yeteneklerimi South Beach’e taşıyorum,” dediği anda basketbol dünyası sarsıldı.

Heyecan.

Öfke.

Şaşkınlık.

Bir anda bazıları için kahraman, birçoğu için ise kötü adam hâline geldi. “Bir, iki, üç değil, dört, beş…” diyerek Miami’ye getireceği şampiyonluklar üzerindeki baskıyı, Atlas gibi omuzlarına aldı.

— Zach Harper

2. Warriors, Kevin Durant’i Kadrosuna Kattı

Seattle/Oklahoma City’de geçirdiği dokuz sezonun ardından, NBA tarihinin en genç sayı kralı ve 2014 MVP’si Kevin Durant, 2016 yazında Golden State Warriors’a imza atarak serbest oyunculuk algısını yeniden şekillendirdi.

O dönemde Durant ve Russell Westbrook liderliğindeki OKC, Batı Konferansı finallerinde Warriors’a karşı 3-1 önde olmalarına rağmen seriyi vermişti. Bu kayıp, Durant’in ayrılık kararında etkili olmuş olabilir. Takımlar, Durant’e Hamptons’ta birebir sunumlar yapmak için sıraya girdi. O ise, 73 galibiyetle rekor kırmış Warriors çekirdeğine katılmayı seçti.

Bu hamle, 2010’larda süper yıldızların bir araya gelerek “Büyük Üçlü”ler kurma trendini sürdürdü.

2016’nın meşhur “cap fırlaması” yazının en büyük olayıydı ve yıllar içinde pişmanlık yaratmayan nadir sözleşmelerden biri oldu. Durant, Golden State’te iki şampiyonluk kazandı ve “maaş sınırı yumuşatma” kavramı 2023 Kolektif Pazarlık Anlaşması’nda vazgeçilmez bir madde hâline geldi.

— Shakeia Taylor

3. Danny Ainge, 21. Yüzyılın İlk Büyük Üçlüsünü Kuruyor

Celtics’in şampiyonluk seviyesine dönüşü, aslında biraz da zoraki oldu.

2007 yazında Kevin Garnett, Minnesota’dan ayrılmak istemiyordu. Onu draft eden takıma duyduğu sadakat çok derindi. Ancak ligdeki arkadaşları, bu fikrinden vazgeçmesi için onu ikna etmeye çalıştı. Asıl kırılma noktası, Celtics’in Ray Allen’ı draft gecesi Seattle’dan takasla almasıydı.

Sonunda ikna olan Garnett için Boston, beş oyuncu ve iki draft hakkı gönderdi. Böylece Garnett, Allen ve Paul Pierce’tan oluşan yeni çağın “Büyük Üçlüsü” kuruldu ve Celtics’e 17. şampiyonluğunu kazandırarak takımı yeniden NBA’in zirvesine taşıdı.

— Jon Krawczynski

4. Luka Doncic Takası

luka-doncic-los-angeles-lakers

Luka Dončić’in gözleri dolmuş, dudakları titriyordu. Dallas, sakatlık ve kondisyon endişeleri nedeniyle onu Anthony Davis, Max Christie ve yalnızca bir birinci tur draft hakkı karşılığında Lakers’a takas edeli biraz geçmişti.

Dončić, Dallas’a geri döndü ve kulübün ona özel bir video ile veda ettiği bir gece yaşandı. Sonra “Kill Bill” edasıyla eski takımını 45 sayıyla parçaladı — hem deplasman taraftarları hem de ev sahibi taraftarlar, genel menajerin kovulmasını tezahüratlarla istedi.

O gece, Dončić’in Dallas’taki dönemine bir nevi nokta koydu ve NBA tarihindeki birçok büyük oyuncu gibi onun da en sonunda mor-sarı formayı giyeceği yeni bir gerçekliğe geçiş yaptı. Bu takası diğerlerinden daha da çılgın kılan şey? Luka bu takası istememişti.

— Dan Woike

5. ‘Eve Dönüyorum’

Eğer LeBron James’in 2010’da Miami’ye gitme kararı olan “The Decision”, serbest oyunculuk açıklamalarının nasıl yapılmaması gerektiğine örnekse, dört yıl sonra Cleveland’a dönüşü bunun tam tersiydi.

Bu kez haberi bizzat kendisi duyurdu. 11 Temmuz 2014 sabahı, Sports Illustrated’ın internet sitesinde yayımlanan 1.050 kelimelik bir makale aracılığıyla. Üstelik kendi kelimeleriyle:

“Her zaman Cleveland’a döneceğime ve kariyerimi burada bitireceğime inandım,” diye yazdı Akron, Ohio doğumlu James, Lee Jenkins’in kaleme aldığı “I’m Coming Home” başlıklı yazıda. “Sadece ne zaman olacağını bilmiyordum.”

Bu tercih sürprizdi. Çünkü o 11 günlük belirsizlik süresince Miami Heat hâlâ favori olarak görülüyordu. “The Decision” sonrasında oluşan öfke ve kırgınlık düşünüldüğünde, bu dönüş bir zamanlar hayal bile edilemezdi. Ama LeBron’un umduğu gibi sonuçlandı: Cleveland Cavaliers tarihindeki ilk ve tek şampiyonluğu 2016’da kazandı.

James dört yıl sonra Lakers’a imza atarak tekrar ayrılacaktı ama Cleveland’a dönüşünde yapmak istediğini yapmıştı.

— Sam Amick

6. Warriors‘un Stephen Curry’yi Draft Etmesi

stephen-curry-golden-state-warriors

Warriors genel menajeri Larry Riley, Curry’yi 2008 NCAA Turnuvası’ndan beri istiyordu. Onun 2009 draft listesinde Blake Griffin’in ardından 2. sıradaydı. Curry’nin 7. sıraya kadar düşmeyeceğine o kadar emindi ki, seçim hakkını Amar’e Stoudemire karşılığında Phoenix’e göndermek üzere gayriresmi bir anlaşma bile yapmıştı.

Ancak Curry, Minnesota’nın 5. ve 6. sıralarda arka arkaya iki gard seçmesiyle 7. sıraya kadar düştü. Bu, hem Phoenix hem de Oakland’daki draft odalarında kutlama yarattı. Fakat sevinç kalıcı olan yalnızca Oakland’da oldu.

Riley ve koç Don Nelson, Curry’nin kampının “Bizi seçmeyin” ısrarlarına rağmen takası iptal etti. Curry New York’a gitmek istiyordu ve Knicks de onu 8. sırada almak için sabırsızdı. Ama Riley kararını vermişti ve bırakmadı.

— Marcus Thompson II

7. Nuggets‘ın Nikola Jokić’i Draft Etmesi

NBA tarihinin en iyi draft seçimi televizyonda bile gösterilmedi. 2014 Draftı’nda Denver Nuggets, Taco Bell reklamı sırasında 41. sıradan Nikola Jokić’i seçti.

O dönem fazla kilolu, ağır hareket eden bir Sırp pivottu. Aynı yılın baharında Hoop Summit maçında sadece beş sayı atmıştı. Bu çocuğun neslinin en iyi oyuncusu olma ihtimali nedir? Nuggets bile onu “stash” olarak, yani Avrupa’da bir yıl daha beklemesi için seçti. Zaten aynı ligden bir başka pivot olan Jusuf Nurkić’i 25 sıra önce almışlardı.

Ama Jokić, Denver Nuggets’ı ilk NBA şampiyonluğuna taşıdı, üç MVP kazandı, art arda beş sezon PER lideri oldu (ve bu belki daha da sürecek).

— John Hollinger

8. Kawhi Leonard LA’a Gelişi… Clippers İçin…

Tek kelimeyle: Kaos.

LeBron James ve Kevin Durant gibi isimlerde dramatik serbest oyuncu kararları görmüştük. Ama Kawhi Leonard’ın 2019 yazındaki kararı, NBA’de hâlâ domino etkisi yaratmaya devam eden olaylardan biri oldu. “Uncle Dennis”in gizli talepleri dedikodulara neden olmuştu.

Lakers, Raptors ve Clippers arasında kıyasıya bir rekabet vardı. Derken Las Vegas’ta bir restoranda otururken sosyal medyada haber düştü: Kawhi Clippers’la imzalıyordu ve Clippers aynı anda Paul George’u almak için inanılmaz bir paket sunuyordu.

Clippers’tan Pat Beverley o restoranın içinde Allen Iverson formasıyla zıplayarak PJ Tucker ve Jordan Clarkson’un konuştuğu yere gelip Tucker’ın yüzüne doğru sevinçle çığlık attı. Lakers’a değil, Clippers’a gelmişti. Toronto geri çevrilmişti.

Ve OKC Thunder’ın Paul George takası, yıllar sonra bir potansiyel hanedanlığın temellerini atmıştı.

— Zach Harper

9. Bucks‘ın Giannis Antetokounmpo’yu Draft Etmesi

NBA eski komiseri David Stern, 2013 Draftı’nda Milwaukee Bucks, Giannis’i 15. sıradan seçtiğinde son kez draft sunumunu yapıyordu ve adını doğru telaffuz ettiğinden emin oldu. O salonda “Giannis Antetokounmpo”yu doğru söyleyebilen az kişiden biriydi.

O zamanlar Giannis, sadece cılız, 18 yaşında bir Yunan genciydi. Bucks GM’i John Hammond dahi onun neye dönüşeceğini bilmiyordu.

Lige adım attıktan sonra 3 inç uzadı ve 50 pound (yaklaşık 23 kg) aldı. NBA tarihinin en dominant pota altı bitiricilerinden biri hâline geldi. All-NBA First Team’in demirbaşı oldu, iki MVP kazandı ve Bucks’ı 2021’de 50 yıl aradan sonra şampiyonluğa taşıdı.

Sadece “iyi bir NBA oyuncusu” değil, bir “franchise yıldızı” oldu. Bucks’ın gidişatını tamamen değiştirdi; kenarda kalmış bir takımı, Doğu Konferansı’nın elitlerine taşıdı.

— Eric Nehm

10. Cavaliers‘ın LeBron’u Draft Etmesi

Takımların bilerek kötü oynayıp draft sıralamasında yükselmek istemesi yeni bir şey değildi — örneğin 1996-97 sezonunda Spurs‘ün sakat David Robinson’u sezon sonuna kadar oynatmaması gibi. Ama bu başkaydı. LeBron James yıllardır konuşuluyordu. Sports Illustrated kapağındaydı, lise maçları ESPN’de yayınlanıyordu.

2002-03 sezonunda Chicago, Memphis, Miami, Denver, Toronto ve Clippers, sezonun ikinci yarısında LeBron’u seçebilmek için adeta “kötü oynamaya çalıştı”.

2003’te Cleveland, yani LeBron’un memleket takımı, draft piyangosunu kazandı. Bu sadece kulübe değil, tüm şehre yeni bir soluk getirdi. Sürekli kaybeden bir spor şehri, sonunda yükselişe geçecekti. Ve bu neredeyse fazla mükemmeldi. Yıllar içinde bazı inişler çıkışlar oldu ama sonunda onları şampiyon yaptı.

Ve herkes — Miami dışında — altın bileti kaçırmış hissetti.

— Zach Harper